9 Kasım 2008 - 100 bin Alevi Ankara'ya yürdü....

Gelin canlar bir olalım
Münkire kılıç çalalım
Mazlumun hakkın alalım
Tevekkeltü taalallah
(gerisi Allaha kalsın)



Özü öze bağlayalım
Sular gibi çağlayalım
Bir yürüyüş eyleyelim
Tevekkeltü taalallah



Açalım Kızıl sancağı
Geçsin yezitlerin cağı
Elimizde aşk bıçağı
Tevekkeltü taalallah


Pir Sultan´im geldi cusa
Münkirlerin akli şaşa
Takdir olan gelir basa
Tevekkeltü taalallah

Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu
Glentevej 1, 8900 Randers DK Tlf. 045+40968878 www.alevi.dk - dabf@alevi.dk
08.11.2008
Alevilerin 9 kasım Ankara yürüyüşüne..
Selam olsun...
Halını hal eyleyen
Yolunu yol eyleyen
Her çiçekten bal eyleyen
Alev Alev An-karaya yürüyen canlara,,
Danimarkadan bin selam olsun...
Sevgili canlar; Emekten, barıştan, özgürlükten, eşit haklar, demokrasiden yana genel taleplerimiz dışında, Alevilerin, Zorunlu din dersi,, Diyanetin lav edilmesi,, Cem evlerine yasal statü verilmesi,,, Madımağın müze olması,,, Alevi köy ve mahallelerine cami yapılmaması,,, Ayrımcılık ve asimilasyona son verilip, eşit haklar tanıması gibi istemlerimiz,, TC meclisinde siyasi çözüm, yasal anayasal değişik isteyen bir sorundur..
Bu güne kadar bu yasal değişikliklerin yapılmaması, Dersimden, Sivasa katliamlara göz yumulması, Alevilerin vergisi ile Alevilerin asimle edilmesi,, gelmiş geçmiş TÜM siyasi i-layık iktidarların ayıbıdır..
Alevilik Danimarkada olduğu gibi,, Türkiyede de, kendine özgü bir inanç olarak, resmen tanınmadan bu sorun çözülmez..
Ankaradan Aleviler, İnsanı temel alan tanrı anlayışımız, ibadetimiz, semahımı, demimiz cemimiz, telli kuran sazımız,, kendimize özgü bir inancımız var, inancımız resmen tanınsın diye haykırmadıkça,, Hakim güçler, din-ayetli devlet, i-layık siyasiler,, Alevileri yok sayıp, günde beş vakit camiye çağırmaya devam edecektir.. Aleviliğin Türkiyede resmen tanınmasıyla,, ne din yıkılır, ne devlet.. Sadece ekmek elden su gölden, Kızılbaşın zorunlu vergisi ile ibadet edenler haramdan kurtulur..
Yürüyün canlar yürüyün,
Hak için, halk için olsun,
Ana-dolu semaha dursun.
Yürüyün ayaklar başa kalksın..
Yürüyün...
Ne mutlu Türk İslamım diye diye.
Ya sev, ya terk et diye diye..
öğrenciyi döve döve,
emekçiyi soya soya,
Kürde Kızılbaşa kıya kıya,
Anadolunun anasını ağlatan başlar
ayaklar altında kalsın..
Çamuroğlu çamur olsun...
Yürüyüp Geldiği YOLda, Durduğu Darda, Dik Duruna Selam Olsun..
Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu
adına başkan / Feramuz Acar.
8 Kasım 2008
-------------
9 KASIM 2008 de YAPILAN Ayırımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı
ALEVİ MİTİNGİNDE
ALEVİ KÜLTÜR DERNEKLERİ GENEL BAŞKANI
TEKİN ÖZDİLİN KONUŞMA METNİ
Güzel ülkemizin güzel insanları.
Toplandık. Hak için.
Toplandık. Eşitlik için.
Toplandık bu kardeşlik sofrasında eşitlik için, eşit yurttaşlık için.
Alevi Kültür Dernekleri olarak buradayız.
Buradayız, Karstan geldik.
Buradayız Ordudan geldik.
Buradayız Çorumdan, Elbistandan, Denizliden, Aydından, Antalyadan, Hataydan geldik
Buradayız Maraştan geldik, Sivastan geldik, Madımaktan geldik,
Alevi Kültür Derneklerinin 86 şubesi ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfının 30 şubesiyle buradayız.
Selamlıyoruz emekçileri, kadınları, gençleri.
Selamlıyoruz özgürlüğün, eşitliğin, kardeşliğin sesi olanları. Selamlıyoruz susturulmak istenen basını, demokrat yurttaşları.
Bu alanı dolduran örgütlü Alevileri, kendileri burada olmasa da gönüllerinin burada olduğundan emin olduğumuz yüzbinleri, milyonları selamlıyoruz.
Razı Değiliz. Bizi yok sayanlardan.
Razı değiliz. Alın terimizi çalanlardan.
Razı değiliz. Soygunculardan, vurgunculardan, her türlü istismarcılardan.
Razı değiliz.
Rızalık vermiyoruz.
Asimilasyona hayır diyoruz.
İnkâra hayır diyoruz.
Ayrımcılığa hayır diyoruz.
Canlar, dostlar, can dostlarım. Size soruyorum.?
Köyünüze cami yaptırın ki size yol getirelim, su getirelim diyenlere ne diyeceksiniz
Köylerinize cami istiyor musunuz?
İmamların maaşını ödeyin ki belki dedelerinizi de maaşa bağlarız diye bizimle alay edenlere ne diyeceksiniz?
