CHP Kuran Kursları açacakmış
CHP Türbandan sonra Kuran Kursu ile Erbakanın da önüne geçti,AKP de köşeye sıkıştı ve meydan Baykalın CHP sine kaldı. Artık kuran kursu da açar,camilerde yaptırır,açılmış olan cemevleri de yasalara aykırı diye kapatabilir de.
Bir dönem CHP Genel Başkan adayı olan ve şimdi de Kocaeli Belediye Başkanı adayı olan eski Belediye Başkanı sayın Sefa Sirmen, her mahallede Kuran Kursu açacağını söyledi.
Bu söylem hem Sirmene hem de partisine yakışır bir söylem oldu.
Kocaeli Belediye Başkan adayı, Sefa Sirmen Kuran Kursu ihtiyaçlarını karşılamak Belediye olarak bizim görevimizdir dedi.
Müslüman Kardeşlerimizin ibadetlerini yaptıkları camilere verdiğimiz hizmet ve destekle birlikte Cemevi de yaptık. Gelirsek yine cemevi de yapacağız.(kaç tane cemevi yaptıysa).
Türban açılımından sonra Kuran Kursları da yapılacaktır çünkü Kuran Kurslarına ihtiyaç vardır.
Sanki gerçekten Kuran Kurslarına ihtiyaç varmış gibi yeni bir açılımla ülkede, özellikle CHP ye oy veren Demokratlar ve Aleviler de beklenmedik bir ders almış oldular.
Sefa Sirmene,dolayısıyla CHP ye yurdun dört bir yanından ve yurtdışından oldukça büyük tepkiler gelirken CHP Genel Başkanı ortaya çıkarak Sefa Sirmene destek verdi.
Yerinde bir karar olduğunu, Müslümanların kuranı çok iyi öğrenmesi gerektiğini söylüyor.(sadece Müslümanların değil,ülkede yaşayan herkesin öğrenmesi şart).
Diyanet İşleri Başkanlığının ve cemaatlerin yaptıkları kuran kurslarını az bulan CHP kolları sıvadı ve Kocaeli ilinden başlayarak yurdun en ücra köşelerine kadar her yere Kuran Kursları açacaklar.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Kılıçdaroğluda İsmail Ağa cemaatini ziyaret ederek oy isteyecekmiş.
Sanıyorum buna en büyük destek CHP içerisinde düğme ilikleyerek,kapı önlerinde bekleyerek koltuk sahibi olan Aleviler destek vereceklerdir.
Başkalarının yanında Baykal ve CHP hakkında ne kadar eleştiri getirirseniz getirin haklısınız diyenler olacaktır ama koltuk sahibi Alevilerin yanında bu konuyu tartışmaya açsanız sanki kendilerine küfür edilmiş gibi tepki göstereceklerdir.
Bu tip insanlar olduğu sürece Aleviler,diğer inanç kurumları ve azınlıklar ezilmeye devam edileceklerdir.
Sayın Baykal,Alevi Kurmaylarını yanına çağırarak durum değerlendirmesi yapmalı ve derhal talimat vermeli!
Hiçbir Alevi ve Alevi kurum yöneticilerini konuşturmayın ve bir şekilde susturun demelidir.
Resmi ve Gayri resmi açılmış Kuran Kursları yetmiyormuş gibi mahalle halkının isteği doğrultusunda Kuran Kursları açmaya devam edeceklermiş.
Bunu söyleyen bir zamanlar CHP Genel Başkanlığına soyunan biridir.
O dönemler Genel Başkanlığa seçilebilmiş olsaydı sayın Sirmen sanırım bu güne kadar CHP li belediyeler aracılığıyla çoktan bu işi çözerdi ve sadece Müslümanlar değil,Alevilerde 71,5 milyon Türkiye halkı çoktan kuran okumayı da ibadetin tamamını da öğrenmiş olacaktı.
Bu CHP ne yapmak istiyor anlayabilmiş değilim.
