9 Kasım 2008 - 100 bin Alevi Ankara'ya yürdü....

Gelin canlar bir olalım
Münkire kılıç çalalım
Mazlumun hakkın alalım
Tevekkeltü taalallah

(gerisi Allaha kalsın)

Özü öze bağlayalım
Sular gibi çağlayalım
Bir yürüyüş eyleyelim 
Tevekkeltü taalallah

 
Açalım Kızıl sancağı
Geçsin yezitlerin cağı 
Elimizde aşk bıçağı
Tevekkeltü taalallah



 

Pir Sultan´im geldi cusa
Münkirlerin akli şaşa
Takdir olan gelir basa
Tevekkeltü taalallah   

            

 Danimarka  Alevi Birlikleri Federasyonu

Glentevej 1, 8900 Randers DK  Tlf.  045+40968878 www.alevi.dk - dabf@alevi.dk

                                                                                                    08.11.2008

 

 Alevilerin 9 kasım Ankara yürüyüşüne..

 

Selam olsun...

Halını hal eyleyen

Yolunu yol eyleyen

Her çiçekten bal eyleyen

Alev Alev An-kara’ya yürüyen canlara,,

Danimarka’dan bin selam olsun...

 

Sevgili canlar; Emekten, barıştan, özgürlükten, eşit haklar, demokrasiden yana  genel taleplerimiz dışında,  Alevilerin, Zorunlu din dersi,, Diyanetin lav edilmesi,, Cem evlerine yasal statü verilmesi,,, Madımağın müze olması,,, Alevi köy ve mahallelerine cami yapılmaması,,, Ayrımcılık ve asimilasyona son verilip, eşit haklar tanıması gibi istemlerimiz,,  TC meclisinde siyasi çözüm, yasal anayasal değişik isteyen bir sorundur..  

 

Bu güne kadar bu yasal değişikliklerin yapılmaması, Dersimden, Sivas’a katliamlara göz yumulması, Alevilerin vergisi ile Alevilerin asimle edilmesi,, gelmiş geçmiş TÜM siyasi i-layık iktidarların ayıbıdır..

 

Alevilik Danimarka’da olduğu gibi,, Türkiye’de de, kendine özgü bir inanç olarak, resmen tanınmadan  bu sorun çözülmez..

Ankara’dan Aleviler, İnsanı temel alan tanrı anlayışımız, ibadetimiz, semahımı, demimiz cemimiz, telli kuran sazımız,, kendimize özgü bir inancımız var,  inancımız resmen tanınsın diye haykırmadıkça,, Hakim güçler, din-ayetli devlet, i-layık siyasiler,,  Alevileri yok sayıp, günde beş vakit camiye çağırmaya devam edecektir..  Aleviliğin Türkiye’de resmen tanınmasıyla,, ne din yıkılır, ne devlet.. Sadece ekmek elden su gölden, Kızılbaşın zorunlu vergisi ile ibadet edenler haramdan kurtulur..

 

Yürüyün canlar yürüyün,

Hak için, halk için olsun,

Ana-dolu semaha dursun.

Yürüyün ayaklar başa kalksın..

Yürüyün...

 

Ne mutlu Türk İslam’ım diye diye.

Ya sev, ya terk et diye diye..

öğrenciyi döve döve,

emekçiyi soya soya,

Kürde Kızılbaşa kıya kıya,

Anadolu’nun anasını ağlatan başlar

ayaklar altında kalsın..

Çamuroğlu çamur olsun...

 

Yürüyüp Geldiği YOLda, Durduğu Darda, Dik Duruna Selam Olsun..

 

Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu

adına başkan / Feramuz Acar.

8 Kasım 2008

 

 

-------------

9 KASIM 2008 de YAPILAN ‘Ayırımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı’

 ALEVİ MİTİNGİNDE

“ALEVİ KÜLTÜR DERNEKLERİ GENEL BAŞKANI

TEKİN ÖZDİL’İN KONUŞMA METNİ”

 

Güzel ülkemizin güzel insanları.

Toplandık. Hak için.

Toplandık. Eşitlik için.

Toplandık bu kardeşlik sofrasında eşitlik için, eşit yurttaşlık için.

 

Alevi Kültür Dernekleri olarak buradayız.

Buradayız, Kars’tan geldik.

Buradayız Ordu’dan geldik.

Buradayız Çorum’dan, Elbistan’dan, Denizli’den, Aydın’dan, Antalya’dan, Hatay’dan geldik

Buradayız Maraş’tan geldik, Sivas’tan geldik, Madımak’tan geldik,

 

Alevi Kültür Dernekleri’nin 86 şubesi ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nın 30 şubesiyle buradayız.

 

Selamlıyoruz emekçileri, kadınları, gençleri.

Selamlıyoruz özgürlüğün, eşitliğin, kardeşliğin sesi olanları. Selamlıyoruz  susturulmak istenen basını, demokrat yurttaşları.

Bu alanı dolduran örgütlü Alevileri, kendileri burada olmasa da gönüllerinin burada olduğundan emin olduğumuz yüzbinleri, milyonları selamlıyoruz.

 

Razı Değiliz. Bizi yok sayanlardan.

Razı değiliz. Alın terimizi çalanlardan.

Razı değiliz. Soygunculardan, vurgunculardan, her türlü istismarcılardan.

Razı değiliz.

Rızalık vermiyoruz.

 

Asimilasyona hayır diyoruz.

İnkâra hayır diyoruz.

Ayrımcılığa hayır diyoruz.

 

Canlar, dostlar, can dostlarım. Size soruyorum.?

 

Köyünüze cami yaptırın ki size yol getirelim, su getirelim diyenlere ne diyeceksiniz

Köylerinize cami istiyor musunuz?

 

İmamların maaşını ödeyin ki belki dedelerinizi de maaşa bağlarız diye bizimle alay edenlere ne diyeceksiniz?

İmamlara maaş ödemek istiyor musunuz?

 

Sizin dininiz yok, bizim dinimiz bize, bizim dinimiz size diyenlere ne diyeceksiniz ?

Zorunlu din dersi istiyor musunuz?

 

Bir ülke düşünün ki öğretmenleri aç, doktorları aç, bilim insanları aç, elimizde avucumuzda ne varsa ya silaha ya imama gidiyor;

Diyaneti istiyor musunuz?

 

Eyvallah. Hayırlarınız Hayrola!

 

Ama biliyoruz ki; inançlı Sünni kardeşlerimiz de, kendi inançlarının;

Alevi çocukları için,

dinsizliğini gizlemek zorunda bırakılan ailelerin çocukları için,

başka dinden olduğunu saklamak zorunda kalan ailelerin çocukları için bir zulüm aracı olarak kullanılmasına,

arkalarında namaza durdukları, maaşını vergileriyle ödedikleri Diyanet imamlarının Alevileri ve başka inançlıları aşağılamasına dur demedikleri ölçüde bu hayırlar hayrolmayacak!

 

Bir Kürd’ün burnu kanarsa hesabını bir Türk sormadıkça, bir Alevi’nin burnu kanarsa, bir Sünni hesabını sormadıkça, bir Türk’ün gözyaşını bir Kürt silmedikçe bu hayırlar hayrolmayacak!