İmamlara maaş ödemek istiyor musunuz?
Sizin dininiz yok, bizim dinimiz bize, bizim dinimiz size diyenlere ne diyeceksiniz ?
Zorunlu din dersi istiyor musunuz?
Bir ülke düşünün ki öğretmenleri aç, doktorları aç, bilim insanları aç, elimizde avucumuzda ne varsa ya silaha ya imama gidiyor;
Diyaneti istiyor musunuz?
Eyvallah. Hayırlarınız Hayrola!
Ama biliyoruz ki; inançlı Sünni kardeşlerimiz de, kendi inançlarının;
Alevi çocukları için,
dinsizliğini gizlemek zorunda bırakılan ailelerin çocukları için,
başka dinden olduğunu saklamak zorunda kalan ailelerin çocukları için bir zulüm aracı olarak kullanılmasına,
arkalarında namaza durdukları, maaşını vergileriyle ödedikleri Diyanet imamlarının Alevileri ve başka inançlıları aşağılamasına dur demedikleri ölçüde bu hayırlar hayrolmayacak!
Bir Kürdün burnu kanarsa hesabını bir Türk sormadıkça, bir Alevinin burnu kanarsa, bir Sünni hesabını sormadıkça, bir Türkün gözyaşını bir Kürt silmedikçe bu hayırlar hayrolmayacak!
İstemiyoruz.
Devletin bize elbise biçmesini istemiyoruz.
Bize Alevilik öğretmesini istemiyoruz.
Yanaşma sofralarından nasiplenmeyi İstemiyoruz.
Terk etmiyoruz.
Bu ülkeyi soygunculara, vurgunculara, hortumculara terk etmiyoruz. Tecavüzcülere terk etmiyoruz.
Katillere, işkencecilere terk etmiyoruz.
Korkmuyoruz karanlık güçlerden.
Korkmuyoruz zalimlerden.
Gitmiyoruz bu ülkeden.
Sahip çıkıyoruz.
Alevisi Sünnisi bu ülkeye sahip çıkıyoruz.
Sahip çıkıyoruz taciz edilen çocuklara.
Sahip çıkıyoruz ranzalara bağlı engellilere.
Sahip çıkıyoruz iş cinayetlerinde katledilen emekçilere.
Sahip çıkıyoruz töre cinayetlerine kurban edilen kadınlara.
Sahip çıkıyoruz satılan ormanlara.
İnananı ve inanmayanıyla bu ülkeye sahip çıkıyoruz.
Anamızla atamızla direniyoruz, buradayız, terk etmiyoruz.
Bu memleket bizim.
Hep buradaydık, hep burada olacağız.
Sayın Başbakan.! Size de git demiyoruz.
Biz, Aleviler, ne gelenden yüz çevirdik, ne gideni kovan olduk!
Yeter ki bu ülkenin üstüne bir karabasan gibi çöken Diyanetten yüz çevirin, din dersi zulmünden yüz çevirin! Sizden, karanlığı besleyen elinizden uzak durana elbise biçmeye kalkmayın!
Yarın kuracağımız aydınlık ve güzel günlerde herkese yer var.
Davet ediyoruz. Kovulanları.
Davet ediyoruz sürülenleri.
Davet ediyoruz dışlananları ve horlananları.
Bu memleket bizim, bu memleket hepimizin.
Tek tek hiçbirimizin olmadığı için hepimizin!
Hepimizin olamadığı için her birimizin!
Öyleyse her birimize bir kere daha soruyorum.
Var mısınız kucaklaşmaya?
Var mısınız barışa?
Var mısınız kardeşliğe?
Varolun..Varlığınız varolsun, varlığınız daim olsun!
Ama biliyoruz ki varlığımıza kastedenler var.
Soygunlarıyla, vurgunlarıyla, tecavüzleriyle, işkenceleriyle, yargısız infazlarıyla varlığımıza kasdedenler var!
Soyguncuları, vurguncuları, tecavüzcüleri aklayacak mıyız?
İşkenceleri, yargısız infazları, faili meçhul cinayetleri: Unutacak mıyız?
Aklamayacağız ve unutmayacağız!
Unutmadık. Lanetliyoruz katliamları.
Unutmadık Kerbelayı.
Unutmadık Maraşı, Çorumu, Sivası.
Unutmadık Taksimi Gaziyi.
Unutmadık üç fidanı.
Unutmadık 12 Martı, Oniki Eylül Faşizmini
Bir daha yaşamamak için unutturmayacağız.
Ne zamana kadar?
O gün hangi gündür ki Madımak Otelinin önünü Sünni kardeşlerimiz karanfilleriyle doldurur ve hep bir ağızdan haykırır:
Madımak bizim utancımız, bu otel müzemizdir!
Ne zamanki vicdanlarını iktidar masalarında pey olarak sürmeyenler hep bir ağızdan haykırır:
Hırant bizim evladımızdır, Erdal Eren, Necdet Adalı kadar!
Gün o gündür ki bu ülkenin aydınlığını kendi karanlıklarını beslemek için kana boyayanlara, önce bu hak ve cesareti verdiği iddia edilenler; gür, karşı konulmaz sesleriyle hayır der,
işte o zaman Biz Aleviler unutacağız!
