Kainatın Aynasiyim Kainatın Aynasiyim Madem ki ben bir insanım Hakkın varlık deryasıyım Madem ki ben bir insanım
İnsan hakta hak insanda Arıyorsan bak insanda Hiç eksiklik yok insanda Madem ki ben bir insanım
İlim bende kelam bende Nice nice alem bende Yazar levhi kalem bende Madem ki ben bir insanım
Bunca temmenni dilekler Vız gelir çarkı felekler Bana eğilsin melekler Madem ki ben bir insanım
Tevrat`ı yazabilirim İncil`i dizebilirim Kuran`ı sezebilirim Madem ki ben bir insanım
Enel Hak`ım ismim ile Hakka erdim cismim ile Benziyorum resmim ile Madem ki ben bir insanım
Daimi`yim harap benim Ayaklarda turap benim Aşıklara şarap benim Madem ki ben bir insanım Gerçeğe Hu Büyük patlamadan çıktım yoluma Haydan geliyorum Hu ya giderim Kadim dünya bakma benim halime Haydan geliyorum Hu ya giderim Ateş oldum galekside kavruldum Kütle kütle kainata savruldum Devriye de devir devir çevrildim Haydan geliyorum Hu ya giderim Erkeğin teninde büründüm gene Dişinin rahminde boyandım kana Zamanı gelince dönüştüm cana Haydan geliyorum Hu ya giderim Bu devri alemde oldum bilinmez Aradım kitabı sırrı bulunmaz Kamil olan insan yoldan ayrılmaz Haydan geliyorum Hu ya giderim Şafak Altun gerçeklere hu diyem Benim aslım ateş toprak su diyem Aslın inkar edeneler yu diyem Haydan geliyorum Hu ya giderim Ozan Şafak Altun Hamburg, 21.12.2009 Bir ah olsam hükmeylesem cihana Bir ah olsam hükmeylesem cihana Kilise mescidi yıkar giderdim Okullar yapardım bütün insana Cehaleti kökten söker giderdim
Fabrikalar kurar idim her yerde İkiliği kovar idim bu serde Ayrı gözle bakmaz idim bir ferde Cihana bir gözle bakar giderdim
Gerçek insanları bilirdim Allah Ondan gayrısına tapmazdım billah Ne Kabe kalırdı ne de Beytullah Yerine bir arpa eker giderdim
İnsanlıktan başka olmazdı cennet Yok olurdu İsa Musa Muhammet Kalkardı dünyada mezhep tarikat Dinlerin bağını çözer giderdim
Bir olurdu zengin fakir her zaman Çaresiz dertlere olurdum derman Ne gavur kalırdı ne de müslüman Tümünü bir yola çeker giderdim
Gece gündüz çalışırdım millete Bir faydalı kul olurdum elbette Bir ırmak olurdum güneşten öte Yeni fezalara akar giderdim
O günü görseydim yüzüm gülerdi Dünyada insanlar bayram ederdi Ne bir silah ne bir atom kalırdı Bir ulu deryaya döker giderdim
İbreti der varlığımız bitmezdi İnsanoğlu yanlış yola gitmezdi Ayrı gayrı devlet icap etmezdi Dünyaya bir bayrak diker giderdim BEN İNSANDIM Yoktu hiçbir farkım Diğer kullarından tanrının Dokuz ay on gün Ana rahminde kalan Doğan,büyüyen,konuşan Yemek yiyen bir candım. Iyiye,güzele,doğruya Tüm ezilenlere dost Kötüye,çirkine,zalime,zulme,baskıya Düşmandım. Ben İNSANDIM Yirmilerdeydim Henüz ömrüne doymamış Gençecik bir fidandım Canımı aldılar ecelsiz Pırıl pırıl bir mayıs günü Saplandı yağlı kurşunlar bedenime Tepeden tırnağa alkanlar içinde Uzandım Vebalım,sevdalım toprağıma Ben İNSANDIM Akan kanımla kadeh tokuşturdu Zalimler ordusu Bilmedilerki ben Her söylenen türküde Yakılan her ağıtta Şaha kalkan halkımın gür sesinde Baştan başa isyandım. Ne beş meteliğe satılmaya Hazır Ne hain,nede yediği insan eti İçtiği kan olan sultandım Ben İNSANDIM Zulüm ve işkence dert kahır Unutulur Ben unutulmam Ben dilden dile dolaşan Bir destandım Ben pencelerini ve iğrenç dişlerini etime geçiren Zalimlerin ağzında kandım Ben toplu imhalar,ben idam,ben sürgündüm Ben İNSANDIM Tarihtim ben Ezilenlerin hor görülenlerin tarihi Geçtim zulüm cemberinden Taşıdım başımda kizil başlığımı yılmadan Nice imparatorlar,sultanlar Cümle iblisler yoketmek istediler beni Saldım horasandan gelip köklerimi Anadolunun bağrına Bügüne dek direndim Ben İNSANDIM Spartaküsle beraberdim Roma arenalarında Nesimiyle birlikte yüzülen Pir Sultanla dar-ağacında Can verendim Muaviye oğlunun elinde kesik bir baş Bedrettin müritlerinin Yalın kılıcında Ak libasında İnsanlığın ilk umuduydum Ben İNSANDIM Yurt sevgisi kasasında dolar Yüzünde igrenç maske olanlar için Vatan hainiydim Maraşta süngülenen dogmamış bebek Çorumda kurşunlanan halk Kirvelerim,hısımlarım Otuz yedi can yoldaşımla Ateşte semaha durup Hakka yürüyendim Benzerlerimdi beni Yoketmek isteyenler Ama ben ama Ben İNSANDIM Ben daragacında üç fıdan Ser verip sır vermeyen yigit Hain pusuda kırık gözlügü Keşkin kalemi kalan Bagladım canımı zülfün teline Diyen yaralı ceylandım Ben İNSANDIM Bitmeyen kavgada Kutsal özlemi ugruna alkanlara boyanıp Gelecek aydınlık özgür günleri müjdeleyen Kurtuluşun bereketli topragında Filizlenen bir fidandım Ben İNSANDIM Ben İNSANDIM Ben İNSANDIM Bu Alemi Gören Sensin Bu alemi gören sensin Yok gözünde perde senin Haksıza yol veren sensin Yok mu suçun bunda senin?
Kainatı sen yarattın Her şeyi yoktan mi var ettin Beni çıplak dışarı-attın Cömertliğin nerde senin?
Evli misin ergen misin? Eşin yoktur bir sen misin? Çarkı sema nur sen misin? Bu balkıyan nur da senin
Kilise'de despot keşiş İsa Allahın oğlu demiş Meryem Ana neyinmiş Bu işin var bir de senin
Kimde korktun da gizlendin Çok arandın, çok izlendin Göster yüzünü çok nazlandın Yüzün mahrem ferde senin
Bin bir ismin bir cismin var Oğlun, kızın ne hısmın var? Her bir irenkte resmin var Nere baksam orda sensin
Türlü türlü dillerin var Ne acayip hallerin var Ne karanlık yolların var Sırat köprün nerde senin? Ademi sürdün bakmadın Cennete de bırakmadın Şeytanı niçin yakmadın? Cehennemin var da senin? Veysel neden aklın ermez Uzun kısa dilin durmaz Eller tutmaz gözler görmez Bu acayip sır da senin... Tarikat kutbundan tecrit olmayan Yediği haramdır yese ne fayda. Makbul dergah diyetine girmeyen İlahi öz şahım dese ne fayda.
İsmimisen bak hayrına düşmeyen Dört kapıdan kırk makama geçmeyen İşleğini Yetmişüçe seçmeyen Güruh-u Nacviyim dese ne fayda
Köhneyi Nuh gemisine binmeyen Nar-I padan abu hakka ermeyen Kubbeyi alemde yunup kanmayan İsmine evladım dese ne fayda
Cebrail havada nice yıl döndü Çok vakit Allahı gayipten bildi Görünce bir kubbe üstüne kondu Sen sensin ben benim dese ne fayda.
Adem kubbe idi kubbe O idi Cihan ne derya idi ne de su idi Evel ahir gene dünya bu idi Ahmak buna özün yorsa ne fayda.
Fedelli tecelli noktayı haya noktayı baya Gah hece okudur gah verir zaya Özü çürük kiriş taksan bir yaya Eremez menzile kursa ne fayda.
