HAK DEYİŞLERİ

 

 

 

http://www.youtube.com/watch?v=Y4stcPnfZfQ

 

Kainatın Aynasiyim

 

Kainatın Aynasiyim
Madem ki ben bir insanım
Hakkın varlık deryasıyım
Madem ki ben bir insanım

İnsan hakta hak insanda
Arıyorsan bak insanda
Hiç eksiklik yok insanda
Madem ki ben bir insanım

İlim bende kelam bende
Nice nice alem bende
Yazar levhi kalem bende
Madem ki ben bir insanım

Bunca temmenni dilekler
Vız gelir çarkı felekler
Bana eğilsin melekler
Madem ki ben bir insanım

Tevrat`ı yazabilirim
İncil`i dizebilirim
Kuran`ı sezebilirim
Madem ki ben bir insanım

Enel Hak`ım ismim ile
Hakka erdim cismim ile
Benziyorum resmim ile
Madem ki ben bir insanım

Daimi`yim harap benim
Ayaklarda turap benim
Aşıklara şarap benim
Madem ki ben bir insanım
 

 

Gerçeğe Hu

 

Büyük patlamadan çıktım yoluma

Haydan geliyorum Hu ya giderim

Kadim dünya bakma benim halime

Haydan geliyorum Hu ya giderim

 

Ateş oldum galekside kavruldum

Kütle kütle kainata savruldum

Devriye de devir devir çevrildim

Haydan geliyorum Hu ya giderim

 

Erkeğin teninde  büründüm gene

Dişinin rahminde boyandım kana

Zamanı gelince dönüştüm cana

Haydan geliyorum Hu ya giderim

 

Bu devri alemde oldum bilinmez

Aradım kitabı sırrı bulunmaz

Kamil olan insan yoldan ayrılmaz

Haydan geliyorum Hu ya giderim

 

Şafak Altun gerçeklere hu diyem

Benim aslım ateş toprak su diyem

Aslın inkar edeneler yu diyem

Haydan geliyorum Hu ya giderim

 

Ozan Şafak Altun

Hamburg, 21.12.2009

 

Bir ah olsam hükmeylesem cihana

Bir ah olsam hükmeylesem cihana
Kilise mescidi yıkar giderdim
Okullar yapardım bütün insana
Cehaleti kökten söker giderdim

Fabrikalar kurar idim her yerde
İkiliği kovar idim bu serde
Ayrı gözle bakmaz idim bir ferde
Cihana bir gözle bakar giderdim

Gerçek insanları bilirdim Allah
Ondan gayrısına tapmazdım billah
Ne Kabe kalırdı ne de Beytullah
Yerine bir arpa eker giderdim

İnsanlıktan başka olmazdı cennet
Yok olurdu İsa Musa Muhammet
Kalkardı dünyada mezhep tarikat
Dinlerin bağını çözer giderdim

Bir olurdu zengin fakir her zaman
Çaresiz dertlere olurdum derman
Ne gavur kalırdı ne de müslüman
Tümünü bir yola çeker giderdim

Gece gündüz çalışırdım millete
Bir faydalı kul olurdum elbette
Bir ırmak olurdum güneşten öte
Yeni fezalara akar giderdim

O günü görseydim yüzüm gülerdi
Dünyada insanlar bayram ederdi
Ne bir silah ne bir atom kalırdı
Bir ulu deryaya döker giderdim

İbreti der varlığımız bitmezdi
İnsanoğlu yanlış yola gitmezdi
Ayrı gayrı devlet icap etmezdi
Dünyaya bir bayrak diker giderdim

 

BEN İNSANDIM

Yoktu hiçbir farkım

Diğer kullarından tanrının

Dokuz ay on gün

Ana rahminde kalan

Doğan,büyüyen,konuşan

Yemek yiyen bir candım.

Iyiye,güzele,doğruya

Tüm ezilenlere dost

Kötüye,çirkine,zalime,zulme,baskıya

Düşmandım.

Ben İNSANDIM

 

Yirmilerdeydim

Henüz ömrüne doymamış

Gençecik bir fidandım

Canımı aldılar ecelsiz

Pırıl pırıl bir mayıs günü

Saplandı yağlı kurşunlar bedenime

Tepeden tırnağa alkanlar içinde

Uzandım

Vebalım,sevdalım toprağıma

Ben İNSANDIM

 

Akan kanımla kadeh tokuşturdu

Zalimler ordusu

Bilmedilerki ben

Her söylenen türküde

Yakılan her ağıtta

Şaha kalkan halkımın gür sesinde

Baştan başa isyandım.

Ne beş meteliğe satılmaya Hazır

Ne hain,nede yediği insan eti

İçtiği kan olan sultandım

Ben İNSANDIM 

 

Zulüm ve işkence dert kahır

Unutulur

Ben unutulmam

Ben dilden dile dolaşan

Bir destandım

Ben pencelerini ve iğrenç dişlerini etime geçiren

Zalimlerin ağzında kandım

Ben toplu imhalar,ben idam,ben sürgündüm

Ben İNSANDIM 

 

Tarihtim ben

Ezilenlerin hor görülenlerin tarihi

Geçtim zulüm cemberinden

Taşıdım başımda kizil başlığımı yılmadan

Nice imparatorlar,sultanlar

Cümle iblisler yoketmek istediler beni

Saldım horasandan gelip köklerimi

Anadolunun bağrına

Bügüne dek direndim

Ben İNSANDIM

 

Spartaküsle beraberdim

Roma arenalarında

Nesimiyle birlikte yüzülen

Pir Sultanla dar-ağacında

Can verendim

Muaviye oğlunun

elinde kesik bir baş

Bedrettin müritlerinin

Yalın kılıcında

Ak libasında

İnsanlığın ilk umuduydum

Ben İNSANDIM 

 

Yurt sevgisi kasasında dolar

Yüzünde igrenç maske olanlar için

Vatan hainiydim

Maraşta süngülenen dogmamış bebek

Çorumda kurşunlanan halk

Kirvelerim,hısımlarım

Otuz yedi can yoldaşımla

Ateşte semaha durup

Hakka yürüyendim

Benzerlerimdi beni

Yoketmek isteyenler

Ama ben ama

Ben İNSANDIM

 

Ben daragacında üç fıdan

Ser verip sır vermeyen yigit

Hain pusuda kırık gözlügü

Keşkin kalemi kalan

Bagladım canımı zülfün teline

Diyen yaralı ceylandım

Ben İNSANDIM

 

Bitmeyen kavgada

Kutsal özlemi ugruna alkanlara boyanıp

Gelecek aydınlık özgür günleri müjdeleyen

Kurtuluşun bereketli topragında

Filizlenen bir fidandım

Ben İNSANDIM

Ben İNSANDIM

Ben İNSANDIM

 

 

Bu Alemi Gören Sensin

Bu alemi gören sensin
Yok gözünde perde senin
Haksıza yol veren sensin
Yok mu suçun bunda senin?

Kainatı sen yarattın
Her şeyi yoktan mi var ettin
Beni çıplak dışarı-attın
Cömertliğin nerde senin?

Evli misin ergen misin?
Eşin yoktur bir sen misin?
Çarkı sema nur sen misin?
Bu balkıyan nur da senin

Kilise'de despot keşiş
İsa Allahın oğlu demiş
Meryem Ana neyinmiş
Bu işin var bir de senin

Kimde korktun da gizlendin
Çok arandın, çok izlendin
Göster yüzünü çok nazlandın
Yüzün mahrem ferde senin

Bin bir ismin bir cismin var
Oğlun, kızın ne hısmın var?
Her bir irenkte resmin var
Nere baksam orda sensin

Türlü türlü dillerin var
Ne acayip hallerin var
Ne karanlık yolların var
Sırat köprün nerde senin?

 

Ademi sürdün bakmadın
Cennete de bırakmadın
Şeytanı niçin yakmadın?
Cehennemin var da senin?

 

Veysel neden aklın ermez
Uzun kısa dilin durmaz
Eller tutmaz gözler görmez
Bu acayip sır da senin...

 

 

Tarikat kutbundan tecrit olmayan
Yediği haramdır yese ne fayda.
Makbul dergah diyetine girmeyen
İlahi öz şahım dese ne fayda.

İsmimisen bak hayrına düşmeyen
Dört kapıdan kırk makama geçmeyen
İşleğini Yetmişüçe seçmeyen
Güruh-u Nacviyim dese ne fayda

Köhneyi Nuh gemisine binmeyen
Nar-I padan abu hakka ermeyen
Kubbeyi alemde yunup kanmayan
İsmine evladım dese ne fayda

Cebrail havada nice yıl döndü
Çok vakit Allahı gayipten bildi
Görünce bir kubbe üstüne kondu
Sen sensin ben benim dese ne fayda.

Adem kubbe idi kubbe O idi
Cihan ne derya idi ne de su idi
Evel ahir gene dünya bu idi
Ahmak buna özün yorsa ne fayda.

Fedelli tecelli noktayı haya noktayı baya
Gah hece okudur gah verir zaya
Özü çürük kiriş taksan bir yaya
Eremez menzile kursa ne fayda.

 

SANA NE

Adem’i balçıktan yoğurdun yaptın

Yapıp da neylersin bundan sana ne

Yarattın insanı saldın cihana

Salıp da neylersin bundan sana ne

 

Bakkal mısın teraziyi neylersin

İşin gücün yoktur gönül eğlersin

Kulun günahını tartıp neylersin

Geçiver suçundan bundan sana ne

 

Katran kazanını döküver gitsin

Mümin olan kullar didara ersin

Yılana ermeyle tamuyu yutsun

Söndür şu ateşi bundan sana ne

 

Sefil düştüm bu alemde naçarım

Kıldan köprü yaratmışsın geçerim

Şol köprüden geçemezsem uçarım

Geçir kullarını bundan sana ne

 

Kaygusuz’um aydur cennet yarattın

Nice kullarını ceh’neme attın

Nicesin ateş-i aşk ile yaktın

Yakıp da nelersin bundan sana ne

 

Kul Hasan, Halk Ozanı 

Hasan Gören' den deyişler  

www.hayribalta.cjb.net

 

 

SENDEN KORKMUYORLAR ALLAH’IM

Bu depremi Allah yaptı diyorlar

Söze hile katıyorlar Allah’ım

Şerefsizler senden utanmıyorlar

Seni suçlu tutuyorlar Allah’ım

 

Kaçak yapılara ruhsat verdiler

Nice milyarlarca rüşvet verdiler

Deprem yapan Tanrı suçlu dediler

Suçu sana atıyorlar Allah’ım

 

Yıkılmamış sağlam yapılan bina

Suçlu şeytan suçun atıyor sana

Ruhsat veren halkı boyadı kana

Halkı soyup yutuyorlar Allah’ım

 

Deprem kuşağında Marmara Bolu

Yıkıntıların altı ceset dolu

Belli     oldu, göründü asıl suçlu

Suçluyu affediyorlar Allah’ım

 

Arsa mafyasına al sat demişler

Halkı uyut kandır aldat demişler

Vurgunu paylaşmış birlik yemişler

Para pula tapıyorlar Allah’ım

 

Binaları çürük yapıp sattılar

Suçu Allah’a atıp çıktılar

Yüz binlerce ölü şişip koktular

Kanal kazıp örtüyorlar Allah’ım

 

Kul Hasan halk derdi sinemde yara

Diyorlar ki halkın kaderi kara

Asalağın dini imanı para

Senden asla korkmuyorlar Allah’ım

 

 

ALLAHSIZ ADAM MIYIM?
Allah’a yok demem haşa
Ben Allahsız adam mıyım
Kayıpta aramam boşa
Ben Allahsız adam mıyım

Adem bahardır, Adem yaz
Adem kıble, Adem hicaz
Melek bana kıyar niyaz
Ben Allahsız adam mıyım

Gözümdeki gören Hak’tır
Kalbimdeki duran Hak’tır
Nefes alıp veren Hak’tır
Ben Allahsız adam mıyım

Kul Hasan Allah’a bende
Hak, şah damarımda kanda
Canımın içinde canda
Ben Allahsız adam mıyım

 

 

GÖRÜYORUM
İnsan-ı kâmilde gerçekçi kulda
Ben Allah’ın varlığını görüyorum
Çiçekte, çimende, bülbülde, gülde
Ben Allah’ın varlığını görüyorum

Her ne yana baksam Allah var başta
Bismillah yazılı göz ile kaşta
Geceleri ayda, gündüz güneşte
Ben Allah’ın varlığını görüyorum

Her yüzde Allah’ın nuru var parlar
Allah’ı ademde göremez körler
Meleklere Adem’e secdegah derler
Ben Allah’ın varlığını görüyorum

Aziz yurttaş tefekkür et düşün bak
Allahsız döner mi bu çark-ı felek
Allah kayıp ise kayıp demek yok
Ben Allah’ın varlığını görüyorum

Kul Hasan’ım Allah insanda inan
Böyle buyuruyor dört kitap Kuran
Secde eylemedi Ademe şeytan
Ben Allah’ın varlığını görüyorum

 

 

Gördüm De Geldim
İlme Hizmet Edip, Uykudan Kalktım

Sarık Seccadeyi Elden Bıraktım
Vaizin Her Gün Ki Vaazından Bıktım
Ramazanı Sele Verdim De Geldim

Karnım Acıktıkça Kederim Arttı
Hele Hac Kaygısı Ayrı Bir Dertti
Paralılar Hemen Hac'oldu Gitti
Şeytanı Taşlarken Gördüm De Geldim

Dört Kitabı Koyup Torbaya Astım
Cennet Hurisinden İlgimi Kestim
Muskacı Hocaya Sanmayın Sustum
Ağzının Payını Verdim De Geldim

Aklım Ermez Ahret Eğlencesine.
Saygım Var İnsanın Düşüncesine
Hayal Cennetinin Has Bahçesine
Yobaz Sürüsünü Sürdüm De Geldim

İbreti Emelim İnsana Hizmet
Eşim Bana Huri, Evim De Cennet
Hacıya, Hocaya Kalmadı Minnet
İbriği, Tespihi Kırdım Da Geldim

 

 

Gönülden Bağlıyız Cananımıza
Hakk'ı Pek Yakından Gördük İnandık
İlk Başta Danıştık Vicdanımıza
Gerçekler Yoluna Girdik Uyandık
Hakikat Denildi Erkanımıza

Naci Güruhuna Bendeyiz Bende
Hakk'ı İspat Edip Kamil İnsanda
Şeytanı Tanıyıp Düşmeyen Fende
Odur Layık Olan İhsanımıza

Gerçek İrfanıdır Bizim Gıdamız
Meleklerin Secdegahı Ademiz
Ancak Özün Bilen Duyar Sedamız
Cahil Ermez Sırrı İrfanımıza

İyi İnceledik Biz O Kuran'ı
Bir Canlı Kitapta Okuduk Onu
Arif Ol Da Evvel Kendini Tanı
Yoksa Aklın Ermez Lisanımıza

İbreti, Razıyım Lütufa Kahra
Asla Değer Vermem Cahile Köre
Elim Göğe Açıp Eğilmem Yere
Gönülden Bağlıyız Cananımıza

 

 

BİR ŞAH OLSAM

Bir şah olsam hükmeylesem cihana
Kilise mescidi yıkar giderdim
Okullar yapardım bütün insanlığa
Cehaleti kökten söker giderdim

Fabrikalar kurardım her yerde
İkiliği kovar idim bu serde
Ayrı gözle bakmaz idim bir ferde
Cihana bir gözle bakar giderdim

Gerçek insanları bilirdim Allah
Ondan gayrısına tapmazdım billah
Ne gavur kalırdı ne de Müslüman
Yerine bir arpa eker giderdim

İnsanlıktan başka olmazdı Cennet
Yok olurdu İsa, Musa, Muhammed
Kalkardı dünyada mezhep, tarikat
Dinlerin bağını çözer giderdim

Bir olurdu zengin fakir her zaman
Çaresiz dertlere olurdum derman
Ne gavur kalırdı ne de Müslüman
Tümünü bir yola çeker giderdim

Gece gündüz çalışırdım millete
Bir faydalı kul olurdum elbette
Bir ırmak olur güneşten öte
Yeni fezalara akar giderdim

O günü görseydim yüzüm gülerdi
Dünyada insanlar bayram ederdi
Ne bir sıla kalırdı ne de bir atom
Bir ulu deryaya döker giderdim

İbreti der ki varlığımız bitmezdi
İnsanoğlu yanlış yola gitmezdi
Ayrı gayrı devlet kalmazdı
Dünyaya bir bayrak diker giderdim

 

 

SITKI BABA (AŞIK PERVANE)

Mahlasım Pervane gezdim bir zaman
Sıdki mahlasını verdi bir üstad.
Yedullah suresi okundu ilan
Hamdülillah beni eyledi irşad.

Hicab perdeleri kalktı gözümden
Türlü hikmet zahir oldu özümden
Kerem buldum kadd-i serfirazımdan
Anın içün böyle olmuşum dilşad.

Erişti feyz-i Hak eseri cana
Açtım gözlerimi baktım cihana
Çok şükür kul oldum azim sultana
Harabe kalbimi eyledi bünyad.