Özü doğru gönlü hakla olan tüm Sünni yurttaşlarımızı da unutmamaya, unutturmamaya davet ediyoruz. Siz hatırlayın ki biz unutalım! Yüzlerce yıldır öldürülen canlarımız canınız olsun! Sizleri Haksızlıklara ve ayrımcılığa hep beraber karşı çıkmaya çağırıyoruz. Bu kardeş sofrasını harami sofrasına çevirmek isteyenlere karşı,
Gelin birlikte yürüyelim:
Biliyoruz ki biz özgürsek özgürsünüz, biz eşitsek eşit; siz özgürseniz özgürüz, eşitseniz eşit!
Biz Aleviler 25 milyonuz.
Biz bu ülkenin yurttaşları, 70 milyonuz.
Biz bu dünyanın insanları 6 milyarız.
Ama biz gücümüzü sayılardan değil, haktan alıyoruz, haklılığımızdan alıyoruz.
Gelin sevginin dilini kullanalım.
Gelin kardeşliğin türküsünü söyleyelim.
Gelin canlar bir olalım. İri olalım. Diri olalım.
Halk bizimle. Hak bizimle.
Halı haldaş, yolu yoldaş, yoksulun, ezilenin, lanetlenmişin gözünde yaş olanlar! Alevi Kültür Dernekleri ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı adına .
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. 09.11.2008
Tekin ÖZDİL
Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı
Sokulu Mehmet Paşa Cad. İğde Sk. No: 24 Dikmen ANKARA
Tel: 0312 483 11 66 - 478 22 60 Fax:0312 4790469
www.alevider.com
9 Kasım 2088, Sıhhiye-Ankara
Bir yıl önceydi. Dikmen Sokulluda, Hacı Bektaş Kültür Merkezinde sohbet ettiğim delikanlıya sormuştum; Alevilerin Sıhhiyeye inip sazıyla, sözüyle kendilerini göstermelerinin zamanı geldi. Neden böyle bir gösteriyi organize etmiyorsunuz?
Mesaj yerini bulmuştu. Alevilerin nihayet sahaya indi. Kendilerine yakışan olgunluk ve duyarlılıkla Sıhhiye Meydanını doldurdular, diyeceklerini dediler, bağlamanın tellerine dokunup türkülerini söylediler.
Saat 10.30da Gara doğru yürüdüğümde katilımcıların oluşturduğu yürüyüş kolunun sonu Hipodrom kavşağında idi. Kömür köyünün flamasını taşıyan katılımcıların yanından Gara doğdu yürüdüm. Milastan, Vartodan, Erzincandan, Gebzeden, Menderesten, Adıyamandan, Eskişehirden, Bursadan ve memleketim Sivasın ilçeleri Zara, İmranlı, Divriği ve Sarkışladan gelen katılımcılara merhaba deyip Sıhhiye Meydanına doğru yürüdüm.
Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinin önündeki kortejin başına ulaştığımda CHPnin otobüsünün üzerinden mitingi düzenleyen sunucu, Hipodroma gelenler olduğunu, onların katılımından sonra yürüyüşün başlayacağını duyurdu. Onlara katıldım. Sıhhiyeye ulaştığımda saat 12.30u gösteriyordu.
Vardığımda Atatürk Bulvarı, Necatibey ve Mithatpaşa Caddelerindeki kontrol noktalarından geçiş yapanlar Abdi İpekçi Parkında kurulan platformun çevresini çoktan doldurmuşlardı.
9 Kasım 2008 akşamı televizyonlarda, ertesi günde basında katılımcıların sayısını hep birlikte öğreneceğiz.
CEM Vakfı başkanı İzzettin Doğan, CEM TVye "Mitinge desteğim yok çünkü bu mitingin liderliğine soyunanların Avrupa'dan kaynaklı tipler olduğunu ve Alevilikle ilgisinin olmadıklarını biliyorum da onun için . Yani ismi Alevi ama cismen ne Cemevlerine giderler, ne Alevi ritüellerine katılırlar, ne peygamberi tanırlar ne Kuran'ı tanırlar ne de Muhammeti. diyerek katılmayacağını açıklamış ve eklemiş; Oraya Alevi yurttaşların itibar edeceğini katılacağını zannetmiyorum. 25 -30 milyon insandan kaç kişinin katılacağını göreceğiz. Bu katılacak olanların da genelde Kürt olayını savunanların oluşturacağını sanıyorum. Çünkü ileri harekete geçirmek öyle üç yüz beş yüz kişiyle olmaz.
İzzettin Doğanı, AKPnin Reha Çamuroğlu üzerinden gerçekleştirmeye çalışıp da fiyaskoyla sonuçlanan açılım sürecinde, CNN Türkte Ahmet Hakanın sunduğu programda dikkatle dinledim. Diğer katılımcılar Niyazi Öktem ile Kazım Genç idi.
Telefonla katılıp, Ramazan Orucunun iftarına benzetilen iftara yalnızca Aleviliği İslam içinde gören Alevi kuruluşlarının çağrıldığını söyleyen Reha Çamuroğludan sonra söz alan İzzettin Doğan, üniversite hocalığının verdiği rahatlık, CEM Vakfı başkanı olmanın verdiği güçle, çok şey anlatıp kayda değer hiçbir şey söylemeden, Aykan Erseverin Aleviler önce hak diyor açıklamasının gündemi işgal ettiği günlerde sorunu Alevilerin İslamın içinde mi, dışında mı olduğuna indirgeyip Kazım Gençi sıkıştırdı ve onun Aleviliği İslam dışında gördüğünü ekran başında olanlara deklere etti.
Yaptığı arenada aslana köle atmaktan farksızdı. Açıkca Kazım gençi hedef göstermişti. Kazım Gençte bundan etkilendi, ve savunma pozisyonuna çekildi.
O açılım onca çabaya rağmen fiyaskoyla bitti. Öyle olacağı baştan belliydi.