SANA NE Adem’i balçıktan yoğurdun yaptın Yapıp da neylersin bundan sana ne Yarattın insanı saldın cihana Salıp da neylersin bundan sana ne Bakkal mısın teraziyi neylersin İşin gücün yoktur gönül eğlersin Kulun günahını tartıp neylersin Geçiver suçundan bundan sana ne Katran kazanını döküver gitsin Mümin olan kullar didara ersin Yılana ermeyle tamuyu yutsun Söndür şu ateşi bundan sana ne Sefil düştüm bu alemde naçarım Kıldan köprü yaratmışsın geçerim Şol köprüden geçemezsem uçarım Geçir kullarını bundan sana ne Kaygusuz’um aydur cennet yarattın Nice kullarını ceh’neme attın Nicesin ateş-i aşk ile yaktın Yakıp da nelersin bundan sana ne Kul Hasan, Halk Ozanı Hasan Gören' den deyişler www.hayribalta.cjb.net SENDEN KORKMUYORLAR ALLAH’IM Bu depremi Allah yaptı diyorlar Söze hile katıyorlar Allah’ım Şerefsizler senden utanmıyorlar Seni suçlu tutuyorlar Allah’ım Kaçak yapılara ruhsat verdiler Nice milyarlarca rüşvet verdiler Deprem yapan Tanrı suçlu dediler Suçu sana atıyorlar Allah’ım Yıkılmamış sağlam yapılan bina Suçlu şeytan suçun atıyor sana Ruhsat veren halkı boyadı kana Halkı soyup yutuyorlar Allah’ım Deprem kuşağında Marmara Bolu Yıkıntıların altı ceset dolu Belli oldu, göründü asıl suçlu Suçluyu affediyorlar Allah’ım Arsa mafyasına al sat demişler Halkı uyut kandır aldat demişler Vurgunu paylaşmış birlik yemişler Para pula tapıyorlar Allah’ım Binaları çürük yapıp sattılar Suçu Allah’a atıp çıktılar Yüz binlerce ölü şişip koktular Kanal kazıp örtüyorlar Allah’ım Kul Hasan halk derdi sinemde yara Diyorlar ki halkın kaderi kara Asalağın dini imanı para Senden asla korkmuyorlar Allah’ım ALLAHSIZ ADAM MIYIM? Allah’a yok demem haşa Ben Allahsız adam mıyım Kayıpta aramam boşa Ben Allahsız adam mıyım
Adem bahardır, Adem yaz Adem kıble, Adem hicaz Melek bana kıyar niyaz Ben Allahsız adam mıyım
Gözümdeki gören Hak’tır Kalbimdeki duran Hak’tır Nefes alıp veren Hak’tır Ben Allahsız adam mıyım Kul Hasan Allah’a bende Hak, şah damarımda kanda Canımın içinde canda Ben Allahsız adam mıyım GÖRÜYORUM İnsan-ı kâmilde gerçekçi kulda Ben Allah’ın varlığını görüyorum Çiçekte, çimende, bülbülde, gülde Ben Allah’ın varlığını görüyorum
Her ne yana baksam Allah var başta Bismillah yazılı göz ile kaşta Geceleri ayda, gündüz güneşte Ben Allah’ın varlığını görüyorum
Her yüzde Allah’ın nuru var parlar Allah’ı ademde göremez körler Meleklere Adem’e secdegah derler Ben Allah’ın varlığını görüyorum
Aziz yurttaş tefekkür et düşün bak Allahsız döner mi bu çark-ı felek Allah kayıp ise kayıp demek yok Ben Allah’ın varlığını görüyorum
Kul Hasan’ım Allah insanda inan Böyle buyuruyor dört kitap Kuran Secde eylemedi Ademe şeytan Ben Allah’ın varlığını görüyorum Gördüm De Geldim İlme Hizmet Edip, Uykudan Kalktım Sarık Seccadeyi Elden Bıraktım Vaizin Her Gün Ki Vaazından Bıktım Ramazanı Sele Verdim De Geldim
Karnım Acıktıkça Kederim Arttı Hele Hac Kaygısı Ayrı Bir Dertti Paralılar Hemen Hac'oldu Gitti Şeytanı Taşlarken Gördüm De Geldim
Dört Kitabı Koyup Torbaya Astım Cennet Hurisinden İlgimi Kestim Muskacı Hocaya Sanmayın Sustum Ağzının Payını Verdim De Geldim
Aklım Ermez Ahret Eğlencesine. Saygım Var İnsanın Düşüncesine Hayal Cennetinin Has Bahçesine Yobaz Sürüsünü Sürdüm De Geldim
İbreti Emelim İnsana Hizmet Eşim Bana Huri, Evim De Cennet Hacıya, Hocaya Kalmadı Minnet İbriği, Tespihi Kırdım Da Geldim Gönülden Bağlıyız Cananımıza Hakk'ı Pek Yakından Gördük İnandık İlk Başta Danıştık Vicdanımıza Gerçekler Yoluna Girdik Uyandık Hakikat Denildi Erkanımıza
Naci Güruhuna Bendeyiz Bende Hakk'ı İspat Edip Kamil İnsanda Şeytanı Tanıyıp Düşmeyen Fende Odur Layık Olan İhsanımıza
Gerçek İrfanıdır Bizim Gıdamız Meleklerin Secdegahı Ademiz Ancak Özün Bilen Duyar Sedamız Cahil Ermez Sırrı İrfanımıza
İyi İnceledik Biz O Kuran'ı Bir Canlı Kitapta Okuduk Onu Arif Ol Da Evvel Kendini Tanı Yoksa Aklın Ermez Lisanımıza
İbreti, Razıyım Lütufa Kahra Asla Değer Vermem Cahile Köre Elim Göğe Açıp Eğilmem Yere Gönülden Bağlıyız Cananımıza BİR ŞAH OLSAM Bir şah olsam hükmeylesem cihana Kilise mescidi yıkar giderdim Okullar yapardım bütün insanlığa Cehaleti kökten söker giderdim Fabrikalar kurardım her yerde İkiliği kovar idim bu serde Ayrı gözle bakmaz idim bir ferde Cihana bir gözle bakar giderdim
Gerçek insanları bilirdim Allah Ondan gayrısına tapmazdım billah Ne gavur kalırdı ne de Müslüman Yerine bir arpa eker giderdim
İnsanlıktan başka olmazdı Cennet Yok olurdu İsa, Musa, Muhammed Kalkardı dünyada mezhep, tarikat Dinlerin bağını çözer giderdim
Bir olurdu zengin fakir her zaman Çaresiz dertlere olurdum derman Ne gavur kalırdı ne de Müslüman Tümünü bir yola çeker giderdim
Gece gündüz çalışırdım millete Bir faydalı kul olurdum elbette Bir ırmak olur güneşten öte Yeni fezalara akar giderdim
O günü görseydim yüzüm gülerdi Dünyada insanlar bayram ederdi Ne bir sıla kalırdı ne de bir atom Bir ulu deryaya döker giderdim
İbreti der ki varlığımız bitmezdi İnsanoğlu yanlış yola gitmezdi Ayrı gayrı devlet kalmazdı Dünyaya bir bayrak diker giderdim SITKI BABA (AŞIK PERVANE) Mahlasım Pervane gezdim bir zaman Sıdki mahlasını verdi bir üstad. Yedullah suresi okundu ilan Hamdülillah beni eyledi irşad.
Hicab perdeleri kalktı gözümden Türlü hikmet zahir oldu özümden Kerem buldum kadd-i serfirazımdan Anın içün böyle olmuşum dilşad.
Erişti feyz-i Hak eseri cana Açtım gözlerimi baktım cihana Çok şükür kul oldum azim sultana Harabe kalbimi eyledi bünyad.
Erenler Şahı'ndan dersimi aldım Doksan bin kelamın künhünü buldum Aslı bir noktadır zatını bildim. Her, cana söylenmez iş bu istidad.
SIDKİ sadık bu mahlası bulalı Kalmadı gönülde dünya melali Mabudum, maksudum Nur-i Cemali Ol bana Şirin'dir, ben ona Ferhad. Omar Hayyam,Sarhoşken Arabın devesini öldürünce Hamza Peygamber, şarabı yalnız haram etmiş ona
Bu dünyadan başka bir dünya yok, arama O var sandığın şey yoktur boşa arama
Ben içerim, ama senin gibi kötülük yapmam Şaraba taparım senin gibi kendime tapmam.