Erenler Şahı'ndan dersimi aldım
Doksan bin kelamın künhünü buldum
Aslı bir noktadır zatını bildim.
Her, cana söylenmez iş bu istidad.

SIDKİ sadık bu mahlası bulalı
Kalmadı gönülde dünya melali
Mabudum, maksudum Nur-i Cemali
Ol bana Şirin'dir, ben ona Ferhad.

 

 

Omar Hayyam,

Sarhoşken Arabın devesini öldürünce Hamza
Peygamber, şarabı yalnız haram etmiş ona


Bu dünyadan başka bir dünya yok, arama
O var sandığın şey yoktur boşa arama

Ben içerim, ama senin gibi kötülük yapmam
Şaraba taparım senin gibi kendime tapmam.

Cılız karıncalarız, Süleyman değiliz biz
Biz aşka tapanlarız, Müslüman değiliz biz

Sen sorguya çekmeden ben sorgularım seni
Ey Tanrı, hangi günahım için öldürdün beni

Herkes koyu Müslüman dönerken
Biz tam putperest döndük Kâbe’den


Şarap haram olsa da bana göre hava hoş
Hem, bana sorarsanız, haram olan her şey hoş

Seccadeye yatanlar eşek değil de nedir?
Müslüman geçinir ya, gâvurdan da beterdir


Her gün tevbe eder bozarız biz
Sarhoş doğduk, sarhoş yaşarız biz

Kızıl şarap iç solgun yüzüne bir renk gelsin
Şu yaşamına ahenk, işlerin de denk gelsin

Ben şarap ile çalgıda buldum saadeti
Dinim dinsizliktir, bıraktım her ibadeti


Bize yıllanmış şarap size cami kilise;
Sizler cennetliksiniz, cehennemliğiz bizse

Şarap ile yıkayın beni öldüğüm zaman
Tabutumu yapınız üzüm asmalarından

 

 

 

 

 * * *

Pir Sultanım şu dünyaya  
Dolu geldim, dolu benim  
Bilmeyenler bilsin beni  
Ben Ali’yim Ali benim 


            * * *

Koyup dünya davasını

Hak´a verip sevdasını

Doğrulayıp öz nefesini

Şeytanı öldüren gelsin!"

( Pir Sultan Abdal )

 

            * * *

"Sorma be birader mezhebimizi

Biz mezhep bilmeyiz yolumuz vardır

Çağırma meclis-i riyaya bizi

Biz şerbet içmeyiz dolumuz vardır."

( Nesimi )

 

           * * *

Dervişlik hırkada, taçda değildir  
Hararet nardadır, sacda değildir  
Her ne ararsan, kendinde ara  
Kudüs’te, Mekke’de Hac’da değildir.  

 

           * * *

Aşığım elimde sazım  
Hiç kimseye değil sözüm  
Zannetme ki kitapsızım  
Canlı Kuran özüm benim

 

İyice inceledik biz o Kuranı  
Biz “canlı kitap”ta okuduk onu  
Arif ol da evvel kendini tanı  
Yoksa aklın ermez lisanımıza

 

           * * *

´Gardaş

Gönül sende, sevgi sende, yar sende  
Sen de ara, sen de seni bul gardaş  
Mürşit    sen de, Rehber sen de, Pir sende  
Sende ara, sende seni bu gardaş  
 

Şehir sende, yayla sende, köy sende  
Nehir sende, derya sende, çay sende  
Yıldız sende, güneş sende, ay sende  
Sende ara, sende seni bul gardaş

 

İsa sende, Musa sende, Tur sende  
Çözülmeyen gizli gizli sır sende  
Hakkın büyük hazinesi var sende  
Sende ara, sende seni bul gardaş

 

Der Hüdai, akıl, ilim, fen sende  
Dünya sende, ahret sende, han sende  
Allah sende, Kuran sende, din sende  
Sende ara, sende seni bul gardaş

 

           * * *

 

Mir´ati sözlerin canlı muamma

Ülül-ebsar olanlara hüveyda

Elsiziz, dilsiziz, belsiziz amma

Gezerin alemden erkekçesine

 

           * * *

Bu dünyanın temelini  
Kurup yoğuran ben idim  
Hiç yokken Adem nesli  
Adem’i doğuran ben idim

 

Yeşil kandil nuru benim  
Cennetteki huri benim  
Aden ata yari benim  
Şit’i doğuran benim

 

Geçen peygamber bir, bir  
Hep bende aldı feyiz-i- nur  
Musa’ya dahi dağ-ı Tur  
İsa’yı doğuran ben idim  

            * * *

 

Gahi Nebi, gahi Ali göründüm  
Gahi uslu, gahi deli göründüm  
Gahi Ahmet, gahi Ali göründüm  
Kimse bilmez sırrımı Hallaç idim ben.  

 

           * * *

 

Aşkın şerbetinden içtim hak oldum  
Kudretin donunu giydim pak oldum  
Hem Hakka ulaştım hem Hak da oldum  
Anın için ırat etmem ölümü

 

 

           * * *

Gel barışak küslerim

Ben beni bilmezdim hatır kırardım

Meğer ilmim noksan imiş bilemedim

Ben insandan başka ilâh arardım

Meğer ilâh insan imiş bilmedim.

 

Aslıma karışıp toprak olunca

Çiçek olur mezarımı süslerim

Dağlar yeşil giyer bulutlar ağlar

Gök yüzünde dalgalanır seslerim

 

Ne zaman toprakla birleşir cismim

Cümle mahluk ile bir olur ismim

Ne hasudum kalır, ne de bir hasmım

Eski düşmanlarım olur dostlarım

 

Evvel de topraktır, sonra da adım

Geldim gittim bu sahnede oynadım

Türlü türlü tebdil ata uğradım

Gani viran şen olurdu postlarım

 

Benden ayrılınca kin ve buzuğum

Herkese güzellik gösterir özüm

Topraktır cesedim, güneştir özüm

Hava yağmur uyandırır hislerim

 

Alimlerin alimini ölçer biçerler

Hanını hasını eler seçerler

Bu dünya fanidir konar göçerler

Veysel der ki gel barışak küslerim

 

 

 

Mevlana hac için:

 

"Ey Hacca gidenler, nereye böyle ?
Tez gelin çöllerden döne döne,
Aradığınız sevgili burada,
Duvar bitişik komşunuz.
Durun, gördünüzse suretsiz suretini onun,
Hacı da sizsiniz, Kabe de,

ev sahibi de" demekten

kendini alamamıştır

 

"Yaşamın sırlarını bileydin,
Ölümün sırlarını da çözerdin.
Bugün aklın var bir şey bildiğin yok,
Yarın akılsız neyi bileceksin?

Bu dünyadan başka dünya yok, arama.
Senden benden başka düşünen yok, arama.
Vazgeç ötelerden, yorma kendini.
O var sandığın şey yok mu, o yok, arama.

Kimi dinde imanda buldu yolu,
Kimi akıl, bilim yolunu tuttu.
Derken bir ses geldi karanlıklardan;
"Gafiller, doğru yol ne odur ne bu"...

 

Hep arar dururdum dünyaya geleli,
Alın yazısını, cenneti, cehennemi.
Hocam kesti attı sağlam bilgisiyle;
"Alın yazısı, cennet, cehennem sende" dedi.

 

Biz aşka tapanlarız, Müslüman değil,
Cılız karıncalarız, Süleyman değil.
Biz eskiler giyen benzi soluklarız,
Pazarda sırma satan bezirgan değil.

 

Ben kendiliğimden var değilim bu varlığımla,
Kendim çıkmış değilim elbet bu karanlık yola.
Bir başka varlıktan gelmiş bendeki varlık.
Ben dediğin kim ola, nerede, ne zaman var ola?

 

Güneşi balçıkla sıvamak elimde değil,
Erdiğim sırları söylemek elimde değil.
Aklım düşüncenin derin denizlerinden,
Bir inci çıkardı ki, delmek elimde değil.

 

Yetmiş iki millet, bir o kadar da din.
Tek kaygısı seni sevmek benim milletimin.
Kafirlik, Müslümanlık neymiş, sevap, günah ne?
Maksat sensin, araya dolambaçlar girmesin.

Dün özledim de seni coştum birden bire,
Çıktım, senin yerin dedikleri göklere.
Bir ses yükseldi ta yukardan, yıldızlardan;
"Gafil" dedi, "Bizde sandığın Tanrı sende".

 

YUNUS der ki, DİNLE BİRAZ!
DİL'de İMAN, DİN'de NAMAZ
BEŞ VAKİT'le GÖNÜL kanmaz,
GÖNLE yazdık, biz çok şükür!

 

"Ay oldum aleme doğdum,
Bulut oldum göğe yağdım,
Yağmur olup yere yağdım,
Nur oldum güneşe geldim "...

 

"İkiliğe terk et,
Birlik makamı tut.
Canlar canın bulursun,
Birlik içinde"...

 

Bana seni gerek seni.

Işkın aldı benden beni,
Bana seni gerek seni.
Ben yanarım dünü günü,
Bana seni gerek seni.

 

Ne varlığa sevinirim,
Ne yokluğa yerinirim.
Işkın ile avunurum.
Bana seni gerek seni.

 

Aşkın aşıklar öldürür,
Aşkı denize daldırır.
Tecelliyle doldurur.
Bana seni gerek seni.

 

Işkın şarabından içem,
Mecnun olup dağa düşem,
Sensin dün ü gün endişem.
Bana seni gerek seni.

 

Eğer beni öldüreler,
Külüm göğe savuralar,
Toprağın anda çağıra,
Bana seni gerek seni.

 

Yunus durur benim adım,
Gün geçtikçe artar odum.
İki cihanda maksudum,
Bana seni gerek seni."

 

          * * *

  Çağın Yezidi'ni tanı.

Görgü, bilgi alimliktir,

Kamil olmak salimliktir,

Yezit demek zalimliktir,

Çağın Yezidi'ni tanı.

 

Gör ve izle sağı solu,

Gel incitme dürüst kulu.

Bak, her taraf zalim dolu...

Çağın Yezidi'ni tanı.

 

Kim ki bundan ilham almaz,

Attığı taş hedef bulmaz.

İyi insan Yezit olmaz,

Çağın Yezidi'ni tanı.

 

Var ya sahte, riyakar, it,

Katil, hırsız, münkir, müfrit...

Kötü insanlardır Yezit,

Çağın Yezidi'ni tanı.

 

Derviş Kemal duymak için,

Kurallara uymak için,

Gerçek tavır koymak için,

Çağın Yezidi'ni tanı.

 

 

           *

 * *

Gördüm seni

Yüce Tanrım hiç saklanma,

Vallah billah gördüm seni.

Sen kendini gizli sanma,

Vallah billah gördüm seni.

 

Akıl kibritini çaktım,

Mantık şamdanını yaktım,

Can gözümü açıp baktım,

Vallah billah gördüm seni.

 

Kamu eşya ins-ü cinde,

Gerek mescit, gerek cemde,

Irksız, farksız her ademde,

Vallah billah gördüm seni.

 

Ben sendeyim, sen bendesin,

Yüreğimin içindesin,

Varsın zahir yalan desin

Vallah billah gördüm seni.

 

Derviş Kemal der ki yarsın,

Nere baksam orda varsın.

Gören göze aşikârsın,

Vallah billah gördüm seni.

 

           * * *

 

Bir ömür boyunca horlandım, ancak,

Buna rağmen seviyorum Ali’yi.

Çile çekip hayli zorlandım, ancak,

Buna rağmen seviyorum Ali’yi.

 

Şah’ı sevdim diye hakir gördüler,

Ak alnıma kara leke sürdüler,

Kimi zındık, kimi dinsiz dediler,

Buna rağmen seviyorum Ali’yi.

 

Nice iftiraya maruz kalmışım,

Yüreğimden derin yara almışım,

Çaresizlik girdabına dalmışım,

Buna rağmen seviyorum Ali’yi.

 

Ali’yi seveni suçlu saydılar,

Bu nedenle nice cana kıydılar,

Bizim başımıza cennet koydular,

Buna rağmen seviyorum Ali’yi.

 

Derviş Kemal bu aşk beni bezdirdi,

Yaşam boyu dert gönlümü yüzdürdü,

Yıllar yılı yobazlara ezdirdi,

Buna rağmen seviyorum Ali’yi.

 

 

           * * *

 

Bende Cennet bende tuba bendedir
Alem-i vahdette yoktur gayri hiç
Cümle mevcudat-i eşya bendedir
Ger dilersen hakki görme Seyfiya
Gel beru gel Tur-u Musa bendedir

 

           * * *

 

Dostlar ben Allah’ı inkar etmedim
Bu şekilde hayvan kalana çattım
Şeriatı savdım, yere yatmadım
Gösterişe namaz kılana çattım.


Ne sakal ne bıyık dosta yetirir
Ne dua ne telkin canlar bitirir
Ne muska ne divit Hak'ka götürür
Ben canlı içinde yalana çattım.

 

Mahzuni Şerif

 

 

 

           * * *

Söyle bakalım.

Lânet olsun sana Ey Yezit Pelid

Kızılbaş mi dersin söyle bakalım

Biz ol aşıklarız ezel gününden

Rafızî mi dersin söyle bakalım.

 

 

Ey Yezit, geçersen Şahın eline

Zülfükarın çalar senin beline

Edeple girdik biz kırklar yoluna

Kızılbaş mi dersin söyle bakalım.

 

Yuf etti erenler    münkir size

İftira ettiniz sizler de bize

Muhammed sizleri tas ile eze

Rafızî mi dersin söyle bakalım

 

Pir Sultan’ım eder lânet Yezide

Müfteri yalancı Yezitler sizi

İste Er meydanı çık meydan yüze

Rafızî mi dersin söyle bakalım.

 

 

           * * *

 

 

 

Düşüp hâke (toprağa) kırıldı çok Kızılbaş

Gazâ içün zırhlar döktüler yaş

İderler gerçi dâvâ-yı velîlik

Hezimet (yenilgi) mi olur şan-ı Alî'lik

Anun çün ismi olmuşdur Kızılbaş

Görünür tenlerinde çok Kızılbaş

Yakalar yırtuben çâk oldular (parçalandı) hep

Döküldüler kamu (hep) hâk (toprak) oldular hep

Kırmızı taç ile toldı mahreke (savaş alanı)

Kimi Varsak kimi Menteş kimi Teke

Dutdi yek-ser (baştan başa) gökyüzin şarkî

(doğulu) sipâhî (asker)

Elde tığ (kılıç)-u- dillerinde Şah Şah

 

(Babai ayaklanması)(63)

 

ŞEYTAN BUNUN NERESİNDE (318)

 

Telli sazdır bunun adı
Ne ayet bilir ne kadı
Bunu çalan anlar kendi
Şeytan bunun neresinde

 

Venedik’ten gelir teli
Eriktendir bunun kolu
Hey Allahın şaşkın kulu
Şeytan bunun neresinde

 

Abdest alsan aldı demez
Namaz kılsan kıldı demez
Kadı gibi haram yemez
Şeytan bunun neresinde

 

İçinde mi dışında mı
Burgusunun başında mı
Göğsünün nakışında mı
Şeytan bunun neresinde

 

Dertli gibi sarıksızdır
Ayağı da çarıksızdır
Boynuzu yok kuyruksuzdur
Şeytan bunun neresinde
 

 

NEYE YARAR DİZ NAMAZI:

Palan Koşum:
Var her işin zor olanı
Kılmak kolay düz namazı
Olduysan bir şark yılanı
Neye yarar diz namazı
*
Ozan Armutçu:
Vardır her işin kolayı
Yüce Mevla’dan dolayı
Olamadım bir Garp Ozanı
Bize yarar biz Namazı.
*
Edebiyat edep yahu!
Yüreklere hitap yahu!
Her mısra bir kitap yahu!
Yunus kılmış söz namazı
*
Edebiyat sebep yahu!
Şairlere hitap yahu!
Her Ozan bitap yahu!
Ozan kılmış köz Namazı.
*
Sevdadır âlemde yüce,
Gönül çözer gündüz gece,
Aşk denilen zor bilmece,
Bir ilahi haz namazı.
*
Mevla’dır âlemde yüce
Şair çözer hece hece
Ozanlık zor bilmece
Sonbahar kış yaz namazı.
*
Gösterişte gözü kara
Seccadeyi serer yola
Mevlam şaşırmış her kula
Nasip eyle öz namazı
*
Dürüstlükte gözüm kara
Hoşgörüyü serdim yola
Mevladan akıl İ-zan kula
Nasiptir iki göz Namazı.
*
Mümin olan takmaz tasma!
Anlamadan bize küsme!
Boş yere hiç yüzün asma;
Yüze gülmek yüz namazı!
*
Hayvan olan takar tasma
Anlamadan bize yazma
Boş yere Ozanlara kızma
99 değil yüzlere yüz Namazı.
*
Ferhat aşkla dağlar deler,
Şehriyârlar göğü eler,
Mahzunî, gönüller çeler
Veysel kılar saz namazı...
*
Yunus ateşi dağlar deler
Münkir Nekir Sevap eler
Mahsunî dişlerini biler
Veysel kıldı Arz Namazı.
*
Hayat yolu bak bir içim,
Zordur nefsin ile geçim,
Her anı bir ince seçim,
İmanınla sez namazı...
*
Hayat yolu bakma O biçim
Kolay mı bu çağda geçim
İkidebir oluyorsa seçim
Politikanla bin kez Namazı.
*
Ne saç sakal, ne kavuk, fes;
İnsanı bildik mukaddes,
Hakkı andık nefes nefes,
"Böyle kıldık biz namazı!..."
*
Saç sakal senin olsun Fes
Kuran kuldan Mukaddes
Hakkı anmayanın yeri kümes
Siz mi kıldınız? Siz! Namazı.

