| ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONUSokullu Mehmet Paşa Caddesi İğde Sokak No: 24 Dikmen Ankara Tel: 0312 480 15 55 Faks: 0312 480 15 75 E-mail : alevifederasyonu@gmail.com web: www.alevifederasyonu.com
|
BASINA VE KAMUOYUNA

AVRUPA KOMİSYONU TÜRKİYE DELEGASYONU, 4 ARALIK 2007 SALI GÜNÜ ALEVİLERLE SON GELİŞMELERİ GÖRÜŞTÜ. ABF GENEL BAŞKANININ DELEGASYONUNA YAPITIĞI KONUŞMANIN ÇERÇEVESİDİR.
Avrupa Parlamentosu İnsan Hakları Dış İlişkiler Alt Komitesi toplantısında Alevi Bektaşi Federasyonunu Genel Başkanlık düzeyinde temsil edildi. Resmi bir davet üzerine gerçekleşen bu toplantıda, ABF adına Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonuna Alevi Sorunları ve Çözümler başlıklı kapsamlı bir brifing verilmiştir.
Helena Flautrenun başkanlığında Ankarada bugün sabah (4 Aralık 2007) yapılan Avrupa Parlamentosu İnsan Hakları Dış İlişkiler Alt Komitesi toplantısına, ABF Genel Başkanı Turan Eser, HBVKTD Genel Başkanı Tekin Özdil, PSAKD Genel Başkanı Kazım Genç ve HBAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez, Cem Vakfı Genel Başkanı İzzetin Doğan, AB delegasyonu adına Diego Mellado, Danışman, Avrupa Parlamentosu İnsan Hakları Dış İlişkiler Alt Komitesi Başkan Yardımcıları, Richard Howitt, Patrick Gaubert, Saarah Ludford, Avrupa Parlamentosu İnsan Hakları Dış İlişkiler Alt Komitesi üyelerinden, Laima Andikienna, Marco Cappato, Jas Gawronski, Ria Ooment Ruljtan ve Antonio Tajani katılmıştır.
Güncel olayları ele almak ve Alevilerin yıllardır süregelen sorunlarının analize tabi tutan ve ardından kapsamlı ve bütünlüklü bir çözüm önerisi sunan ABF, benzer bir yaklaşımı hükümetten de beklediğimizi AB delegasyonuna anlattık. Toplantıda AKPnin Alevi açılımı ve TBMM Plan Bütçe Komisyonuna sunulan dosyamız ve sonrası gelişmeleri dosya halinde delegasyona sunduk. Türkiye Alevilere yönelik ayrımcılık uygulamalarını ve dışlanma pratikleri ile AKP hükümeti dahil, tüm siyasi hükümetlerin yıllardır Alevi kimliği üzerindeki asimilasyoncu, inkarcı ve ihmalci yaklaşımlarını örneklerle paylaştık. AKPnin sorun çözme yöntemlerindeki yanlış adımlarının diyalog kültüründen uzak yaklaşımlarını çözümü ve diyalogun önünü tıkadığına dikkat çektik. Alevilerin mevcut sorunlarını ve taleplerini bütünlüklü bir reform paketi ile ele alınmasının zorunluluğunu, AB Delegasyonu üyeleri paylaşıp, çözümün ise demokrasi, laiklik, temel insan hakları, özgürlükler ve hukukun evrensel ilkeleri referans alarak çözülmesi gerektiği görüşünü paylaştık.
Avrupalı Hans Anlıyor Diyalog kuruyor, Osman Anlamıyor Dayatıyor,
ABF olarak, AKPnin Sünni Merkezli çözüm dayatmasını, Alevi kurumlarının dışlayan ve beş yıldır Alevilere randevu vermeyen tutumu ile uzlaşma ve diyalog kültürünün değil, ancak Ben AKPyim, yaptım oldu ve bitti mesajı verilmek istenmektedir. Bu yaklaşım sorun çözme yönündeki adımları engeller. Ancak Alevisiz Alevi sorunu çözmek gibi, Aleviler yerine, AKPye faydası olan bir yaklaşım desteklenmiş olur.
Siyasi ve demokrasi prensipleri ile hiçbir ilişkisi olmayan kucaklaşma ile çözüm yolları bulunamaz ve açılımlar sunulamaz. Çözümün yolu önce Alevileri ve onların kurumlarını tanımaktan geçer. AKP bugüne kadar sürdürdüğü tutumu ile Alevi kurumlarını tanımamıştır. Muhatap kabul etmemiştir. Sırtını Alevileri dönmüş ve hükümet adına bugüne kadar bir resmi açıklama yapmayan başbakan, ne zaman diyalog için yüzünü Alevilere döneceği merak konusudur. Nabız tutma amaçlı ve aracılarla medya üzerinden iletişim kurmak sorun çözme iradesi taşıyan bir diyalog kültürü değildir. Kamuoyuna Alevilerin kurumları için, ellerinden oyuncaklarını aldık diyen, bir AKP söylemi diyalog dili ve samimiyet göstergesi olmaktan da uzaktır. AKP hükümeti son beş yılda üç hükümet kurmuştur. Bu üç hükümetin programında Alevi sorunun çözümü yer almamıştır. Fakat son beş yılda ABF olarak AB parlamentosu ya da dış işler komisyonu gibi kurumlarla 7 kez resmi düzeyde görüşme yapılmıştır. Avrupalı Hans ve Helga biz Alevileri anlamasına rağmen, Türkiyede Ömer ve Osmanlar bizi halen anlamamıştır.