Cılız karıncalarız, Süleyman değiliz biz Biz aşka tapanlarız, Müslüman değiliz biz
Sen sorguya çekmeden ben sorgularım seni Ey Tanrı, hangi günahım için öldürdün beni
Herkes koyu Müslüman dönerken Biz tam putperest döndük Kâbe’den
Şarap haram olsa da bana göre hava hoş Hem, bana sorarsanız, haram olan her şey hoş
Seccadeye yatanlar eşek değil de nedir? Müslüman geçinir ya, gâvurdan da beterdir
Her gün tevbe eder bozarız biz Sarhoş doğduk, sarhoş yaşarız biz
Kızıl şarap iç solgun yüzüne bir renk gelsin Şu yaşamına ahenk, işlerin de denk gelsin
Ben şarap ile çalgıda buldum saadeti Dinim dinsizliktir, bıraktım her ibadeti
Bize yıllanmış şarap size cami kilise; Sizler cennetliksiniz, cehennemliğiz bizse
Şarap ile yıkayın beni öldüğüm zaman Tabutumu yapınız üzüm asmalarından | | |
* * * Pir Sultanım şu dünyaya Dolu geldim, dolu benim Bilmeyenler bilsin beni Ben Ali’yim Ali benim * * *
Koyup dünya davasını Hak´a verip sevdasını Doğrulayıp öz nefesini Şeytanı öldüren gelsin!" ( Pir Sultan Abdal ) * * * "Sorma be birader mezhebimizi Biz mezhep bilmeyiz yolumuz vardır Çağırma meclis-i riyaya bizi Biz şerbet içmeyiz dolumuz vardır." ( Nesimi ) * * * Dervişlik hırkada, taçda değildir Hararet nardadır, sacda değildir Her ne ararsan, kendinde ara Kudüs’te, Mekke’de Hac’da değildir. * * * Aşığım elimde sazım Hiç kimseye değil sözüm Zannetme ki kitapsızım Canlı Kuran özüm benim İyice inceledik biz o Kuranı Biz “canlı kitap”ta okuduk onu Arif ol da evvel kendini tanı Yoksa aklın ermez lisanımıza * * * ´Gardaş Gönül sende, sevgi sende, yar sende Sen de ara, sen de seni bul gardaş Mürşit sen de, Rehber sen de, Pir sende Sende ara, sende seni bu gardaş Şehir sende, yayla sende, köy sende Nehir sende, derya sende, çay sende Yıldız sende, güneş sende, ay sende Sende ara, sende seni bul gardaş İsa sende, Musa sende, Tur sende Çözülmeyen gizli gizli sır sende Hakkın büyük hazinesi var sende Sende ara, sende seni bul gardaş Der Hüdai, akıl, ilim, fen sende Dünya sende, ahret sende, han sende Allah sende, Kuran sende, din sende Sende ara, sende seni bul gardaş * * * Mir´ati sözlerin canlı muamma Ülül-ebsar olanlara hüveyda Elsiziz, dilsiziz, belsiziz amma Gezerin alemden erkekçesine * * * Bu dünyanın temelini Kurup yoğuran ben idim Hiç yokken Adem nesli Adem’i doğuran ben idim Yeşil kandil nuru benim Cennetteki huri benim Aden ata yari benim Şit’i doğuran benim Geçen peygamber bir, bir Hep bende aldı feyiz-i- nur Musa’ya dahi dağ-ı Tur İsa’yı doğuran ben idim
* * * Gahi Nebi, gahi Ali göründüm Gahi uslu, gahi deli göründüm Gahi Ahmet, gahi Ali göründüm Kimse bilmez sırrımı Hallaç idim ben. * * * Aşkın şerbetinden içtim hak oldum Kudretin donunu giydim pak oldum Hem Hakka ulaştım hem Hak da oldum Anın için ırat etmem ölümü * * * Gel barışak küslerim Ben beni bilmezdim hatır kırardım Meğer ilmim noksan imiş bilemedim Ben insandan başka ilâh arardım Meğer ilâh insan imiş bilmedim. Aslıma karışıp toprak olunca Çiçek olur mezarımı süslerim Dağlar yeşil giyer bulutlar ağlar Gök yüzünde dalgalanır seslerim Ne zaman toprakla birleşir cismim Cümle mahluk ile bir olur ismim Ne hasudum kalır, ne de bir hasmım Eski düşmanlarım olur dostlarım Evvel de topraktır, sonra da adım Geldim gittim bu sahnede oynadım Türlü türlü tebdil ata uğradım Gani viran şen olurdu postlarım Benden ayrılınca kin ve buzuğum Herkese güzellik gösterir özüm Topraktır cesedim, güneştir özüm Hava yağmur uyandırır hislerim Alimlerin alimini ölçer biçerler Hanını hasını eler seçerler Bu dünya fanidir konar göçerler Veysel der ki gel barışak küslerim Mevlana hac için: "Ey Hacca gidenler, nereye böyle ? Tez gelin çöllerden döne döne, Aradığınız sevgili burada, Duvar bitişik komşunuz. Durun, gördünüzse suretsiz suretini onun, Hacı da sizsiniz, Kabe de, ev sahibi de" demekten kendini alamamıştır "Yaşamın sırlarını bileydin, Ölümün sırlarını da çözerdin. Bugün aklın var bir şey bildiğin yok, Yarın akılsız neyi bileceksin? Bu dünyadan başka dünya yok, arama. Senden benden başka düşünen yok, arama. Vazgeç ötelerden, yorma kendini. O var sandığın şey yok mu, o yok, arama. Kimi dinde imanda buldu yolu, Kimi akıl, bilim yolunu tuttu. Derken bir ses geldi karanlıklardan; "Gafiller, doğru yol ne odur ne bu"... Hep arar dururdum dünyaya geleli, Alın yazısını, cenneti, cehennemi. Hocam kesti attı sağlam bilgisiyle; "Alın yazısı, cennet, cehennem sende" dedi. Biz aşka tapanlarız, Müslüman değil, Cılız karıncalarız, Süleyman değil. Biz eskiler giyen benzi soluklarız, Pazarda sırma satan bezirgan değil. Ben kendiliğimden var değilim bu varlığımla, Kendim çıkmış değilim elbet bu karanlık yola. Bir başka varlıktan gelmiş bendeki varlık. Ben dediğin kim ola, nerede, ne zaman var ola? Güneşi balçıkla sıvamak elimde değil, Erdiğim sırları söylemek elimde değil. Aklım düşüncenin derin denizlerinden, Bir inci çıkardı ki, delmek elimde değil. Yetmiş iki millet, bir o kadar da din. Tek kaygısı seni sevmek benim milletimin. Kafirlik, Müslümanlık neymiş, sevap, günah ne? Maksat sensin, araya dolambaçlar girmesin. Dün özledim de seni coştum birden bire, Çıktım, senin yerin dedikleri göklere. Bir ses yükseldi ta yukardan, yıldızlardan; "Gafil" dedi, "Bizde sandığın Tanrı sende". YUNUS der ki, DİNLE BİRAZ! DİL'de İMAN, DİN'de NAMAZ BEŞ VAKİT'le GÖNÜL kanmaz, GÖNLE yazdık, biz çok şükür! "Ay oldum aleme doğdum, Bulut oldum göğe yağdım, Yağmur olup yere yağdım, Nur oldum güneşe geldim "... "İkiliğe terk et, Birlik makamı tut. Canlar canın bulursun, Birlik içinde"... Bana seni gerek seni. Işkın aldı benden beni, Bana seni gerek seni. Ben yanarım dünü günü, Bana seni gerek seni. Ne varlığa sevinirim, Ne yokluğa yerinirim. Işkın ile avunurum. Bana seni gerek seni. Aşkın aşıklar öldürür, Aşkı denize daldırır. Tecelliyle doldurur. Bana seni gerek seni. Işkın şarabından içem, Mecnun olup dağa düşem, Sensin dün ü gün endişem. Bana seni gerek seni. Eğer beni öldüreler, Külüm göğe savuralar, Toprağın anda çağıra, Bana seni gerek seni. Yunus durur benim adım, Gün geçtikçe artar odum. İki cihanda maksudum, Bana seni gerek seni." * * * Çağın Yezidi'ni tanı. Görgü, bilgi alimliktir, Kamil olmak salimliktir, Yezit demek zalimliktir, Çağın Yezidi'ni tanı. Gör ve izle sağı solu, Gel incitme dürüst kulu. Bak, her taraf zalim dolu... Çağın Yezidi'ni tanı. Kim ki bundan ilham almaz, Attığı taş hedef bulmaz. İyi insan Yezit olmaz, Çağın Yezidi'ni tanı. Var ya sahte, riyakar, it, Katil, hırsız, münkir, müfrit... Kötü insanlardır Yezit, Çağın Yezidi'ni tanı. Derviş Kemal duymak için, Kurallara uymak için, Gerçek tavır koymak için, Çağın Yezidi'ni tanı. * * * Gördüm seni Yüce Tanrım hiç saklanma, Vallah billah gördüm seni. Sen kendini gizli sanma, Vallah billah gördüm seni. Akıl kibritini çaktım, Mantık şamdanını yaktım, Can gözümü açıp baktım, Vallah billah gördüm seni. Kamu eşya ins-ü cinde, Gerek mescit, gerek cemde, Irksız, farksız her ademde, Vallah billah gördüm seni. Ben sendeyim, sen bendesin, Yüreğimin içindesin, Varsın zahir yalan desin Vallah billah gördüm seni. Derviş Kemal der ki yarsın, Nere baksam orda varsın. Gören göze aşikârsın, Vallah billah gördüm seni. * * * Bir ömür boyunca horlandım, ancak, Buna rağmen seviyorum Ali’yi. Çile çekip hayli zorlandım, ancak, Buna rağmen seviyorum Ali’yi. Şah’ı sevdim diye hakir gördüler, Ak alnıma kara leke sürdüler, Kimi zındık, kimi dinsiz dediler, Buna rağmen seviyorum Ali’yi. Nice iftiraya maruz kalmışım, Yüreğimden derin yara almışım, Çaresizlik girdabına dalmışım, Buna rağmen seviyorum Ali’yi. Ali’yi seveni suçlu saydılar, Bu nedenle nice cana kıydılar, Bizim başımıza cennet koydular, Buna rağmen seviyorum Ali’yi. Derviş Kemal bu aşk beni bezdirdi, Yaşam boyu dert gönlümü yüzdürdü, Yıllar yılı yobazlara ezdirdi, Buna rağmen seviyorum Ali’yi. * * * Bende Cennet bende tuba bendedir Alem-i vahdette yoktur gayri hiç Cümle mevcudat-i eşya bendedir Ger dilersen hakki görme Seyfiya Gel beru gel Tur-u Musa bendedir * * * Dostlar ben Allah’ı inkar etmedim Bu şekilde hayvan kalana çattım Şeriatı savdım, yere yatmadım Gösterişe namaz kılana çattım.