Bir zamanlar arka bahçesi saydığı alevi örgütlerini ve askeri saydığı Alevileri sürekli aşağılayarak,onları yok sayarak ve birkaç kuruş parayla sözde Madımak otelini satın almaya kakışan CHP,tamamen alevleri yok etme oyunuyla oynuyor.
Alevilerin,Alevi (ABF ve bileşenlerinin) örgütlerinin taleplerini görmemezlikten gelen ve hatta onların taleplerini yok etmeye çalışan bu zihniyet, yüzbinlerin Sıhıye meydanındaki haykırışlarını hiç duymamış.
ABF ve Bileşenleri
Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılsın diyor, CHP tüzük değişikliği ile bunu iyice pekiştirecek ilaveler yapıyor.
Madımak oteli Müze olsun deniyor, Devleti ve devleti yönetenleri bu konuda zorlayacaklarına göstermelik bir girişimde bulunarak oteli satın almaya çalışıyorlar.
Umarım Madımak otelini satın alın bundan bir rant hesabını peşinen de yaparlar.
Bir şeyleri herkesin çok iyi bilmesi gerekir.
Partilerinin tüzüklerini inceleseler,yasaları inceleseler,Laikliği ve siyasi partilerin ne olduklarını görmek için bir iki yasayı inceleseler nasıl olur acaba.
Örneğin ; 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı kuruluş ve görevleri hakkında yasa
Madde. 1 İslam Dininin inançları,ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek,din konusunda toplumu aydınlatmak ve İbadet yerlerini yönetmek üzere; Başbakanlığa bağlı Diyanet İşleri Başkanlığı kurulmuştur.
2820 Sayılı siyasi partiler yasası, Madde. 89. Siyasi partiler,Laiklik ilkesi doğrultusunda,bütün siyasi görüş ve düşüncelerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek,özel kanunda gösterilen görevleri yerine getirmek durumunda olan Diyanet İşleri Başkanlığının,genel idare içinde yer almasına ilişkin Anayasanın 136 maddesi hükmüne aykırı amaç gütmez.
667 Sayılı tekke ve zaviyelerle türbelerin seddine ve türbedarlar ile bir takım ünvanların men ve ilgasına dair yasa.Madde : 1. Türkiye Cumhuriyeti dahilinde gerek Vakıf suretiyle,gerek mülk olarak şeyhının tahtı tasarrufunda gerek suveri aharla tesis edilmiş bulunan bilumum Tekke ve zaviyeler sahiplerinin diğer şekilde hakkı temellük ve tasarrufları baki kalmak üzere kamilen seddedilmiştir.
Bunlardan usulu mevzuası dairesinde filhal CAMİ veya MESCİD olarak istimal edilenler ipka edilir.
Alelumum tarikatlerle şeyhlik,dervişlik,müritlik, dedelik,seyitlik, çelebilik,babalık, emirlik, nakiplik, halifelik,falcılık, büyücülük, üfürükçülük ve gayıptan haber vermek ve murada kavuşmak maksadıyla nüshacılık gibi unvan ve sıfatların istimali ile bu unvan ve sıfatlara ait hizmet ifa ve kisve iktisadi memnundur.
Yukarıdaki yasalar hala yürürlüktedir.
Burada Alevilik ve Aleviler yok sayılmaktadır. Alevilerin ibadeti olan Cem, Dedeler tarafından yürütülür ama bu yasa Dedelikle Üfürükçülüğü bir gören zihniyetin ürünü olsa gerek.
Bu yasayı okuyan zevat Alevilerin yüzüne bakarken neler düşünüyorlar acaba.
Abbas Tan / 4.2.2009
---------------------------------------------------------------------------------------------------------
CHP ÇARŞAFA VE KURAN KURSUNA AÇILDI, AMA ALEVİLERE, KÜRTLERE, BİRDE SOLA AÇILAMADI
Turan Eser
Seçimlerin, topluma sunduğu önemli fırsatlardan birisi de, hem siyasi partilerin ve hem de seçilmek için aday olan siyasetçilerin gerçek yüzünü ortaya sermesidir. Seçim süreçleri, siyasi partilerin ve siyasilerin politik olarak öncelliklerini, hedeflerini, istismar alanlarını, ülkenin ve toplumun gerçek sorun ve ihtiyaçlarını tanıyıp, tanımadıklarını anlayabilmemiz için önemli veriler sunmaktadır. Kısacası niyetlerinin siyaset mi, yoksa şaklabanlık mı olduğunu gösterir.