 

 

           * * *

 

Çalış kazan ye yedir
Bir gönül ele getir
Bin Kabeden yeğrektir (iyidir)
Bir gönül ziyareti

Bir kez gönül kırdın ise
Bu kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet bile
Elin yüzün yumaz değil

 

******

 

Barıştan Yana...

 

Zulüm için zalimlere

Evlat yollaman Analar

Bile bile ölümlere

Mendil sallaman Analar

 

Oda Ana, buda Ana

Buna nasıl can dayana

Oy Ana, An'a Ana

Olalım Barışdan yana!

Kan içinde yatlarını
Yüzdürürler botlarını
Kirli savaş atlarını
Artık yemlemen Analar


Oy Ana, An'a Ana
Olalım barış'dan yana.

Şah Turna yol gözler ana
Kıyar mı bir can bir can'a?

Ellere yakışır kına...
Kanla allaman Analar

 

O da Ana, buda Ana
Buna nasıl can dayana
Oy Ana, An'a Ana
Olalım Barışdan yana!..


Söz ve Müzik:
 Aşık Şah Turna

 

MUM YAKTIK IŞIK OLDUK

KARANLIK YILLARDA

 

Karanlık yıllarda ışık ararken

Mum yaktık söz oldu dinle bahtıyar

Bin yıl eveli ilm irfan ararken

Saz çaldık söz oldu dinle bahtiyar

 

Emevi abbasi vurdu inletti

Kılıç kama ile cihatı etti

İnsanlık alemi ezildi bitti

Cem tuttuk söz oldu dinle bahtiyar

 

Selçuklu osmanlı yarı imanlı

Yıllar yılı elleri oldu kanlı

Yolu yönü arap halife donlu

Dik durduk söz oldu dinle bahtıyar

 

Millet ırk insana koydular isim

Hanadan yerine kapital kesim

Varıdım o günde duymazlar sesim

O olduk söz oldu dinle bahtiyar

 

Sınırlı takımlı bölündü dünya

İlmin yolunda olan gitti aya

Rüyalar görürken cennetten yana

Baş koyduk söz oldu dinle bahtiyar

 

Halife molla hoca kadı kanun

Hak kelamı söde özleri melun

Bu çark yıllar bela başına kulun

Dur dedik söz oldu dinle bahtiyar

 

Ülkeler kuruldu yöneten oldu

İnsanlık aynada kendini gördü

Bilinen dinciye bu dünya dardı

Bil dedik söz oldu dinle bahtiyar

 

Yaratan adına verildi ferman

Yakıldık kesildik insaf el aman

Maraşta çorumda sivasta duman

Gör dedik söz oldu dinle bahtiyar

 

Emperyalist paylaşım yapar pilan

Söyledik ezilen topluma uyan

Sistemi içinde halkları soyan

Sor dedik söz oldu dinle bahtiyar

 

Atmışlı yıllarda direndik ayık

Sırtımız söküldü kesildi bıyık

İskence zindanlar kazıldı oyuk

Dur dedik söz oldu dinle bahtiyar

 

Tam bagımsız bir türkiye adına

Semeri vurdu demirel kır atına

Keyfi kıyıldı yiğitler canına

Of dedik söz oldu dinle bahtiyar

 

Kapalı ikili kararlar alındı

Hükümler verildi ipe salındı

Dogru gerçek daha sonra görüldü

Vah dedik söz oldu dinle bahtiyar

 

Göbekten bağımlı agabey devleti

Diyarı gurbete attı milleti

Görmedik gerici olan zihneti

Uy dedik söz oldu dinle bahtiyar

 

Topragı olmayan vatana aşık

Karnı aç evinde bulunmaz ışık

Ülkemde evimde kabedir eşik

Bu dedik söz oldu dinle bahtiyar

 

Eğitim öğretim görmeyen bizler

Kimin adına öldük içim sızlar

Bir gün elbet çözülür erir buzlar

Şu dedik söz oldu dinle bahtiyar

 

Altmış yıl da sağ zihniyet adına

Süs oldu emek beyler yat,ına

Saygı olmaz daha ana kadına

Ver dedik söz oldu dinle bahtiyar

 

Kurandı imandı baglanır başım

Cahil koyarlar boşa geçer yaşım

Sıkıntı töbekar söküldü dişim

Zor dedik söz oldu dinle bahtiyar

 

Fezali insandır sorarsan eger

Tanışıp anlamak muhabbet deger

Dünyanın merkezi insanmış meger

Bil dedik söz oldu dinle bahtiyar

ZORUNLU DİNDERSİ

Zorunlu  dindersi  dinayet  emri
Ağlayıp sızlanma çek restini  be
Büyük yürüyüş yap yık bu devri
Fidanlar yetiştir  çek  restini  be

Eylemler yapılsın yeter bekleme
Gerçek oki  daha  sorun  ekleme
Halkın ğücünü örğütle  saklama
Şikayetci olma  çek   restini   be

Eritme sindirme tutmadı gördün
Bu yobaz sürüye nice can verdin
Tutarlı örgütlen sağlam tut ferdin
Hükümet sallansın  çek restini be

Vatanmış görev yaparız yıllardır
Hak alınır örgütlü sanma  zordur
Her sorunun elbet çözümü vardır
Yürüde meydana  çek  restini be

Alevi  adın   özünde  insanlık
Devrimi yapki yıkılsın kulluk
Gizli saklı duran şu padışahlık
Şanı şöhretine  çek  restini  be

Gerçek çözüm birlikte çare bulur
Ayaklan  yoksa daha  yıl yıl  durur
Tek yürek beden ğüç olan kurtulur
Birliğin  yolunda  çek  restini  be

Bu günden  yarına  uzatma  işi
Çınlatsın ayaklar  dağ  ile  taşı
Ezilsin  yılanın   zehirli    başı
Geride kalana  çek  restini  be

Bilinen  görünen  çözümü  üret
Öğrensin herşeyi ayıksın millet
Özgürce eşit olsun hakca devlet
Yalana  dolana   çek  restini  be

Binbir çiçek açan aslı vijdanız
Ülkede bizde vatandaş insanız
İnsanı en  yüce  bilen canlarız
İnsan olmayana  çek  restini be

Yaşamı birlikte paylaşım kardeş
Dargınlık kırkınlık  bitsin sırdaş
İnançlı kendi olsun sorumlu baş
Huzuru  bozana   çek  restini  be

Açık ol her  keş  tanısın  bizleri
Silip atalım yalan dolan sözleri
İster  utansın  utanmaz  yüzleri
Dışarda  kalana  çek  restini  be

Tarihler yazdı binlerce verdik can
Ne adına sordunmu döküldü kan
Birer  ciğer parça  onlar  anadan
Bunu bilmiyene  çek  restini  be

De artık son bulsun katliam yeter
Sil bütün intikamı düşmanlık biter
Gün  gelir   insalar  huzurlu  yatar
Gerçeği  görmeze  çek  restini  be

Fezali özgür hür yaşam arzumdur
İnce  hesap gerçek  düzeni  kurdur
Kurtulan  insana   bedeli    vardır
Gayrıyı   tanıma  çek  restini  be
 

Bu alemi gören sensin
Yok gözünde perde senin
Haksıza yol veren sensin
Yok mu suçun bunda senin

Kâinatı sen yarattın
Her şeyi yoktan var ettin
Beni çıplak dışar'attın
Cömertliğin nerde senin

Evli misin ergen misin
Eşin yoktur bir sen misin
Çark-ı sema nur sen misin
Bu balkıyan nur da senin

Kilisede despot keşiş
İs' Allahın oğlu demiş
Meryem Ana neyin imiş
Bu işin var bir de senin

Kimden korktun da gizlendin
Çok arandın çok izlendin
Göster yüzün çok nazlandın
Yüzün mahrem ferde senin

Binbir ismin bir cismin var
Oğlun kızın ne hısmın var
Her bir irenkte resmin var
Nerde baksam orda senin

Türlü türlü dillerin var
Ne acaip hallerin var
Ne karanlık yolların var
Sırat köprün nerde senin

Adem'i sürdün bakmadın
Cennette de bırakmadın
Şeytanı niçin yakmadın
Cehennemin var da senin

Veysel n'eden aklın ermez
Uzun kısa dilin durmaz
Eller tutmaz gözler görmez
Bu acaip sır da senin

 

 

İSLAM BİZİM NEREMİZDE ?
Haci bilmem hoca bilmem
Beş vakit namazı kılmam
Ramazanda oruç tutmam
İslam bizim neremizde ?

Çarşafım yok türbanım yok,
Ehl-i sünnet fermanım yok
Arafat'ta kurbanım yok,
İslam bizim neremizde

Cemimde yok sazımda yok
Karımda yok kızımda yok,
kırpık sakal yüzümde yok
İslam bizim neremizde,

Dem çekerim dolumda yok,
Bilimde yok ilimde yok,
Türkçe duam dilimde yok,
İslam bizim neremizde

Mezhep deyip nifak sokmam,
Tekbir ile insan yakmam,
Tespihim yok takva takmam,
İslam bizim neremizde,

Kandilimiz gecemiz yok
Arapçamız hecemiz yok
Hülleyecek kocamız yok,
İslam bizim neremizde ?

Muhammet'le Ali öldü,
Soyu sopu sürgün geldi,
Meydan Muaviye'ye kaldı,
İslam bizim neremizde,

Ehl-i beyt benim dostum
Ezdiler bağrıma bastım,
Ben İslam'a çoktan küstüm,
İslam bizim neremizde,

Saltanatı halifesi,
Hiç tanımam neyin nesi,
İrticası, Kara sesi
İslam bizim neremizde,

Tutturmuşlar ehl-i sünnet,
Ne cehennem ne de cennet,
Kül köle değilim ümmet,
İslam bizim neremizde,

Tüm dinlerden alıntım var,
Şamanlıktan kalıntım var,
Çok üzgünüm anlatmak zor
İslam bizim neremizde,

Özümde benlik yazılmaz,
Kimseye kuyu kazılmaz,
İç abdestim hiç bozulmaz,
İslam bizim neremizde,

Arıyorum tarıyorum,
Can gözüm var görüyorum,
GAZİ METİN soruyorum,
İslam bizim neremizde ?

Alevi dedesi ve halk ozani Hüseyin Gazi Metin

 

Hüseyin Gazi Metin

(Dede ve Halk Ozanı)

 

İki Ali vardır, sizinki Arap
Gönüllerde düştür, bizim Alimiz
Sizin Ali, devri eyledi harap
Mazluma yoldaştır, bizim Alimiz

Sizin Ali, kana kine doymadı
Bizim Ali, hiç bir cana kıymadı
Sizin Ali, Hakk’ı insan saymadı
Temsili Zerdüşttür, bizim Alimiz

Sizin Ali, düşman müziğe meye
Bizim Ali, saki olur dünyaya
Sizin Ali, yönün döndü kayaya
Kıblesi güneştir, bizim Alimiz

Sizin Ali, taptı ganimetlere
Bizim Ali, ortak oldu dertlere
Sizin Ali, ruhun verdi kurtlara
Emekçi’ye baştır, bizim Alimiz

12 imam

 

Muhammet Alinin ismini sorarsan,

Taç Muhammet’tir ismi baş ile geldi,

Eğer Hakkı öz kalbinden ararsan,

Hatice Fatima kaş ile geldi,

 

Gözde bir nokta var Ali bilirsen,

Fehim edipte Elifi ve Beyi görürsen,

Hasan ile Hüseyin kuş ile geldi,

 

Zeynel kibrittir secdeye ine,

Bakır burundur kokuyu alır,

Cafer balkıyıp yüzünden durur,

Yedi hat içinde beş ile geldi,

 

Sakal bıyık Musa'i Kazımı

Rızadır, Taki ağızdır ağular süze,

Naki dudaktır dersimizi yaza,

Hasan Ali Askeri diş ile geldi,

 

Münkir münafık bu sırra eremez,

Aldanır karaya fehme varamaz,

Evliya yoluna doğru gelemez,

Dolanır mescidi beş ile geldi,

 

Pir Sultanım değil mi hatemi mühür,

Bunları Hak bilmeyen mutlaka kafir,

Hüdaya çağırır hallakül kafur,

Sevdası bu serde hoş ile geldi.

 

 


Ana doluluyum aleviyim ben

Enel hak deyip geri dönmeyen
Ana doluluyum aleviyim ben
Huri gılman cennetine kanmayan
Ana doluluyum aleviyim ben

Sevgidir dinimiz kagbemiz insan
Kırkların ceminde esiştir her can
Bizim için birdir gavur Müslüman
Ana doluluyum aleviyim ben

Vahiye inanmam ilimde varım
Akılla mantıkla yaparım yorum
Cağı yakalamaktır zorum
Ana doluluyum aleviyim ben

Allah ile insanları korkutmam
Cennet iyle cahilleri avutmam
Kıl köprüsü hayal hurafa yutmam
Ana doluluyum aleviyim ben

Ele bele dile sahip özümüz
Can evinden uyanmıştır gözümüz
Kanundur senettir sözümüz
Ana doluluyum aleviyim ben

Mum söndü iftira kuyu kazdığın
Asıp kesip zindanlarda ezdiğin
Kafir diye derisini yüzdüğün
Ana doluluyum aleviyim ben

Kuyucu gihat saclar yavuz selimler
Toplu katliamlar yaptı zalimler
Zalimin zulmünden korkmaz alimler
Ana doluluyum aleviyim ben

Bizim için yapılmıştı zindanlar
Yargısız infazlar kayıp insanlar
Özgürlük uğruna çok verdik canlar
Ana doluluyum aleviyim ben

Kızılbaşlık şöhretimiz tacımız
Gelin birlik olalım bitsin acımız
Bir olur bin doğar bizim gücümüz
Ana doluluyum aleviyim ben

Dinayeti din dersini kaldırın
Örümcek kafalara bilim doldurun
Kimliğimizi tüm dünyaya bildirin
Ana doluluyum aleviyim ben

Beş vakit camide yatıramadın
Asimle edip bitiremedin
Şeytan taslamaya götüremedin
Ana doluluyum aleviyim ben

Yeni bir taktik yeni bir oyun
Alın trilyonları ayrıldı payın
Satılık değiliz eyice duyun
Ana doluluyum aleviyim ben

Gazi Metin silahım yok sazım yar
Horasandan Çamşıhına izim var
Boyun eğmez baş kaldıran özüm var
Ana doluluyum aleviyim ben

 

Geldik Bu güne siir

 

Gök Ata’yı kendimize Adem eyledik

Yer Ana’yı kendimize Havva eyledik

Ol bir zerre suyu sır eyledik

O sırrı üfleyip insan eyledik

Ol insanı kendimize kıble eyledik

Sevgiyi din eyledik

Muhabbeti meze

Şarabı kevser eyledik

Halil İbrahim’i sofra eyledik

Ol sofraya İsmail’i kurban eyledik

İlyas’ı deryaya gark eyledik

Yunus’u balığa yem eyledik

Yusuf’u Mısır’a sultan eyledik

Musa’yı Firavun’a çoban eyledik

İsa’yı Arşullah’a bekçi eyledik

Muhammed’i gün

Ali’yi ay eyledik

Adını kendimize ad eyledik

Haksıza boyun eğmeyen Hüseyin’i imam eyledik

Enel Hak Mansur’u dar eyledik

Arabi’nin vahdetini vücut eyledik

Yesevi’nin dört mertebesini kapı eyledik

Ol kapıda İlyas’ı Baba

Bektaş’ı Hünkar-ı Veli eyledik

Ol Bektaş’ı ser çeşmede

Kabe görmeden Hacı eyledik

Mevlana’yı dost eyledik

Tebrizi’yi Şems eyledik

Yunus’u dil eyledik

Abdal Musa’yı cem eyledik

Ol cemde Karaca Ahmet’i gözcü eyledik

Fazlı’yı hançer eyledik

Nesimi’nin derisini eynimize libas eyledik

Yarın yanağından gayrı her yerde

Bedreddin’i kendimize şeyh eyledik

Şah Haydar’ı başımıza kızıl taç eyledik

Sultan Abdal’ı kendimize pir eyledik

Sazını cemimize bülbül eyledik

Fuzuli’yi gül eyledik

Hatayi’yi söz eyledik

Kul Himmet’i üstat eyledik

Virani’yi, Yemini’yi ol üstada eş eyledik

 

Tüm bunları sırlayıp bir erkan eyledik

Ol erkana serimizi koyup talip eyledik

Hakkı gönül evimize mihman eyledik

Haber saldık peyikler ile

Semah tuttuk geyikler ile

Avaz kıldık turnalar ile

 

Unutulmasın diye ovalara, dağlara, taşlara, ırmaklara

adımızı ad eyledik

Boyumuz boysun,

Soyumuz soysun diye

Kamber’i kılavuz

Hızır’ı yoldaş eyledik

Sıratı yol

Acıyı bal eyledik

Geldik bugüne...