Ne sakal ne bıyık dosta yetirir Ne dua ne telkin canlar bitirir Ne muska ne divit Hak'ka götürür Ben canlı içinde yalana çattım. Mahzuni Şerif * * * Söyle bakalım. Lânet olsun sana Ey Yezit Pelid Kızılbaş mi dersin söyle bakalım Biz ol aşıklarız ezel gününden Rafızî mi dersin söyle bakalım. Ey Yezit, geçersen Şahın eline Zülfükarın çalar senin beline Edeple girdik biz kırklar yoluna Kızılbaş mi dersin söyle bakalım. Yuf etti erenler münkir size İftira ettiniz sizler de bize Muhammed sizleri tas ile eze Rafızî mi dersin söyle bakalım Pir Sultan’ım eder lânet Yezide Müfteri yalancı Yezitler sizi İste Er meydanı çık meydan yüze Rafızî mi dersin söyle bakalım. * * * Düşüp hâke (toprağa) kırıldı çok Kızılbaş Gazâ içün zırhlar döktüler yaş İderler gerçi dâvâ-yı velîlik Hezimet (yenilgi) mi olur şan-ı Alî'lik Anun çün ismi olmuşdur Kızılbaş Görünür tenlerinde çok Kızılbaş Yakalar yırtuben çâk oldular (parçalandı) hep Döküldüler kamu (hep) hâk (toprak) oldular hep Kırmızı taç ile toldı mahreke (savaş alanı) Kimi Varsak kimi Menteş kimi Teke Dutdi yek-ser (baştan başa) gökyüzin şarkî (doğulu) sipâhî (asker) Elde tığ (kılıç)-u- dillerinde Şah Şah (Babai ayaklanması)(63) ŞEYTAN BUNUN NERESİNDE (318) Telli sazdır bunun adı Ne ayet bilir ne kadı Bunu çalan anlar kendi Şeytan bunun neresinde Venedik’ten gelir teli Eriktendir bunun kolu Hey Allahın şaşkın kulu Şeytan bunun neresinde Abdest alsan aldı demez Namaz kılsan kıldı demez Kadı gibi haram yemez Şeytan bunun neresinde İçinde mi dışında mı Burgusunun başında mı Göğsünün nakışında mı Şeytan bunun neresinde Dertli gibi sarıksızdır Ayağı da çarıksızdır Boynuzu yok kuyruksuzdur Şeytan bunun neresinde
NEYE YARAR DİZ NAMAZI:
Palan Koşum: Var her işin zor olanı Kılmak kolay düz namazı Olduysan bir şark yılanı Neye yarar diz namazı * Ozan Armutçu: Vardır her işin kolayı Yüce Mevla’dan dolayı Olamadım bir Garp Ozanı Bize yarar biz Namazı. * Edebiyat edep yahu! Yüreklere hitap yahu! Her mısra bir kitap yahu! Yunus kılmış söz namazı * Edebiyat sebep yahu! Şairlere hitap yahu! Her Ozan bitap yahu! Ozan kılmış köz Namazı. * Sevdadır âlemde yüce, Gönül çözer gündüz gece, Aşk denilen zor bilmece, Bir ilahi haz namazı. * Mevla’dır âlemde yüce Şair çözer hece hece Ozanlık zor bilmece Sonbahar kış yaz namazı. * Gösterişte gözü kara Seccadeyi serer yola Mevlam şaşırmış her kula Nasip eyle öz namazı * Dürüstlükte gözüm kara Hoşgörüyü serdim yola Mevladan akıl İ-zan kula Nasiptir iki göz Namazı. * Mümin olan takmaz tasma! Anlamadan bize küsme! Boş yere hiç yüzün asma; Yüze gülmek yüz namazı! * Hayvan olan takar tasma Anlamadan bize yazma Boş yere Ozanlara kızma 99 değil yüzlere yüz Namazı. * Ferhat aşkla dağlar deler, Şehriyârlar göğü eler, Mahzunî, gönüller çeler Veysel kılar saz namazı... * Yunus ateşi dağlar deler Münkir Nekir Sevap eler Mahsunî dişlerini biler Veysel kıldı Arz Namazı. * Hayat yolu bak bir içim, Zordur nefsin ile geçim, Her anı bir ince seçim, İmanınla sez namazı... * Hayat yolu bakma O biçim Kolay mı bu çağda geçim İkidebir oluyorsa seçim Politikanla bin kez Namazı. * Ne saç sakal, ne kavuk, fes; İnsanı bildik mukaddes, Hakkı andık nefes nefes, "Böyle kıldık biz namazı!..." * Saç sakal senin olsun Fes Kuran kuldan Mukaddes Hakkı anmayanın yeri kümes Siz mi kıldınız? Siz! Namazı. * * * Çalış kazan ye yedir Bir gönül ele getir Bin Kabeden yeğrektir (iyidir) Bir gönül ziyareti
Bir kez gönül kırdın ise Bu kıldığın namaz değil Yetmiş iki millet bile Elin yüzün yumaz değil ****** Barıştan Yana... Zulüm için zalimlere Evlat yollaman Analar Bile bile ölümlere Mendil sallaman Analar Oda Ana, buda Ana Buna nasıl can dayana Oy Ana, An'a Ana Olalım Barışdan yana! Kan içinde yatlarını Yüzdürürler botlarını Kirli savaş atlarını Artık yemlemen Analar Oy Ana, An'a Ana Olalım barış'dan yana.
Şah Turna yol gözler ana Kıyar mı bir can bir can'a? Ellere yakışır kına... Kanla allaman Analar O da Ana, buda Ana Buna nasıl can dayana Oy Ana, An'a Ana Olalım Barışdan yana!.. Söz ve Müzik: Aşık Şah Turna
MUM YAKTIK IŞIK OLDUK KARANLIK YILLARDA Karanlık yıllarda ışık ararken Mum yaktık söz oldu dinle bahtıyar Bin yıl eveli ilm irfan ararken Saz çaldık söz oldu dinle bahtiyar Emevi abbasi vurdu inletti Kılıç kama ile cihatı etti İnsanlık alemi ezildi bitti Cem tuttuk söz oldu dinle bahtiyar Selçuklu osmanlı yarı imanlı Yıllar yılı elleri oldu kanlı Yolu yönü arap halife donlu Dik durduk söz oldu dinle bahtıyar Millet ırk insana koydular isim Hanadan yerine kapital kesim Varıdım o günde duymazlar sesim O olduk söz oldu dinle bahtiyar Sınırlı takımlı bölündü dünya İlmin yolunda olan gitti aya Rüyalar görürken cennetten yana Baş koyduk söz oldu dinle bahtiyar Halife molla hoca kadı kanun Hak kelamı söde özleri melun Bu çark yıllar bela başına kulun Dur dedik söz oldu dinle bahtiyar Ülkeler kuruldu yöneten oldu İnsanlık aynada kendini gördü Bilinen dinciye bu dünya dardı Bil dedik söz oldu dinle bahtiyar Yaratan adına verildi ferman Yakıldık kesildik insaf el aman Maraşta çorumda sivasta duman Gör dedik söz oldu dinle bahtiyar Emperyalist paylaşım yapar pilan Söyledik ezilen topluma uyan Sistemi içinde halkları soyan Sor dedik söz oldu dinle bahtiyar Atmışlı yıllarda direndik ayık Sırtımız söküldü kesildi bıyık İskence zindanlar kazıldı oyuk Dur dedik söz oldu dinle bahtiyar Tam bagımsız bir türkiye adına Semeri vurdu demirel kır atına Keyfi kıyıldı yiğitler canına Of dedik söz oldu dinle bahtiyar Kapalı ikili kararlar alındı Hükümler verildi ipe salındı Dogru gerçek daha sonra görüldü Vah dedik söz oldu dinle bahtiyar Göbekten bağımlı agabey devleti Diyarı gurbete attı milleti Görmedik gerici olan zihneti Uy dedik söz oldu dinle bahtiyar Topragı olmayan vatana aşık Karnı aç evinde bulunmaz ışık Ülkemde evimde kabedir eşik Bu dedik söz oldu dinle bahtiyar Eğitim öğretim görmeyen bizler Kimin adına öldük içim sızlar Bir gün elbet çözülür erir buzlar Şu dedik söz oldu dinle bahtiyar Altmış yıl da sağ zihniyet adına Süs oldu emek beyler yat,ına Saygı olmaz daha ana kadına Ver dedik söz oldu dinle bahtiyar Kurandı imandı baglanır başım Cahil koyarlar boşa geçer yaşım Sıkıntı töbekar söküldü dişim Zor dedik söz oldu dinle bahtiyar Fezali insandır sorarsan eger Tanışıp anlamak muhabbet deger Dünyanın merkezi insanmış meger Bil dedik söz oldu dinle bahtiyar ZORUNLU DİNDERSİ
Zorunlu dindersi dinayet emri Ağlayıp sızlanma çek restini be Büyük yürüyüş yap yık bu devri Fidanlar yetiştir çek restini be
Eylemler yapılsın yeter bekleme Gerçek oki daha sorun ekleme Halkın ğücünü örğütle saklama Şikayetci olma çek restini be
Eritme sindirme tutmadı gördün Bu yobaz sürüye nice can verdin Tutarlı örgütlen sağlam tut ferdin Hükümet sallansın çek restini be
Vatanmış görev yaparız yıllardır Hak alınır örgütlü sanma zordur Her sorunun elbet çözümü vardır Yürüde meydana çek restini be
Alevi adın özünde insanlık Devrimi yapki yıkılsın kulluk Gizli saklı duran şu padışahlık Şanı şöhretine çek restini be
Gerçek çözüm birlikte çare bulur Ayaklan yoksa daha yıl yıl durur Tek yürek beden ğüç olan kurtulur Birliğin yolunda çek restini be
Bu günden yarına uzatma işi Çınlatsın ayaklar dağ ile taşı Ezilsin yılanın zehirli başı Geride kalana çek restini be
Bilinen görünen çözümü üret Öğrensin herşeyi ayıksın millet Özgürce eşit olsun hakca devlet Yalana dolana çek restini be
Binbir çiçek açan aslı vijdanız Ülkede bizde vatandaş insanız İnsanı en yüce bilen canlarız İnsan olmayana çek restini be
Yaşamı birlikte paylaşım kardeş Dargınlık kırkınlık bitsin sırdaş İnançlı kendi olsun sorumlu baş Huzuru bozana çek restini be
Açık ol her keş tanısın bizleri Silip atalım yalan dolan sözleri İster utansın utanmaz yüzleri Dışarda kalana çek restini be
Tarihler yazdı binlerce verdik can Ne adına sordunmu döküldü kan Birer ciğer parça onlar anadan Bunu bilmiyene çek restini be
De artık son bulsun katliam yeter Sil bütün intikamı düşmanlık biter Gün gelir insalar huzurlu yatar Gerçeği görmeze çek restini be
Fezali özgür hür yaşam arzumdur İnce hesap gerçek düzeni kurdur Kurtulan insana bedeli vardır Gayrıyı tanıma çek restini be Bu alemi gören sensin Yok gözünde perde senin Haksıza yol veren sensin Yok mu suçun bunda senin
Kâinatı sen yarattın Her şeyi yoktan var ettin Beni çıplak dışar'attın Cömertliğin nerde senin
Evli misin ergen misin Eşin yoktur bir sen misin Çark-ı sema nur sen misin Bu balkıyan nur da senin
Kilisede despot keşiş İs' Allahın oğlu demiş Meryem Ana neyin imiş Bu işin var bir de senin
Kimden korktun da gizlendin Çok arandın çok izlendin Göster yüzün çok nazlandın Yüzün mahrem ferde senin
Binbir ismin bir cismin var Oğlun kızın ne hısmın var Her bir irenkte resmin var Nerde baksam orda senin
Türlü türlü dillerin var Ne acaip hallerin var Ne karanlık yolların var Sırat köprün nerde senin
Adem'i sürdün bakmadın Cennette de bırakmadın Şeytanı niçin yakmadın Cehennemin var da senin
Veysel n'eden aklın ermez Uzun kısa dilin durmaz Eller tutmaz gözler görmez Bu acaip sır da senin
| İSLAM BİZİM NEREMİZDE ? Haci bilmem hoca bilmem Beş vakit namazı kılmam Ramazanda oruç tutmam İslam bizim neremizde ?