 

İstemiyoruz.

Devletin bize elbise biçmesini istemiyoruz.

Bize Alevilik öğretmesini istemiyoruz.

Yanaşma sofralarından nasiplenmeyi İstemiyoruz.

 

Terk etmiyoruz.

Bu ülkeyi soygunculara, vurgunculara, hortumculara terk etmiyoruz. Tecavüzcülere terk etmiyoruz.

Katillere, işkencecilere terk etmiyoruz.

 

Korkmuyoruz karanlık güçlerden.

Korkmuyoruz zalimlerden.

Gitmiyoruz bu ülkeden.

 

Sahip çıkıyoruz.

Alevisi Sünnisi bu ülkeye sahip çıkıyoruz.

Sahip çıkıyoruz taciz edilen çocuklara.

Sahip çıkıyoruz ranzalara bağlı engellilere.

Sahip çıkıyoruz iş cinayetlerinde katledilen emekçilere.

Sahip çıkıyoruz töre cinayetlerine kurban edilen kadınlara.

Sahip çıkıyoruz satılan ormanlara.

İnananı ve inanmayanıyla bu ülkeye sahip çıkıyoruz.

Anamızla atamızla direniyoruz, buradayız, terk etmiyoruz.

Bu memleket bizim.

Hep buradaydık, hep burada olacağız.

 

Sayın Başbakan.! Size de git demiyoruz.

 

Biz, Aleviler, ne gelenden yüz çevirdik, ne gideni kovan olduk!

Yeter ki bu ülkenin üstüne bir karabasan gibi çöken Diyanet’ten yüz çevirin, din dersi zulmünden yüz çevirin! Sizden, karanlığı besleyen elinizden uzak durana elbise biçmeye kalkmayın!

Yarın kuracağımız aydınlık ve güzel günlerde herkese yer var.

 

Davet ediyoruz. Kovulanları.

Davet ediyoruz sürülenleri.

Davet ediyoruz dışlananları ve horlananları.

Bu memleket bizim, bu memleket hepimizin.

Tek tek hiçbirimizin olmadığı için hepimizin!

Hepimizin olamadığı için her birimizin!

 

Öyleyse her birimize bir kere daha soruyorum.

Var mısınız kucaklaşmaya?

Var mısınız barışa?

Var mısınız kardeşliğe?

Varolun..Varlığınız varolsun, varlığınız daim olsun!

Ama biliyoruz ki varlığımıza kastedenler var.

Soygunlarıyla, vurgunlarıyla, tecavüzleriyle, işkenceleriyle, yargısız infazlarıyla varlığımıza kasdedenler var!

 

Soyguncuları, vurguncuları, tecavüzcüleri aklayacak mıyız?

İşkenceleri, yargısız infazları, faili meçhul cinayetleri: Unutacak mıyız?

Aklamayacağız ve unutmayacağız!

 

Unutmadık. Lanetliyoruz katliamları.

Unutmadık Kerbela’yı.

Unutmadık Maraş’ı, Çorum’u, Sivas’ı.

Unutmadık Taksim’i Gazi’yi.

Unutmadık üç fidanı.

Unutmadık 12 Mart’ı, Oniki Eylül Faşizmini

Bir daha yaşamamak için unutturmayacağız.

 

Ne zamana kadar?

O gün hangi gündür ki Madımak Oteli’nin önünü Sünni kardeşlerimiz karanfilleriyle doldurur ve hep bir ağızdan haykırır:

Madımak bizim utancımız, bu otel müzemizdir!

 

Ne zamanki  vicdanlarını iktidar masalarında pey olarak sürmeyenler hep bir ağızdan haykırır:

Hırant bizim evladımızdır, Erdal Eren, Necdet Adalı kadar!

 

Gün o gündür ki bu ülkenin aydınlığını kendi karanlıklarını beslemek için kana boyayanlara, önce bu hak ve cesareti verdiği iddia edilenler; gür, karşı konulmaz sesleriyle hayır der,

işte o zaman Biz Aleviler unutacağız!

 

Özü doğru gönlü hakla olan tüm Sünni yurttaşlarımızı da unutmamaya, unutturmamaya davet ediyoruz. Siz hatırlayın ki biz unutalım! Yüzlerce yıldır öldürülen canlarımız canınız olsun! Sizleri Haksızlıklara ve ayrımcılığa hep beraber karşı çıkmaya çağırıyoruz. Bu kardeş sofrasını harami sofrasına çevirmek isteyenlere karşı,

Gelin birlikte yürüyelim:

 

Biliyoruz ki biz özgürsek özgürsünüz, biz eşitsek eşit; siz özgürseniz özgürüz, eşitseniz eşit!

 

Biz Aleviler 25 milyonuz.

Biz bu ülkenin yurttaşları, 70 milyonuz.

Biz bu dünyanın insanları 6 milyarız.

Ama biz gücümüzü sayılardan değil, haktan alıyoruz, haklılığımızdan alıyoruz.

 

Gelin sevginin dilini kullanalım.

Gelin kardeşliğin türküsünü söyleyelim.

Gelin canlar bir olalım. İri olalım. Diri olalım.

Halk bizimle. Hak bizimle.

 

Halı haldaş, yolu yoldaş, yoksulun, ezilenin, lanetlenmişin gözünde yaş olanlar! Alevi Kültür Dernekleri ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı adına…….

Hepinizi… saygıyla selamlıyorum. 09.11.2008

                                                                                  Tekin ÖZDİL 

                                                                             Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı

 

Sokulu Mehmet Paşa Cad. İğde Sk. No: 24 Dikmen ANKARA

Tel: 0312 483 11 66 - 478 22 60  Fax:0312 4790469

www.alevider.com

 

 

 
Sıhıye; Karanlıkla Beslenenlerin Yüregine Korku Saldı
 
Ali MAKAL
 
Faşist ve gerici medyanın; provakasyon propağandaları, sistemle bütünleşmiş sivil toplum örgütlerinin "bölücülük" korkusu teraneleri, yüzbinlerin kararlı ve inançlı yürüyüşü ile boşa çıkarıldı.
 
Orta Anadolulu alevilerin pek destek vermedigi, aksine alehte propağanda yaptığı, Ankaradaki Eşit Yurtaşlık Hakkı talepli mitingi, Marmaranın, Egenin, Akdenizin yürekli, inançlı ve aydınlık yüzlü insanları sayesinde amacınıda, hedefinide aşan bir katılımla  kendini kanıtlamış oldu. Korku duvarı örmeye çalışanların arzularını kursaklarında bırakarak gerçekleşmiş oldu. Tam tersine bu duvarı örenlerin üstüne yıkmaya aday bir kitleselliklede alanı doldurdular.
 
 Eşit Yurtaşlık hakkı kadar sade bir hak için alanı dolduran emekçiler, günlerdir gerici propağandalara ve alehte söylemlere itibar etmediler. Sistemin ve sistemle bütünleşmiş gerici mihrakların çabalarını ortak akıl ve haykırışla boşa çıkarmayı başarmışlardır.
 