Ne Reha Çamuroğlu, ne onu bu işe memur eden Tayip Erdoğan, ne de hamiliğe soyunan Abdullah Gül Alevileri, onlardaki Kızılbaş damarı anlamamıştı.
Çağrılsaydı o davete katılacağını söyleyen İzzettin Doğanın da bu damarın farkında olduğunu sanmıyorum. O, her haliyle establishment, müesses nizam gibi kelimelerle tanımlanan yapılanmanın adamı gibi davranıyor.
Bu mitingin habercemde veriliş şekli, kalabalıklar alanları doldururken CEM TVnin bihaber tavrı bizden uzakta ve yukarıda durmak istediklerini gösteriyor.
9 Kasım mitingi tarihe bir dönüm noktası olarak geçti.
İzzettin Doğan ve Reha Çamuroğlu da geçti, Fermani Altun ile birlikte.
Gidip, İhsan Doğramacının Beytepede inşa ettirdiği çok kapılı camiye bir kapı daha açılması için başvuruda bulunsunlar.
9 Kasımı herkes iyi bellesin, ve iyi okusun.
EVRENSEL GASTESININ YORUMU 10/11/2008
Eşit hak için!
On binlerce Alevi Ankara caddelerinde sel oldu, tüm Türkiyeye seslendi
Ankara Türkiyede bir ilke daha sahne oldu ve yüz bini aşkın Alevi, ilk kez talepleri için alana çıkıp, iktidara seslendi. Emek ve demokrasi dostlarının da yalnız bırakmadığı Aleviler, eşit yurttaşlık, özgürlükçü anayasa, zorunlu din derslerinin kaldırılması, Diyanetin lağvedilmesi, Madımakın müze olması, Alevi köylerine cami yapılmasına son verilmesi, özgürlükçü bir anayasa istediler.
Miting, on binlerin alana yerleşmesinin ardından, saat 13.30 sıralarında saygı duruşu ile başlatılırken, Sivas şehitlerinin adları tek tek okunarak, hep bir ağızdan Burada yanıtı verildi. Kahramanmaraş ve Gazi katliaml arında yaşamını yitirenlerin de toplu olarak anıldığı mitingde, AKP gericiliğine öfke yağdı.
Mitingde, AKPnin Alevi açılımı da protesto edilerek, Bu öğretiyi otel köşelerinde, iftar yemeğine heba etmeye çalıştılar denilirken, Alevilerin buna alet olmadığının altı çizildi. Mitingde, ABFyi oluşturan 21 örgüte, PSAKD, Hacı Bektaş, Hubyar Sultan, Daşdelen derneklerinin de katıldığı anons edildi.
Öldüremeyenler şimdi asimile ediyorlar
Mitingde ilk konuşmayı PSAKD Genel Başkanı Fevzi Gümüş yaptı. Gümüş, Alevilerin asırlar boyunca katledildiğini ve haklarında fermanlar çıkarıldığını söyledi. Asırlar boyunca kuş uçmaz, kervan geçmez dağlarda yaşayıp, Kerbeladan Sivasa kıyımlar yaşadıklarını aktaran Gümüş, Hâlâ buradayız, bir iken bin olduk, bir ölüp, bin dirildik dedi. Alevileri öldüremeyenlerin şimdi asimile etmeye çalıştığını, Alevi köylerine zorla cami yapıldığını, zorunlu din dersleri ile çocuklarına inanmadıkları bir inancın empoze edilmeye çalışıldı ğını, Sünnileştirmeye çalışıldıklarını kaydeden Gümüş, bugün artık toplumu tek tipleştirmeye çalışan Türkçü ve İslamcı çevrelerin Alevilerin sesini duymak zorunda kalacaklarını söyledi. Bu işbirlikçi, karanlık zihniyetin yıkılacağını belirten Gümüş, yerel seçimlerin bunun başlangıcı olacağını söyledi. Başbakan Erdoğanın, Ya sev ya terk et dediğine vurgu yapan Gümüş, Ey Tayyip, ey AKP, ey ırkçı ve gerici güçler şimdi biz size söylüyoruz. Ya bu ülkede farklı inançları, dilleri, kültürleri bir zenginlik olarak görüp seveceksiniz ya da bu ülkeyi siz terk edip, kulu kölesi olduğunuz ABDde Fethullah Gülenin yanına gideceksiniz diye konuştu.
Alevisiyle, Sünnisiyle bu ülkeye sahip çıkıyoruz
Alevi Dernekleri Başkanı Tekin Özdil de bu ülkeyi soygunculara, vurgunculara, tecavüzcülere, katillere, işkencecilere terk etmeyeceklerini söyledi. Karanlık güçlerden korkmuyoruz diyen Özdil, Biz bu ülkeden gitmiyoruz. Alevisiyle, Sünnisiyle bu ülkeye sahip çıkıyoruz di ye konuştu.
Alevi dedesi Veliyettin Ulusoy da yıllardan beri haklarını alamadıklarını belirterek, Bırakın inancımızı kendimiz öğrenelim dedi.
Mitingin son konuşmacısı AFB Genel Başkanı Ali Balkız, Alevilerin Anadolunun kadim halklarından olduğunu, tüm baskılara rağmen yok edilemediklerini belirterek, Bugün bu toprakların gerçeğiyiz dedi. Laik devlet dine yatırım yapmaz, dini örgütlemez diyen Balkız, Diyanet İşleri Başkanlığının tüm yurttaşlardan toplanan vergilerin sadece Hanefi yurttaşlara hizmet ve maaş olarak aktarıldığı bir transfer köprüsü haline geldiğini söyledi.