Çarşafım yok türbanım yok, Ehl-i sünnet fermanım yok Arafat'ta kurbanım yok, İslam bizim neremizde
Cemimde yok sazımda yok Karımda yok kızımda yok, kırpık sakal yüzümde yok İslam bizim neremizde,
Dem çekerim dolumda yok, Bilimde yok ilimde yok, Türkçe duam dilimde yok, İslam bizim neremizde
Mezhep deyip nifak sokmam, Tekbir ile insan yakmam, Tespihim yok takva takmam, İslam bizim neremizde,
Kandilimiz gecemiz yok Arapçamız hecemiz yok Hülleyecek kocamız yok, İslam bizim neremizde ?
Muhammet'le Ali öldü, Soyu sopu sürgün geldi, Meydan Muaviye'ye kaldı, İslam bizim neremizde,
Ehl-i beyt benim dostum Ezdiler bağrıma bastım, Ben İslam'a çoktan küstüm, İslam bizim neremizde,
Saltanatı halifesi, Hiç tanımam neyin nesi, İrticası, Kara sesi İslam bizim neremizde,
Tutturmuşlar ehl-i sünnet, Ne cehennem ne de cennet, Kül köle değilim ümmet, İslam bizim neremizde,
Tüm dinlerden alıntım var, Şamanlıktan kalıntım var, Çok üzgünüm anlatmak zor İslam bizim neremizde,
Özümde benlik yazılmaz, Kimseye kuyu kazılmaz, İç abdestim hiç bozulmaz, İslam bizim neremizde,
Arıyorum tarıyorum, Can gözüm var görüyorum, GAZİ METİN soruyorum, İslam bizim neremizde ?
Alevi dedesi ve halk ozani Hüseyin Gazi Metin Hüseyin Gazi Metin (Dede ve Halk Ozanı) İki Ali vardır, sizinki Arap Gönüllerde düştür, bizim Alimiz Sizin Ali, devri eyledi harap Mazluma yoldaştır, bizim Alimiz
Sizin Ali, kana kine doymadı Bizim Ali, hiç bir cana kıymadı Sizin Ali, Hakk’ı insan saymadı Temsili Zerdüşttür, bizim Alimiz
Sizin Ali, düşman müziğe meye Bizim Ali, saki olur dünyaya Sizin Ali, yönün döndü kayaya Kıblesi güneştir, bizim Alimiz
Sizin Ali, taptı ganimetlere Bizim Ali, ortak oldu dertlere Sizin Ali, ruhun verdi kurtlara Emekçi’ye baştır, bizim Alimiz 12 imam Muhammet Alinin ismini sorarsan, Taç Muhammet’tir ismi baş ile geldi, Eğer Hakkı öz kalbinden ararsan, Hatice Fatima kaş ile geldi, Gözde bir nokta var Ali bilirsen, Fehim edipte Elifi ve Beyi görürsen, Hasan ile Hüseyin kuş ile geldi, Zeynel kibrittir secdeye ine, Bakır burundur kokuyu alır, Cafer balkıyıp yüzünden durur, Yedi hat içinde beş ile geldi, Sakal bıyık Musa'i Kazımı Rızadır, Taki ağızdır ağular süze, Naki dudaktır dersimizi yaza, Hasan Ali Askeri diş ile geldi, Münkir münafık bu sırra eremez, Aldanır karaya fehme varamaz, Evliya yoluna doğru gelemez, Dolanır mescidi beş ile geldi, Pir Sultanım değil mi hatemi mühür, Bunları Hak bilmeyen mutlaka kafir, Hüdaya çağırır hallakül kafur, Sevdası bu serde hoş ile geldi. Ana doluluyum aleviyim ben
Enel hak deyip geri dönmeyen Ana doluluyum aleviyim ben Huri gılman cennetine kanmayan Ana doluluyum aleviyim ben
Sevgidir dinimiz kagbemiz insan Kırkların ceminde esiştir her can Bizim için birdir gavur Müslüman Ana doluluyum aleviyim ben
Vahiye inanmam ilimde varım Akılla mantıkla yaparım yorum Cağı yakalamaktır zorum Ana doluluyum aleviyim ben
Allah ile insanları korkutmam Cennet iyle cahilleri avutmam Kıl köprüsü hayal hurafa yutmam Ana doluluyum aleviyim ben
Ele bele dile sahip özümüz Can evinden uyanmıştır gözümüz Kanundur senettir sözümüz Ana doluluyum aleviyim ben
Mum söndü iftira kuyu kazdığın Asıp kesip zindanlarda ezdiğin Kafir diye derisini yüzdüğün Ana doluluyum aleviyim ben
Kuyucu gihat saclar yavuz selimler Toplu katliamlar yaptı zalimler Zalimin zulmünden korkmaz alimler Ana doluluyum aleviyim ben
Bizim için yapılmıştı zindanlar Yargısız infazlar kayıp insanlar Özgürlük uğruna çok verdik canlar Ana doluluyum aleviyim ben
Kızılbaşlık şöhretimiz tacımız Gelin birlik olalım bitsin acımız Bir olur bin doğar bizim gücümüz Ana doluluyum aleviyim ben
Dinayeti din dersini kaldırın Örümcek kafalara bilim doldurun Kimliğimizi tüm dünyaya bildirin Ana doluluyum aleviyim ben
Beş vakit camide yatıramadın Asimle edip bitiremedin Şeytan taslamaya götüremedin Ana doluluyum aleviyim ben
Yeni bir taktik yeni bir oyun Alın trilyonları ayrıldı payın Satılık değiliz eyice duyun Ana doluluyum aleviyim ben
Gazi Metin silahım yok sazım yar Horasandan Çamşıhına izim var Boyun eğmez baş kaldıran özüm var Ana doluluyum aleviyim ben Geldik Bu güne siir Gök Ata’yı kendimize Adem eyledik Yer Ana’yı kendimize Havva eyledik Ol bir zerre suyu sır eyledik O sırrı üfleyip insan eyledik Ol insanı kendimize kıble eyledik Sevgiyi din eyledik Muhabbeti meze Şarabı kevser eyledik Halil İbrahim’i sofra eyledik Ol sofraya İsmail’i kurban eyledik İlyas’ı deryaya gark eyledik Yunus’u balığa yem eyledik Yusuf’u Mısır’a sultan eyledik Musa’yı Firavun’a çoban eyledik İsa’yı Arşullah’a bekçi eyledik Muhammed’i gün Ali’yi ay eyledik Adını kendimize ad eyledik Haksıza boyun eğmeyen Hüseyin’i imam eyledik Enel Hak Mansur’u dar eyledik Arabi’nin vahdetini vücut eyledik Yesevi’nin dört mertebesini kapı eyledik Ol kapıda İlyas’ı Baba Bektaş’ı Hünkar-ı Veli eyledik Ol Bektaş’ı ser çeşmede Kabe görmeden Hacı eyledik Mevlana’yı dost eyledik Tebrizi’yi Şems eyledik Yunus’u dil eyledik Abdal Musa’yı cem eyledik Ol cemde Karaca Ahmet’i gözcü eyledik Fazlı’yı hançer eyledik Nesimi’nin derisini eynimize libas eyledik Yarın yanağından gayrı her yerde Bedreddin’i kendimize şeyh eyledik Şah Haydar’ı başımıza kızıl taç eyledik Sultan Abdal’ı kendimize pir eyledik Sazını cemimize bülbül eyledik Fuzuli’yi gül eyledik Hatayi’yi söz eyledik Kul Himmet’i üstat eyledik Virani’yi, Yemini’yi ol üstada eş eyledik Tüm bunları sırlayıp bir erkan eyledik Ol erkana serimizi koyup talip eyledik Hakkı gönül evimize mihman eyledik Haber saldık peyikler ile Semah tuttuk geyikler ile Avaz kıldık turnalar ile Unutulmasın diye ovalara, dağlara, taşlara, ırmaklara adımızı ad eyledik Boyumuz boysun, Soyumuz soysun diye Kamber’i kılavuz Hızır’ı yoldaş eyledik Sıratı yol Acıyı bal eyledik Geldik bugüne... Kalenderim Ne dinim var ne imanım Kalenderim kalenderim Ne şekkim var ne gümanım Kalenderim kalenderim
Ne taşlardan arlanırım Ne sözlerden dillenirim Çul da giysem sallanırım Kalenderim kalenderim
Ne salnım ne selatım var Ne farzım ne sünnetim var Ne govum ne gıybetim var Kalenderim kalenderim
Dört kitabı ben yazarım Kırklara engür ezerim Kendi reyime gezerim Kalenderim kalenderim
Hak'ka şükür kızılbaşımİster sövün ister asın Hak'ka şükür kızılbaşım Sevmem ikilik dünyasın Hak'ka şükür kızılbaşım İkrar verdim dönmem geri Bundandır adım serseri İnsan olduğumdan beri Hak'ka şükür kızılbaşım Benden yakın Allah bana Her sözü bismillah bana Kem düşünmek günah bana Hak'ka şükür kızılbaşım Başta kızılbaş Ali'dir Ali'nin yolu uludur Biri de Bektaş Veli'dir Hak'ka şükür kızılbaşım Mahzuni aktım çağladım Hak'ka vardım adım adım Başıma kızıl bağladım Hak'ka şükür kızılbaşım AŞIK MAHZUNİ ŞERİF DEĞİLİZ Minareye çıkıp bize bağırma Haberimiz vardır sağır değiliz Sen kendini düşün bizi kayırma Allah’la biz ayrı-gayrı değiliz Her yerde biz Hakk’ı hazır biliriz Olgun insanı Hızır biliriz Bundan başkasını sıfır biliriz Tahmininiz yanlış, biz kör değiliz