Bu eyleme Ankara dışında, parti, sendika ve demokratik kitle örgütlerinin gerekli destegi sağlamamış olmaları, eylem ve eyleme katılanlara moral destek verilmesi açısında büyük bir eksiklik ve zaaf olarak degerlendriyoruz. Alevi örgütleri, parti, sendika ve kitle örgütlerinin her eylemine destek verirlerken. Alevi örgütlerinin ilk merkezi eylemini sözde desteklediklerini açıklayanların pekte aleni bir destekleri olmaması büyük bir talihsizliktir. Sembolik destek ve katılımlar bu tür eylemleri güçlendirmez.
 
Ankara mitingi, emekçiler için, alevi yurttaşlar için bir moral kaynağı ve kendi güçlerine güvenip inanmanın kanalını açtığına inanıyorum. Böylesi büyük katılımlı, düzenli ve sonuna kadar miting alanında kalma sabrı gösterilmesi bize yeni bir ufuk açtı. Ve sistemin her yönüyle gözetleyip rapor ettigi bu tür eylemlerdeki duruş, asıl olarak onlara karar vermede etki yapabilir. Yoksa sadece yürüyüp meydana kadar gelip, sonrada miting sonuna kadar beklemeden ayrılmak, eyleme karşı samimiyetsizlik belirtisi olurki. Buda egemenler için istismar edilecek bir davranıştır. Ancak bugün bu gelenek yıkıldı. Ve kitle miting sonuna kadar durdu. Sonundada toplu alandan ayrıldı. Bu çok önemli bir ayrıntıydı. Ve kitlenin sabırla miting sonuna kadar beklemesi ve alanı toplu terketmesi eyleme ayrı bir güzellik katmıştır.
 
Son bir not olarak; Bir sel gibi topluca Hipodrom yoluna dönen kalabalık içine sivil güvenlikçiler dağıtılmışlardı. Bunlardan üçü kolkola girmiş halde sıhıye köprüsü altı çıkışında, çevreden seyreden halka dönerek "kahrolsun faşistler, kahrolsun akp, katil akp" gibi sloganlar atmaya başladılar. Kendilerine yanaşıp, " Lütfenbu güzelligi bozmayın, bu güzel tabloyu lekelemeyin" dedik. Yaşımızdan dolayı bize "dayı sizden özür dileriz, ama akp'den degil" dediler. Sonrada, neden bir milyon, iki milyon dolmadı buraya. Bu kadar poliside neden yığıyorlarki? diyerek söylenerek yanımızdan yürüyorlardı Ancak rakı kokan ağızları ve sarhoş oldukları yürüyüşlerinden belli bu şahıslar son olarak "zaten bizde Ankara emniyetindeyiz" diyerek yanımızdan uzaklaştılar. İşte gerici medyanın provakasyon kokuyor dedikleri bunlar olmalı. Bizzat güvenlikçiler, eylemcilerin içine girerek, slogan atıp, tahrik edici sözler edip galeyan yaratarak provakasyona davetiye çıkardıklarına bu eylemde tanık olduk. Bunuda tüm dostlarımızla paylaşmayı bir görev sayıyoruz. Faşist ve gerici medyada bu kaynaklardan beslenerek haber yaptığıda buradan anlaşılıyor. Kimin ne zaman ne yapacağı önceden belli olduğundan haberliler bu haberleri yapıyorlar.
 
Devrimcileri, demokratları, aydınları ve alevi dostlarımızı bu konuda daha dikatli olmalarını istiyoruz. Aramızda her bağıran bizden olmayabilir. Söylemlere dikkat edip ona uygun davranmakta fayda vardır.

Bugünü yaşamamızı sağlayan dostlarımızın yüregine sağlık diyoruz. Daha güçlü eylemliliklerde buluşmak dilegiyle.
                                    

 

9 Kasım 2088, Sıhhiye-Ankara

 

 

Bir yıl önceydi. Dikmen Sokullu’da, Hacı Bektaş Kültür Merkezi’nde sohbet ettiğim delikanlıya sormuştum; “Alevilerin Sıhhiye’ye inip sazıyla, sözüyle kendilerini göstermelerinin zamanı geldi. Neden böyle bir gösteriyi organize etmiyorsunuz?”

 

Mesaj yerini bulmuştu. Alevilerin nihayet sahaya indi. Kendilerine yakışan olgunluk ve duyarlılıkla Sıhhiye Meydanı’nı doldurdular, diyeceklerini dediler, bağlamanın tellerine dokunup türkülerini söylediler.

 

Saat 10.30’da Gar’a doğru yürüdüğümde katilımcıların oluşturduğu yürüyüş kolunun sonu Hipodrom kavşağında idi. Kömür köyünün flamasını taşıyan katılımcıların yanından Gar’a doğdu yürüdüm. Milas’tan, Varto’dan,  Erzincan’dan, Gebze’den, Menderes’ten, Adıyaman’dan, Eskişehir’den, Bursa’dan ve memleketim Sivas’ın ilçeleri Zara, İmranlı, Divriği ve Sarkışla’dan gelen katılımcılara merhaba deyip Sıhhiye Meydanı’na doğru yürüdüm.

 

Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nin önündeki kortejin başına ulaştığımda CHP’nin otobüsünün üzerinden mitingi düzenleyen sunucu, Hipodrom’a gelenler olduğunu, onların katılımından sonra yürüyüşün başlayacağını duyurdu. Onlara katıldım. Sıhhiye’ye ulaştığımda saat 12.30’u gösteriyordu.

 

Vardığımda Atatürk Bulvarı, Necatibey ve Mithatpaşa Caddeleri’ndeki kontrol noktalarından geçiş yapanlar Abdi İpekçi Parkı’nda kurulan platformun çevresini çoktan doldurmuşlardı.

 

9 Kasım 2008 akşamı televizyonlarda, ertesi günde basında katılımcıların sayısını hep birlikte öğreneceğiz.

 

CEM Vakfı başkanı İzzettin Doğan, CEM TV’ye "Mitinge desteğim yok çünkü bu mitingin liderliğine soyunanların Avrupa'dan kaynaklı tipler olduğunu ve Alevilikle ilgisinin olmadıklarını biliyorum da onun için . Yani ismi Alevi ama cismen ne Cemevlerine giderler, ne Alevi ritüellerine katılırlar, ne peygamberi tanırlar ne Kuran'ı tanırlar ne de Muhammet’i.” diyerek katılmayacağını açıklamış ve eklemiş; “Oraya Alevi yurttaşların itibar edeceğini katılacağını zannetmiyorum. 25 -30 milyon insandan kaç kişinin katılacağını göreceğiz. Bu katılacak olanların da genelde Kürt olayını savunanların oluşturacağını sanıyorum. Çünkü ileri harekete geçirmek öyle üç yüz beş yüz kişiyle olmaz.”

 

İzzettin Doğan’ı, AKP’nin Reha Çamuroğlu üzerinden gerçekleştirmeye çalışıp da fiyaskoyla sonuçlanan açılım sürecinde, CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın sunduğu programda dikkatle dinledim. Diğer katılımcılar Niyazi Öktem ile Kazım Genç idi.