Başbakanın cemevleri için cümbüşevi benzetmesi yapmasını ayıp diye nitelendiren Balkız, 25 yıldır devlet yetkililerine Alevilerin taleplerini ilettiklerini, sadece haklısınız, sizi seviyoruz yanıtı aldıklarını söyledi. Balkız, 25 yıldır, bu sizi seviyoruz sözünün ne anlama geldiğini bir türlü anlayamadık derken, anladık ki, gerçekten bizi seviyorlar. Bizi, Maraş, Çorum, Sivas, Ma latya, Gazide sevdiler. Öylesine sevdiler ki bizlere katliamı, katillerimize ise zamanaşımını bahşettiler sözleriyle Sivas katliamı sanığı Cafer Erçakmak ve 6 katilin davalarının zamanaşımından düşürülmek istenmesini eleştirdi.
Ali Asker, Erdal Erzincan, Mustafa Özarslan, Ferhat Tunç ve Edip Akbayramın şarkı ve türküleri hep bir ağızdan söylenirken, halaylar çekildi, semahlar dönüldü. PSAKD semah ekibinin çektiği semahlar coşkuyla karşılandı. Miting, Yaşar Kemal, Fazıl Say ve Eşber Yağmurdereliye teşekkür anonslarının ardından sona erdi. (Ankara/EVRENSEL)
Yoğun katılım
Mitinge DTPli milletvekilleri Hasip Kaplan, Şerafettin Halis, Osman Özçelik, Sabahat Tuncer, Sevahir Bayındır, Gültan Kışanak, Aysel Tuğluk, Sırrı Sakık, EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, Genel Başkan yardımcıları Sabri Topçu ve Haydar Kaya, ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras, Tunceli Belediye Başkanı Songül Erol Abdil, Eşber Yağmurdereli, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, KESK Genel Başkanı Sami Evren, Genel Sekreteri Emirali Şimşek, TMMOB Genel Başkanı Mehmet Soğancı, Tüm Alevi örgütleri yöneticileri, DSP ve CHPli milletvekilleri, aydınlar ile çok sayıda emekçi destek verdi.
Doğru söze ne denir!
Devlet Bakanı Prof. Dr. Mustafa Sait Yazıcıoğlu, Alevi Bektaşi Federasyonunun uç fikirlerine itibar etmediklerini söyledi.
AKP Kadirli ilçe kongresine katılmak üzere Osmaniyeye giden Bakan Yazıcıoğlu, burada gazetecilerin sorularını cevapladı. Yazıcıoğlu, Alevi Bektaşi Federasyonunun Diyanet İşleri Başkanlığı ve Alevi köylerindeki camilerin kapatılması, okullarda din dersinin kaldırılması yönündeki talepleri konusundaki bir soruya Bu tür uç fikirlere itibar etmiyoruz dedi.
Diyanet İşleri Başkanlığının bir Cumhuriyet kuruluşu olduğunu ifade eden Bakan Prof. Dr. Yazıcıoğlu, Diyanet İşleri Başkanlığı Atatürkün Cumhuriyete kazandırdığı önemli kurumlardan bir tanesidir. Bugün ülke içerisinde en ücra yerlere kadar temsilcisi olan gerçekten güzide bir kuruluşumuzdur. Bu uç fikirlere itibar etmemiz söz konusu değil diye konuştu.
Diyanet İşleri Başkanlığı Osmanlı devletindeki Şeyhülislamın devamı gibidir diyen Bakan Yazıcıoğlu, Türkiye, imparatorluk birikimlerinin yerine 85 yıllık Cumhuriyet deneyimlerini oturtmuş bir ülkedir dedi.
Miting öncesinde AKP yanlısı gazetelere demeçler veren Cem Vakfı Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan da mitingi düzenleyenlerin Alevilikle ilgisi olmadığını iddia etti. Ankaradaki eyleme katılmayacaklarını açıklayan Doğan Bu mitingin liderliğine soyunanların Avrupadan kaynaklı tipler olduğunu ve Alevilikle ilgilerinin olmadıklarını biliyorum. Ne peygamberi tanırlar, ne Kuranı tanırlar, ne de Muhammedi dedi.
Taleplerine sahip çıktılar
Sami Evren (KESK Genel Başkanı)
Alevilerin ilk defa yüksek sesle itiraz ettikleri gövde gösterisi oldu. Yıllardır yok sayılan Aleviler, kendi taleplerine sahip çıktılar, asimile edilmelerine itiraz ettiler. Zorunlu din derslerine karşı çıktılar; özgürlükçü, eşit, demokratik anayasa talep ettiler.
Demokrasi mücadelesinde biz de varız dediler. Din ve vicdan özgürlüğünü savundular. Bu, farklı kimlik ve kültürleri yok sayan iktidara ciddi bir uyarıdır. Demokrasiden nasibini alan iktidarın tek yapması gereken bu tepkiyi algılamaktır!
Ozan Şah Turna
ŞAHTURNA Kültür Sanat Evi Uluslararası Kadın Sesi Platformu
www.sahturna.com ozan@sahturna.com
DAVAM DİVANA KALMASIN!...
Hey canım koca Pir Sultan
Davam Divana Kalmasın
Boynumda asılı ferman
Davam Divana Kalmasın!
Ektik-biçtik sel götürdü
Başağını yel götürdü
Biz büyüttük el götürdü
Davam Divana Kalmasın
Pir Sultan gülüm solmasın!...
