Kazım Balabana, Kazım Engin’den yanıt...
Aşk-ı niyazlarımı sunarak merhaba diyorum...
Öncelikle Kazım Balaban ile bir kez daha tartışmak zorunda kalacağım için üzgünüm. Bir sure kendisini izleyerek görüşlerini iyice anlamaya ve açıkçası kendisini kazanılacak bir dost , bir hak yolu cani olarak görmek istedim.
Ama maalesef bu Canìn tutumu hiç te Hak Muhammed Ali yoluna yakışmıyor, Bu durumu size detaylı olarak izah etmek ve bu Canìn mümkünse Hacı Bektaş `ta bu yıl yapılacak , Serçeşmenin Post-nişini Veliyetttin Ulusoy Dede`nin yöneteceği ,Tarihi ,"O Büyük Ayin-i Cem`de" özünü Darà çekmesini istirham edeceğim. Ya da Kendisinin dediği gibi Oraya gelerek bir çok saygısızca ithamlarda bulunduğu, Huseyin Gazi Metin Dede`yi Darà çekmesi de kendi takdiridir artık..!
Öncelikle sunu söylemek istiyorum. Sayın Kazım Balaban , siz kendinizde hangi yetkiyi görerek Serçeşme Post-nişini sayın Veliyetttin Ulusoy Dede `nin yöneteceği bu "Tarihi Cem ì) töhmet altında bırakıyorsunuz? Türkiye Cumhuriyeti tarihinde "benim bildiğime göre diyeyim de yanlış anlaşılmasın" ilk defa Bir Hacı Bektaş Veli Dergahı Postnişini Cem yönetiyor, sakin aklınızdan bunu çıkarmayın olur mu?
Bu önemli bir riski omuzlarına almaktır ayni zamanda , her babayiğidin de harcı değildir! Her dedeyim diyenin de harcı değildir unutmayın !`Aleviler ne dedeler gördü Mendereslerin ve 12 eylül paşalarının ardı sıra giden... İktidara biat etmeyen , dik duran ve Alevilerin hak hukuk mücadelesinde yer alan bu postnişinimize saygısızlık affedilir gibi değildir ! Derhal özür dilemeli ve sözlerinizi geri almalısınız !
İkinci olarak siyaset ile ilgili çelişkili sözlerinize geleceğim.Siz bu tepkilerinizi acaba Sayın Ali Haydar Vezir oğlu`nun kurduğu , sonra da tek taraflı fesh ettiği BARIŞ PARTİSİ girişimi nedeniyle yazmış olsaydınız , sizi ayakta alkışlardım. Ama maalesef Alevi Partisi gibi tehlikeli ve doğru olmayan bir girişimi ağzına dahi almayan dürüst ve doğru siyaset yapmak isteyen insanlara karşı yine tehlikeli bir söylemde bulunuyorsunuz! Sizi uzun suredir yazılarınızdan tanıyan biri olarak artık bu tip yöntemlerden uzak durmanızı öneririm. Bu ne Yaman çelişkidir , lütfen kendinizi bir gözden geçirin , lütfen...
" Elbette Aleviler de siyasete girmeli ve siyaset yapmalıdırlar. Bu ülkeye vatandaşlık bağları ile bağlı olan, bu devlete vergi ve asker veren Alevilerin siyasetin dışında düşünülmesi kadar abes bir şey düşünülemez."
diyorsunuz ne kadar da doğru hal bu ki iste Mustafa Özcivan `da tam bunu söylüyor! Neden anlamakta güçlük çekiyorsunuz ki?
Ama bu sözleriniz beni ürküttü doğrusu... Hayret Ortadoğu’nun sükunetinin bozulması ve çatışma alanına girmesi ne zamandan beri Alevilerin Hak istekleri ile ilişkilendiriliyor? Hele Hele Hizbullah gibi gerici-yobaz ve şeriatçı bir parti ile "Alevilerin siyasete müdahale etme kararını" özdeşleştiren, aynılaştıran bir duruma sizi düşüren nedir? Yoksa bir hezeyan mi?, Yıllardır mücadele edip de karşısında başarı şansını kazanamadığınız ve liderleşen TURGUT ÖKER faktörü mu? Lütfen artık sizde kendinizi sorgulayın ...