 

Kalenderim

 

Ne dinim var ne imanım
Kalenderim kalenderim
Ne şekkim var ne gümanım
Kalenderim kalenderim

Ne taşlardan arlanırım
Ne sözlerden dillenirim
Çul da giysem sallanırım
Kalenderim kalenderim

Ne salnım ne selatım var
Ne farzım ne sünnetim var
Ne govum ne gıybetim var
Kalenderim kalenderim

Dört kitabı ben yazarım
Kırklara engür ezerim
Kendi reyime gezerim
Kalenderim kalenderim

 

Hak'ka şükür kızılbaşım

İster sövün ister asın
Hak'ka şükür kızılbaşım
Sevmem ikilik dünyasın
Hak'ka şükür kızılbaşım

İkrar verdim dönmem geri
Bundandır adım serseri
İnsan olduğumdan beri
Hak'ka şükür kızılbaşım

Benden yakın Allah bana
Her sözü bismillah bana
Kem düşünmek günah bana
Hak'ka şükür kızılbaşım

Başta kızılbaş Ali'dir
Ali'nin yolu uludur
Biri de Bektaş Veli'dir
Hak'ka şükür kızılbaşım

Mahzuni aktım çağladım
Hak'ka vardım adım adım
Başıma kızıl bağladım
Hak'ka şükür kızılbaşım

AŞIK MAHZUNİ ŞERİF

 

 

 

DEĞİLİZ
Minareye çıkıp bize bağırma
Haberimiz vardır sağır değiliz
Sen kendini düşün bizi kayırma
Allah’la biz ayrı-gayrı değiliz

 

Her yerde biz Hakk’ı hazır biliriz
Olgun insanı Hızır biliriz
Bundan başkasını sıfır biliriz
Tahmininiz yanlış, biz kör değiliz

Eğer insanlıksa doğru niyetin
Nefsini ıslah et varsa kudretin
Bize lazım değil senin cennetin
Huriye gılmana esir değiliz

Arapça duaya değiliz mecbur
İster Müslüman bil, istersen gavur
İnsan hor görmek en büyük küfür
Buna inanmışız, münkir değiliz

İBRETİ, bu hâle insan acınır
Ham sofular bu sözlerden gücenir
Aslına ermeyen elbet gocunur
Onu avutmaya mecbur değiliz

 

 

NE ÇIKAR

Göremiyor isem gerçek varlığı
Sünniyisem Aleviysem ne çıkar
Sanat edindiysem sahtekârlığı
Sünniyisem Aleviysem ne çıkar

Kemaletim, hidayetim olmazsa
Marifet suyundan kabım dolmazsa
Benden insanlığa eser kalmazsa
Sünniyisem Aleviysem ne çıkar

Dâimi’yim nefse galip olmazsa
İlme fazilete talip olmazsa
Ele-Dile-Bele sahip olmazsa
Sünniyisem Aleviysem ne çıkar

 

 

YARATMAZDIM BEN

Allah’ım senin yerinde olsaydım

Başta kör şeytanı yaratmazdım ben

Her şeye kadir-i mutlak olsaydım

Saklanıp gizlenip aratmazdım ben

 

Gizlenmezdim çıkar idim meydana

Hiç kimsenin gücü yetmezdi bana

Hakim olsa idim cümle cihana

Haksızı yaşatıp var etmezdim ben

 

Ahireti getirirdim dünyaya

Eşit hak tanırdım bayana baya

Herkesi koyardım cennet âlâya

Cehennemde yakıp nar etmezdim ben

 

Sen olsaydım kestirmezdim başı

Yok ederdim bu dünyadan savaşı

Güzel yarattığım kullara karşı

Silah yapıp fitne üretmezdim ben

 

Kul Hasan’ım kullarıma kızmazdım

Kullarımdan asla ayrı gezmezdim

Kulumun kaderin kara yazmazdım

Haklıyı haksıza yar etmezdim ben

 

 

ALLAH OLSAM

Allah olsam sağlam düzen kurardım

Kimse yakıp yıkıp bozmasın diye

Savaş yapan devletleri bağlardım

İnsanlığa mezar kazmasın diye

 

Hayat yaşamayı ballandırırdım

Bin bir çiçek eker güllendirirdim

Asalağı hemen uslandırırdım

İnsanları üzüp ezmesin diye

 

Ahret hesabını burada görürdüm

Cennet hayalini terk edin derdim

Erkeklere birer kadın verirdim

Dört kadınla yatıp azmasın diye

 

Engür şarap benim sevgili badem

Allah olsam bile insandır kabem

Dünyadan yobazlığı yok ederdim

Laikliğe fitne dizmesin diye

 

Kul Hasan’ım yanlış yola gitmezdim

İnsanlıktan gayrısına tapmazdım

Papazı hocayı vekil yapmazdım

Yalan yanlış fetva yazmasın diye

 

 

SEN DEĞİL MİSİN (2)

Allah’ım işine aklım şaşıyor

Ölmüyor, yitmiyor şeytan yaşıyor

Ömrünü kısaltmak sana düşüyor

Şeytanı yaşatan sen değil misin

 

Şeytanı yaşatmak yakışmaz sana

Şeytan düşman, sana, bana, insana

Hele düşün Kerbela’ya baksana

Mervan’ı şımartan sen değil misin

 

Muhammet Mustafa sevgilim dedin

Masum ehl -i Beyt’in ne hale koydun

Yezid’e kıymadın hatırın saydın

Hüseyin’i ağlatan sen değil misin

 

Seni sevenleri şehit ettiler

Ehl -i Beyt’in aldı esir ettiler

Üryanı zelil edip incittiler

Bunları seyreden sen değil misin?

 

Hani merhametin bol idi senin

Bu mu adaletin, şerefin şanın

Haddin bildirmedin Yezit Mervan’ın

Cezasız bırakan sen değil misin

 

Allah’ım deyip yoksula bakmazsan

Zalimin tacın tahtın yıkmazsan

Masum yetimlere sahip çıkmazsan

Zalime ezdiren sen değil misin

 

Gizlenip saklanma ey gani kerim

Yumuşak davranma zalime derim

Eğer sen yazdıysam kaderim benim

Suçlu suçsuz yazan sen değil misin

 

Kul Hasan’ım der ki Allah’lık sende

Sen yardım et iki cihanda bize

Diyorsan ki sen bendesin ben sende

Canımın içinde can değil misin

 

 

SEN DEĞİL MİSİN
Tanrım sen yarattın cümle cihanı
Şah damarımdaki kan sen değil misin?
Şeytan mı yarattı kendi kendini
Şeytanı yaratan sen değil misin?

Gebert gitsin halka düşman şeytanı
Şeytanın şerrinden kurtar insanı
Suçun hepsi sende suçlama beni
Şeytana göz yuman sen değil misin?

Cümleyi yaratan ey kadir sultan
Şeytanı öldür ki kurtulsun insan
Yoksa senden daha güçlü mü şeytan
Şeytan düşman diyen sen değil misin?

Kadirliğin bildir, şeytanı öldür
Yarattığın gülün yüzünü güldür
Cümle kullarını Cennete doldur
Ağlatan, güldüren sen değil misin?

Allah’ım işine aklım şaşıyor
Ölmüyor, yitmiyor şeytan yaşıyor
Ömrünü kısaltmak sana düşüyor
Ömrünü uzatan sen değil misin?

Şeytanı yaşatmak yakışmaz sana
Şeytan düşman sana cümle insana
Hele düşün Kerbela’ya baksana
Mervan’ı şımartan sen değil misin?

Muhammet Mustafa sevgilim dedin
Masum ehli beytin ne hale koydun
Yezide kıymadın hatırın saydın
Hüseyni ağlatan sen değil misin?

Seni sevenleri şehit ettiler
Ehli beytin aldı esir ettiler
Üryan edip ezerek incittiler
Bu hali seyreden sen değil misin?

Hani merhametin bol idi senin
Bu mu adaletin şerefin şanın
Haddin bildirmedin Yezit Mervan’ın
Cezasız bırakan sen değil misin?

Ben Allah’ım deyip kula bakmazsan
Zalimlerin tacın tahtın yıkmazsan
Masum yetimlere sahip çıkmazsan
Zalime ezdiren sen değil misin?

Gizlenip saklanma ey gani kerim
Yumuşak davranma zalime derim
Eğer sen yazdıysan kaderim benim
Suçlu, suçsuz yazan sen değil misin?

Kul Hasan’ım der ki Allahlık sende
Sen yardım et bize iki cihanda
Diyorsan ki sen bendesin ben sende
Canımın içinde can değil misin?

 

 

Sızlamıyor Vicdanın Senin  
Müşkülüm Hal Eyle, Gizlenme Yarab!
Niçin Hep Zengine İhsanın Senin 
Bu Yoksullar Kulun Değil mi Acep!
Bu mudur Adalet İmkanın Senin?

Nice Kulların Var, Çeker Cefayı
Niceleri Vardır, Sürer Sefayı
Kimi Her Gün İçer, Bulur Kafayı
Acep Neden Çarpmaz Kuran'ın Senin?

Kimi Pervasızca İnsan Asıyor
Kimi Kılıç İle Kelle Kesiyor
Kimi Bomba Atıp Ülke Basıyor
Neden Sızlamıyor Vicdanın Senin?

Gören, Duyan Sensin Her Cinayeti
Neden Sürdürürsün Bu Rezaleti?
Kullara Bulursun Hep Kabahati
Böyle mi Hakikat İrfanın Senin?

Silkinip Meydana Çıksan Olmaz mı,
Zulmün Temelini Yıksan Olmaz mı,
Biraz İbreti'ye Baksan Olmaz mı,
Bilmem Neden Herkes Hayranın Senin?

 

 

OLDUM

Çatılmadan yerin göğün binası
Muallakta iki nur'a düş oldum
Birisi Muhammed, birisi Ali
Lahmike lahmi de bire düş oldum.

Ezdi aşkın şerbetini hoş etti
Birisi doldurdu biri nuş etti
İkisi bir derya olup cüş etti
La'l ü mercan inci dür'e düş oldum.

O derya yüzünde gezdim bir zaman
Yoruldu kanadım dedim el'aman
Erişti car'ıma bir ulu sultan
Şehinşah bakışlı ere düş oldum.

Açtı nikabını ol ulu sultan
Yüzünde yeşil ben göründü nişan
Kaf ü nun suresin okudum o an
Arş kürs binasında yare düş oldum.

Ben Ademden evvel çok geldim gittim
Yağmur olup yağdım ot olup bittim
Bülbül olup firdevs bağında öttüm
Bir zaman gül için har'a düş oldum.

Adem ile balçık olup ezildim
Bir noktada dört hurufa yazıldım
Ademe calı olup Şit'e süzüldüm
Muhabbet şehrinde kara düş oldum.

Mecnun olup Leyla için dolandım
Buldum mahbubumu inanıp kandım
Gılmanlar elinden hulle donandım
Dostun visalinde nar'a düş oldum.

On dört bin yıl dolandım Pervanelikte
SIDKÎ ismim buldum divanelikte
Sundular aşk meyin mestanelikte
Kırkların ceminde dar'a düş oldum.

SIDKI'yam çok şükür didara erdim
Aşkın pazarında hak yola girdim
Gerçek ariflere çok meta verdim
Şimdi Hacıbektaş Pir’e düş oldum.

 

 

 

Daha Allah ile cihan yok iken

Biz onu var edip ilan eyledik

Hakka hiç bir layık mekan yok iken

Hanemize aldık mihman eyledik

 

Kendisinin ismi yok idi

ismi söyle dursun cismi yok idi

Hiçbir kıyafeti resmi yok idi

Şekil verip tıpkı insan eyledik

 

 

           * * *

 

Yezit oğlu dinle beni

Allah benim ben Allah’ım

Gönlümdedir onun yeri

Allah benim ben Allah’ım

 

Anlamadan bana kızma

Ölmeden mezarımı kazma

Allah bulmağa gezme

Allah benim ben Allah’ım

 

           * * *

 

Sorma behey softa mezhebimizi

Biz mezhep bilmeyiz yolumuz vardır

Çağırma meclis-i riya’ya bizi

Biz şerbet içmeyiz dolumuz vardır

 

           * * *

 

Gidi yezit bize Kızılbaş demiş

Meğer şah’ı sevdi dese yoludur

Yetmiş iki millet sevmedi şahı

Biz severiz şah-ı Merdan Ali’dir

 

Muhammed dinidir bizim dinimiz

Tarikat altında geçer yolumuz

Cebril_i Emin’dir hem rehberimiz

Biz müminiz mürşidimiz Ali’dir

 

Gidi yezit biz hiç haram yemedik

Batında gördüğümüzü demedik

İkrar birdir dedik geri dönmedik

Yedileriz birincimiz Ali’dir

 

Pir Sultan der ki Hakkadır yolumuz

Evvel kurban verdik şaha serimiz

On iki imam meydanında darımız

Biz şehidiz serdarımız Ali’dir

 

           * * *

 Farkı ne Müftü?

Niçin Alevi’ye namaz sorarsın?

Alevi Allah’a niyaz kılıyor

Mahşere mizanı sen mi kurarsın?

Namazla niyazın farkı ne Müftü?

 

Melekler Adem’e secde kıldılar

Namaz mıydı, niyaz mıydı, bilelim.

Biliyorsan anlat, neymiş görelim

Namazla niyazın farkı ne Müftü?

 

Muhammet gelmeden var mıydı namaz?

Yirmi yedi peygamber kılardı niyaz

İnsanlar Adem’den, kardeş gör biraz

Namazla niyazın farkı ne Müftü?

 

Allah bir, Muhammet-Ali sevdiğim

Beş vakit, kırk rekât namaz bildiğim

Sayısı belirsiz niyaz kıldığım

Namazla niyazın farkı ne Müftü?

 

Hepsi dört kitap, Hak’tan değil mi?

Sen namaz biliyorsun, dünya cahil mi?

Gözlerin kör, kulakların sağır mı?

Namazla niyazın farkı ne Müftü?

 

İkilik yaratma, birlik olalım

Her insan Allah der, bunu bilelim

Gerek niyaz, gerek namaz kılalım

Namazla niyazın farkı ne Müftü?

 

Hasan Kara hoş gör, şaşma bu işe

Hoş görü insanı insanca yaşa

İnsan gönlü kâğıdı arama boşa

Namazla niyazın farkı ne Müftü?

 

           * * *

 

Çalış kazan ye yedir

Bir gönül ele getir

Bin Kabeden yeğrektir (iyidir)

Bir gönül ziyareti

 

Bir kez gönül kırdın ise

Bu kıldığın namaz değil

Yetmiş iki millet bile

Elin yüzün yummaz değil

 

 

           * * *

  Hoca efendi bizi korkutup durma

Hoca efendi bizi korkutup durma,

Ahiret ejderha marhane midir?

Nar’ı cehennemi bana gösterme

Kim görmüş, kim yanmış nar hanemidir?

 

Katran kazanlarım kaynıyor dersin

Sırat’u mizanda kimi tartarsın

Her adama kırk tane kız verirsin

Yoksa cenneti’ala kerhanemidir?

 

Para vereni sırattan geçirdin

Cennetlik ettin uçmaktan uçurdun

Kimisine âb-ı Kevser içirdin

Orası inhisar meyhane midir?

 

Bir dudağı yerde birisi göğde

Doğru söyle zebanilerin nerde

Azap sorgu sual yok mudur burda

Mahkeme ceza evi, dershane midir?

 

 

Ulu Tanrı ulu derler amennâ

Kısmet veren bir Huda’dır cihana

Ali’İzzet der hocam gel uy zamana

Kutup haktır özgün şerhane midir?

 

           * * *

Ali oğluyam ammanıyam
Böyle bir niyetim vardır
Uruma Kadem basalı
Başımda devletim vardır

 

Ne aradan ne karadan
Sürün münkiri aradan
Mehdi çıkar mağaradan
Düldül derler atım vardır

 

Düldül ata binsem gerek
Derya deniz sürsem gerek
Meydanda savaşsam gerek
Atamdan guvatım vardır

 

İnip İstanbul’u alam
Padişahı suya salam
Ayasofya’da bir dem gılam
Böyle bir niyetim vardır

 

Pir Sultan’dır benim soyum
Seceremiz elde gayım
Aslımız İmam Hüseyin
İstersen ispatım vardır.

 

 

           * * *

Ölümden korkum yok, o benden korksun

Cehennem var ise, günahım yaksın

Cennet güzellikleri seyrana çıksın

Sevgi muhabbete özendim, yeter.