Güzel benim Ana dolum
Coşa gelir obam-elim
Yakanızdan kalkmaz elim
Davam Divana Kalmasın
Şah Turnayı okladılar
Dikenleri kokladılar
Kirlileri akladılar
Davam Divana Kalmasın!
PirSultan gülüm solmasın!
Ektik-biçtik sel götürdü
Başağını yel götürdü
Biz büyüttük el götürdü
Davam Divana Kalmasın
Pir Sultan gülüm solmasın
Söz ve Müzik: Ozan ŞAH TURNA
Düzenleme: Ozan ŞİAR
Vokal ŞAFAK & ŞİRİN Turna Müzik grubu
http://www.youtube.com/watch?v=MuwVgK3EQ4A
ATEŞLERDE DANS ETTİK!
Bir uyandık şafak tandı
Sevdamızda Canan can`dı
Pistimizde alev yandı
Köz ATEŞLERDE dans ettik
Gece karanlığı yardık
Ölümü yaşamla kardık
Bedeni baruta sardık
Alev EŞLERDE dans ettik
Şiar aşkı verdik çarka
Bileğlendik, aktık arka
Biri böldük ona-kırka
Üçler-BEŞLERDE dans ettik!...
Köz ATEŞLERDE dans ettik
ÜÇLER; BEŞLERDE dans ettik!....
Söz ve Müzik: Ozan ŞİAR Can
Yorum: Aşık Şahturna (Ozan Şah Turna)
BİRLİK CEM
Demokratik haklar için ileri
Birlik cem ankarada ışık oldu
Yüzbinler el ele bir hakkın yolu
Birlik cem ankarada ışık buldu
Kulak versin zulm ikdidar sahibi
Görsün asırlardır olan ayıbı
Cumhur gülü başbajan tayyibi
Birlik cem ankarada ışık gördü
Aydını oazanı deyiş söyledi
Sagırı körü gerçeği dinledi
Alevi canı orda bir eyledi
Birlik cem ankarada ışık vurdu
Yıllar baskısı yetti artık cana
Büyük yürüyüş gördü ankara
İkinci sesleniş vardır sırada
Birlik cem ankarada ışıkı verdi
Yöneten deneten olmak adına
Cinsiyet yok ayrı bakmak kadına
Fezalim der gül şerbet kat tadına
Birlik cem ankarada ışık verdi
| |||||||
"Alevi mitingi yapanların Alevilikle bir ilgisi yok" diyen Sayın
İzzettin Doğan'ı kınıyoruz
Gelin canlar birlik olalım diye
Yobazla yola gidilmez erenler
Tarih önünde canlar kıya kıya
Yobazla dara durulmaz erenler
İnsan oğlu ilimde olan ışık
Bizim izzettin bilinmez karışık
Görünen hali belli bakımlı şık
Yobazla ceme varılmaz erenler
Ayrı yol sürenler sağa yanaştı
Gülüm sarım ekranlarda buluştu
Teslim olanlar renklere karıştı
Yobazla niyaz edilmez erenler
Ikrarımız insana can canadır
Ayrılık bilinmez haktan yanadır
Gizli saklı yaşadık bin senedir
Yobazla gerçek sorulmaz erenler
Bu yolda nice dede hoca oldu
Eridiler kala kala hece oldu
Ömür boyu başları eğik durdu
Yobazla candan sarılmaz erenler
Fezali beyhuda dolaşma boşa
Huyu bozuk bela getirir başa
Yürüyen kervanı uğratma taşa
Yobazla yollar bilinmez erenler
İlgili Kişiye
Ele Gelmiş Yolda ,uluyum diyor,
Acep Konuşmaya Dili varmıdır ?
Muhammed Ali'yi Severim Diyor,
Güttüğü İkrarda Doğru Varmıdır ?
İbadet Ederken Canlı İzletir,
Madımak deyince,Bizi pisletir,
Saltanat Kurmuş,Devlet Yönetir,
Muhammed Ali'den Demi varımdır ?
Arapça Elif Be Kitap veriyor,
Bir Olak Deyince ,Hemen Gidiyor,
Bizlere Alevi Değilsin Diyor,
Kızılbaş Halinden Özü Varmıdır ?
Alevi -İslam'mış Saltanat Adı,
Birini Seçmişler Olmuştur Kadı,
Ettiği Zevklerin Bulunmaz Tadı,
Ölmeden Ölmeye Canı varmıdır ?
Mitinge Çağırdık,Ben Gelmem Diyor,
O Koca Diliyle,Hilaf Katıyor,
Görmeyen Gözüyle Ben erdim diyor,
Yaptığı Cemlerde Doğru Varmıdır ?
FUKARA taliptir ,Bu Yoldan Dönmez,
Merak etme bizim Sözümüz Bitmez,
Yediği Lokmanın Hakkını vermez,
O Mahşer Gününde,Yüzü Varmıdır
YETER ARTIK GÖLGE ETMEYİN
Böylesine bir başlık altında nasıl bir yazı yazıla bilirdim ki elbette abartmanın, suçlamanın artık insaf ölçülerini aştığı saldırıya dönüştüğü anda kendimize hakim olamıyoruz olamıyorsunuz Şu anda da aynen bu durumdayım.