Eğer insanlıksa doğru niyetin Nefsini ıslah et varsa kudretin Bize lazım değil senin cennetin Huriye gılmana esir değiliz
Arapça duaya değiliz mecbur İster Müslüman bil, istersen gavur İnsan hor görmek en büyük küfür Buna inanmışız, münkir değiliz
İBRETİ, bu hâle insan acınır Ham sofular bu sözlerden gücenir Aslına ermeyen elbet gocunur Onu avutmaya mecbur değiliz NE ÇIKAR
Göremiyor isem gerçek varlığı Sünniyisem Aleviysem ne çıkar Sanat edindiysem sahtekârlığı Sünniyisem Aleviysem ne çıkar
Kemaletim, hidayetim olmazsa Marifet suyundan kabım dolmazsa Benden insanlığa eser kalmazsa Sünniyisem Aleviysem ne çıkar
Dâimi’yim nefse galip olmazsa İlme fazilete talip olmazsa Ele-Dile-Bele sahip olmazsa Sünniyisem Aleviysem ne çıkar YARATMAZDIM BEN Allah’ım senin yerinde olsaydım Başta kör şeytanı yaratmazdım ben Her şeye kadir-i mutlak olsaydım Saklanıp gizlenip aratmazdım ben Gizlenmezdim çıkar idim meydana Hiç kimsenin gücü yetmezdi bana Hakim olsa idim cümle cihana Haksızı yaşatıp var etmezdim ben Ahireti getirirdim dünyaya Eşit hak tanırdım bayana baya Herkesi koyardım cennet âlâya Cehennemde yakıp nar etmezdim ben Sen olsaydım kestirmezdim başı Yok ederdim bu dünyadan savaşı Güzel yarattığım kullara karşı Silah yapıp fitne üretmezdim ben Kul Hasan’ım kullarıma kızmazdım Kullarımdan asla ayrı gezmezdim Kulumun kaderin kara yazmazdım Haklıyı haksıza yar etmezdim ben ALLAH OLSAM Allah olsam sağlam düzen kurardım Kimse yakıp yıkıp bozmasın diye Savaş yapan devletleri bağlardım İnsanlığa mezar kazmasın diye Hayat yaşamayı ballandırırdım Bin bir çiçek eker güllendirirdim Asalağı hemen uslandırırdım İnsanları üzüp ezmesin diye Ahret hesabını burada görürdüm Cennet hayalini terk edin derdim Erkeklere birer kadın verirdim Dört kadınla yatıp azmasın diye Engür şarap benim sevgili badem Allah olsam bile insandır kabem Dünyadan yobazlığı yok ederdim Laikliğe fitne dizmesin diye Kul Hasan’ım yanlış yola gitmezdim İnsanlıktan gayrısına tapmazdım Papazı hocayı vekil yapmazdım Yalan yanlış fetva yazmasın diye SEN DEĞİL MİSİN (2) Allah’ım işine aklım şaşıyor Ölmüyor, yitmiyor şeytan yaşıyor Ömrünü kısaltmak sana düşüyor Şeytanı yaşatan sen değil misin Şeytanı yaşatmak yakışmaz sana Şeytan düşman, sana, bana, insana Hele düşün Kerbela’ya baksana Mervan’ı şımartan sen değil misin Muhammet Mustafa sevgilim dedin Masum ehl -i Beyt’in ne hale koydun Yezid’e kıymadın hatırın saydın Hüseyin’i ağlatan sen değil misin Seni sevenleri şehit ettiler Ehl -i Beyt’in aldı esir ettiler Üryanı zelil edip incittiler Bunları seyreden sen değil misin? Hani merhametin bol idi senin Bu mu adaletin, şerefin şanın Haddin bildirmedin Yezit Mervan’ın Cezasız bırakan sen değil misin Allah’ım deyip yoksula bakmazsan Zalimin tacın tahtın yıkmazsan Masum yetimlere sahip çıkmazsan Zalime ezdiren sen değil misin Gizlenip saklanma ey gani kerim Yumuşak davranma zalime derim Eğer sen yazdıysam kaderim benim Suçlu suçsuz yazan sen değil misin Kul Hasan’ım der ki Allah’lık sende Sen yardım et iki cihanda bize Diyorsan ki sen bendesin ben sende Canımın içinde can değil misin SEN DEĞİL MİSİN Tanrım sen yarattın cümle cihanı Şah damarımdaki kan sen değil misin? Şeytan mı yarattı kendi kendini Şeytanı yaratan sen değil misin? Gebert gitsin halka düşman şeytanı Şeytanın şerrinden kurtar insanı Suçun hepsi sende suçlama beni Şeytana göz yuman sen değil misin?
Cümleyi yaratan ey kadir sultan Şeytanı öldür ki kurtulsun insan Yoksa senden daha güçlü mü şeytan Şeytan düşman diyen sen değil misin?
Kadirliğin bildir, şeytanı öldür Yarattığın gülün yüzünü güldür Cümle kullarını Cennete doldur Ağlatan, güldüren sen değil misin?
Allah’ım işine aklım şaşıyor Ölmüyor, yitmiyor şeytan yaşıyor Ömrünü kısaltmak sana düşüyor Ömrünü uzatan sen değil misin?
Şeytanı yaşatmak yakışmaz sana Şeytan düşman sana cümle insana Hele düşün Kerbela’ya baksana Mervan’ı şımartan sen değil misin?
Muhammet Mustafa sevgilim dedin Masum ehli beytin ne hale koydun Yezide kıymadın hatırın saydın Hüseyni ağlatan sen değil misin?
Seni sevenleri şehit ettiler Ehli beytin aldı esir ettiler Üryan edip ezerek incittiler Bu hali seyreden sen değil misin?
Hani merhametin bol idi senin Bu mu adaletin şerefin şanın Haddin bildirmedin Yezit Mervan’ın Cezasız bırakan sen değil misin?
Ben Allah’ım deyip kula bakmazsan Zalimlerin tacın tahtın yıkmazsan Masum yetimlere sahip çıkmazsan Zalime ezdiren sen değil misin?
Gizlenip saklanma ey gani kerim Yumuşak davranma zalime derim Eğer sen yazdıysan kaderim benim Suçlu, suçsuz yazan sen değil misin?
Kul Hasan’ım der ki Allahlık sende Sen yardım et bize iki cihanda Diyorsan ki sen bendesin ben sende Canımın içinde can değil misin? Sızlamıyor Vicdanın Senin Müşkülüm Hal Eyle, Gizlenme Yarab! Niçin Hep Zengine İhsanın Senin Bu Yoksullar Kulun Değil mi Acep! Bu mudur Adalet İmkanın Senin?
Nice Kulların Var, Çeker Cefayı Niceleri Vardır, Sürer Sefayı Kimi Her Gün İçer, Bulur Kafayı Acep Neden Çarpmaz Kuran'ın Senin?
Kimi Pervasızca İnsan Asıyor Kimi Kılıç İle Kelle Kesiyor Kimi Bomba Atıp Ülke Basıyor Neden Sızlamıyor Vicdanın Senin?
Gören, Duyan Sensin Her Cinayeti Neden Sürdürürsün Bu Rezaleti? Kullara Bulursun Hep Kabahati Böyle mi Hakikat İrfanın Senin?
Silkinip Meydana Çıksan Olmaz mı, Zulmün Temelini Yıksan Olmaz mı, Biraz İbreti'ye Baksan Olmaz mı, Bilmem Neden Herkes Hayranın Senin? OLDUM Çatılmadan yerin göğün binası Muallakta iki nur'a düş oldum Birisi Muhammed, birisi Ali Lahmike lahmi de bire düş oldum.
Ezdi aşkın şerbetini hoş etti Birisi doldurdu biri nuş etti İkisi bir derya olup cüş etti La'l ü mercan inci dür'e düş oldum.
O derya yüzünde gezdim bir zaman Yoruldu kanadım dedim el'aman Erişti car'ıma bir ulu sultan Şehinşah bakışlı ere düş oldum.
Açtı nikabını ol ulu sultan Yüzünde yeşil ben göründü nişan Kaf ü nun suresin okudum o an Arş kürs binasında yare düş oldum.
Ben Ademden evvel çok geldim gittim Yağmur olup yağdım ot olup bittim Bülbül olup firdevs bağında öttüm Bir zaman gül için har'a düş oldum.
Adem ile balçık olup ezildim Bir noktada dört hurufa yazıldım Ademe calı olup Şit'e süzüldüm Muhabbet şehrinde kara düş oldum.
Mecnun olup Leyla için dolandım Buldum mahbubumu inanıp kandım Gılmanlar elinden hulle donandım Dostun visalinde nar'a düş oldum.
On dört bin yıl dolandım Pervanelikte SIDKÎ ismim buldum divanelikte Sundular aşk meyin mestanelikte Kırkların ceminde dar'a düş oldum.