 

Telefonla katılıp, Ramazan Orucu’nun iftarına benzetilen iftara yalnızca Aleviliği İslam içinde gören Alevi kuruluşlarının çağrıldığını söyleyen Reha Çamuroğlu’dan sonra söz alan İzzettin Doğan, üniversite hocalığının verdiği rahatlık, CEM Vakfı başkanı olmanın verdiği güçle, çok şey anlatıp kayda değer hiçbir şey söylemeden, Aykan Ersever’in ‘Aleviler önce hak diyor’ açıklamasının gündemi işgal ettiği günlerde sorunu ‘Alevilerin İslamın içinde mi, dışında mı olduğuna’ indirgeyip Kazım Genç’i sıkıştırdı ve onun  Aleviliği İslam dışında gördüğünü ekran başında olanlara deklere etti.

 

Yaptığı arenada aslana köle atmaktan farksızdı. Açıkca Kazım genç’i hedef göstermişti. Kazım Genç’te bundan etkilendi, ve savunma pozisyonuna çekildi.  

 

O açılım onca çabaya rağmen fiyaskoyla bitti. Öyle olacağı baştan belliydi.

 

Ne Reha Çamuroğlu, ne onu bu işe memur eden Tayip Erdoğan, ne de hamiliğe soyunan Abdullah Gül Alevileri, onlardaki Kızılbaş damarı anlamamıştı.

 

Çağrılsaydı o davete katılacağını söyleyen İzzettin Doğan’ın da bu damarın  farkında olduğunu sanmıyorum. O, her haliyle ‘establishment’, ‘müesses nizam’ gibi kelimelerle tanımlanan yapılanmanın adamı gibi davranıyor.  

 

Bu mitingin habercem’de veriliş şekli, kalabalıklar alanları doldururken CEM TV’nin bihaber tavrı bizden uzakta ve yukarıda durmak istediklerini gösteriyor.

 

9 Kasım mitingi tarihe bir dönüm noktası olarak geçti. 

 

İzzettin Doğan ve Reha Çamuroğlu  da geçti, Fermani Altun ile birlikte.

 

Gidip, İhsan Doğramacı’nın Beytepe’de inşa ettirdiği çok kapılı camiye bir kapı daha açılması için başvuruda bulunsunlar.

 

9 Kasım’ı herkes iyi bellesin, ve iyi okusun.

 

EVRENSEL GASTESININ YORUMU  10/11/2008
 

Eşit hak için!
On binlerce Alevi Ankara caddelerinde sel oldu, tüm Türkiye’ye seslendi
 

Ankara Türkiye’de bir ilke daha sahne oldu ve yüz bini aşkın Alevi, ilk kez talepleri için alana çıkıp, iktidara seslendi. Emek ve demokrasi dostlarının da yalnız bırakmadığı Aleviler, “eşit yurttaşlık, özgürlükçü anayasa, zorunlu din derslerinin kaldırılması, Diyanet’in lağvedilmesi, Madımak’ın müze olması, Alevi köylerine cami yapılmasına son verilmesi, özgürlükçü bir anayasa” istediler.
Miting, on binlerin alana yerleşmesinin ardından, saat 13.30 sıralarında saygı duruşu ile başlatılırken, Sivas şehitlerinin adları tek tek okunarak, hep bir ağızdan “Burada” yanıtı verildi. Kahramanmaraş ve Gazi katliaml arında yaşamını yitirenlerin de toplu olarak anıldığı mitingde, AKP gericiliğine öfke yağdı.
Mitingde, AKP’nin Alevi açılımı da protesto edilerek, “Bu öğretiyi otel köşelerinde, iftar yemeğine heba etmeye çalıştılar” denilirken, Alevilerin buna alet olmadığının altı çizildi. Mitingde, ABF’yi oluşturan 21 örgüte, PSAKD, Hacı Bektaş, Hubyar Sultan, Daşdelen derneklerinin de katıldığı anons edildi.
‘Öldüremeyenler şimdi asimile ediyorlar’
Mitingde ilk konuşmayı PSAKD Genel Başkanı Fevzi Gümüş yaptı. Gümüş, Alevilerin asırlar boyunca katledildiğini ve haklarında fermanlar çıkarıldığını söyledi. Asırlar boyunca kuş uçmaz, kervan geçmez dağlarda yaşayıp, Kerbela’dan Sivas’a kıyımlar yaşadıklarını aktaran Gümüş, “Hâlâ buradayız, bir iken bin olduk, bir ölüp, bin dirildik” dedi. Alevileri öldüremeyenlerin şimdi asimile etmeye çalıştığını, Alevi köylerine zorla cami yapıldığını, zorunlu din dersleri ile çocuklarına inanmadıkları bir inancın empoze edilmeye çalışıldı ğını, Sünnileştirmeye çalışıldıklarını kaydeden Gümüş, bugün artık toplumu tek tipleştirmeye çalışan Türkçü ve İslamcı çevrelerin Alevilerin sesini duymak zorunda kalacaklarını söyledi. Bu işbirlikçi, karanlık zihniyetin yıkılacağını belirten Gümüş, yerel seçimlerin bunun başlangıcı olacağını söyledi. Başbakan Erdoğan’ın, “Ya sev ya terk et” dediğine vurgu yapan Gümüş, “Ey Tayyip, ey AKP, ey ırkçı ve gerici güçler şimdi biz size söylüyoruz. Ya bu ülkede farklı inançları, dilleri, kültürleri bir zenginlik olarak görüp seveceksiniz ya da bu ülkeyi siz terk edip, kulu kölesi olduğunuz ABD’de Fethullah Gülen’in yanına gideceksiniz” diye konuştu.
‘Alevisiyle, Sünnisiyle bu ülkeye sahip çıkıyoruz’
Alevi Dernekleri Başkanı Tekin Özdil de bu ülkeyi soygunculara, vurgunculara, tecavüzcülere, katillere, işkencecilere terk etmeyeceklerini söyledi. “Karanlık güçlerden korkmuyoruz” diyen Özdil, “Biz bu ülkeden gitmiyoruz. Alevisiyle, Sünnisiyle bu ülkeye sahip çıkıyoruz” di ye konuştu.
Alevi dedesi Veliyettin Ulusoy da yıllardan beri haklarını alamadıklarını belirterek, “Bırakın inancımızı kendimiz öğrenelim” dedi.
Mitingin son konuşmacısı AFB Genel Başkanı Ali Balkız, Alevilerin Anadolu’nun kadim halklarından olduğunu, tüm baskılara rağmen yok edilemediklerini belirterek, “Bugün bu toprakların gerçeğiyiz” dedi. “Laik devlet dine yatırım yapmaz, dini örgütlemez” diyen Balkız, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın tüm yurttaşlardan toplanan vergilerin sadece Hanefi yurttaşlara hizmet ve maaş olarak aktarıldığı bir transfer köprüsü haline geldiğini söyledi.
Başbakan’ın cemevleri için “cümbüşevi” benzetmesi yapmasını “ayıp” diye nitelendiren Balkız, 25 yıldır devlet yetkililerine Alevilerin taleplerini ilettiklerini, sadece “haklısınız, sizi seviyoruz” yanıtı aldıklarını söyledi. Balkız, “25 yıldır, bu ‘sizi seviyoruz’ sözünün ne anlama geldiğini bir türlü anlayamadık derken, anladık ki, gerçekten bizi seviyorlar. Bizi, Maraş, Çorum, Sivas, Ma latya, Gazi’de sevdiler. Öylesine sevdiler ki bizlere katliamı, katillerimize ise zamanaşımını bahşettiler” sözleriyle Sivas katliamı sanığı Cafer Erçakmak ve 6 katilin davalarının zamanaşımından düşürülmek istenmesini eleştirdi.
Ali Asker, Erdal Erzincan, Mustafa Özarslan, Ferhat Tunç ve Edip Akbayram’ın şarkı ve türküleri hep bir ağızdan söylenirken, halaylar çekildi, semahlar dönüldü. PSAKD semah ekibinin çektiği semahlar coşkuyla karşılandı. Miting, Yaşar Kemal, Fazıl Say ve Eşber Yağmurdereli’ye teşekkür anonslarının ardından sona erdi. (Ankara/EVRENSEL)