Aleviler TR Haber web sayfasını hazırlıyoruz yüzlerce haber arasında özenle seçtiğimiz haberlerden oluşan bir demet haber bizim sanki evladımız. Haberlerin çoğunun konusu elbette bizi destekleyen (Alevileri) kimide yeren haberler. Bu durumdan hiçbir gocunmuşluğumuz yok. Elbette sevenimizde olacak sevmeyenimiz, dostumuz da olacak düşmanımız. Fakat ABF öncülüğünde 9 Kasımda bin bir emek ortaya konmak suretiyle gerçekleştirilen organizasyonu, büyük bir emeği ve başarıyı ayni dünyanın inac önderleri, Alevi Bektaşi Kurumlarının yöneticileri tarafından acımasızca eleştirilmesi provaktive edilmeye ve karalanmaya çalışmasını hazmedemiyorum.
.Bu anlamda bende bu saldırılara bir 9 Kasım Miting ve Yürüyüşü katılımcısı olarak cevap vermek istiyorum. Aslında aşağıda yazacağım her satır bir anlamda gururumu okşuyor bende ordaydım bende onlardanım demek için can atıyorum.
Öte taraftan da bu düzenli ve koordineli saldırı şeklindeki bu eleştiri yağmuruna kesinlikle karşılık verilmesi gerektiği bilinciyle yazıyorum.
Bu nedenle aşağıda birkaç örneğini verdiğim bu ve benzer açıklamalara benimde söyleyecek bir kaç sözüm var.
Ama önce lütfen kusura bakmayın demeden geçemeyeceğim.
OHA ARTIK
-Cem Vakfı Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan ise gerekçelerini şöyle sıraladı: 'Çünkü bu mitingin liderliğine soyunanların Avrupa'dan kaynaklı tipler olduğunu ve Alevilikle ilgisinin olmadıklarını biliyorum. Yani ismi Alevi ama cismen ne Cem evlerine giderler, ne Alevi ritüellerine katılırlar, ne peygamberi tanırlar ne Kuran'ı tanırlar ne de Muhammed'i. demiş
SN. Prof. Dr. İzzettin Doğan; lütfen biraz insaf; insanlar yüz binleri ve Alevi Kimliği ile bir amaç altında buluşturuyor alanları dolduruyor fakat siz Alevi, sözcüğünü kendine söylemekten aciz biri olarak ki Cem Vakfı acılımı (C.E.M. 'Cumhuriyetçi Eğitim ve Kültür Merkezi Vakfı ) şeklinde olup, vakfınızın adı bile sahte.Alevilik den uzak
Aslını gizleyip kendine sözde C.EM. Sıfatında bir manada kılıf bulur mahiyettedir Aslını salkıyan haram zadedir Hocam sizde bilirsiniz ki.
Hoca bunu görmüyor görmek istemiyor Alevilerin meşrutiyeti, temsiliyet hakkından dem vuruyor.
Sayın Hocam. maden dedesin maden Alevilerin önderisin Alevilerin karşısında niye duruyorsun. Sende bu mitinge gelsen ne olurdu.Kim sana gelme dedi ki. Aslında bilmiyorsun ki o mitinge gelsen üç değil beş deyil bir yüz olu binler olur dun Hocam.
Ama gelmedin geleni yermek yapılanı küçümsemek gibi kolay ve hazır olanı seçtin. Aslında senin eleştirmene gerek yoktutu. Zamancılar Vakitçiler Fetullahcılar zaten senin adına yaparlardı hic mi hiç merak etme.
Yok, ben daha iyisini yaparım diyorsan Halep orda ise arşın burada hocam yap da bizde gelelim. Hemde ön yargısız eleştirisiz.Ama olur mu; sen Fettulahla, AKP'le konuşur Alevi meselelerini halledersin.
Sn. Hocam; aslında yaptığın bu güne kadar konuşmalarını ya millet dinlemiyor ya da dedemiz diye ses çıkarmıyor. Din dersi Diyanet Konusunda Cem Evleri konusunda A.İ.H.M. den bile gerisin.
Amacın para. Cem diyip aleviler deyip Diyanetten para almak senin için yeterli. O zaman senin için Alevi malevi diye bir sorun kalmıyor. anlaşılan
CEM TV deki konuşmanızı izledim; Bu konuşma; Aleviler için bir yüz karası. Utanç abidesi ve yalakası U.S ile ABF Alevileri temsil edemezmiş. C.E.M. (Cumhuriyetçi Eğitim ve Kültür Merkezi Vakfı) Vakfı Alevilerin %98 temsil yetkisine haizken bile onlar bunu yapmıyorlarmış ABF nasıl yaparmış. Ne kadar bir büyük lütuf.
Hoca Hoca Alevilerin Adına Alevilerin önünde kim yürüyor kim konuşuyorsa, kim Alevilerin geleceği için elini taşın altına koyuyorsa Alevilerin önderi Alevilerin konuşanı da odur. Gerisi faso fiso.
Anadolu İnanç Önderleri Derneği Başkanı Hıdır Bulut (Hıdır Dede), bazı Alevi Dernekleri'nin bugün Ankara'ya yapacakları yürüyüşle Alevilerin birlik ve beraberliğine darbe vuracaklarını söyledi. Bulut, yürüyüşün Alevi toplumunun sorunlarını çözmeyeceğini ifade ederek, 'Yürüyüşe Alevi Bektaşi Birliği ile Pir Sultan Abdal Dernekleri'ne mensup az sayıda bir topluluk katılıyor. Yürüyüşün amacı Alevilerin sorunlarını çözmek değil, yerel seçimler öncesi bazı kişilerin kendilerini CHP'ye pazarlama yürüyüşüdür' dedi.
Hangi birlik Hıdır Dede hangi birlik sana biat olmayan birlik dışımı. Madem birlik birlik diyorsun sen niye çoğunluğa dâhil olmuyorsun. Bu anlamda aslında birliği bozan sen değimlisin Hıdır Dede.