 

Cenazeme imam oldu nazarım

Öldüren de benim ölen de benim

Mezarımı elim ilen ben kazdım

Ağlayan da benim gülen de benim

 

Allah gizli değil sana benziyor

Canı katı teni bana benziyor

Gâh doğar gâh batar güne benziyor

Gidenler de benim kalan da benim

 

            * * *

 

Esirci misin, koydun cehenneme Arap

Hoca mısın, okur yazarsın kitap

Aslın katip midir, görürsün hesap

Hesabın mı var, yok hancı mısın?

 

Yüz bin cehennem olsa, korkmam birinden

Rahman ismi nazil değil mi, senden

Günahları bağışlayanım demedin mi, sen

Af et günahımı, yalancı mısın?

 

Bilirsin ben kulum, sen sultanımsın

Kalbde zikrim, dilde tercemanımsın

Sen benim, canımdan can mihmanımsın

Gönlümün yarisin, yabancı mısın?

 

 

           * * *

Kıldan köprü yaptırmışsın

Gelsin kullar geçsin diye

Hele biz şöyle duralım

Yiğit isen geç a Tanrı.

 

           * * *

 

Muhammed'le Şahı Merdan,

Zebur, Tevrat, İncil, Kuran,

Akıl, mantık, ilim, irfan

Vardır bizim yolumuzda.

 

Biz bilmeyiz yalan, hile,

Gerçeği getirdik dile.

Derviş Kemal Tanrı bile

Vardı bizim yolumuzda.

 

           * * *

 

Hazzı gönüllere giren,

Dostluk gülü derler bize.

Dosttan dosta haber veren,

Seher yeli derler bize.

 

Yalan görsek savuşuruz,

Gerçeklere kavuşuruz,

Doğruları konuşuruz,

Hakk’ın dili derler bize.

 

Kah asıldık, kah yüzüldük,

Can verirken dahi güldük,

Bir zamanlar deniz böldük,

Ondan deli derler bize.

 

Erdem yollarını bulduk,

Halk yanlısı insan olduk,

Nice gönüllere dolduk,

Çağdaş veli derler bize.

 

Derviş Kemal arza geldik,

Önce kendimizi bildik,

Kırklar meydanında öldük,

Canlı ölü derler bize.

 

Dinin ilkesinden hisse kapmazsan,

Müslüman ve İslam olmak beyhude

Tasavvuf yönünden yorum yapmazsan,

Sadece kulaktan dolmak beyhude.

Hocanın fikriyle beraber isen,

Arapça okumak yeter der isen,

Kuran’ı Kerim'den bihaber isen,

Körce dine bağlı olmak beyhude.

Gayri meşru işler, Hakk’tan saklanmaz,

Kötü kişi Hakk indinde aklanmaz.

Vicdan pası, akar suyla paklanmaz,

Kalp kirliyse abdest almak beyhude.

İnsanlara tuzak kuranlar için,

Haksızlıkla vurgun vuranlar için,

Bu dünyada gönül kıranlar için,

Oruç tutup, namaz kılmak beyhude.

Derviş Kemal ne söylesen az olur,

Hak yolundan çıkan kişi yoz olur.

Ariflere sivrisinek saz olur,

Cahillere davul çalmak beyhude.

 

Manevi açıdan gayet zenginiz,

Can gözü açılıp bakanlar bizde.

İlimden, irfandan yana enginiz,

Erdemli, bilinçli dekanlar bizde.

Oniki dekanın rektörü Merdan,

O’dur üstad, O’dur konuşan Kuran.

Kabe’yi ziyaret misali her an,

Gönülden gönüle akanlar bizde.

İkrar abdestini alanlar biziz,

Halka namazını kılanlar biziz,

Ömrünce oruçlu olanlar biziz;

Nefsini zindana tıkanlar bizde.

Güvercin donuna girip uçarız,

Şu koca dünyaya ışık saçarız,

Zemheri ayında çiçek açarız,

Gülleri ambere kokanlar bizde

Kemal der ki takatım yetmez,

Bizdeki varlıklar saymakla bitmez.

Erenler menzile at ile gitmez,

Burak'sız Miraca çıkanlar bizde.

 

 

Kardeş aklın eriyorsa,

Çağın Yezidini tanı.

Gözün bakıp görüyorsa,

Çağın Yezidi'ni tanı.

Geçmişi çekip gündeme,

Rasgele kul hakkı yeme.

Her Sünni’ye Yezit deme,

Çağın Yezidi'ni tanı.

 

 

 * * *

Görünmeyen sır perdesi ardında,

Tanrı beni, ben Tanrı’yı yarattım.

Akıl rahiminde, mantık yurdunda,

Tanrı beni, ben Tanrı’yı yarattım.

 

Bir ağızdan “Kün” emrini buyurduk,

Sonra arzdan toprak alıp yoğurduk,

Kıvam bulup karşılıklı doğurduk,

Tanrı beni, ben Tanrı’yı yarattım.

 

Erenler cemine girdiğim zaman,

Pir önünde ikrar verdiğim zaman,

Enel-Hak sırrına erdiğim zaman,

Tanrı beni, ben Tanrı’yı yarattım.

 

Kemeri kuşanıp hırka giyince,

Adem’in önünde başım eğince,

Dudağıma ab-ı Kevser deyince,

Tanrı beni, ben Tanrı’yı yarattım.

 

Derviş Kemal der ki bu yol yorucu,

Ve lakin gerçeğe erişir ucu,

İrfan okulunda tahsil sonucu,

Tanrı beni, ben Tanrı’yı yarattım

 

İçeriz Şarap
Ey zahit şaraba eyle ihtiram
Müslüman ol terk et bu kilükali
Ehline helaldir na-ehle haram
Biz içeriz bize yoktur vebali

Sevaba girmek çün içeriz şarap
İçmezsek oluruz duçar-i azap
Senin aklin ermez bu başka hesap
Meyhanede bulduk biz bu kemali

Kandil geceleri kandil oluruz
Kandilin içinde fitil oluruz
Hakki göstermeye delil oluruz
Fakat kör olanlar görmez bu hali

Sen münkirsin sana haramdır bade
Bekle ki içesin öbür dünyada
Bahis açma HARABi bundan ziyade
Çünkü bilmez haram ile helali

 

 

* * *

 

ÖzDEYİŞLER 


***
Ara Bul.
Kendini bil.
Kadınları okutunuz.
Asil kör, nankördür.
Doğruluk dost kapısıdır.
Güzel nur gönülden gelir.
72 millete bir nazarla bak.
Tanrı insanin gönlündedir.
Murada ermek sabırla olur.
Eline, Diline, Beline sahip ol.
Her ne arar isen kendinde ara.
En büyük keramet çalışmaktır.
Hakikatte sevip sevilen Hak´tir.
Okunacak en büyük kitap insandır.
Ol söz verme, öl sözünden dönme.
Ínsanin cemali sözünün güzelliğidir.
Marifet Ehli´nin ilk makamı Edeb-dir.
Hiç bir milleti / insani ayıplamayınız.
Çalışmadan geçinenler bizden değildir.
Nefsine ağır geleni, başkasına uygulama.
Bizim meclisimizin tarafı yoktur (kıblesi)
Ellerin kâbesi var, benim kâbem insandır.
Yolunuza dizinizle değil kalbinizle bağlanın.
Ílimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.
Aç gözlüler ömürleri boyunca yoksul sayılır.
Düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu.
Bir olalım, iri olalım, diri olalım, gür olalım.
Özü sözü doğru olmayanın imanı da eksiktir.
Ya göründüğün gibi ol, ya olduğun gibi görün.
Düşmanınızın dahi insan olduğunu unutmayınız.
Hünkar Bektaş Veli

 * * * * * * * * *

Günlerini say, servetini say, büyüğünü - küçüğünü say; ama yerinde sayma.
Bir çiçeği sev, bir böceği sev, bir kadını, bir erkeği sev; ama bir kez sev.
Fidan besle, hayvan besle, garip besle, çocuk bele; ama kin besleme.
Paranı ver, gönlünü ver, selam ver, canini ver; ama sırını verme.
Emek ver, kulak ver, bilgi ver; ama hiç bir zaman bos verme.
Esini beğen, isini beğen, asini beğen; ama kendini beğenme.
Kitap oku, içten oku, dıştan oku; ama tersinden okuma.
Hedefe koş, barışa koş, yardıma koş; ama ikilik koşma.
Satıcı ol, alici ol, kalıcı ol, bulucu ol; ama bölücü olma.
Zulmü devir, kini devir, nefsi devir; ama çam devirme.
Davet et, hayır et, af et, tövbe et; ama ihanet etme.
Delice sev, haince sev, terk et; ama asla aldatma.
Elini aç, gözünü aç, kapını aç; ama ağzını açma.
Rakibini geç, sınıfını geç; ama gülüp geçme.
Ev al, araba al, abdest al; ama beddua alma.
Yaklaş, konuş, tanış; ama uzaklaşma.
Doğrul, devril; ama eğrilme.
Ítil, atıl; ama satılma.




12 İlke

1- Elini tek tut,
2- Dilini pek tut,
3- Belini berk tut,
4- Gazabını yutucu ol,
5- Sır saklayıcı ol,
6- Ayıp örtücü ol,
7- Aşina sahip ol,
8- Eşine sahip ol,
9- İşine sahip ol,
10-Alin açıklığı,
11-Sofra açıklığı ve
12- Gönül açıklığı.

 Hünkar Bektaş Veli


Keramet baştadır taçta değildir.
Hararet nardadır sacda değildir.
Her ne arar isen kendinde ara
Kudüste Mekke’de hacda değildir.

Sakin ol kimsenin, gönlünü yıkma,
Gerçek erenlerin, sözünden çıkma
Eğer insan isen, ölmezsin korkma,
Âşığı kurt yemez, boşta değildir,

*

Erkek dişi sorulmaz, muhabbetin dilinde
Hakkin yarattığı her şey yerli yerinde
Bizim nazarımızda kadın-erkek farkı yok
Noksanlık , eksiklik senin görüşlerinde

Sevgi muhabbeti kaynar, yanan ocağımızda
Bülbüller sevke gelir, gül açar bağımızda
Hırslar kinler yok olur, aşkla meydanımızda
Aslanlar ceylanlar dosttur kucağımızda

Dostumuzla beraber, yaralanır kanarız
Her nefeste aşk ile yaradanı anarız
Erenler meydanına vahdet ile gir de gör
Kırk budaklı şamdanda, kırkımız bir yanarız.
(vahdet=birlik, bütünlük)

*

Benim 3 iyi dostum vardır.
Ben bu dünyadan göçünce:
Biri evde kalır, biri yolda kalır, biri benimle gelir.
Evde kalan; malimdir.
Yolda kalan; hısımlarımdır (tanıdıklarım ailem)
Benimle gelen; iyiliğimdir

Sakın bir kimsenin gönlünü yıkma,
Gerçek erenlerin sözünden çıkma,
Eğer insan isen, ölmezsin korkma,
Aşığı kurt yemez, uçta değildir.

...............................

Edep bir tac imiş nuru Hüdadan,
Giy ol tacı emin ol her beladan,
Al aşkını Hüseyni Kerbeladan,
Şefaat bul Muhammed Mustafa’dan.
........

Haksızlığa uğramazsın, sahip isen eline,
Devasız derde düşmezsin, sağlam isen beline,
Bu erenler buyruğudur, canı gönülden dinle,
Belalara bulaşmazsın, hakim isen eline.
..........
Hakka talip olan kişi, başka murat isteme,
Dostun seninle beraber, başka vuslat isteme,
Bu dünya bir sofradır, arzular gelir geçer,
Eğer bizi buldun ise, başka murat isteme.
..........
Haşa ki, bizim semahımız oyuncak değildir,
İlahi bir aşktır, salıncak değildir,
Kim ki semahı bir oyun sayar,
Mümin diye namazı kılınacak değildir.
.........
İlim irfan Mürşittir, karanlıkları kovar,
İnsanları cehalet, gaflet bunaltıp boğar,
Gönüllerde parlayan o saadet güneşi,
Şark ile garptan değil, gerçek inançtan doğar.
.............
Edep erkana bağlıdır ayağımız, başımız,
Güllerden koku almıştır toprağımız, taşımız,
Soframızda bulunan lokmalar hep helaldir,
Yiyenlere nur olur ekmeğimiz, aşımız.

Helal kaynamayan aş aştan sayılmaz,
Hak için akmayan yaş, yaştan sayılmaz,
Gövde üzerinde başın var ise,
Secdeye inmeyen baş, baştan sayılmaz.


Rengimiz güldür bizim, gül gibi açacağız,
Gönüllere aşk ile, sevgiler saçacağız,
Hak, hakikat yolunda, bir yüzümüz var bizim,
Olduğumuz gibiyiz ve öyle kalacağız.


Muhabbetle açan gülü, aşkla dermek isterim,
Yaşıyorken dostlarımı, görüp sevmek isterim,
Dünya ahiret kaygusun, içerimden çıkarıp,
Gönlümü dost lisanına, ağız yapmak isterim.

Ab-ı hayat ile Kevser, yüce yayla bizdedir,
Mecnunu çöle salan, saçı Leyla bizdedir,
Okuma bilirsen talip, kendi kitabına bak,
Musa’nın Tur-u Sinası, sırrı Mevla bizdedir.

Malım mülküm servetim, hepsi evde kaldı,
Oğlum kızım akrabam, geçtiğim yolda kaldı,
Dostlarımdan birisi, benden hiç ayrılmadı,
Allah için yaptığım iyilikler, hepsi bende kaldı.
...............................

Dünyanın varlığına ey hırsla sarılanlar,
Yemeyip yedirmeyip, yük altında kalanlar,
Başkasına kalırlar, hasretle toplananlar,
Hasretle ayrılırlar, ahirete yollananlar.

........

Kudret eliyle kurulmuş, yıkılmaz yapımız bizim,
Aşk kalemiyle kazılmış, silinmez yazımız bizim,
Yaradana sığınıp, ümid ile gelenlere,
Ezelden ebede kadar açıktır, kapımız bizim.

.........

Eğer Hakka talipsen, her an Ona doğru ak,
Kainat kitabına, irfan gözü ile bak.
Yolumuzun esası çalışmaya bağlıdır,
Ayağa kalkacaksan, bari hizmet için kalk.

 

 

Ben Ali'yi Niye Niye Sevmeyim

 

Ali dedim ilham düştü içime

Ben Ali'yi niye niye sevmeyim

Ali aklın fikrin vermiş geçime

Ben Ali'yi niye niye sevmeyim

 

Ali Yasevi'dir Bektaş Veli'dir

Baba İlyas hem de Kızıl Delidir

Yerde gökte ne var hepsi Ali'dir

Ben Ali'yi niye niye sevmeyim

 

Ali var yatıyor ol nur içinde

Ail var taş toprak çamur içinde

Ali var un ekmek hamur içinde

Ben Ali'yi niye niye sevmeyim

 

Ali ekmeğin taştan çıkarır

Ali var avcunu açar yakarır

Ali var dağlara taşa kökerir

Ben Ali'yi niye niye sevmeyim

 

Ali var denizde ırmakta çayda

Elin arabından var mı ki fayda

Ali'ler var gezip durur uzayda

Ben Ali'yi niye niye sevmeyim

 

Ali var hem Zülfikarsız Düldülsüz

Ali var bahçesiz gülsüz bülbülsüz

Ali var çuvalsız çulsuz kendirsiz

Ben Ali'yi niye niye sevmeyim

 

Ali var şafakta başlar işine

Ali var yarini basar döşüne

Ali var hürmetin yapar eşine

Ben Ali'yi niye niye sevmeyim

 

Ali var ekmeğe bulamaz katık

Ali var dünyada garip yaratık

Ali var hırsından kaşları çatık

Ben Ali'yi niye niye sevmeyim

 

 

 

 

Çok Ali var aklı fikri haramda

Eli cebimdedir aklı paramda

Ali var her zaman merhem yaramda

Ben Ali'yi niye niye sevmeyim

 

Ali var işinde is pas içinde

Evi barkı yok ki hep yas içinde

Kör dumanda kalmış bir pus içinde

Ben Ali'yi niye niye sevmeyim

 

Ali var On iki İmam'ın başı

Ali var sofranın soğanı aşı

Ali var yurdumun toprağı taşı

Ben Ali'yi niye niye sevmeyim

 

Ali benim ben Ali'yim nideyim

Çoban mıyım her gün Ali güdeyim

Yoksul diyor Ali gibi gideyim

Ben Ali'yi niye niye sevmeyim

 

Can Yoksul

Çorum

 

--------------------------------------

 

Daha Allah ile cihan yok iken
Biz anı var edip ilan eyledik
Hakk'a hiçbir layık mekan yok iken
Hanemize aldık mihman eyledik

Kendisinin ismi henüz yok idi
İsmi şöyle dursun cismi yok idi
Hiçbir kıyafeti resmi yok idi
Şekil verip tıpkı insan eyledik