Yoğun katılım

Mitinge DTP’li milletvekilleri Hasip Kaplan, Şerafettin Halis, Osman Özçelik, Sabahat Tuncer, Sevahir Bayındır, Gültan Kışanak, Aysel Tuğluk, Sırrı Sakık, EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, Genel Başkan yardımcıları Sabri Topçu ve Haydar Kaya, ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras, Tunceli Belediye Başkanı Songül Erol Abdil, Eşber Yağmurdereli, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, KESK Genel Başkanı Sami Evren, Genel Sekreteri Emirali Şimşek, TMMOB Genel Başkanı Mehmet Soğancı, Tüm Alevi örgütleri yöneticileri, DSP ve CHP’li milletvekilleri, aydınlar ile çok sayıda emekçi destek verdi.


Doğru söze ne denir!

Devlet Bakanı Prof. Dr. Mustafa Sait Yazıcıoğlu, Alevi Bektaşi Federasyonu’nun uç fikirlerine itibar etmediklerini söyledi.
AKP Kadirli ilçe kongresine katılmak üzere Osmaniye’ye giden Bakan Yazıcıoğlu, burada gazetecilerin sorularını cevapladı. Yazıcıoğlu, Alevi Bektaşi Federasyonu’nun ‘Diyanet İşleri Başkanlığı ve Alevi köylerindeki camilerin kapatılması, okullarda din dersinin kaldırılması’ yönündeki talepleri konusundaki bir soruya “Bu tür uç fikirlere itibar etmiyoruz” dedi.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bir Cumhuriyet kuruluşu olduğunu ifade eden Bakan Prof. Dr. Yazıcıoğlu, “Diyanet İşleri Başkanlığı Atatürk’ün Cumhuriyete kazandırdığı önemli kurumlardan bir tanesidir. Bugün ülke içerisinde en ücra yerlere kadar temsilcisi olan gerçekten güzide bir kuruluşumuzdur. Bu uç fikirlere itibar etmemiz söz konusu değil” diye konuştu.
“Diyanet İşleri Başkanlığı Osmanlı devletindeki Şeyhülislamın devamı gibidir” diyen Bakan Yazıcıoğlu, “Türkiye, imparatorluk birikimlerinin yerine 85 yıllık Cumhuriyet deneyimlerini oturtmuş bir ülkedir” dedi.
Miting öncesinde AKP yanlısı gazetelere demeçler veren Cem Vakfı Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan da mitingi düzenleyenlerin Alevilikle ilgisi olmadığını iddia etti. Ankara’daki eyleme katılmayacaklarını açıklayan Doğan “Bu mitingin liderliğine soyunanların Avrupa’dan kaynaklı tipler olduğunu ve Alevilikle ilgilerinin olmadıklarını biliyorum. Ne peygamberi tanırlar, ne Kuran’ı tanırlar, ne de Muhammed’i” dedi.


Taleplerine sahip çıktılar

Sami Evren (KESK Genel Başkanı)
Alevilerin ilk defa yüksek sesle itiraz ettikleri gövde gösterisi oldu. Yıllardır yok sayılan Aleviler, kendi taleplerine sahip çıktılar, asimile edilmelerine itiraz ettiler. Zorunlu din derslerine karşı çıktılar; özgürlükçü, eşit, demokratik anayasa talep ettiler.
‘Demokrasi mücadelesinde biz de varız’ dediler. Din ve vicdan özgürlüğünü savundular. Bu, farklı kimlik ve kültürleri yok sayan iktidara ciddi bir uyarıdır. Demokrasiden nasibini alan iktidarın tek yapması gereken bu tepkiyi algılamaktır!

 

 

ALEVİ YÜRÜYÜŞÜNE DESTEK  MESAJI     

Dostlar, Sevgili Canlar, karanlık beyinler, tarihin her döneminde ve yer kürenin pek çok bölgesinde, aydın düşünceye ve berrak inanca karşı hep ilkel ve saldırgan davranmıştır! Özünde İnsan sevgisini, hak, adalet, hümanizma, barış ve kardeşliği savunan, toleransı, sevgiyi öne çıkaran; İnsanı kutsal bir varlık gören ve merkeze alan Alevi kültür ve inancını; çağdışı yaklaşımlar ve bağnaz kafalar idrak edemezler!
Kadın-erkek eşitliği temelinde, cemde, cemaatta, dostluk ve paylaşımda bir, beraber, eşit olan Alevi felsefe ve inancında; can cana, yan yana duruş vardır…
Bu güzel duruşu ve insan onuruna yakışan tavrı, beyni ve yüreği bağnaz olanlar algılayamazlar, fanatik düşünceliler özümseyemezler!
Dostlar, bilindiği üzere,  BU DAR, KARA GÖRÜŞLER, ÖYLE HAVADAN İNMEDİ!
Bağnaz, saldırgan görüşlerin maddi ve manevi temelleri hazırlandı tarihler boyunca. Yapısını ve tapusunu geri kalmış, uyuşturulmuş inanç ve düşüncelerden alan sistemler sorumlu ve suç ortağıdırlar!Değerli Dostlar, Sevgili Canlar, Çağdaş, özgür ve aydın yürekler.
Yüzyıllardır bedellerini yaşamın pek çok alanlarında ağır ödeyerek bugünlere taşıdığımız ALEVİ Felsefe ve inancımızı , gelecek nesillere onurluca yansıtmak ve yaşatmak adına alenen belirtiyoruz ki, bugüne değin PİRSULTAN’larımız gibi yılmadık, yılmayacağız! Uzunca yıllardır memleketimizde Alevi toplumuna- Demokratik düşüncelere karşı, tek yanlı, şöven geri anlayış ve baskıların egemen kılındığı hükümetler döneminde, iktidar erklerinin koruması, kollaması ve maddi-manevi teşvikleri sonucu; daha da palazlanarak Alevi ve demokrasi düşmanı tavır sergilemekte bir beis görmediler!
Sevgili Dostlar, Canlarım; Umut, sevgi ve direnç türkülerimle Demokratik Alevi Yürüyüşünüzü Selamlıyor, turnaların kanadında sevgilerimi yolluyorum.
AŞK ile, MUHABBETLE, CAN-CAN'A

Ozan Şah Turna
ŞAHTURNA Kültür Sanat Evi Uluslararası Kadın Sesi Platformu
www.sahturna.com   ozan@sahturna.com

DAVAM DİVAN’A KALMASIN!...
Hey canım koca Pir Sultan
Davam Divana Kalmasın
Boynumda ‘asılı ferman’
Davam Divana Kalmasın!