Yürüyüşe kaç kişi katılmış Hıdır dedem hiç saydın mı? Ayrıca; Utanmadan insanlar hakkında iftira etmek dedeliğine yakışıyor mu? (CHP'ye pazarlama yürüyüşüdür' demen )
Yürü be Dedem seni kim tutar.
-Dünya Ehl-i Beyt Vakfı Genel Başkanı Fermani Altun, mitingi desteklemediklerini söyledi. Mitingi düzenleyenlerin inancı reddettiğini vurgulayan Altun, "İdeolojik akımların yönlendirmesiyle eylem yapıyorlar. İnşallah herhangi bir provokasyon olmaz" dedi.
(Buda provokatör dede) Alanda bir provokasyon olsa Yemene kına almaya mı gidecektin. Her miting provokasyona açıktır yeter ki sen provokatör olma. AKP'lilerle Cem yapan Cem Evi açılışı yapan sensin. Mürşit okulu açmaya kalkan sensin şeriatçılarla yatan kalkan sensin millet bunları bilmez mi. Bilir bence bilir ve bir gün hesap da sorar.
-Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Rıza Salmanpakoğlu da tepki gösterdi.
Salmanpakoğlu, yürüyüşü düzenleyen Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız'ın Alevileri İslam dışı ilan ettiğini söyledi. Salmanpakoğlu, bu grupları "Tek amaçları beni seçimlerde saf dışı bırakmak." şeklinde suçladı. Bu çerçevede gazete çıkarttıklarını ve dernek kurdurduklarını anlatan Salmanpakoğlu, "Onlar açısından heyecanlı, benim açımdan sıradan bir seçim süreci olacak." ifadesini kullandı.
İşte bir fenomen daha, Dünyayı sadece kendi etrafında dönüyor sanıyor. Şöyle bir akıl yürütse olayı anlayacak aslında sayın başkan ama işine gelmiyor. Hacıbektaş seçimlerin de kaç oy aldın kaç oyla seçildin. Alevi mitinginde kaç kişi vardı. O yüzden Sn. Başkan Küçük gelirsin küçük. Bu olay seni aşar.
Ayrıca Aleviler adına kimse senin için kılını kıpırdatmaz senin elin yüzün hürmetine hiçbir şekilde gazetede kurmaz, dergide çıkarmaz. Olsa olsa iki satır yazı yazarlar senin hakkında o kadar. (Oda Hacıbektaş Salmanlardan kurtuldu diye o kadar)
O yüzden var git kendine abartma. Seçimlerde de hodri meydan. Eğer o Hacıbektaş halkı Hacıbektaş halkı ise senin gibi bir Alevi Düşmanını gelecek seçimde siler atar.
Ayrıca Aklın varsa aday dahi olma. Benden söylemesi.
Zafer KÖKVER
Aleviler TR Haber
Genel Yayın Yönetmeni
BASINA KAMUOYUNA ve HALKIMIZA
Ülkemizin başkentinin orta yerinde bir demokrasi cemi eyleyelim dedik.
Anadolu'nun dört bir yanından Kızılırmak gibi coştunuz, geldiniz.
Ayırımcılık istemiyor, haklarımızı istiyoruz dedik.
Sesimize ses, gücümüze güç katıp, yolları aştınız engelleri geçtiniz canlarla buluştunuz.
Zorunlu Din Dersleri ile, Asimilasyon yapıyorlar, dedik.
Çağdaş, bilimsel, demokratik eğitim istiyoruz deyip, geldiniz.
Cem ve kültür evleri ibadet yerlerimizdir dedik.
Cem ve Kültür evlerimiz yasaklanamaz, deyip geldiniz.
Laik devlette devletin dini kurumu olmaz, dedik
Diyanet İşleri Başkanlığı, lağvedilsin deyip, geldiniz.
Kerbela'dan buyana yaşadığımız katliamları
Maraş'ı, Çorum'u, Malatya'yı, Madımak'ı, Gazi'yi unutmayacağız dedik.
"Katliamlar son bulsun, Madımak müze olsun" deyip geldiniz.
Ülkemizi ortaçağ karanlığına götürmek isteyenlere;
Çağdaş demokratik laik bir ülke isteyen aydınlık yüzleri olarak izin vermeyeceğiz diyerek geldiniz
Alevi olmayan üç-beş bin kişi toplanacak, dediler.
Yüzbinler olup, "biz buradayız siz neredesiniz", deyip geldiniz.
Alevilik inanç değildir, bölücülük yapıyorsunuz dediler.
"Asıl bölücüler Alevi gerçeğini inkâr edenlerdir", deyip geldiniz.
Sizi bölüp parçalayarak Hızır paşa sofrasına sunmak isteyenlere;
Pir Sultan'nın inancını, bilincini, direncini göstererek geldiniz.
Aleviler bölük parça, bir araya gelemezler diyenlere
Bir olarak, iri olarak, diri olarak geldiniz.
Bunlar provokatörlerdir, diyenlere
Barışın, kardeşliğin ve demokrasinin türkülerini söyleyerek geldiniz.
9 Kasım'daki, "Ayırımcılığa karşı eşit yurttaşlık hakkı" mitingimize gelerek; Pir Sultan Abdal duruşu, Hacıbektaş Veli hoşgörüsü ve Yunus Emre bilgeliği gösteren tüm yol arkadaşlarımıza, dostlara, canlara TEŞEKKÜRLERİMİZİ sunuyoruz. Saygılarımızla. 12.11.2008
ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU GENEL YÖNETİM KURULU