2009 Yerel seçimler öncesi CHPnin ve CHP adaylarının ve aday adaylarının gerçek duruşlarına tanık olduğumuz son veriler tartışmaya değerdir. Ülkenin onca can alıcı temel sorunu orta yere serilmiş sahipsiz dururken, CHPnin bu gerçek sorunlar üzerinden kendi politikalarını ve projelerini sunmak yerine, hangi siyasi manevralar yaparsam daha çok oy alabilirim yaklaşımı üzerinden, seçim strateji oluşturmaktadır.
2009 CHPsi, siyasal alandaki sıkışmışlığını ve tıkanıklığını solun evrensel değer ve ilklerinden beslenerek aşmak yerine, anti laik odak olarak tanımladığı AKPnin argümanlarına sarılıyor. İşte bu nedenle 2009 yılın Baykallı CHPsi, tekrardan Kuran kurslarını açmak, devlet okullarında din derslerini zorunlu okutmak, Köy Enstitülerini kapatıp İmam Okulları açarak, laik Türkiyenin yaratılması projesinden vazgeçen 1947nin CHPsiye buluşuyor. Böylece kendisini laiklikten ve sosyal demokrasiden yana olduğunu iddia eden, CHPnin 1947 yılında yaptığı kurultayda komünizm tehdidine karşı, soysal ve siyasal çözülmeye karşı, İslam ahlakının öne çıkarılması ve Diyanet İşleri Başkanlığının güçlendirilmesi ve din derslerinin tekrar okul müfredatlarına alınması yönündeki görüşleri ve kararları sonucu, Diyanet İşleri Başkanlığı 1961 yılından itibaren Sünni İslam ahlakı üzerinde tek tip milli ahlak ve mili kültür inşa etmek amacıyla, demokratik olmayan bu yolla, topluma bir tür resmi ve ideolojik ahlak üniforması giydirmeyi güçlendirmiş ve kuran kursların yolunu açmıştı.
Bu nedenle Çarşaf açılımının ardından, sözde laik odak CHP, Kuran Kursu açılımını devreye sokuyor. CHP adaylarını ve Belediye Meclis Üyelerini belirlerken bu kriterlere dikkat ediyor ve eski siyasal İslamcıları, tarikat mensupları ve es MHPlileri tercih ediyor. Devletin dini değil, dinin devleti kontrol altına aldığı bir dönemde, sözde muhalefet CHP iktidar ortağı gibi çalışıyor. Solun ve sosyal demokrasinin evrensel ilkelerini ayaklar altına alıyor.
Baykal CHPsinin, karşıtı olduğu gerici siyasal argümanların esiri haline gelmesini, salt toplumdaki dindarlaşma ve muhafazakarlaşmanın oylarını toplamak ve seçim popülizmi olarak değerlendirmek eksik kalır. Bu yaklaşım düpe düz CHPnin sağcılaşması ve muhafazakarlaşmasıdır. Yani 1947nin CHP ruhuyla buluşmasıdır. O ruh Köy Enstitülerini kapatıp, İmam Hatip ve İlahiyat fakültesi açan anti laik siyasi ruhtur.
Solun ve sosyal demokratların siyasal alanda ve yerel yönetimlerdeki asli görevleri, yurttaşın bu dünyadaki sorunlarına çözüm bulmaktır. Siyaset insanı eşit ve mutlu kılmak için yapılır. Türkiyede işsizlik oranı % 16ları aşmışken, günde 1 dolar ile geçinenlerin sayısı 6 milyonun üzerindeyken, 25 milyon insan açlık sınırındayken, çeteler hukuk tanımaz kurallarla toplumsal barışı yok ederken, kent koşullarında yaşam bir işkence haline dönüşmüşken, CHPnın çarşaf ve Kuran kursu açılımı tam anlamıyla rezil bir siyaset tarzıdır.