Ektik-biçtik sel götürdü
Başağını ‘yel’ götürdü
Biz büyüttük el götürdü
Davam Divana Kalmasın
Pir Sultan gülüm solmasın!...

Güzel benim Ana dolum
Coşa gelir obam-elim
Yakanızdan kalkmaz elim

Davam Divana Kalmasın

Şah Turna’yı okladılar
Dikenleri kokladılar
Kirlileri “ak”ladılar
Davam Divana Kalmasın!
PirSultan gülüm solmasın!

Ektik-biçtik sel götürdü
Başağını ‘yel’ götürdü
Biz büyüttük el götürdü
Davam Divana Kalmasın
Pir Sultan gülüm solmasın

Söz ve Müzik: Ozan ŞAH TURNA
Düzenleme: Ozan ŞİAR
Vokal ŞAFAK & ŞİRİN Turna Müzik grubu

http://www.youtube.com/watch?v=MuwVgK3EQ4A
 

ATEŞLERDE DANS ETTİK!
Bir uyandık şafak tandı
Sevdamızda Canan can`dı
Pistimizde ‘alev’ yandı
Köz ATEŞLERDE dans ettik

Gece karanlığı yardık
Ölümü yaşamla kardık
Bedeni baruta sardık
Alev EŞLERDE dans ettik

Şiar aşkı verdik çarka
Bileğlendik, aktık ark’a
Biri böldük ona-kırk’a
Üçler-BEŞLERDE dans ettik!...
Köz ATEŞLERDE dans ettik
ÜÇLER; BEŞLERDE dans ettik!....

Söz ve Müzik: Ozan ŞİAR Can
Yorum: Aşık Şahturna (Ozan Şah Turna)

 

BİRLİK CEM

Demokratik haklar için ileri

Birlik cem ankarada ışık oldu

Yüzbinler el ele bir hakkın yolu

Birlik cem ankarada ışık buldu

 

Kulak versin zulm ikdidar sahibi

Görsün asırlardır olan ayıbı

Cumhur gülü başbajan tayyibi

Birlik cem ankarada ışık gördü

 

Aydını oazanı deyiş söyledi

Sagırı körü gerçeği dinledi

Alevi canı orda bir eyledi

Birlik cem ankarada ışık vurdu

 

Yıllar baskısı yetti artık cana

Büyük yürüyüş gördü ankara

İkinci sesleniş vardır sırada

Birlik cem ankarada ışıkı verdi

 

Yöneten deneten olmak adına

Cinsiyet yok ayrı bakmak kadına

Fezalim der gül şerbet kat tadına

Birlik cem ankarada ışık verdi

 

 

Alevi mitingi yapanların Alevilikle ilgisi yok"
Cem Vakfı Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan yarın Ankara'da yapılacak mitingi desteklemediğini söyledi.

08.11.2008 12:44
İzzettin Doğan mitinge ilişkin görüşünü Cem TV'de açıkladı: "Mitinge desteğim yok çünkü bu mitingin liderliğine soyunanların Avrupa'dan kaynaklı tipler olduğunu ve Alevilikle ilgisinin olmadıklarını biliyorum da onun için . Yani ismi Alevi ama cismen ne Cemevlerine giderler, ne Alevi ritüellerine katılırlar, ne peygamberi tanırlar ne Kuran'ı tanırlar ne de Muhammet’i.
 

 

(Bu agız Fethullah Gülen zı)


Bugün Türkiye'de bir Kürt hareketi var. Şimdi Alevileri de harekete geçirmeye çalışarak burada bir destek arayışının Alevi bayrağı altında yapılması sağlanmak isteniyor. Oraya Alevi yurttaşların itibar edeceğini katılacağını zannetmiyorum. 25 -30 milyon insandan kaç kişinin katılacağını göreceğiz. Bu katılacak olanların da genelde Kürt olayını savunanların oluşturacağını sanıyorum. Çünkü ileri harekete geçirmek öy le üçyüz beşyüz kişiyle olmaz. Aleviler harekete geçmez mi? Elbette geçecektir. Meşru sınırlar içinde kalarak her demokraside olduğu gibi bir kitle hareketiyle 'Siyasal iktidar aklını başına alma zamanı geldi' diyebilecek noktaya Aleviler gelebilir. O zamanda öyle üçyüz beşyüz kişi değil. Birkaç milyon insanla Ankara'da o gösteriyi yaparsınız. O da zamanı geldiğinde yapılacaktır. Biz büyük bir sabır gösterdik bugün Türkiye zor dönemden geçiyor. O zor döneminde Türkiye'nin biz de üstüne tüy dikmeyelim dedik. Yani onun sebebi olmayalım.
O sorumlulukla bilinçle hareket ediyoruz ve diyoruzki biz mahkemelerin kararını bekliyoruz. Biz meşru sınırlar içerisinde demokratik hakları kullanarak dört bine yakın dava açtık.

Alevilerin kendileri açısından ibadet için bir yer tayin etmeleri temel bir hak mıdır, değil midir? Bunun cevabını hakim verir. Bunun cevabını bilir kişi vermez.

Başbakan'ın yaymaya çalıştığı bir anlayış var. Ne diyor başbakan 'Sen Müslümansan cami ye gel o zaman' Ben Müslümanım ama senin gibi Müslüman değilim, ben Müslümanlığı senin anladığını gibi anlamıyorum. Bu ülkeyi Müslüman yapan benim anladığım şekildeki İslamiyettir. Yani Mevlana'nın Yunus Emre'nin, Hacı Bektaşi Veli’nin, Ahmet Yesevi'nin İslam anlayışıdır. Anadolu'yu Müslümanlaştıran bu ulu kişilerdir."
 

iLGiLi HABERLER
 
 

 

 

YOBAZLA ERENLER

 

"Alevi mitingi yapanların Alevilikle bir ilgisi yok" diyen Sayın

İzzettin Doğan'ı kınıyoruz

 

 

Gelin canlar birlik olalım diye

Yobazla yola gidilmez erenler

Tarih önünde canlar kıya kıya

Yobazla dara durulmaz erenler

 

İnsan oğlu ilimde olan ışık

Bizim izzettin bilinmez karışık

Görünen hali belli bakımlı şık

Yobazla ceme varılmaz erenler

 

Ayrı yol sürenler sağa yanaştı

Gülüm sarım ekranlarda buluştu

Teslim olanlar renklere karıştı

Yobazla niyaz edilmez erenler

 

Ikrarımız insana can canadır

Ayrılık bilinmez haktan yanadır

Gizli saklı yaşadık bin senedir

Yobazla gerçek sorulmaz erenler

 

Bu yolda nice dede hoca oldu

Eridiler kala kala hece oldu

Ömür boyu başları eğik durdu

Yobazla candan sarılmaz erenler

 

Fezali beyhuda dolaşma boşa

Huyu bozuk bela getirir başa

Yürüyen kervanı uğratma taşa

Yobazla yollar bilinmez erenler

 

 

İlgili Kişiye

 

Ele Gelmiş Yolda ,uluyum diyor,

Acep Konuşmaya Dili varmıdır ?