Taraflar Bellidir! AKP Hükümeti ABF ile Doğrudan Masaya Oturmalıdır.
ABF olarak, AKP hükümeti ile iftarda değil, sorunlarımızın çözümüne katkı sunacak olan demokratik ve hukuksal zeminlerde buluşmak istiyoruz. Bunun kural ve kurumları ise bellidir. Bunun için AKP hükümeti yenisini kurmaktan vazgeçip, mevcut olan ve yıllardır bu ülkede demokratik çerçevede mücadele veren Alevi kurumlarını tanımalıdır. Alevilerin Alevi Açılımını dinlemelidir. Bunun için oturup bir müzakere çerçevesi belirlenmelidir. Taraflar bellidir. Eğer AKP hükümeti Alevi sorununu çözmekte samimi ise, samimiyetinin test edilmesine imkan sunmalıdır. Uzlaşma arıyorsa, beş yıldır randevu vermekten kaçındığı, Alevileri hemen görüşme ve müzakere için davet etmelidir.İlişkilerinde şeffaf, demokratik, kapsayıcı, samimi olmalı ve çözüm için ABF ve diğer Alevi kurumları ile doğrudan masaya oturmalıdır. AKP güdümlü bir Alevi oluşumu bu süreci baltalar ve gerilim yaratır. Tabii ki her şeyden önce, AKP hükümeti Alevi Açılımı konusunda resmi olarak bir görüş sunmak zorundadır. Ortada süren tartışma konusunda AKPnin kafası karışıktır. AKP adına konuşan her bir milletvekili ve bakan farklı bir görüş belirtiyor. Hem de çözüm önerdikleri konular ve sorunlar hakkında taban taban zıt ve lakasız demeçler veriyorlar. Yani AKP hükümetinde bir samimiyet krizi var.
· Alevilere Dede ve Zakirlik İçin Kadro Verme Açılımı, Anti Laik Devleti Güçlendirmektir. Aleviler olarak, her çeşit inanç sahibi yurttaştan toplanan vergilerin sadece egemen inanç kesimine aktarılmasına karşı çıkıyoruz. Fakat bu karşı çıkışımızın, alternatifi olarak, hiçbir zaman "Dedelerimize ve zakirlerimize kadro verilsin" talebini ifade etmedik. Çünkü biz devletin kamusal hizmetlerinde din dışı kalmasını ve Sünnilik gibi Aleviliğin, dolaysı ile dedelerimizin devletleşmesini laiklik ve demokrasinin derinleşmesi için hiç talep etmedik. ABF olarak devletten ve siyasi hükümetlerden böyle bir talebimiz olmadı ve olmayacaktır.
· Sorunun çözümü teolojik değil, hukuksaldır. ABF açısından dananın kuyruğunun koptuğu yer, inançsal kimlik üzerinden sürdürülen tanım ve teolojik tartışmalar değil, aksine Alevilerin eşitlik haklarından yararlanmasına fırsat verilip verilmeyeceğidir. Aleviler kendi inançsal dünyalarına, değerlerine ilişkin teolojik, tarihsel ve sosyolojik açıdan kendi tartışmalarını, kendi inanç önderleri ile yapar. Bu görev AKP hükümetine ait bir tartışma değildir. Hele hele laik olduğunu iddia eden bir devlet adına bunu sürdürmek hiçte doğru bir yaklaşım değildir. Alevi sorunlarının ve taleplerinin çözümü Türkiyede demokratik açılım ihtiyacı olan ve özgürlük alanlarını genişletmesine hizmet sunacak olan hukuksal değişimden geçiyor. Yani hukuksal çözüm arayan bir sorunu,çözümsüzlük zeminine çekmek ve Aleviliği Sünnileştirmek için, tartışma bilinçli ve kasıtlı olarak teolojik zemine çekiliyor. AKP tarafından bilinçli olarak hazırlanan bu tuzağa hiçbir Alevi düşmeyecektir. Çünkü Aleviler asırlardır gasp edilmiş haklarını, hukuksal ve temel haklar açısından güvence altına almak istiyor.
Biz Nasıl Bir Çözüm İstiyoruz?