Bir de su saygısız tutumunuzu terk etmenizi rica edeceğim. Gecen Yıl Hacı Bektaş Veli törenlerinde Türkiye Alevi Bektaşi Federasyonu adına organizasyon komitesinde görev yaptım. Avrupa Alevi Konfederasyonu`nun da katilimi ile "görevli olduğum için kendim saydım" 5000 e yakın kalabalık bir kitle var idi. Bu kitleyi üç beş kişi diye yazmak yakışık alıyor mu? Siz oradakiydiniz ? saydınız mı? Ben saydım ve siz açıkça en hafif deyimle doğruyu söylemiyorsunuz!
Bu kitleye "oraya giderek birilerini yuhalamak ve ortalığı karıştırmak " gibi bir itham da bulunuyorsunuz... Evet oraya gelen beş bine yakın kişi ve alanda bulunan halk "derin devletin ve Susurluğun bas sorumlusu olduğu her fırsatta dile getirilen, meclis tutanaklarına ve soruşturma komisyonlarına da yansımış olan MEHMET AĞAR`i yuhaladılar, siz bundan hoşnut musunuz, rahatsız mi oldunuz lütfen açıkça yazınız! Atılan sloganı hatırlatayım "Mehmet AĞAR Hacıbektaş`tan defol"...
Bir Belediye başkanı düşünün ki; Türkiye Alevi-Bektaşi Federasyonu başkanına ve Avrupa Alevi konfederasyonu başkanı`na ne randevu veriyor ne de protokolde yer veriyor! Siz bu durumdan rahatsız oldunuz mu, Olmadınız mı? lütfen yani veriniz...
''Can gözüm var görüyorum'' diye kendine
esrarengiz bir batini insan süsü veren, söylemlerinde ''Biz insana
taparız'' diye saçmalayan, bütün bunların yanında kendine bir de Dede
dedirten birisi de katılacakmış. Adı Hüseyin Gazi Metin. Kendisi ve pek çok
kişi nezrinde bu kişi sıraladığımız söylemlere rağmen halen Dede olarak
görülüyor."
diyerek Huseyin Gazi Metin Dede`yi itham ediyorsunuz!.Bu yazılar noktasına dokunulmadan size ait ! Huseyin Gazi Metin Dede`nin ocağını sorgulama hakkini size kim veriyor? Gerçi bu güne kadar göklere çıkardıktan sonra nedense simdi Hacı Bektaş Veli postnişini Veliyettin Dedeyi bile sorgulayan arkadaşlarınızı da okuduktan sonra sizin açınızdan da galiba şaşmamak gerekiyor !
Huseyin Gazi Metin Dede; kendisi çok yakından tanıdığım ve feyiz aldığım bir halk bilgesi dededir.Kendisini tanıyıp tanımadığınızı bilmiyorum ama sadece su kadarını şöyleyim ki Asrin Pir Sultani diye kabul edilen Asık Mhzuni Serif ìn cenaze törenini yapan , hemen ardından Adana`dan bu törene katılmak için gelen 30 canimizin trafik kazası sonucu Hakkà yürümesi sonucu On’ların da cenaze törenini yapan, ardından Avrupa`da sizinde çok yakından bilmeniz gereken Kasım Yesilgül’ün Cenazesini kaldıran ve en son olarak da ABFnin kurucu genel başkanı sayın Ali Doğan’ın Hakka yürümesi sonucu O`nun da cenaze törenini yapan insandır. Yürüttüğü tüm bu cenaze törenlerinde Alevi edep erkanına ve yoluna uygun arı ve duru bir Türkçe ile yaptığı dua ve gülbanklarla Alevilerin Sünnilere özenmesine dur demekte önemli ve tarihi bir görev yaptığına inandığım, ayrıca birlikte cem `ve Panel yapmaktan onur duyduğum ve "USTAM" dediğim, dirençli ve PIR SULTAN gibi yiğit bir yüreği olan dedemize dil uzatmanızı da açıkça ve esefle kınıyorum. Açın da Fikret Otyam’ı okuyun... Fikret Usta "ölürsem Camiye götürmeyin, Huseyin Gazi metin dede diye biri var O`nu bulun eğer sağ ise , Beni O yıkasın diyor." Bu sözleri söylemek için Alevi soydan gelmek yetmez, Alevi - Bektaşi yolunu sürmek de gerekir değil mi?