TÜRKİYEDE KURAN KURSU SORUNU VE İHTİYACI YOKTUR. ALEVİLERİN EŞİT HAKLAR SORUN VARDIR.
Türkiyede Kuran kursu sorunu yoktur. Çünkü 8000ni aşkın kuran kursu devletin imkanlarıyla ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından sürdürülmektedir. Türkiyede ihtiyacın ötesinde devlet adına islami örgütlenme ve hizmet vardır. Türk Diyanet Vakfı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Yüksek Öğretim ve İlahiyat Fakültesi, İmam Hatip Okulları, Özel Okullar, Camiler ve Kur'an kurslarıdır. Devletin doğrudan desteklediği bu kamusal hizmetlere ek olarak, Milli Görüş Örgütlenmesi, Nurcuların, Süleymancıların, Radikal İslamcıların ve diğer İslami grupların denetiminde olan yaklaşık 167 islami yayın, 25 bin cami yaptırma derneği, 2561 dernek-STK, 320 Vakıf, 2000 üzerinde Pansiyon ve kurs, 578 dershane ve okul, ayrıca binlerce şirket mevcutken, CHPnin her mahalleye Kuran Kursu açma projesi, tam anlamıyla, Türkiyenin bilimsel, aydınlanma, çağdaşlık ve akıl rehberliğinde gelişmesinin önünde engel olmaktır.
CHP kendisini TBMMe taşıyan Alevi ve Kürt seçmenine ihanet etmektedir. CHP, halen % 85 oranında kendisine oy veren ve yine CHP tarafında yok sayılan Alevilerin eşit haklar talebi gibi acil bir sorunu vardır. CHP yıllardır Alevi seçmeni kullanmıştır. Tüm bu yaşananlardan, sonra halen birçok Alevi dernek yöneticisinin CHPde adaylık yarışı içinde olması ya da Alevilerin CHPye halen oy vermesini anlamak oldukça zor bir durum. Aleviler CHP konusunda tarihsel olarak bir hesaplaşmaya girişmelidir. Çünkü Aleviler siyasete insanın merkezinden bakarken, CHP Kuran merkezli siyasete teslim olmuştur. Alevi sorununda çözüm için açılım değil, susturmak üzerine Diyaneti ve din dersleriniçözüm gösteren CHP artık laiklikten yanda değildir. Kürt sorununda çözüm için açılım değil, kapatma öneren CHPnin solculuğu bitmiştir.
TÜRKİYE YENİ SOL PARTİ LAZIM
Türkiyenin önemli ve yaşanan sorunları vardır. Sosyal, ekonomik, demokratikleşme, AB süreci, düşünce özgürlüğü, işsizlik, yoksulluk ve kültürel kimlik hakları gibi çözüm bekleyen, toplumsal sorunları, ertelenemez. Mart 2009 Yerel seçimlerinde, CHP ve AKP işbirliğiyle resmi statükonun güçlenerek çıkması sağlanacaktır. Seçim öncesi ve sırasında, laik, milliyetçi ve İslamcı siyasi eksenler toplumsal hafızayı ve akılı geri plana atan ve dinci, milliyetçi ve vatanseverlik duygularını kabartacak bir seçim stratejini benimsemiş durumdadır. Son dönemlerde gündelik hayatımızı abluka altına almış, linç girişimleri ve İslamcılık-Dindarlık söylemiyle, siyasetteki siyasal İslamcı zemine kayış CHPyi etkisi altına almıştır. CHP 2009 yerel seçimlerinde dinsel hamaset üzerine kurulu, tehlikeli bir yönelimi tercih etmiştir. CHP bir siyasi eksen krizi yaratmakla kalmıyor, siyaseti de kirletiyorlar. Ama CHPn,n bu İslamcı açılımları her halükarda siyasal İslamcı AKPnin temsil ettiği siyasi eksene hizmet ettiği bir gerçektir.