Allah ile burda birleştik
Nokta-i amaya girdik birleştik
Sırr-ı Küntü kenzi orda söyleştik
İsmi şerifini Rahman eyledik

Aşikar olunca zat ü sıfatı
Kûn dedik var ettik bu semavatı
Birlikte yarattık hep kainatı
Nam ü nişanını cihan eyledik

Yerleri gökleri yaptık yedi kat
Altı günde tamam oldu kainat
Yarattık içinde bunca mahlûkat
Erzakını verdik ihsan eyledik

Asılsız fasılsız yaptık cenneti
Huri gılmanlara verdik ziyneti
Türlü vaidlerle her bir milleti
Sevindirip şad ü handan eyledik

Bir cehennem kazdık gayetle derin
Laf ateşi ile eyledik tezyin
Kıldan gayet ince kılıçtan keskin
Üstüne bir köprü mizan eyledik

Gerçi Kün emriyle var oldu cihan
Arş-ı Kürsü gezdik durduk bir zaman
Boş kalmasın diye bu kevnü mekan
Ademin halkını ferman eyledik

İrfan olan bilir sırrı müphemi
İzhar etmek için ism-i azamı
Çamurdan yoğurduk yaptık ademi
Ruhumuzdan bir ruh revan eyledik

Adem ile Havva birlik idiler
Ne güzel bir mekan bulduk dediler
Cennetin içinde buğday yediler
Sürdük bir tarafa puyan eyledik

Adem ile Havva'dan geldi çok insan
Nebiler Veliler oldu mümayan
Yüzbin kerre doldu boşaldı cihan
Nuh Naciyullah'a tufan eyledik

Salih'e bir deve eyledik ihsan
Kayanın içinden çıktı nagehan
Pek çokları buna etmedi iman
Anları hak ile yeksan eyledik

Bir zaman Eshab-ı Kefh'i uyuttuk
Hazreti Musa'yı Tur'da okuttuk
Şit'i çulha yaptık bezler dokuttuk
İdris'e biçtirip kaftan eyledik

Süleyman'ı Dehr'e sultan eyledik
Eyyub'a acıdık derman eyledik
Yakub'u ağlattık nalan eyledik
Musa'yı Şuayb'a çoban eyledik

Yusuf'u kuyuya attırmış idik
Mısır'da kul diye sattırmış idik
Zeliha'yı ona çattırmış idik
Zellesinden bendi zindan eyledik

Davut peygambere çaldırdık udu
Kazadan kurtardık Lût ile Hûd'u
Bak ne hale koyduk nar-ı Nemrud'u
İbrahim'e bağ u bostan eyledik

İsmail'e bedel cennetten kurban
Gönderdik şad oldu Halil ür rahman
Balığın karnını bir hayli zaman
Yunus peygambere mekan eyledik

Bir mescide soktuk Meryen Ana'yı
Pedersiz doğurttuk orda İsa'yı
Bir ağaç içinde Zekeriyya'yı
Biçtirip kanına rızan eyledik

Beyt-i Mukaddes'te Kudüs şehrinde
Nehri Şeria'da Erden nehrinde
Tathir etmek için günün birinde
Yahya'yı, İsa'yı üryan eyledik

Böyle cilvelerle vakit geçirdik
Bu enbiya ile çok iş bitirdik
Başka bir Nebi'y-yi zişan getirdik
Anın her nutkunu Kur'an eyledik

Küffarı Kureyşi ettik bahane
Muhammet Mustafa geldi cihane
Halkı davet etmek için imane
Murtaza'yı ona ihvan eyledik

Ana kıyas olmaz asla bir nebi
Nebiler şahıdır Hakk'ın habibi
Biz anı Nebi'y-yi ihsan eyledik

Hak Muhammed-Ali ile birleştik
Hep beraber Kabe-kavseyn'e gittik
O makamda pek çok muhabbet ettik
Leylerel esrayı seyran eyledik

Bu sözleri sanma her insan anlar
Kuş dilidir bunu Süleyman anlar
Bu sırrı müphemi arifan anlar
Çünkü cahillerden pinhan eyledik

Hak ile hak idik biz ezeliden
Ta ruz-i Elest'te Kalubeli'de
Mekan-ı Hüda'da bezm-i celide
Cemalini gördük iman eyledik

Vahdet alemini bilmeyen insan
İnsan suretinde kaldı bir hayvan
Bizden ayrı degil Hazreti Süphan
Bunu Kur'an ile ayan eyledik

Sözlerimiz bizim pek muhakkaktır
Doğan ölen yapan bozan hep Hak'tır
Her nereye baksan Hakk'ı mutlaktır
Ahval-i vahdeti beyan eyledik

Vahdet sarayına girenler için
Hakkı hakkel yakın görenler için
Bu sırrı Harabi bilenler için
Birlik meydanında cevlan eyledik

 

 

DEYİŞLER

(Bu sayfada ki deyişler öz kaynaklarından alınmamıştır, dolayısıyla eksik aktarmalar olabilir, hoşgörünüze sığınırız.)

  • SEVGİ BİZİM DİNİMİZDİR

    Bütün evren Semah döner
    Askından güneşler yanar
    Aslına ermektir hüner
    Beş vakitle avunmayız

    Canan bizim canimizdir
    Teni bizim tenimizdir
    Sevgi bizim dinimizdir
    Başka dine inanmayız

    HÜDAİ’ YEM Hüdamız var
    Dost elinde bademiz var
    Muhabbetten gıdamız var
    Ölüm ölür biz ölmeyiz



    NE OLURSA OLSUN

    Su Milletin hak sancağını
    Çekelim bakalım ne olursa olsun
    Teber çekip zalimlerin kanını
    Dökelim bakalım ne olursa olsun

    Su milleti güruh gezelim
    Mazlumları bir katara dizelim
    zalimlerin sarayını bozalım
    Yıkalım bakalım ne olursa olsun

    Pir Sultan’a dostlar yardim etmez mi
    Mazlumlar bağında bülbül ötmez mi
    Gayri çektiğimiz yetmez mi
    Kalkalım bakalım ne olursa olsun


    UYUR İDİK UYARDILAR

    Uyur idik uyardılar
    Diriye saydılar bizi
    Çoban olduk ses anladık
    Sürüye saydılar bizi

    Pir defterine yazıldık
    Hak divanına dizildik
    Bal olduk şerbet ezildik
    Doluya saydılar bizi

    Halimizi hâl eyledik
    Yolumuzu yol eyledik
    Her çiçekten bal eyledik
    Ariya saydılar bizi

    Pir SULTAN ım şunda
    Çok keramet var insanda
    O cihanda bu cihanda
    Aliye saydılar bizi.



    BENİM KABEM İNSANDIR

    Benim kebem insandır, Hele hele nenni dost nenni
    Kuranda kurtaranda, Hele hele nenni dost nenni
    İnsan oğlu insandır, Hele hele nenni dost nenni

    Benim kebem sevildir, Hele hele nenni dost nenni
    Kuranda kurtaranda, Hele hele nenni dost nenni
    Sevili insanlardır, Hele hele nenni dost nenni

    Benim kebem emektir, Hele hele nenni dost nenni
    Kuranda kurtaranda, Hele hele nenni dost nenni
    Emekçi insanlardır, Hele hele nenni dost nenni

    Benim kebem dünyadır, Hele hele nenni dost nenni
    Kuranda kurtaranda, Hele hele nenni dost nenni
    Dünyayı insanlardır, Hele hele nenni dost nenni

    Ellerin kebesi var benim kebem insandır
    Kuranda kurtaranda insan oğlu insandır

    Ellerin kabesi var benim kebem sevildir
    Kuranda kurtaranda sevili insandır

    Ellerin kâbesi var benim kebem emektir
    Kuranda kurtaranda emekçi insandır

    Ellerin kâbesi var benim kebem dünyadır
    Kuranda kurtaranda dünyayı insandır


    GELSİN HİZMET EHLİ SEMAH EYLESİN

    Evel erkan ilen, evel yol ilen
    Gelsin hizmet ehli semah eylesin
    Söylersen Muhammet Ali"den söyle
    Gelsin hizmet ehli semah eylesin, semah eylesin

    Geldiğiniz evler dolu olsun nurdan
    Bizde böyle gördük uludan pirden
    Yardımcımız olsun ol Şahı Mardan
    Gelsin hizmet ehli semah eylesin, semah eylesin

    Semah eyleyenler, haslar hasıdır
    Semah eylemeyen hakkin nesidir
    Abdal Pir Sultan”ım er nefesidir
    Gelsin hizmet ehli semah eylesin, semah eylesin...
    dost dost.

    devam


    KALDIRIN BASLARINIZI YUKARI...

    Dostlarım kardeşlerim canlarım
    Kaldırın baslarınızı
    Suçlular gibi yüzünüz yerde
    Özünüz darda durursunuz
    Kaldırın baslarınızı yukarı
    Size göz verildi gözleyin diye
    Dil verildi söyleyin diye
    Kulak verildi dinleyin diye
    El gövde de kaşınan yeri bilir
    Dert sizde derman ellerinizdedir
    Gün gül ile barışmalı
    Kardeş kardeş duruşmalı
    Koklaşmalı söyleşmeli
    Korka korka yasamak ne
    Kanadık toprak olduk
    Çekildik bayrak olduk
    Döküldük yaprak olduk
    Geldik bu güne
    Ekmeği bol eyledik
    Acıyı bal eyledik
    Sıratı yol eyledik
    Geldik bu güne
    Ekilir ekin geliriz
    Ezilir un geliriz
    (Bize ölüm ne?)
    Bir gider, bin geliriz

    BİZ HALKIZ
    YENİDEN DOĞARIZ
    ÖLÜMLERDE



    BİZİM

    Kapansın el kapıları,
    bir daha açılmasın.

    Yok edin insanin,
    insana kulluğunu.

    BU DAVET BİZİM

    Yasamak, bir ağaç gibi,
    Tek ve hür

    Ve bir orman gibi
    kardeşçesine,

    BU HASRET BİZİM..


    BİZİ DERGAHINDAN MAHRUM EYLEME

    Medet Allah medet, (hüü) medet ya Ali (Hüü) =
    Bizi dergahından mahrum eyleme
    Pirim hünkar Hacı Bektaşi Veli
    Bizi dergahından mahrum eyleme

    Ademi Seyfullah Adem hakkı için
    Muhammet Mustafa Hatem hakkı için
    Eyübe verdiğin sitem hakki için
    Bizi dergahından mahrum eyleme

    Hasan”ın aşkına kılardım zari
    Sah Hüseyin yolu muzun serveri
    Alemin carisin cenabı varrı
    Bizi dergahından mahrum eyleme

    Zeynel"in canına da dost, dost, kıldılar ceza,
    Muhammet Bakir"dir sırrı Mürteza
    İmam Caffer Kazım Masayı Rıza
    Bizi dergahından mahrum eyleme

    Muhammed" im der ki di-darım haktır
    Tâki Nâki Askeri hep rahmanimdir
    Severim Mehdi"yi niyazım vardır
    Bizi dergahından mahrum eyleme


    EY SAHİN BAKISLIM BÜLBÜL AVAZLIM

    Ey şahin bakışlı, bülbül avazlım
    Bir eli kadehte, bir eli sazlım
    İste ben gidi yom, kal ahu gözlüm, kal ahu gözlü
    Ne sen beni unut, nede ben seni, nede ben seni

    Hudey hudey hudey, dem dem dem..
    Dembir dembir dembir debir , dem dem dem.dem.
    Hudey hudey hudey hudey, dem dem dem.dem

    Yolda harami var, engel arada, engel arada
    Unutmam sevdiğim, demde sırada
    Kalkıp gider amma, gönüller burada
    Ne sen beni unut, nede ben seni, nede ben seni

    Hudey hudey hudey, dem dem dem..
    Dembir dembir dembir debir , dem dem dem.dem.
    Hudey hudey hudey hudey, dem dem dem.dem

    Kul Hüseyin"im ey gül benzin soluk, gül benzin soluk
    Alnımıza yazılmıştır ayrılık
    Vallahi sevdiğim gönüller birlik

    Hudey hudey hudey, dem dem dem..
    Dembir dembir dembir debir , dem dem dem.dem.
    Hudey hudey hudey hudey, dem dem dem.dem


    İSTE MEYDAN

    Ela gözlü pirim geldi
    Duyan gelsin iste meydan
    Dört kapıyı, 40 makamı
    Bilen gelsin iste meydan

    Hudey hudey canlar hudey
    Hudey hudey demler hudey

    Ben pirimi hak bilirim
    Yoluna kurban olurum
    Dün doğdum bugün ölürüm
    Ölen gelsin iste meydan

    Hudey hudey canlar hudey
    Hudey hudey demler hudey

    Sah Hatayim der sırrını
    Meydana koymuş serini
    Nesimi gibi derisin
    yüzen gelsin iste meydan

    Hudey hudey canlar hudey
    Hudey hudey demler hudey



    SİVAS ELLERİNDE SAZIM ÇALINIR

    Kul olayım mızrap tutan ellere
    Katip arzuhalim yaz saha böyle
    Gül dikeyim kan dökülen yerlere
    Katip arzuhalim yaz saha böyle
    Güzelim ey, güzelim ey, tabibim hey
    Gül dikeyim kan dökülen yerlere
    Katip arzuhalim yaz saha böyle
    Güzelim ey, güzelim ey, bir tanem hey

    Sivas ellerinde ömrüm çalınır
    Kor yürekler bölük bölük bölünür
    Dosttan ayrılmışsam bağrım delinir
    Katip arzuhalim yaz saha böyle
    Güzelim ey, güzelim ey, güzelim ey, tabibim ey
    Nakarat

    Bir ismim Haydardır biri Nesimi
    Akarsu’yum kesemezler sesimi
    Hasretime duyurayım yasımı
    Katip arzuhalim yaz saha böyle
    Güzelim ey, güzelim ey, tabibim hey
    Nakarat

    Madımak’ta ateş göğe gerilir
    33 canim birden alınır
    Pir Sultan’lar ölür ölür dirilir
    Katip arzuhalim yaz saha böyle
    Güzelim ey, güzelim ey, güzelim ey, tabibim hey
    Pir Sultan’lar ölür ölür dirilir
    Katip arzuhalim yaz saha böyle
    Güzelim ey, güzelim ey, bir tane hey ey



    DEMOKRASİ NERDE İSE ORDAYIZ

    Dostlar bizim inancımız bellidir
    Demokrasi nerde ise ordayız
    Softaların sözlerine kanmayız
    Demokrasi nerde ise ordayız
    İnsan hakki nerde ise ordayız

    Bizim ölenimiz geri dirilmez
    İnsanlara bos fetvalar verilmez
    Bizde sınıf bölücülük bilinmez
    Demokrasi nerde ise ordayız

    Yollarımız ikilikle barışmaz
    İnsanların inancına karışmaz
    Benlik yoktur kimse ile yarışmaz
    Demokrasi nerde ise ordayız
    İnsan hakki nerde ise ordayız

    İnsan Haktır Hak insandır biliriz
    Gönüllerde açar bizim gülümüz
    Akarsuyum bacı kandaş hepimiz
    Demokrasi nerde ise ordayız




    ÖLDÜRMEN BENİ

    Erenler zehir getirin
    Bal ile öldürmen beni
    Bağrıma diken batırın
    Gül ile öldürmen beni

    Hiçlik aleminden estim
    Varlık sevdasını kestim
    Yokluk benim eski dostum
    Malının öldürmen beni

    Bir aşktır düştü özüme
    Yanarım kendi közüme
    Leyla görünüp gözüme
    Çölünen öldürmen beni

    Duygular dönüştü söze
    Yanık sevda isler öze
    Dertli dertli vurur saza
    Telinin öldürmen beni

    Hüdayi’yem daldım gâma
    Saldı beni demden deme
    Asin kesin yüzün ama
    Dilinen öldürmen beni



    ÇEK KATARI

    Çek katarı ben gelirim peşinden
    Ali divanına duralım hele
    Merhametin yok mu gözüm yaşına
    Pîre bağlı kalıp duralım hele

    Ey erenler, gerçek erler merhaba
    Ey gaziler gerçek pîrler merhaba
    Hazır yerler, hazır postlar merhaba
    Zakirler sazları çalalım hele

    Askından perişan DAVUT SULARİ
    Muhabbeti baldır, kendisi arı

    Hazret Alinin ol Zülfükârın
    İnkarın boynuna vuralım hele.