SIDKI'yam çok şükür didara erdim Aşkın pazarında hak yola girdim Gerçek ariflere çok meta verdim Şimdi Hacıbektaş Pir’e düş oldum. Daha Allah ile cihan yok iken Biz onu var edip ilan eyledik Hakka hiç bir layık mekan yok iken Hanemize aldık mihman eyledik Kendisinin ismi yok idi ismi söyle dursun cismi yok idi Hiçbir kıyafeti resmi yok idi Şekil verip tıpkı insan eyledik * * * Yezit oğlu dinle beni Allah benim ben Allah’ım Gönlümdedir onun yeri Allah benim ben Allah’ım Anlamadan bana kızma Ölmeden mezarımı kazma Allah bulmağa gezme Allah benim ben Allah’ım * * * Sorma behey softa mezhebimizi Biz mezhep bilmeyiz yolumuz vardır Çağırma meclis-i riya’ya bizi Biz şerbet içmeyiz dolumuz vardır * * * Gidi yezit bize Kızılbaş demiş Meğer şah’ı sevdi dese yoludur Yetmiş iki millet sevmedi şahı Biz severiz şah-ı Merdan Ali’dir Muhammed dinidir bizim dinimiz Tarikat altında geçer yolumuz Cebril_i Emin’dir hem rehberimiz Biz müminiz mürşidimiz Ali’dir Gidi yezit biz hiç haram yemedik Batında gördüğümüzü demedik İkrar birdir dedik geri dönmedik Yedileriz birincimiz Ali’dir Pir Sultan der ki Hakkadır yolumuz Evvel kurban verdik şaha serimiz On iki imam meydanında darımız Biz şehidiz serdarımız Ali’dir * * * Farkı ne Müftü? Niçin Alevi’ye namaz sorarsın? Alevi Allah’a niyaz kılıyor Mahşere mizanı sen mi kurarsın? Namazla niyazın farkı ne Müftü? Melekler Adem’e secde kıldılar Namaz mıydı, niyaz mıydı, bilelim. Biliyorsan anlat, neymiş görelim Namazla niyazın farkı ne Müftü? Muhammet gelmeden var mıydı namaz? Yirmi yedi peygamber kılardı niyaz İnsanlar Adem’den, kardeş gör biraz Namazla niyazın farkı ne Müftü? Allah bir, Muhammet-Ali sevdiğim Beş vakit, kırk rekât namaz bildiğim Sayısı belirsiz niyaz kıldığım Namazla niyazın farkı ne Müftü? Hepsi dört kitap, Hak’tan değil mi? Sen namaz biliyorsun, dünya cahil mi? Gözlerin kör, kulakların sağır mı? Namazla niyazın farkı ne Müftü? İkilik yaratma, birlik olalım Her insan Allah der, bunu bilelim Gerek niyaz, gerek namaz kılalım Namazla niyazın farkı ne Müftü? Hasan Kara hoş gör, şaşma bu işe Hoş görü insanı insanca yaşa İnsan gönlü kâğıdı arama boşa Namazla niyazın farkı ne Müftü? * * * Çalış kazan ye yedir Bir gönül ele getir Bin Kabeden yeğrektir (iyidir) Bir gönül ziyareti Bir kez gönül kırdın ise Bu kıldığın namaz değil Yetmiş iki millet bile Elin yüzün yummaz değil * * * Hoca efendi bizi korkutup durma Hoca efendi bizi korkutup durma, Ahiret ejderha marhane midir? Nar’ı cehennemi bana gösterme Kim görmüş, kim yanmış nar hanemidir? Katran kazanlarım kaynıyor dersin Sırat’u mizanda kimi tartarsın Her adama kırk tane kız verirsin Yoksa cenneti’ala kerhanemidir? Para vereni sırattan geçirdin Cennetlik ettin uçmaktan uçurdun Kimisine âb-ı Kevser içirdin Orası inhisar meyhane midir? Bir dudağı yerde birisi göğde Doğru söyle zebanilerin nerde Azap sorgu sual yok mudur burda Mahkeme ceza evi, dershane midir? Ulu Tanrı ulu derler amennâ Kısmet veren bir Huda’dır cihana Ali’İzzet der hocam gel uy zamana Kutup haktır özgün şerhane midir? * * * Ali oğluyam ammanıyam Böyle bir niyetim vardır Uruma Kadem basalı Başımda devletim vardır Ne aradan ne karadan Sürün münkiri aradan Mehdi çıkar mağaradan Düldül derler atım vardır Düldül ata binsem gerek Derya deniz sürsem gerek Meydanda savaşsam gerek Atamdan guvatım vardır İnip İstanbul’u alam Padişahı suya salam Ayasofya’da bir dem gılam Böyle bir niyetim vardır Pir Sultan’dır benim soyum Seceremiz elde gayım Aslımız İmam Hüseyin İstersen ispatım vardır. * * * Ölümden korkum yok, o benden korksun Cehennem var ise, günahım yaksın Cennet güzellikleri seyrana çıksın Sevgi muhabbete özendim, yeter. Cenazeme imam oldu nazarım Öldüren de benim ölen de benim Mezarımı elim ilen ben kazdım Ağlayan da benim gülen de benim Allah gizli değil sana benziyor Canı katı teni bana benziyor Gâh doğar gâh batar güne benziyor Gidenler de benim kalan da benim * * * Esirci misin, koydun cehenneme Arap Hoca mısın, okur yazarsın kitap Aslın katip midir, görürsün hesap Hesabın mı var, yok hancı mısın? Yüz bin cehennem olsa, korkmam birinden Rahman ismi nazil değil mi, senden Günahları bağışlayanım demedin mi, sen Af et günahımı, yalancı mısın? Bilirsin ben kulum, sen sultanımsın Kalbde zikrim, dilde tercemanımsın Sen benim, canımdan can mihmanımsın Gönlümün yarisin, yabancı mısın? * * * Kıldan köprü yaptırmışsın Gelsin kullar geçsin diye Hele biz şöyle duralım Yiğit isen geç a Tanrı. * * * Muhammed'le Şahı Merdan, Zebur, Tevrat, İncil, Kuran, Akıl, mantık, ilim, irfan Vardır bizim yolumuzda. Biz bilmeyiz yalan, hile, Gerçeği getirdik dile. Derviş Kemal Tanrı bile Vardı bizim yolumuzda. * * * Hazzı gönüllere giren, Dostluk gülü derler bize. Dosttan dosta haber veren, Seher yeli derler bize. Yalan görsek savuşuruz, Gerçeklere kavuşuruz, Doğruları konuşuruz, Hakk’ın dili derler bize. Kah asıldık, kah yüzüldük, Can verirken dahi güldük, Bir zamanlar deniz böldük, Ondan deli derler bize. Erdem yollarını bulduk, Halk yanlısı insan olduk, Nice gönüllere dolduk, Çağdaş veli derler bize. Derviş Kemal arza geldik, Önce kendimizi bildik, Kırklar meydanında öldük, Canlı ölü derler bize. Dinin ilkesinden hisse kapmazsan, Müslüman ve İslam olmak beyhude Tasavvuf yönünden yorum yapmazsan, Sadece kulaktan dolmak beyhude. Hocanın fikriyle beraber isen, Arapça okumak yeter der isen, Kuran’ı Kerim'den bihaber isen, Körce dine bağlı olmak beyhude. Gayri meşru işler, Hakk’tan saklanmaz, Kötü kişi Hakk indinde aklanmaz. Vicdan pası, akar suyla paklanmaz, Kalp kirliyse abdest almak beyhude. İnsanlara tuzak kuranlar için, Haksızlıkla vurgun vuranlar için, Bu dünyada gönül kıranlar için, Oruç tutup, namaz kılmak beyhude. Derviş Kemal ne söylesen az olur, Hak yolundan çıkan kişi yoz olur. Ariflere sivrisinek saz olur, Cahillere davul çalmak beyhude. Manevi açıdan gayet zenginiz, Can gözü açılıp bakanlar bizde. İlimden, irfandan yana enginiz, Erdemli, bilinçli dekanlar bizde. Oniki dekanın rektörü Merdan, O’dur üstad, O’dur konuşan Kuran. Kabe’yi ziyaret misali her an, Gönülden gönüle akanlar bizde. İkrar abdestini alanlar biziz, Halka namazını kılanlar biziz, Ömrünce oruçlu olanlar biziz; Nefsini zindana tıkanlar bizde. Güvercin donuna girip uçarız, Şu koca dünyaya ışık saçarız, Zemheri ayında çiçek açarız, Gülleri ambere kokanlar bizde Kemal der ki takatım yetmez, Bizdeki varlıklar saymakla bitmez. Erenler menzile at ile gitmez, Burak'sız Miraca çıkanlar bizde. Kardeş aklın eriyorsa, Çağın Yezidini tanı. Gözün bakıp görüyorsa, Çağın Yezidi'ni tanı. Geçmişi çekip gündeme, Rasgele kul hakkı yeme. Her Sünni’ye Yezit deme, Çağın Yezidi'ni tanı. * * * Görünmeyen sır perdesi ardında, Tanrı beni, ben Tanrı’yı yarattım. Akıl rahiminde, mantık yurdunda, Tanrı beni, ben Tanrı’yı yarattım. Bir ağızdan “Kün” emrini buyurduk, Sonra arzdan toprak alıp yoğurduk, Kıvam bulup karşılıklı doğurduk, Tanrı beni, ben Tanrı’yı yarattım. Erenler cemine girdiğim zaman, Pir önünde ikrar verdiğim zaman, Enel-Hak sırrına erdiğim zaman, Tanrı beni, ben Tanrı’yı yarattım. Kemeri kuşanıp hırka giyince, Adem’in önünde başım eğince, Dudağıma ab-ı Kevser deyince, Tanrı beni, ben Tanrı’yı yarattım. Derviş Kemal der ki bu yol yorucu, Ve lakin gerçeğe erişir ucu, İrfan okulunda tahsil sonucu, Tanrı beni, ben Tanrı’yı yarattım İçeriz Şarap Ey zahit şaraba eyle ihtiram Müslüman ol terk et bu kilükali Ehline helaldir na-ehle haram Biz içeriz bize yoktur vebali