Yani toplumun gündeminde olan ve her bireyin gündelik hayatını zehir eden sorunları unutturmak, pembe renklere bir Türkiye tarif etmek için, ulusalcı, dinci ve milliyetçi duygular kabartılmaya çalışılıyor. Makro siyasi söylemlerle ile kabartılan bu dindarlık duyguları siyaset üzerinde etkili olmaya başlıyor.
Sol duyulu herkesin Baykallı CHPyi yalnızlaştırmak için, siyasete soldan, demokrasiden, eşitlikte, barıştan, emekten ve çağdaşlık penceresinden bakması ve Türkiyeye acil olarak YENİ SOL PARTİ ihtiyacını dillendirmesi gerekir.
Özetle, siyaset kültürünün ve ilkelerin kirlenmişliğine karşı, yeni bir siyaset kültürü yaratmak için, Aleviler diğer demokrasi güçleriyle birlikte ortak değerler etrafında bir araya gelmelidir. Alevi hareketinin siyasete müdahale etmesi için önemli nedenleri vardır.
Yani siyasetin dinbaz ve düzenbazlarına karşı, solun evrensel değer ve ilkeleriyle beslenmiş ortak akıl ve insanı merkezde tutmalıyız. Eğer biz Aleviler geçmişte olduğu gibi, CHPnin yedek gücü ve arka bahçesi olarak görülmek ve kullanılmak istemiyorsak, siyasete aktif müdahale ve yön vermek için sorumluluk üstlenmeliyiz ve özgüvenimizi kaybetmemeliyiz.
ÇARŞAFA DEĞİL, İNSANA AÇILAN YENİ SOL PARTİ İÇİN DÜŞÜNMEYE
VUR DAVULA
11.o2.o9
Vur davula patlasın davul baykal
Kuran kursu çarşafa yakında dur
İhtiyaç yokken şeye hizmeti sal
Kuran kursu çarşafa yakında dur
Laiklik bir tarafa salla dursun
Bilinen oki sen şeriata yarsın
Buyruğu eksiksiz yapan kulsun
Kuran kursu çarşafa yakında dur
Atatürk cumhuriyet bıktın elbet
Sünnü islam dışı şeyler sana dert
Senden evvel hazır bekliyor kurt
Kuran kursu çarşafa yakında dur
Köprüden bakan suda bir şey görür
Gördüğü gölge o ağzında durur
Alayım der ama onuda verir
Kuran kursu çarşafa yakında dur
Kıraldan kıralcı olmak istersin
Sanmaki sen o bilinmez bir sırsın
Doğruya ters duruşlu yaşar zorsun
Kuran kursu çarşafa yakında dur
Desene baykaldullah sağa canım
Kızma öyle gizlenme sıkma canın
İnsana değil kıpleye dön yönün
Kuran kursu çarşafa yakında dur
Hazmetmek zor geldi insana deger
Ümütler bağladık boşaymış meger
Yolun düşerse bizim köye eger
Kuran kursu çarşafa yakında dur
Meydanlar doldu yalan halkcı ile
Halk ne yapsın bu firensiz dile
Fezalim der baykal sen güle güle
Kuran kursu çarşafa yakında dur
CHPnin Türban Kuran açılımına teşekkürler..
Feramuz Acar / Danimarka 9/2/09
Aleviler olarak, Türkiye Alevi Bektaşi Federasyonumuzun CHPnin türban ve son Kuran kursu açılımına tepkisini ve Alevilerin 29 Mart seçimleriyle birlikte artık kendilerine yeni bir yol çizmesi gerektiği tespitini destekliyoruz..
CHPnin Türkiyede olmayan bir laiklikten söz edip, din istismarlığı yapıyorlar diye önce diğer partilere saldırması, sonra bugüne kadar savunduğu ilkeler den sapıp, seçim arifesinde, türbanlara rozet takıp, her mahalleye köye kursan kursu açılımı yapması, din istismarlığının, daniskasıdır..
Sayın Baykalın bu açılımları din istismarlığı olarak anlayanlara yönelik, Hangi sapık zihniyet böyle anlar? Böyle anlayanı tedavi etmek lazım. açıklaması, Baykalın ve CHPnin içine düştüğü çıkmazı gösteriyor..