Muhammed Ali'yi Severim Diyor,

Güttüğü İkrarda Doğru Varmıdır ?

 

İbadet Ederken Canlı İzletir,

Madımak deyince,Bizi pisletir,

Saltanat Kurmuş,Devlet Yönetir,

Muhammed Ali'den Demi varımdır ?

 

Arapça Elif Be Kitap veriyor,

Bir Olak Deyince ,Hemen Gidiyor,

Bizlere Alevi Değilsin Diyor,

Kızılbaş Halinden Özü Varmıdır ?

 

Alevi -İslam'mış Saltanat Adı,

Birini Seçmişler Olmuştur Kadı,

Ettiği Zevklerin Bulunmaz Tadı,

Ölmeden Ölmeye Canı varmıdır ?

 

Mitinge Çağırdık,Ben Gelmem Diyor,

O Koca Diliyle,Hilaf Katıyor,

Görmeyen Gözüyle Ben erdim diyor,

Yaptığı Cemlerde Doğru Varmıdır ?

 

FUKARA taliptir ,Bu Yoldan Dönmez,

Merak etme bizim Sözümüz Bitmez,

Yediği Lokmanın Hakkını vermez,

O Mahşer Gününde,Yüzü Varmıdır

 

 

YETER ARTIK GÖLGE ETMEYİN

 Böylesine bir başlık altında nasıl bir yazı yazıla bilirdim ki elbette abartmanın, suçlamanın artık insaf ölçülerini aştığı saldırıya dönüştüğü anda kendimize hakim olamıyoruz olamıyorsunuz Şu anda da aynen bu durumdayım.

Aleviler TR Haber web sayfasını hazırlıyoruz yüzlerce haber arasında özenle seçtiğimiz haberlerden oluşan bir demet haber bizim sanki evladımız. Haberlerin çoğunun konusu elbette bizi destekleyen (Alevileri) kimide yeren haberler. Bu durumdan hiçbir gocunmuşluğumuz yok. Elbette sevenimizde olacak sevmeyenimiz, dostumuz da olacak düşmanımız. Fakat ABF öncülüğünde 9 Kasımda bin bir emek ortaya konmak suretiyle gerçekleştirilen organizasyonu, büyük bir emeği ve başarıyı ayni dünyanın inac önderleri, Alevi Bektaşi Kurumlarının  yöneticileri tarafından acımasızca eleştirilmesi provaktive edilmeye ve karalanmaya  çalışmasını hazmedemiyorum.

.Bu anlamda bende bu saldırılara bir 9 Kasım Miting ve Yürüyüşü katılımcısı olarak cevap vermek istiyorum. Aslında aşağıda yazacağım her satır bir anlamda gururumu okşuyor bende ordaydım bende onlardanım demek için can atıyorum.

Öte taraftan da bu düzenli ve koordineli saldırı şeklindeki bu eleştiri yağmuruna kesinlikle karşılık verilmesi gerektiği bilinciyle yazıyorum.

Bu nedenle aşağıda birkaç örneğini verdiğim bu ve benzer açıklamalara benimde söyleyecek bir kaç sözüm var.

Ama önce lütfen kusura bakmayın demeden geçemeyeceğim.

 OHA ARTIK

 

-Cem Vakfı Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan ise gerekçelerini şöyle sıraladı: 'Çünkü bu mitingin liderliğine soyunanların Avrupa'dan kaynaklı tipler olduğunu ve Alevilikle ilgisinin olmadıklarını biliyorum. Yani ismi Alevi ama cismen ne Cem evlerine giderler, ne Alevi ritüellerine katılırlar, ne peygamberi tanırlar ne Kuran'ı tanırlar ne de Muhammed'i. demiş

 

SN. Prof. Dr. İzzettin Doğan; lütfen biraz insaf; insanlar yüz binleri ve Alevi Kimliği ile bir amaç altında buluşturuyor alanları dolduruyor fakat siz Alevi, sözcüğünü kendine söylemekten aciz biri olarak ki Cem Vakfı acılımı  (C.E.M. 'Cumhuriyetçi Eğitim ve Kültür Merkezi Vakfı ) şeklinde olup, vakfınızın adı bile sahte.Alevilik den uzak

Aslını gizleyip kendine sözde C.EM. Sıfatında bir  manada kılıf bulur mahiyettedir Aslını salkıyan haram zadedir Hocam sizde bilirsiniz ki.

Hoca bunu görmüyor görmek istemiyor Alevilerin meşrutiyeti, temsiliyet hakkından dem vuruyor.

Sayın Hocam. maden dedesin maden Alevilerin önderisin Alevilerin karşısında niye duruyorsun. Sende bu mitinge gelsen ne olurdu.Kim sana gelme dedi ki.  Aslında bilmiyorsun ki o mitinge gelsen  üç değil beş deyil bir yüz olu binler olur dun Hocam.

Ama gelmedin geleni yermek yapılanı küçümsemek  gibi kolay ve hazır olanı seçtin. Aslında senin eleştirmene gerek yoktutu. Zamancılar Vakitçiler Fetullahcılar zaten senin adına yaparlardı hic mi hiç  merak etme.

Yok, ben daha iyisini yaparım diyorsan Halep orda ise arşın burada hocam yap da  bizde gelelim. Hemde ön yargısız eleştirisiz.Ama olur mu; sen Fettulahla, AKP'le konuşur Alevi meselelerini halledersin.

Sn. Hocam; aslında yaptığın bu güne kadar konuşmalarını ya millet dinlemiyor ya da dedemiz diye ses çıkarmıyor. Din dersi Diyanet Konusunda Cem Evleri konusunda A.İ.H.M. den bile gerisin.

Amacın para. Cem diyip aleviler deyip Diyanetten para almak senin için yeterli. O zaman senin için Alevi malevi diye bir sorun kalmıyor. anlaşılan

CEM TV deki konuşmanızı izledim; Bu konuşma; Aleviler için bir yüz karası. Utanç abidesi ve yalakası U.S ile ABF Alevileri temsil edemezmiş. C.E.M. (Cumhuriyetçi Eğitim ve Kültür Merkezi Vakfı)  Vakfı Alevilerin %98 temsil yetkisine haizken bile onlar bunu yapmıyorlarmış ABF nasıl yaparmış. Ne kadar bir büyük lütuf.

Hoca Hoca Alevilerin Adına Alevilerin önünde kim yürüyor kim konuşuyorsa, kim Alevilerin geleceği için elini taşın altına koyuyorsa Alevilerin önderi Alevilerin konuşanı da odur. Gerisi faso fiso.