Aslında bu sorunun cevabını ABF olarak yıllardır anlattık. Hükümet dahil herkes Alevilerin ne istediğini biliyor. Aleviler önce devletin din dışı kalmasını talep ediyor. Laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletinin, demokrasinin ve laikliğin evrensel ilkelerine uygun bir şekilde kurumsallaşmasını ve Sünni-Hanefi mezhebinin egemenlik konumuna son verecek bir hukuksal zemin yaratılmasını talep ediyoruz.
1. Aleviler tüm haklardan eşit şekilde yararlanmak istiyorlar. Bu nedenle yasalar ve uygulamasında fiili eşitlik yaratılmalıdır.
2. Aleviler demokratik, özgürlükçü, laik ve sosyal devletin evrensel hukuk değerlerin eksininde yapılanmasını talep ediyor. Bu nedenle gerçek anlamda laik, sosyal ve özgürlükçü olmayan bu devlet yapılanmasını reforma ihtiyacı olduğunu vurguluyor. Reformların demokrasi ve laiklik yönünde gerçekleşmesini savunuyor.
3. Aleviler devletin, dinsel ve dilsel açıdan uyguladığı ayrımcı politikadan arındırılmasını, herkesin farklılıkları ile eşit koşullarda bir arada kardeşçe yaşamasını savunur. Bu nedenle Sünni devlet yapılanmasından derhal kurtulmak gerekir.
4. Devlet yurttaşları ile eşit koşullarda ve eşit zeminde buluşması gerekir. Yurttaşlık sorumluluklarını ve görevlerini yerine getiren herkesin, devlet imkanlarından eşit yararlanması gerekir. Sünni İslamın lehine yatırımların olmasının kabul edilemez. Devletin asli görevi Cami temeli atmak değil, hastane ve okul temeli atmaktır. Devlet ruhban sınıfı değil, çağdaş bireyler yetiştirmek zorundadır. Bu mevcut sözde laiklikle asla olmaz.
Alevilere Özel Bir İmtiyaz İstemiyoruz.
Biz Aleviler olarak ne ayrıcalık, ne de özel bir imtiyaz istiyoruz. Bütün inançlara her alanda eşitlik istiyoruz. Haklı taleplerimize kulak verilmediği sürece, taleplerimizi Avrupa Birliği başta olmak üzere bütün uluslararası platformlara taşımaya devam edeceğiz. Demokratik kurallar içerisinde hak arama yollarının tümünü kullanacağız.
Son 5 yıldır tek başına iktidar olan AKP Hükümetleri Alevileri görmezden gelmiştir. Mevcut sorunlarımızı çözmüyorlar, hem de sorunlarımızı uluslararası platformlara taşımamızdan rahatsız oluyorlar. Bu konuda hep şunu söyledik: Alevilerin sorunlarının çözüm önerilerinin Avrupaya bırakılması ne Alevilerin ne de Avrupanın ayıbıdır. Bu ayıp, bugüne kadar ülkemizi yöneten hükümetlerin ve şu anki mevcut AKP hükümetinin ayıbıdır.Avrupada demokrat, Türkiyede asimilasyoncu, inkarcı ve anti demokrat olan AKP hükümeti bu ayıbından bir an önce kurtulmalı ve Alevilerin haklı taleplerine kulak vermelidir. Güdümlü ve uydu Alevi kurumları yaratılarak sorun çözme çabası, dipsiz kuyudan su çekmeye benzer. Zaman kaybedecek durumda değiliz. İlk adım gecikmeden hemen atılmalıdır.
Farklı fakat eşit ilkesi benimsenmelidir.
Toplumda yaşayan herkesinin farklı ancak eşit olduğu ilkesel olarak kabul edilmelidir. Kendini farklı ifade eden herkese saygı duyulmalı ve eşit vatandaş olarak herkes kadar hakka sahip olduğu kabul edilmelidir.
"Ayrımcılık" yasalarda tanınmalı ve cezalandırılmalıdır
Uluslar arası hukuk alanında geçerli olan ayrımcılıkla ilgili tüm yasalar, yasalarımızda yer almalıdır. Bu uluslar arası metinlerin iç hukuk haline gelmesi ve ceza yasalarındaki yaptırımlarla donatılması, ayrımcılığın önlenmesinin yolunu açacaktır. Bu nedenle Alevlerin sorunu ve talepleri kapsamlı ve bütünlüklü bir paket olarak ele alınıp çözüme kavuşturulmalıdır. Bu nedenle;
Bu taleplerimizin karşılanması ve sorunlarımızın çözüme kavuşması için, tüm Alevi-Kurumlarının ortak paydalar ve çıkarlarımız etrafında bir araya gelerek, AKP hükümeti karşısında güçlü bir baskıyı oluşturmak gerekiyor. 04.11.2007
Saygılarımızla
ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU
Turan Eser, Genel Başkan