Sayın Balaban ... Bazıları tarihi okurlar , bazıları da yazarlar... Unutmayın ki "çırağı olmaktan onur duyduğum" Mahzeni Şerif gibi aşıklar ve Hüseyin Gazi Metin gibi Dedeler tarih yazarlar...
Ben de bunları tarihe bir not olarak kaydetmek ve gelecek kuşaklara aktarmak için yazıyorum. Yoksa sizi ikna etmek için değil..! Bu böyle biline...
Makalat’ta "iktidar namlunun ucundadır" gibi söylemler yoktur, merak etmeyin . Ama en azından Su vardır! NAZARI SAHÌ ERENLER BİZLERİ BEKTAŞ ETTİ,
NAMIMIZ ASK-I ALİ BÖYLE KIZILBAŞ ETTİ...
Bu gün ancak Huseyin Gazi metin Gibi dedeler ve Velliyettin Ulusoy gibi POST NISIN`ler bu sözü söyleyebiliyor da , Alevilerin , Aleviliğin onurunu ayaklar altına alanlara karşı yüreğimize birazcık da olsa su serpiyorlar. Yoksa H,Gazi Metin dede`nin "Ben Divriği Maden ocağındanım" adli unlu sözünü ben de biliyorum ve yanımda söyledi. Siz kendiniz tanık oldunuz mu acaba hangi soruya karşılık ve hangi şartlarda söylendiğine ...? Bazı kendini bilmezlere karsı , dedelik kurumuna saygısı olmayan veya sadece soydan gelip te yolu süremeyen , ama H. Gazi Metin Dede`nin birikimini kıskanıp bu soruyu soranlara kinaye yapmıştır Dedem, bu can da acizane canlı tanığıdır... Yalancının ve inkarcının Hak Muhammed Ali Yakasına yapışsın!
Evet sayın Balaban ... Ancak "Can gözü acık olanlar görebilir , diğerleri bakar da göremez !"
Bakmak ile görmek arasındaki bariz fark da iste buradadır! Birisi "objektif bir durum, diğeri ise ; iradi bir eylemdir" Bu açıklama da size pek fazla felsefi veya solcu gelebilir, ama neylersiniz ki ben de acizane Mürşidim Baba Mansur ocağından şehit, HÜSEYİN CEVAHİR`den öğrenmiştim , kusuruma bakmayın artık...! ayrıca H. Gazi Metin "küçümseyerek söylediğiniz gibi, pek çok kişi değil", Avrupa Alevi Konfederasyonu ve Türkiye Alevi-Bektaşi Federasyonu`nun dedesidir. Alevi yolu ve erkanının temeli İnsan-I Kamil ve Kebesi de Mursid-I Kamil`dir. Size önerim Biraz evvel çok anlattığınız Hunkarı’ın Makalat’ının bu bölümünü bir kez daha okumanızdır...
söylediğiniz ve ağzınızdan çıkan her söz not edilir ve bir gün dara çekildiğinizde size de sorulur unutmayın!
NE MUTLU PIR SULTANÀ LAYIK DEDELERE VE POSTNİŞİN`LERE
NE MUTLU BİAT ETMEYENLERE...
NE MUTLU ALEVİLİĞİ-KIZILBAŞLIĞI BİR ŞEREF MADALYASI GİBİ BOYNUNDA TAŞIYANLARA
NE MUTLU ALEVİLİĞİN ASİMİLASYONUNUN ÖNÜNDE CANI İLE YIKILMAZ BİR DUVAR GİBİ DURANLARA...
NE MUTLU HÜSEYİN GAZI METİN OLANLARA
NE MUTLU SERÇEŞMENİN POST HAKKINI VEREN VELIYETTIN ULUSOY DEDEMİZE...
SOYUNA KURBAN-OCAĞINA KURBAN-YOLUNA KURBAN...
YA HAKK, YA MUHAMMED, YA ALI...YOLUMUZU YOLSUZA-UĞURSUZA-PİRsize DÜŞÜRME...
GERÇEĞE HU...
KAZIM ENGİN.
(kureyşan ocağı evlatlarından) 14.07.2006