Sayın Deniz Baykal ve CHP ye sormak gerekir. Her mahalleye açacağınız kuran kursları,, dolumu olacak, boş mu ?. Türkçe mi, olacak Arapça mı ?, şeriatçı güçler bilsinler ki ona göre, desene orada da yaşadık desinler.. Alevilerin, aydın demokratların, gayrı Müslimlerin, CHP üyelerinin onca tepkisine rağmen, CHP son kurultayında, Zorunlu din derslerini parti programından çıkarılmadı.. AKP yi tek başına iktidara, Türkiyeyi şeriatın eşiğine getiren, Askeri cuntanın 1982 anayasasına koyduğu zorunlu din dersidir.. Bunu görmeyen Deniz Baykal ve CHP öyle çaresiz hastalanmış olacak ki, tedavi değil, şeriatın kılıcı ile beyin ameliyatı edilmek için, başını türban ve kurana bağlayıp, İrticai faaliyetlerin odağı olarak ameliyat masasına kendi yatmış durumda.. Allah rahmet eylesin dilemek gerekir, artık...
CHP kurulduğu günden bu yana din istismarlığını bırakmamıştır.. CHP Alevilere laik Cumhuriyet sözü verilmiş, ardından önce Alevi dergahları kapatılmıştır.. Diyanet kurumu oluşturarak, inançlara müdahale edip, Sünni İslam anlayışını devlet dini olarak, halka zorla dayatmıştır. Alevilerden de alınan, zorunlu vergiler ile laiklik adı altında şeriat güçlerini bugüne kadar beslenmiştir.. CHP iktidarı altında, 1937-38 Dersimde, Cumhuriyet tarihinin en büyük Alevi katliamı yapılmıştır.. Maraş, Çorum, Sivas katliamları da CHP ve onun iktidar ortaklığı dönemlerinde olmuştur.. CHP bu iki başlı kepçesini Alevilerin aşuresinden hiç geri çekmemiştir..
Aleviler olarak birinci talebimiz, devlet inançlardan elini çeksin, zorunlu din dersleri kaldırılsın, Diyanet kurumu kapatılsın, herkes kendi inancını kendi finansa etsin.. İnançlar konusunda, laik demokratik yasalar konulsun, denetlensin, uymayanı ve din istismarlığı yapanı mahkemeler kapatsın..
CHP ne zaman oy kaybı korkusu ile can çekişip, laiklikten ödün verip, Dine sarılmışsa, en çok oy kaybını o zaman yaşamıştır.. Mart 1950 de, kritik seçimler öncesi, CHP dinci kesimin oylarını almak umuduyla, tekke ve türbelerin kapatılmasına dair kanun yürürlükten kaldırmış, kuran ve ezanın yeniden Arapça okunmasına vs. kendisi yeşil ışık yakmıştır. Aslı dururken sahtesine (CHP ye) pirim vermeyen hortlatılan dini oylar DPyi iktidara taşımıştır..
Geçmişiyle hesaplaşıp, kendini bir türlü yenilemeyen CHPnin bu gün de içine düştüğü durum aynıdır... Dünyada ve Türkiyede halkın % 80i işçi, emekçi, köylü,, küçük esnaf ve ücretli memurdur.. CHP bu % 80 EMEKÇİ halkın oyunu almak, onların İNSANCA birlikte MUTLU yaşaması için proje, politikalar üretmemiş.. AKP ve SP gibi dinci, MHP gibi milliyetçi partiler varken,, onlar gibi din, milliyet istismarlığı ile gayıptan oy toplamaya yellenmiştir. Sonuçta CHP ve Bay-kal damdaki tavuk için, eldeki serçe (keklikten) olup havada kalmıştır.. Bay bay, Bay-kal.. Aleviler öyle bir sağa, bir sola, bir laik, bir türban estiren şeriat (hava yel-ehli) değildir,, havada bulut, artık Alevilerin oyunu UNUT.. Sonuç olarak, CHPnin Türban ve Kurana el açmasına teşekkür ederiz.. En azında CHPnin altı oklu demir pençesine düşen, Aleviler fazla yara almadan uçup kurtulur...