    SÖYLE CANIM SÖYLE

    Dünyanın üzerinde kurulu direk
    Emek zay olmadan sızlar mı yürek
    Ali yar Ali yar , Ali yar Ali yar sızlar mı yürek,
    Bu düzeni kim kurmuş biz nerde bilek
    Söyle canim söyle dinlesin canlar, dinlesin canlar

    Adem eker yer yüzüne ekini
    Ekin saklar yer altında kökünü
    Ali yar Ali yar, Ali yar Ali yar Saklar kökünü
    Ayıkla gör karasını akını

    Ocağa koymuşlar köse taşını
    Hak onarsın gerçeklerin isini
    Ali yar Ali yar, Ali yar Ali yar ah yar isini
    Bir gün ağrıtırlar, senin başını
    Söyle canim söyle dinlesin canlar, dinlesin canlar
    Ah yay yar, ya dost dost, medet şah şah dost

    Pir Sultan Abdalım farz ile sünnet
    Yola gelmeyene edilmez minnet edilmez minnet
    Cümlenin muradı dünyada cennet
    Söyle canim söyle dinlesin canlar, dinlesin canlar

    ALİ’im NE YATARSIN GÜNLERİN GELDİ

    Gözleye gözleye gözüm dört oldu
    Ali’lim ne yatarsın günlerin geldi
    Korular kalmadı, kara yurt oldu
    Alilim ne yatarsın günlerin geldi

    Kızılırmak gibi bendinden boşan
    Hamladan Merdinden Sivas’a döşen
    Düldül eyerlendi, Zülfükar kusan
    Alilim ne yatarsın günlerin geldi

    Mümin olan bir yana çekilsin
    Münafık başına taslar dökülsün
    Sancağımız, Kosavaya dikilsin
    Alilim ne yatarsın günlerin geldi

    Pir Sultan Abdal'ım bu sözüm haktir
    Vallahi sözümün hatası yoktur
    Şimdiki sofunun, Yezidi çoktur
    Alilim ne yatarsın günlerin geldi



    İSTER YAKIP, İSTER YÜZSÜNLER BENİ

    Açığım yok, kapalım yok dünyada
    Ne ise ahvalim sorsunlar beni
    Hiç kimseye vebalim yok dünyada
    İster sevip, ister kırsınlar beni

    Okudum kitabi edep erkânlı
    Yaptığım secdenin kıblesi canlı
    Gerdeksiz gecede bir delikanlı
    Ölü bir geline versinler beni

    Dilim dönmez nedir gâvur, Müslüman
    Duman ateş demek, ateşte duman
    En-el-Hak bağına girdiğim zaman
    İster yakıp, ister yüzsünler beni

    Allah kul yaratmış biride benim
    Kimden kalmış bana imanım dinim
    Ne şeytan tanırım, ne de peri cin.
    Konuşan insanim, görsünler beni

    AKARSUYUM boşa güldükten sonra
    Azrail yok imiş öldükten sonra
    Gönül tahtım harap olduktan sonra
    Bos kuru hasıra sarsınlar beni

    Haydar, Haydar, Haydar sarsınlar beni
    Haydar, Haydar, Haydar
    İster yakıp, ister yüzsünler beni





    NURHAK

    Dört bir yana haber salsam
    Öldü desem, İnanır mı?
    Dağlar bana geri verin
    Yusuflumu, Sinan’ımı

    Jandarma kursunu çaldı
    Manimi tenimden aldı
    Nurhak abide kaldı

    Dağlar aldı selamımı
    Nurhak sana güneş doğmaz
    Uçan kuşlar yuva kurmaz
    Dökülen kan, yerde kalmaz
    Soracağız hesabini

    Böyle kalır sanma devran
    Yola devam eder kervan
    Öldü Sinan, doğdu Sinan
    Omuzladı silahını



    SİSLİ MEYDANINDA ÜÇ KIZ

    Sisli Meydanında üç kız
    Biri Çiğdem biri Nergis
    Vuruldular güpegündüz
    Sorarlar bir gün sorarlar
    Sabahın bir sahibi var
    Sorarlar bir gün sorarlar
    Biter bu dertler acılar
    Sararlar bir gün sararlar

    Bin dokuz yüz yetmiş yedi (1997)
    Unutulmaz yılın adı
    1 Mayıs Bayramı idi
    Sorarlar bir gün sorarlar

    Beş yüz bin emekçi vardı
    Taksim Meydanına girdi
    Öyle bir İstanbul gördü
    Sorarlar bir gün sorarlar



    SARKIŞLA

    Şarkışla’ya düşürmesin
    Allah sevdiği kulunu
    Gemerek'te çevirmişler
    Deniz Gezmiş'in yolunu

    Gece Elmalı'da kalmış
    Hamamcı Aliyi sormuş
    Uzatmalı itin biri
    Yusuf’u gaflette vurmuş

    Masa Türk ordusu masa
    Dünya şaştı böyle ise
    Ordu madalya vermiş
    Yusuf'u vuran itoşa

    N'olaydım n'olaydım
    Okur yazar olaydım
    Deniz mahkemeye düşmüş
    Avukatı ben olaydım.

    Omar Hayyam
    'Irmaklarindan saraplar akacak' diyorsun
     Cennet-i alâ meyhane midir?
     'Her mümin'e iki huri' diyorsun
     Cennet-i alâ kerhane midir?
     * * *
     Tanri bize cennette vaat ettigi sarabi
     Niçin haram etsin bu dünyada, akla sigar mi?
     Bir sarhos arap, devesini vurmus Hamza'nin
     Peygamber de yasak etmis arap'a sarabi
     * * *
     Beni özene bezene yaratan kim? sen
     Ne yapacagimi da yazmissin önceden
     Demek günah isleten de sensin bana
     O zaman nedir o cennet cehennem?
     * * *
     Kim senin 'yasa'ni çignemedi ki söyle?
     Günahsiz bir ömrün ne tadi kalir söyle.
     Yaptigim kötülügü kötülükle ödetirsen eger
     Seninle benim aramda ne fark kalir ki söyle
     * * *
     Tanri bizi çamurdan yarattiginda
     Biliyordu bu dünyada ne isimiz olacak
     Isledigim günahlar hep onun emriyledir
     O halde cehennemde beni niçin yakacak?
     * * *
     Isyan edip karsinda duracagim, neredesin?
     Karanligi, isiga yoracagim, neredesin?
     Ibadete karsilik cenneti alacaksam
     'Bagis mi ticaret mi' diye soracagim,
     neredesin?
     * * *
     Kör cehalet çirkeflestirir insanlari.
     Suskunlugum asaletimdendir.
     Her lafa verecek bir cevabim var elbet
     Lakin bir lâfa bakarim laf mi diye,
     Bir de söyleyene bakarim adam mi diye
     * * *
     Dünya, üç bes bilgisizin elinde
     Sanirlar ki tüm bilgiler kendilerinde
     Üzülme, esek esegi begenir
     Bir hayir var sana kötü demelerinde
     * * *
     Sen bu dünyanin sirrina eremezsin
     Erenlerin dilini de sökemezsin
     Öyleyse iç sarabi, cennet et dünyayi
     Öteki cennete ya girer, ya giremezsin
     * * *
     Niceleri geldi, neler istediler
     Sonunda dünyayi birakip gittiler
     Sen hic gitmeyecek gibisin degil mi?
     O gidenler de hep senin gibiydiler
     ******
     Için temiz olmadiktan sonra
     Haci hoca olmussun kaç para
     Hirka, tespih, post, seccade güzel
     Ama TANRI KANAR MI BUNLARA

     Sen sofusun hep dinden dem vurursun
     Bana da sapik dinsiz der durursun
     Peki, ben ne görünüyorsam O'yum
     YA SEN NE GÖRÜNÜYORSAN O'MUSUN

     Sen içmiyorsan içenleri kinama bari
     Birak aldatmacayi iki yüzlülükleri
     SARAP IÇMEM DIYE ÖVÜNÜYORSUN AMA
     YEDIGIN HALTLAR YANINDA SARAP NEDIR KI..

     Ey kara cübbeli senin gündüzün gece
     Tas atma dünyayi bilmek isteyenlere
     ONLAR YARATANIN SANATI PESINDELER
     SENINSE AKLIN ABDEST BOZAN SEYLERDE....

     Ben kadehten çekmem artik elimi;
     Tutmam senin kitabini minberini.
     Sen kuru bir softasin, ben yas bir sapik
     CEHENNEMDE SEN MI DAHA IYI YANARSIN, BEN MI?..

     Seni kuru softalarin softasi seni
     Seni cehenneme kömür olasi seni
     Sen mi haktan rahmet dileyeceksin bana ?
     HAKKA AKIL ÖGRETMEK SENIN HADDINE MI ?

     Yasamin sirlarini bileydin
     Ölümün de sirlarini çözerdin
     Bugün aklin var, bir sey bildigin yok
     YARIN AKILSIZ NEYI BILECEKSIN

     Ey kör!

     Bu yer, bu gök, bu yildizlar, bostur bos !
     Birak onu bunu da gönlünü hos tut hos !
     Su durmadan kurulup dagilan evrende
     BIR NEFESTIR ALACAGIN, O DA BOSTUR BOS !
     

YİNE GÖNLÜM HOŞ DEĞİL

Duydum dost yaralanmış
Yine gönlü hoş değil
Her yani parelermiş
Yine gönlüm hoş değil

Dost hasreti zor imiş
Her dem ahu zar imiş
Dert adamı yer imiş
Yine gönlüm hoş değil

Akarsuyum yansam da
Kül olup savrulsan da
Bazı bazı gülsümde
Yine gönlüm hoş değil
DEMEDİM Mİ !

Güzel aşık cevrimizi
Çekemezsin demedim mi
Bu bir rıza lokmasıdır
Yiyemezsin demedim mi

Hele nenni nenni de nenni
Gülüm nenni nenni de nenni
Canin nenni nenni de nenni

Yemeyenler kalır naçar
Gözlerinden kanlar saçar
Bu bir demdir gelir geçer
İçemezsin demedim mi

Nakarat

Pir Sultan Abdal Şahımız
Hakka ulaşır ahimiz
Dost yoludur Semahımız
Uyamazsın demedim mi

Nakarat

BU MEYDANDA

Mihman olduk cemimize
Hu diyelim demimize
Hayran kaldık yolunuza
Bu meydanda Bu divanda

Meydanda oturan canlar
Ayni soydan ayni kandan
Kalksın kötü çirkin yanlar
Bu meydanda Bu divanda

Sazlarla, coşup çağladık
Özümüzü hakka bağladık
Hüseyin için ağladık
Bu meydanda Bu divanda

Pirimiz Bektaşi Veli
Abdal Musa Kızıldeli
Balım Sultanla, Çelebi
Bu meydanda Bu divanda

Selam rehber olan dosta
Ali yazımız vardı posta
Ethem ile Mustafa yasta
Bu meydanda Bu divanda




EY ALEVİ GENÇLİĞİ
Sen lâiksin, sen demokratsın
Sen insansın, sen kurânsın, imansın
Sen bana yaratandan,
Şahı Mardandan,   İmamdan
Armağansın
Sen Pir Sultanìsin, Hacı Bektaşi
Haydari Sultan, Abdal Musa sın.
Sen Yunussun, Karacaoğlan sın
Sen bana övünç kaynağısın.
Sensiz bir yere varamam
Şeriatçılara karşı duramam
Mazlumların ahini alamam
Sen olmazsan, adimi duyuramam.
Yalnız koyma beni
İstersen sırtımda taşırım seni,
Esirgeme Erenlerden sevgini
Hadi yaklaş, uzaklaşma,
Yaklaş ta kucaklayayım seni.

Ali Yakar



Ahmet Arif ANADOLUYUM BEN.....

Beşikler vermişim Nuha,
Salıncaklar, hamaklar,
Havva Ana"n dünkü çocuk sayılır,
Anadolu’yum ben,
Tanıyor musun?
Utanırım fukaralıktan,
Ele, güne karşı çıplak ...
Üşür fidelerim,
Harmanin kesat.

Kardeşliğin, çalışmanın,
Beraberliğin,
Atom günlerinin katmer açtığı,
Sairlerin, bilginlerin
dünyalarında,
Kalmışım bir başıma,
Bir başıma ve uzak.
Biliyor musun ?

Binlerce yıl sağılmışım,
Korkunç atlılarıyla parçalamışlar
Nazlı seher sabah uykularımı
Hükümdarlar, saldırganlar,
haydutlar,
Haraç salmışlar üstüme.

Ne İskender takmışım,
Ne sah, ne sultan,
Göçüp gitmişler gölgesiz!
Selam etmişim dostuma
Ve dayatmışım
Görüyor musun ?

Nasıl severim bir bilsen.
Körogluyu, Karayılanı,
Meçhul Askeri ...
Sonra Pir Sultani ve Bedrettin’i.
Sonra kalem yazmaz,
Bir nice sevda...

Bir bilsen,
Onlar beni nasıl severdi.

Bir bilsen, Urfa’da kursun atanı,
Minareden, barikattan,
Selvi dalından,
Ölüme nasıl gülerdi.
Bilmeni mutlak isterim,
Duyuyor musun ?

Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip...
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarıda, derste, sırada,
sırada,
Yürü üstüne üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hainin...

Dayan kitap ile
Dayan is ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile.
Dayan rüsva etme beni.
Gör nasıl yeniden yaratılırım,
Namuslu genç ellerinde.

Kızlarım,
Oğullarım var gelecekte,
Her biri vazgeçilmez cihan parçası.
Kaç bin yıllık hasretimin goncası,
Gözlerinden,
Gözlerinden öperim.
Bir umudum sende,
Anlıyor musun.


BU YOL BIZI ÇAĞIRI

Bu yol bizi zora değil
Birlik olmaya çağırır
Hak yoluna özle eğil
Gerçek bulmaya çağırır

Bu yola özle girilir
Meydanda ölür dirilir
Sevgi şerbeti ezilir
Dolu olmaya çağırır

Saz ile okunur düvaz
Hak için edilir niyaz
Dizle değil özle namaz
Özden kılmaya çağırır

İlmin sonu aydınlık
Geride kalır karanlık
İleride gerçek varlık
İlham almaya çağırır

Kamer Bacı, aldım yolum
Al kırmızı açar gülüm
Okursan insandır ilim
Boşu dolmaya çağırır



Bu cehalet yaktı gitti milleti
Gelin buna çare bulalım canlar
Silelim gönülden kini nefreti
Sevgi, saygı ile dolalım canlar

Kimse bos laflarla, nârâ atmasın
Nefsine uyup ta gönül yıkmasın
Her kafadan ayrı bir ses çıkmasın
Sözde, özde birlik olalım canlar

Onurlu bir yasam felsefesinden
Barış huzur doğar her ilkesinden
Der, Dertli Divani sah nefesinden
Sevgi türküsünü çalalım canlar.

     *  *  *  *
Arayıp ta aslini bulan
Gönülden gönüle dolan
İncinip, incitmeyen.
Gelin canlar bir olalım

Kadın erkek ayırmayan
72 millete bir gören
İkilik eylemen
Gelin canlar bir olalım

Özü sözü doğru olan
İlim yolunu aydınlık bilen
Gerçekler demine hü diyen
Gelin canlar bir olalım

Tanrıyı gönlünde bilen
Eline, Diline, Beline sahip olan.
Yalan, kaybet söylemeyen
Gelin canlar bir olalım

Bize ağır geleni , reva görmeyiz size
Dostunsanız dost, oluruz size
Okunacak en büyük kitap insandır bizde
Gelin canlar bir olalım

Ne var paylaşamayacağımız
Yarin yanağından gayri,
Hep beraber üretip
hep beraber tüketmek için
Gelin canlar bir olalım. (FA)

        *  *  *

Bir Sah olsam hükmeylesem cihana
Batıl meclisleri yıkar giderdim
Okullar yaptırıp bütün köylere
Cehaleti kökten söker giderdim

Fabrikalar kurar idim yerde
İkilik koymaz idim bu serde
ayrı gözle bakmaz idim bir ferde
Cihana bir gözle bakar giderdim

Görseydim o günü yüzüm gülerdi
Bütün dünya insanları bayram ederdi
Ne bir silah, ne bir atom kalırdı
Bir derin kuyuya döker giderdim

Gerçek insanları bilirdim Allah
Ondan başkasına tapmazdım billah
Ne Kabe kalırdı ne de Beytullah
Orada bir bostan eker giderdim

İbreti der varlığımız bitmezdi
Sofu inat edip, hacca gitmezdi
Ayrı ayrı devlet icap etmezi
Dünyaya bir bayrak diker giderdim.


Ey kardeş sen, yalınız düşünce
ve fikriden ibaretsin.
Geri kalan yerin, deri kemik
ve dokudur
Eğer düşüncen gül"se
sende gülsün.
Yok düşüncen dikense,
Fırın içinde yakılacak odunsun.
Mevlana.


Canimiz melek canidir
Tenimiz Salman tenidir
İçtiğimiz aslan sütüdür (kanıdır)
İçebilirsen gelberi

Kırklar meydanına vardım
Gelberi heyecan dediler
İzzet ile selam verdim
Gir iste meydan dediler

Kırklar bir yerde durdular
Otur deyi yer verdiler
Meydana sofra kurdular
Lokmamıza ban dediler.
Hayati



Kızdı

Az önce konuştum, bir softa ile.
Artık gerçekleri, gör dedim. Kızdı...
Cehalet yüzünden, çok çektik çile
Biracıcık kafanı, yor dedim.
Kızdı.

Dedim zora, tercih etme kolayı,
Oku öğren, bütün, gerçek olayı.
İnsani ayırma, dinden dolayı.
Gavurla la Müslüman, bir dedim.
Kızdı.