 

—Anadolu İnanç Önderleri Derneği Başkanı Hıdır Bulut (Hıdır Dede), bazı Alevi Dernekleri'nin bugün Ankara'ya yapacakları yürüyüşle Alevilerin birlik ve beraberliğine darbe vuracaklarını söyledi. Bulut, yürüyüşün Alevi toplumunun sorunlarını çözmeyeceğini ifade ederek, 'Yürüyüşe Alevi Bektaşi Birliği ile Pir Sultan Abdal Dernekleri'ne mensup az sayıda bir topluluk katılıyor. Yürüyüşün amacı Alevilerin sorunlarını çözmek değil, yerel seçimler öncesi bazı kişilerin kendilerini CHP'ye pazarlama yürüyüşüdür' dedi.

 

Hangi birlik Hıdır Dede hangi birlik sana biat olmayan birlik dışımı. Madem birlik birlik diyorsun sen niye çoğunluğa dâhil olmuyorsun. Bu anlamda aslında birliği bozan sen değimlisin Hıdır Dede.

Yürüyüşe kaç kişi katılmış Hıdır dedem hiç saydın mı? Ayrıca; Utanmadan insanlar hakkında iftira etmek dedeliğine yakışıyor mu? (CHP'ye pazarlama yürüyüşüdür' demen )

Yürü be Dedem seni kim tutar.

 

-Dünya Ehl-i Beyt Vakfı Genel Başkanı Fermani Altun, mitingi desteklemediklerini söyledi. Mitingi düzenleyenlerin inancı reddettiğini vurgulayan Altun, "İdeolojik akımların yönlendirmesiyle eylem yapıyorlar. İnşallah herhangi bir provokasyon olmaz" dedi.

 

(Buda provokatör dede)  Alanda bir provokasyon olsa Yemene kına  almaya mı gidecektin. Her miting provokasyona açıktır yeter ki sen provokatör olma. AKP'lilerle Cem yapan Cem Evi açılışı yapan sensin. Mürşit okulu açmaya kalkan sensin şeriatçılarla yatan kalkan sensin millet bunları bilmez mi. Bilir bence bilir ve bir gün hesap da sorar.

 

-Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Rıza Salmanpakoğlu da tepki gösterdi.

Salmanpakoğlu, yürüyüşü düzenleyen Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız'ın Alevileri İslam dışı ilan ettiğini söyledi. Salmanpakoğlu, bu grupları "Tek amaçları beni seçimlerde saf dışı bırakmak." şeklinde suçladı. Bu çerçevede gazete çıkarttıklarını ve dernek kurdurduklarını anlatan Salmanpakoğlu, "Onlar açısından heyecanlı, benim açımdan sıradan bir seçim süreci olacak." ifadesini kullandı.

 

İşte bir fenomen daha, Dünyayı  sadece kendi etrafında dönüyor sanıyor. Şöyle bir akıl yürütse olayı anlayacak aslında sayın başkan ama işine gelmiyor. Hacıbektaş seçimlerin de kaç oy aldın kaç oyla seçildin. Alevi mitinginde kaç kişi vardı. O yüzden Sn.  Başkan Küçük  gelirsin küçük. Bu olay seni aşar.

Ayrıca Aleviler adına kimse senin için kılını kıpırdatmaz senin elin yüzün hürmetine hiçbir şekilde gazetede kurmaz, dergide çıkarmaz. Olsa  olsa iki satır yazı yazarlar senin hakkında o kadar. (Oda Hacıbektaş Salmanlardan kurtuldu diye  o kadar)

O yüzden var git kendine abartma. Seçimlerde de hodri meydan. Eğer o Hacıbektaş halkı Hacıbektaş halkı ise senin gibi bir Alevi Düşmanını gelecek seçimde siler atar.

Ayrıca Aklın varsa aday dahi olma. Benden söylemesi.

 

Zafer KÖKVER

Aleviler TR Haber

Genel Yayın Yönetmeni

 

 

 

BASINA KAMUOYUNA ve HALKIMIZA

 

Ülkemizin başkentinin orta yerinde bir demokrasi cemi eyleyelim dedik.

Anadolu'nun dört bir yanından Kızılırmak gibi coştunuz, geldiniz.

 

Ayırımcılık istemiyor, haklarımızı istiyoruz dedik.

Sesimize ses, gücümüze güç katıp, yolları aştınız engelleri geçtiniz canlarla buluştunuz.

 

Zorunlu Din Dersleri ile, Asimilasyon yapıyorlar, dedik.

Çağdaş, bilimsel, demokratik eğitim istiyoruz deyip, geldiniz.

 

Cem ve kültür evleri ibadet yerlerimizdir dedik.

Cem ve Kültür evlerimiz yasaklanamaz, deyip geldiniz.

 

Laik devlette devletin dini kurumu olmaz, dedik

Diyanet İşleri Başkanlığı, lağvedilsin deyip,  geldiniz.

 

Kerbela'dan buyana yaşadığımız katliamları

Maraş'ı, Çorum'u, Malatya'yı, Madımak'ı, Gazi'yi unutmayacağız dedik.

 "Katliamlar son bulsun, Madımak müze olsun" deyip geldiniz.

 

Ülkemizi ortaçağ karanlığına götürmek isteyenlere;

Çağdaş demokratik laik bir ülke isteyen aydınlık yüzleri olarak izin vermeyeceğiz diyerek geldiniz

 

Alevi olmayan üç-beş bin kişi toplanacak, dediler.

Yüzbinler olup, "biz buradayız siz neredesiniz", deyip geldiniz.

 

Alevilik inanç değildir, bölücülük yapıyorsunuz dediler.

"Asıl bölücüler Alevi gerçeğini inkâr edenlerdir", deyip geldiniz.

 

Sizi bölüp parçalayarak Hızır paşa sofrasına sunmak isteyenlere;

Pir Sultan'nın inancını, bilincini, direncini göstererek geldiniz.

 

Aleviler bölük parça, bir araya gelemezler diyenlere

Bir olarak, iri olarak, diri olarak geldiniz.

 

Bunlar provokatörlerdir, diyenlere

Barışın, kardeşliğin ve demokrasinin türkülerini söyleyerek geldiniz.

 

9 Kasım'daki, "Ayırımcılığa karşı eşit yurttaşlık hakkı" mitingimize gelerek; Pir Sultan Abdal duruşu, Hacıbektaş Veli hoşgörüsü ve Yunus Emre bilgeliği gösteren tüm yol arkadaşlarımıza, dostlara, canlara TEŞEKKÜRLERİMİZİ sunuyoruz. Saygılarımızla. 12.11.2008

 

ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU GENEL YÖNETİM KURULU



--
ALEVİ BEKTAŞ FEDERASYONU (ABF)
Sokullu Mehmet Paşa Cad.  İğde Sokak No:24 06450 Dikmen-Ankara
Tel: (0.312) 480 15 55* Fax: (0.312) 480 15 75
E-mail : alevifederasyonu@gmail.com
www.alevifederasyonu.com