Feramuz Acar / Danimarka 9/2/09

ÇARŞAF GETİR GİYEYİM, BAYKAL'A GÖRÜNEYİM
Çarşaf getir giyeyim
Baykal'a görüneyim
Şu medyanın önünde
CHP'ye gireyim
Yerel seçimler yakın
Herkese rozet takın
Sade çarşaflı yetmez
Peçeliye de bakın
Fatihte çarşaflılar
Ne kadar cafcaflılar
Partiye gelirlerse
Çok meşhur olacaklar
Çarşafa bürünürsün
Partide görünürsün
Altı oklu rozetle
Ne "laik" görünürsün
Tencere dibin kara
Seninki benden kara
Rozet taktığım hatun
Çarşaf giymiş kapkara
Rozet getir takayım
Seni partime katayım
Oyunu ver sen bana
AKP'yi yıkayım
Yatakta beyaz çarşaf
Partide kara çarşaf
Önder Sav konuştukça
Gafları çarşaf çarşaf
Çarşaf getir giysinler
Partimize girsinler
İltifatlar ettikçe
Oylarını versinler
Kongrede çarşaf liste
İste Baykalım iste
Seçimde oy vermeyen
Mutlaka kara liste
Çarşaf giyme tanırlar
CHP'li sanırlar
Zaten sende talih yok
Rozeti de takarlar
Karpuz getir yiyeyim
Sana neler diyeyim
Oyunu ver sen bana
Halkçı mısın bileyim
Çiçekler sulanıyor
Kamer Genç kıllanıyor
Konuştukça Bay Başkan
Çarşafa dolanıyor
Partinin altı oku
Çarşafı sıkı doku
Baykal rozet taktıkça
CHP yiyor b

YENİ CHP MARŞI
Atam beni yetiştirdi
Kuran kursuna yolladı
Yeşil sancağı teslim etti
Allaha ısmarladı
Boş durma alış dedi
Hizmet eyle İslama
Şeriat sana helal olmaz
Saldırmazsan insana
Yastığımız mezar taşı
Yorganımız türban olsun
Biz CHP den döner isek
Adımız sapık olsun
Ne şereftir dönmek bize
Başbuğumuz Baykal için.
Yanar yüreği OY aşkıyla
Dai-ma için için
Sapık mıyım?Can Dündar / Milliyet
CHP, mahalle evlerinde Kuran kursu açacak. Murat Yetkin, Bu din istismarıdır diyenler çıkabileceğini söylüyor. Baykalın yanıtı şu:
Hangi sapık zihniyet böyle anlar? Böyle anlayanı tedavi etmek lazım.
Ben, o sapık zihniyet sahiplerindenim.
Nedenini anlatayım; sonra tedaviye başlarız.
* * *
CHP bunca yıl muhalefetini laiklik üzerine kurarak AKPnin değirmenine su taşıdı.
Şimdi tam ters yöne kürek çekerek yine AKPye yarayacak bir iş yapıyor ve Sizden fazla dindarım yarışına giriyor.
Millet aslı varken niye sahtesine oy versin?
* * *
Aynı hatayı 60 yıl önce de yapmışlardı.
1950 seçimi öncesi muhalefetteki Demokrat Parti, dini kullanarak oy topluyordu.
CHPnin tutucuları, o güne dek din taciri sayılmamak için Allaha ısmarladık derken bile düşünen İsmet Paşayı ikna ettiler. Gerekçeleri, bugünkü CHP yönetimiyle aynıydı:
Bizi dinsizlikle suçluyorlar. Din işlerini bırakamayız.
Parti, kurucusunun çizgisinden böyle saptı.
Atatürkün CHP programı, gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla bir tutulmamalıdır dediği son Meclis konuşması, unutturulmak üzere arşive kaldırıldı.