Düşünen herkese hor, hor bakıyor.
Kâfir zındık diye, isim takıyor.
Kadın şeytan deyip, lânet okuyor.
Hayır onlar bize, yar dedim..
Kızdı..

Bilmen, bu görüsü kimlerden almış.
Gırtlağına kadar, gaflete dalmış.
Bir erkeğe, dokuz kadın, helalmiş.
Yok mu sende, namus ar dedim...
Kızdı..

Dedi, biz her şeyi, kaderden bilek.
Dedim, bu çağdışı, şeyleri sil ek.
Dedi, bizi böyle ağlatan felek.
Hatalısın, orda dur, dedim.
Kızdı..

Gören gözlerine, çekmişsin perde .
Aklin fikrin cennet denilen yerde.
Senin aradığın huriler burada.
Ölmeden birini sar dedim.
Kızdı..

Gönüllü Coşkun’um, git bir alime,
Çiğ kalma, pişirsin, yazık haline.
O felek sandığın, üç beş zalime,
Elinden geldikçe, vur dedim.
Kızdı... Kızdı...

Hele su yobazda hay sete bakin

İnsanların bilgisayar çağında
Hele su yobazda hav sete bakın
Ormanda büyümüş yaban dağında
Hele su yobazda hav sete bakin

Kaplamış içini kin nefret küpü
Sari sakalı, tam şeytan tipi
Ağzında salyası, kudurmuş gibi
Hele su yobazda hav sete bakin

Kubilay"dan beri dinmedi kinler
Akarsu, Bezirci, Çimen, Metinler
Mumcular, Aksoylar, Emeç, Tekinler
Hele su yobazda hav sete bakin

Çorum’da, Maraş’ta, Kanlı Sivas`ta
Pir Sultan Şenliğini bıraktı yasta
Otuz yedi ölü, altmış beş hasta
Hele su yobazda hav sete bakin

Arabi acemi, bağrına basar
Atatürk"e nefret duyar, kin kusar
Yönetenler, oy peşinde, hep susar
Hele su yobazda hav sete bakin

Mahmut Erdal, unutulmaz acımız
Hüzün dolu, kan ağlıyor içimiz
Tek kelime İNSAN olmak suçumuz
Hele su yobazda hav sete bakin




...Hep bir ağızdan türkü söyleyip
hep beraber sulardan çekmek ağı,
demiri oya gibi isleyip hep beraber,
hep beraber sürebilmek toprağı,
ballı inciri hep beraber yiyebilmek,
yarin yanağından gayri her
her yerde
hep beraber! diyebilmek....
...Boyunları vurulacak iki bin adam,
Börklüce Mustafa ve çarmıhı
cellât, kütük ve satir
her şey hazır, her şey tamam

... Satırı çaldı cellat.
Çıplak boyunlar yarıldı nar gibi,
bir biri ardına düştü baslar.
Ve her bas düşerken yere
çarmıhından Mustafa
baktı son defa.
Ve her yere düsen başın kılı depremedi:
İris
Dede Sultanim iriş!!
dedi bir,
başka bir söz demedi....
(Şeyh Bedreddin destanı
N. Hikmet )




DEYİS

Pir Sultan’ım bu dünyaya
Dolu geldim dolu benim
Bilmeyenler bilsin beni
Ben Ali’yim Ali benim

Coşma deli gönül coşma
Coşup ta kazandan tasma
Üçüyüz altmış tane çeşme
Her çeşmenin gölü benim
Bilmeyenler bilsin beni
Ben Ali’yim Ali benim

Kılıcın bin arşın uzar
Kafirlerin kökün kazar
Çarsı pazarlarda gezer
Dedikleri deli benim
Bilmeyenler bilsin beni
Ben Ali’yim Ali benim

Pir Sultan kapında kuldur
Bunu bilmek müşkül haldir
Ali’nin ihsanı boldur
Sahi Merdan kulu benim
Bilmeyenler bilsin beni
Ben Ali’yim Ali benim

En-el-Hak dedikte çekildik dara
Edeb erkân bize doğru yol oldu
Gelmiş zebaniler sual sormaya
Yardımcımız şahı şahı Merdan Ali oldu

Kıldan köprü kurmuş gel de geç deyi
Pirim bana dolu verir iç deyi
Arkamda ki bir er vurdu geç deyi
Yurdumun üstünde hey dost tozlu yol oldu

Bir kapı açıldı içeri girdim
Hak nizam terazi ben onda gördüm
Bir ayak üzeri bin saat durdum
Eridi iliğim hey dost kemik hall oldu

Pir Sultan’ım eydir şahların şahı
Yüzüne nur doğmuş Ali’nin mahı
Ben pirimi gördüm dönmem bir dahi
Durağımız abu abu Kevser göl oldu



Şükür bizi, bu meydana
Getirenin demine hü
Ceset içinde bu cani
Bitirenin demine hü

Güzeldir Ali’min sesi
Silelim gönülden pası
Ayni Cemde bu nefesi
Okuyanın demine hü

İzleyin Ali izini
Uyaralım CAN gözünü
Kırklar ile bir üzümü
İçirenin demine hü

Pir Sultan’ım bu ne demek
Hiç cahille verme emek
hazır pismiş nahü yemek
Yedirenin demine hü

BU DÜZEN

Zor kullanır aka kara dedirir
Kurbağaya kus tutturur bu düzen
Namussuza ballı kaymak yedirir
Namusluya tas yutturur bu düzen
bu düzen
Utanmadan mülledese halis der
Kirli kirli pazarlığa kulis der
Jandarma der korucu der polis der
Hep kendine korutturur bu düzen
bu düzen
Yalan dolan o kazanır her turu
Çok mahirdir telsiz çalar tamburu
İğfal edip yüklediği kamburu
Döve döve unutturur bu düzen
bu düden
Mayosu yırtılır, kispeti dener
Haşmet tuş, olunca İsmeti dener
Narkozla olmazsa rüşveti dener
Uyananı uyutturur bu düzen
bu düzen

mülledese= kirli, pis
kulis= sahne, arada taraftar toplama yöntemi
mahirdir=becerikli hünerli
ihlal=bozma, halel getirme
kispet= yağlı güreşlerde giyilen deri don
Tuş=yenilmek pes etmek

GÜN DOĞDU

Gün doğdu hep uyandık
Siperlere dayandık
Babamsızlık uğruna da
Al kanlara boyandık

Yolumuz devrim yolu
Gelin kardaşlar gelin
Yurdumuza faşist dolmuş
Vurun kardaşlar vurun

Gün doğdu hep uyandık
Siperlere dayandık
İnsanlık uğruna da
Kor ateşlerde yandık

Yolumuz insanlık yolu
Gelin canlar gelin
Yurdumuza yobaz dolmuş
Vurun canlar vurun


Dost dost diye nicesine sarıldım
Benim sadık yarim kara topraktır
Beyhude dolandım boşa yoruldum
Benim sadık yarim kara topraktır

Nice güzellere bağlandım kaldım
Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum
Her türlü isteğim topraktan aldım
Benim sadık yarim kara topraktır

Koyun verdi kuzu verdi süt verdi
Yemek verdi ekmek verdi et verdi
Kazma ile döğmeyince kıt verdi
Benim sadık yarim kara topraktır

Adem'den bu deme neslim getirdi
Bana türlü türlü meyve getirdi
Her gün beni tepesinde götürdü
Benim sadık yarim kara topraktır

Karnın yardım kazmayınan bel inen
Yüzün yırttım tırnağınan elinen
Gene beni karşıladı gülünen
Benim sadık yarim kara topraktır

İşkence yaptıkça bana gülerdi
Bunda yalan yoktur herkes de gördü
Bir çekirdek verdim dört bostan verdi
Benim sadık yarim kara topraktır

Havaya bakarsam hava alırım
Toprağa bakarsam dua alırım
Topraktan ayrılsam nerde kalırım
Benim sadık yarim kara topraktır

Dileğin var ise iste Allah'tan
Almak için uzak gitme topraktan
Cömertlik toprağa verilmiş haktan
Benim sadık yarim kara topraktır

Hakikat ararsan açık bir nokta
Allah kula yakın kul da Allah'ta
Hakkın gizli hazinesi toprakta
Benim sadık yarim kara topraktır

Bütün kus'rumuzu toprak gizliyor
Merhem çalıp yaralarım düzlüyor
Kolun açmış yollarımı gözlüyor
Benim sadık yarim kara topraktır

Her kim ki olursa bu sırra mazhar
Dünyaya bırakır ölmez bir eser
Gün gelir Veysel'i bağrına basar
Benim sadık yarim kara topraktır
 

Kamer Bacı´dan deyişler

(Kamer Metin Århus)

 

İ kinci Kerbela

İkinci Kerbela Sivas

Gözüm dolu yüreğim yaş

Kan ağladı iki temmuz

Bir ben değil canım anam

 

Madımak değildi yanan

Zalimlerde olmaz iman

Bir dalımız yandı inan

Bin fidan yetişti anan

 

İnsanı yakar mı insan

Sevgimizi yaktık sanan

Pir Sultanı asan vicdan

Pir Sultanlar ölmez anam

 

Sevgi sonsuz etmem inkar

Yolumuzun Piri Hünkar

Kin insana olur mu yâr

İkrarımdan    dönmem anam

 

Yobazın adını anma

Beni o seviyede sanma

Kamer Bacı yandım amma

Ben bir cana kıyman anam..

15.12.2000

 

 

Bu sevgi için

 

Sevginin barışın simgesi Semah

Ben niye dönmeyim bu sevgi için

Sevgisiz yürekte olur mu sabah

Ben niye dönmeyim bu sevgi için

 

Gönülden gönüle ikrar verenler

Yürekten yüreğe köprü kuranlar

Alevler içinde semah dönenler

Ben niye dönmeyim bu sevgi için

 

Aşk ateşi yüreğimde yanıyor

Ben dönerken cahil deli sanıyor

Dünya alem semah dönüyor

Ben niye dönmeyim bu sevgi için

 

Aşan aylar doğan güneş biliyor

Cahil sözüne kuşlar gülüyor

Sevgi yürekteki pası siliyor

Ben niye dönmeyim bu sevgi için

 

Sevgisiz bir insan özden gülemez

Gerçeklerin varlığını bilemez

Hiç bir şey sevgiden üstün olamaz

Ben niye dönmeyim bu sevgi için

 

Kamer Bacı hakka yürekten yalvar

Sevginin barışın sonunda bal var

Ta geçmişten geleceğe bir yol var

Ben niye dönmeyim bu sevgi için

11.2.2003

 

 

Neler Çektim


Geçim için gurbet ele
Geldim ama neler çektim
Boyun eğdim ben yad ele
eğdim ama neler çektim

Ben seçmedim bu gurbeti
Unutmadım memleketi
Geçim kavgası minneti
Ettim ama neler çektim

Gurbet demek kolay dile
Kuşlar gibi kafeslerde
Yirmi altı yıldır yad ellerde
Kaldım, ama neler çektim

Yorgun yüreğim kebap
Doğrumu yanlış mi acep
Sorulan soruya cevap
Verdim ama neler çektim

Gerçekten zalim yad eller
Yol vermiyor gurbet eller
Kamer Bacı, nice engeller
Aştım ama neler çektim

Alevi Gençlik


Sevgimize sahip çıkmış
Yaşasın Alevi Gençlik
Dört köseye fidan dikmiş
Yaşasın alevi gençlik

Doğru yoldur amaçları
Yüreklerde inançları
Yarınların aydınları
Yasasın alevi gençlik

Bu yol gerçeklerin yolu
Yürekleri sevgi dolu
Aydınlığa açık kolu
Yaşasın alevi gençlik

Sevgi barış yürekleri
Arıyorlar gerçekleri
Aydınlık dilekleri
Yaşasın alevi gençlik

Çok mutluyum Kamer Bacı
Yeşerdi sevgi ağacı
Sevgi her şeyin ilacı
Yasasın Alevi Gençlik


( ÅAB Kamer Metin’in 

Alevi Gençlere armağanı)



Feramuz Acar, Randers

4 kapı - 40 makam

Aç can gözün, aleme bak
Dört unsurdan olduk hak 
Hava, ateş, su, toprak
Dört kapıdan, bir geçelim hele

Yel olup varlık aleminden estik
Kor olup alevler içinde piştik
Kızılırmak gibi deryaya taştık
Topraktan filizlenip çıkalım hele

Bir anadan doğduk kardeşik
İkrarla insanlık yoluna girdik
Hakkı  biz insanda bildik
Hakikat sırını açalım hele

Ak ile karayı okuyup yazdık
Bin bir çiçekten, ballar ezdik
Girip Rıza bahçesinde gezdik
Gönül bahçesine gidelim hele

Bu senin, bu benimdir demedik
Senin benin diye hak yemedik
Halk katında ayrı garı görmedik
Varlığın birliğine varalım hele


Akıl mantık ile hakka inandık
Her daim aşkla, ilime yöneldik
Namazı biz gönülden kıldık
Doğrulup birde kalkalım hele

Güzele doğruya nikâh eyledik
Belli dedik yoldan dönmedik
Aslanla ceylanı dost eyledik
Cümle varlığa dost olalım hele

İkilikten, kötülükten incindik 
Acıyı bal edip kefenler giydik
El ele, el hakka dosta yöneldik
Bir elde insanlığa verelim hele

İnsanda olmalı dişilik kişilik
Zalime karşı olmalı  birlik
Hizmet ile bulunur dirlik
Haksızlığa karşı koyalım hele

Kırk kere ölçtük, bir biçtik
Aşk ile meydana geldik
Aşk ile İnsanlık bağına gittik

Muhabbet şarabını içelim hele

Elsiz dilsiz belsiz dolaştık
Canı, cemde deme ulaştık
Benlik sevdasını çoktan aştık
Biraz da sabırlı olalım hele

Açtan açıktan daim utandık
Yarden gayrsını payladık
Rütbeyi çıkarıp sıraya daldık 
Arif özün, sözün seçelim hele

Kimsenin ayıbını açmadık
Kara toprağa olduk biz sadık
Cümle millete bir nazarla baktık
Halka hizmet için kalkalım hele

Vahdeti mevcutla, bir olduk
Yaratanı yaratılana sorduk
Evreni tanrıyı, insanda bulduk
Evrende semah dönelim hele

Acar’ım Hak’tan halka erdik 
Hakkı kâmilli insanda bildik

Dünyaya cenneti kurmaya geldik 
En-El Hak katına varalım hele.

 


ZORUNLU DİNDERSİ

Zorunlu  dindersi  dinayet  emri
Ağlayıp sızlanma çek restini  be
Büyük yürüyüş yap yık bu devri
Fidanlar yetiştir  çek  restini  be

Eylemler yapılsın yeter bekleme
Gerçek oki  daha  sorun  ekleme
Halkın ğücünü örğütle  saklama
Şikayetci olma  çek   restini   be

Eritme sindirme tutmadı gördün
Bu yobaz sürüye nice can verdin
Tutarlı örgütlen sağlam tut ferdin
Hükümet sallansın  çek restini be

Vatanmış görev yaparız yıllardır
Hak alınır örgütlü sanma  zordur
Her sorunun elbet çözümü vardır
Yürüde meydana  çek  restini be

Alevi  adın   özünde  insanlık
Devrimi yapki yıkılsın kulluk
Gizli saklı duran şu padışahlık
Şanı şöhretine  çek  restini  be

Gerçek çözüm birlikte çare bulur
Ayaklan  yoksa daha  yıl yıl  durur
Tek yürek beden ğüç olan kurtulur
Birliğin  yolunda  çek  restini  be

Bu günden  yarına  uzatma  işi
Çınlatsın ayaklar  dağ  ile  taşı
Ezilsin  yılanın   zehirli    başı
Geride kalana  çek  restini  be

Bilinen  görünen  çözümü  üret
Öğrensin herşeyi ayıksın millet
Özgürce eşit olsun hakca devlet
Yalana  dolana   çek  restini  be

Binbir çiçek açan aslı vijdanız
Ülkede bizde vatandaş insanız
İnsanı en  yüce  bilen canlarız
İnsan olmayana  çek  restini be

Yaşamı birlikte paylaşım kardeş
Dargınlık kırkınlık  bitsin sırdaş
İnançlı kendi olsun sorumlu baş
Huzuru  bozana   çek  restini  be

Açık ol her  keş  tanısın  bizleri
Silip atalım yalan dolan sözleri
İster  utansın  utanmaz  yüzleri
Dışarda  kalana  çek  restini  be

Tarihler yazdı binlerce verdik can
Ne adına sordunmu döküldü kan
Birer  ciğer parça  onlar  anadan
Bunu bilmiyene  çek  restini  be

De artık son bulsun katliam yeter
Sil bütün intikamı düşmanlık biter
Gün  gelir   insalar  huzurlu  yatar
Gerçeği  görmeze  çek  restini  be

Fezali özgür hür yaşam arzumdur
İnce  hesap gerçek  düzeni  kurdur
Kurtulan  insana   bedeli    vardır
Gayrıyı   tanıma  çek  restini  be