Medeni Bilgiler kitabında Türk milleti, yıllarca bir kelimesinin manasını bilmediği halde Kuran ezberlemekten beyni sulanmış hafızlara döndü diye yazmıştı; o bölümü sansürlediler.
Sonra da din temeli üstünde seçim yatırımına başladılar.
Köy Enstitülerine eğitmen yetiştiren Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü, komünist yuvası eleştirisi üzerine kapatıldı.
Yerine İlahiyat Fakültesi açıldı.
Hacca gideceklere döviz verilmesi kararlaştırıldı.
Hükümet programında çocuklara din eğitimi sözü verildi. İlk ve ortaokullara din dersi kondu.
İmam hatip kursları açıldı.
Peki, seçim arifesindeki bu ani din atağı ne sonuç verdi?
Büyük yıkım:
CHPnin 69 milletvekiline karşı DP 408le geldi.
* * *
Denenmiş ucuz seçim taktikleri bunlar...
Türbanlıları üniversiteye sokmayanların seçime 50 gün kala çarşaflılara rozet takıp mahallelere Kuran kursu açması, bana yıllar yılı Nevruzu yasaklayan valilerin bir sabah aniden Kürtlere bayram lazımsa onu da biz yaparız kurnazlığıyla zılgıtlar eşliğinde ateşten atlamasını anımsatıyor.
Bu kadar ilkesiz, programsız, hazırlıksız açılım muvazaası en fazla bir bahar sürer.
O arada da CHP evdeki bulgurdan, yani laik seçmeninden de olur.
* * *
Elbette inananlara sırtını dönen bir laiklik anlayışını savunmuyorum.
Dini doğru öğretme kaygısını da anlıyorum. Ama mevcut 8 bin Kuran kursuna bir de CHPnin açtıklarının eklenmesinin, bu işe yarayacağını sanmıyorum.
Din alanındaki kangrenleşmiş sorun, Ben de gireyim diyerek değil, Herkes çekilsin diyerek çözülür.
Çözüm için de dindarlığınızı kanıtlamanız gerekmez; demokrat olmanız yeter.
İnanç özgürlüğüne titizlenen bir denetim ve şeffaflık...
Dinin siyasallaşmasına izin vermeyen kararlılık...
Bu formül, çözümü kolaylaştırır.
Kaldı ki seçmen, acil derdinin din değil geçim, kurs değil iş, ibadet değil adalet olduğunu kaç kez söyledi.
Hal buyken, yoksulluğa odaklanmak yerine dine abanmak sadece yanlış değil, aynı zamanda reddi mirastır.
Evet, şimdi tedavimi alayım.
Can Dündar
can.dundar@e-kolay.net
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
MİLLİYET - 7 Şubat 2009
Bir CHP'linin DilidirOzan Zemheri
Ey sevgili vatandaşlar
Koşun koşun CHPye
İman bizim ile başlar
Hadi koşun CHPye
Bunca yıldır yanlış yaptık
Demek başka yola saptık
Tövbe ettik, Hakka taptık
Hadi gelin CHPye
İşte çarşaf, işte Kuran
Amacımız Büyük Turan
Hedefini iyi vuran
Gelin bizim CHPye
Çarşaf giyer, kurs açarız
Kuran okur, gül saçarız
Bugün buna çok naçarız
Hadi gelin CHPye
Düşünmeyiz varı/yoku
Halk yaşadı büyük şoku
Çarşafladık altıoku
Hadi koşun CHPye
Ne sosyalist, ne solcuyuz
Sözün özü, futbolcuyuz
Allah için biz yolcuyuz
Hadi gelin CHPye
Her düşünce partimizde
Sofu olduk hepimiz de
Türban/sarık tepemizde
Hadi gelin CHPye
Ne laiklik, ne de ilke
Elde tespih çeke çeke
Yürüyoruz Atatürke
Hadi koşun CHPye
Zemheri der bu bir oyun
Karışıktır kurtla koyun
Gözü kör olsun şu oyun
Neler yaptı CHPye
ozanzemheri@gmail.com
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
KAYNAK : Alevihaberajansi.com - 10 Şubat 2009