Sevaba girmek çün içeriz şarap İçmezsek oluruz duçar-i azap Senin aklin ermez bu başka hesap Meyhanede bulduk biz bu kemali
Kandil geceleri kandil oluruz Kandilin içinde fitil oluruz Hakki göstermeye delil oluruz Fakat kör olanlar görmez bu hali
Sen münkirsin sana haramdır bade Bekle ki içesin öbür dünyada Bahis açma HARABi bundan ziyade Çünkü bilmez haram ile helali * * * ÖzDEYİŞLER *** Ara Bul. Kendini bil. Kadınları okutunuz. Asil kör, nankördür. Doğruluk dost kapısıdır. Güzel nur gönülden gelir. 72 millete bir nazarla bak. Tanrı insanin gönlündedir. Murada ermek sabırla olur. Eline, Diline, Beline sahip ol. Her ne arar isen kendinde ara. En büyük keramet çalışmaktır. Hakikatte sevip sevilen Hak´tir. Okunacak en büyük kitap insandır. Ol söz verme, öl sözünden dönme. Ínsanin cemali sözünün güzelliğidir. Marifet Ehli´nin ilk makamı Edeb-dir. Hiç bir milleti / insani ayıplamayınız. Çalışmadan geçinenler bizden değildir. Nefsine ağır geleni, başkasına uygulama. Bizim meclisimizin tarafı yoktur (kıblesi) Ellerin kâbesi var, benim kâbem insandır. Yolunuza dizinizle değil kalbinizle bağlanın. Ílimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır. Aç gözlüler ömürleri boyunca yoksul sayılır. Düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu. Bir olalım, iri olalım, diri olalım, gür olalım. Özü sözü doğru olmayanın imanı da eksiktir. Ya göründüğün gibi ol, ya olduğun gibi görün. Düşmanınızın dahi insan olduğunu unutmayınız. Hünkar Bektaş Veli
* * * * * * * * *
Günlerini say, servetini say, büyüğünü - küçüğünü say; ama yerinde sayma. Bir çiçeği sev, bir böceği sev, bir kadını, bir erkeği sev; ama bir kez sev. Fidan besle, hayvan besle, garip besle, çocuk bele; ama kin besleme. Paranı ver, gönlünü ver, selam ver, canini ver; ama sırını verme. Emek ver, kulak ver, bilgi ver; ama hiç bir zaman bos verme. Esini beğen, isini beğen, asini beğen; ama kendini beğenme. Kitap oku, içten oku, dıştan oku; ama tersinden okuma. Hedefe koş, barışa koş, yardıma koş; ama ikilik koşma. Satıcı ol, alici ol, kalıcı ol, bulucu ol; ama bölücü olma. Zulmü devir, kini devir, nefsi devir; ama çam devirme. Davet et, hayır et, af et, tövbe et; ama ihanet etme. Delice sev, haince sev, terk et; ama asla aldatma. Elini aç, gözünü aç, kapını aç; ama ağzını açma. Rakibini geç, sınıfını geç; ama gülüp geçme. Ev al, araba al, abdest al; ama beddua alma. Yaklaş, konuş, tanış; ama uzaklaşma. Doğrul, devril; ama eğrilme. Ítil, atıl; ama satılma.
12 İlke
1- Elini tek tut, 2- Dilini pek tut, 3- Belini berk tut, 4- Gazabını yutucu ol, 5- Sır saklayıcı ol, 6- Ayıp örtücü ol, 7- Aşina sahip ol, 8- Eşine sahip ol, 9- İşine sahip ol, 10-Alin açıklığı, 11-Sofra açıklığı ve 12- Gönül açıklığı.
Hünkar Bektaş Veli
Keramet baştadır taçta değildir. Hararet nardadır sacda değildir. Her ne arar isen kendinde ara Kudüste Mekke’de hacda değildir.
Sakin ol kimsenin, gönlünü yıkma, Gerçek erenlerin, sözünden çıkma Eğer insan isen, ölmezsin korkma, Âşığı kurt yemez, boşta değildir,
*
Erkek dişi sorulmaz, muhabbetin dilinde Hakkin yarattığı her şey yerli yerinde Bizim nazarımızda kadın-erkek farkı yok Noksanlık , eksiklik senin görüşlerinde
Sevgi muhabbeti kaynar, yanan ocağımızda Bülbüller sevke gelir, gül açar bağımızda Hırslar kinler yok olur, aşkla meydanımızda Aslanlar ceylanlar dosttur kucağımızda
Dostumuzla beraber, yaralanır kanarız Her nefeste aşk ile yaradanı anarız Erenler meydanına vahdet ile gir de gör Kırk budaklı şamdanda, kırkımız bir yanarız. (vahdet=birlik, bütünlük)
*
Benim 3 iyi dostum vardır. Ben bu dünyadan göçünce: Biri evde kalır, biri yolda kalır, biri benimle gelir. Evde kalan; malimdir. Yolda kalan; hısımlarımdır (tanıdıklarım ailem) Benimle gelen; iyiliğimdir
Sakın bir kimsenin gönlünü yıkma, Gerçek erenlerin sözünden çıkma, Eğer insan isen, ölmezsin korkma, Aşığı kurt yemez, uçta değildir.
...............................
Edep bir tac imiş nuru Hüdadan, Giy ol tacı emin ol her beladan, Al aşkını Hüseyni Kerbeladan, Şefaat bul Muhammed Mustafa’dan. ........
Haksızlığa uğramazsın, sahip isen eline, Devasız derde düşmezsin, sağlam isen beline, Bu erenler buyruğudur, canı gönülden dinle, Belalara bulaşmazsın, hakim isen eline. .......... Hakka talip olan kişi, başka murat isteme, Dostun seninle beraber, başka vuslat isteme, Bu dünya bir sofradır, arzular gelir geçer, Eğer bizi buldun ise, başka murat isteme. .......... Haşa ki, bizim semahımız oyuncak değildir, İlahi bir aşktır, salıncak değildir, Kim ki semahı bir oyun sayar, Mümin diye namazı kılınacak değildir. ......... İlim irfan Mürşittir, karanlıkları kovar, İnsanları cehalet, gaflet bunaltıp boğar, Gönüllerde parlayan o saadet güneşi, Şark ile garptan değil, gerçek inançtan doğar. ............. Edep erkana bağlıdır ayağımız, başımız, Güllerden koku almıştır toprağımız, taşımız, Soframızda bulunan lokmalar hep helaldir, Yiyenlere nur olur ekmeğimiz, aşımız.
Helal kaynamayan aş aştan sayılmaz, Hak için akmayan yaş, yaştan sayılmaz, Gövde üzerinde başın var ise, Secdeye inmeyen baş, baştan sayılmaz.
Rengimiz güldür bizim, gül gibi açacağız, Gönüllere aşk ile, sevgiler saçacağız, Hak, hakikat yolunda, bir yüzümüz var bizim, Olduğumuz gibiyiz ve öyle kalacağız.
Muhabbetle açan gülü, aşkla dermek isterim, Yaşıyorken dostlarımı, görüp sevmek isterim, Dünya ahiret kaygusun, içerimden çıkarıp, Gönlümü dost lisanına, ağız yapmak isterim.
Ab-ı hayat ile Kevser, yüce yayla bizdedir, Mecnunu çöle salan, saçı Leyla bizdedir, Okuma bilirsen talip, kendi kitabına bak, Musa’nın Tur-u Sinası, sırrı Mevla bizdedir.
Malım mülküm servetim, hepsi evde kaldı, Oğlum kızım akrabam, geçtiğim yolda kaldı, Dostlarımdan birisi, benden hiç ayrılmadı, Allah için yaptığım iyilikler, hepsi bende kaldı. ...............................
Dünyanın varlığına ey hırsla sarılanlar, Yemeyip yedirmeyip, yük altında kalanlar, Başkasına kalırlar, hasretle toplananlar, Hasretle ayrılırlar, ahirete yollananlar.
........
Kudret eliyle kurulmuş, yıkılmaz yapımız bizim, Aşk kalemiyle kazılmış, silinmez yazımız bizim, Yaradana sığınıp, ümid ile gelenlere, Ezelden ebede kadar açıktır, kapımız bizim.
.........
Eğer Hakka talipsen, her an Ona doğru ak, Kainat kitabına, irfan gözü ile bak. Yolumuzun esası çalışmaya bağlıdır, Ayağa kalkacaksan, bari hizmet için kalk. Ben Ali'yi Niye Niye Sevmeyim Ali dedim ilham düştü içime Ben Ali'yi niye niye sevmeyim Ali aklın fikrin vermiş geçime Ben Ali'yi niye niye sevmeyim Ali Yasevi'dir Bektaş Veli'dir Baba İlyas hem de Kızıl Delidir Yerde gökte ne var hepsi Ali'dir Ben Ali'yi niye niye sevmeyim Ali var yatıyor ol nur içinde Ail var taş toprak çamur içinde Ali var un ekmek hamur içinde Ben Ali'yi niye niye sevmeyim Ali ekmeğin taştan çıkarır Ali var avcunu açar yakarır Ali var dağlara taşa kökerir Ben Ali'yi niye niye sevmeyim Ali var denizde ırmakta çayda Elin arabından var mı ki fayda Ali'ler var gezip durur uzayda Ben Ali'yi niye niye sevmeyim Ali var hem Zülfikarsız Düldülsüz Ali var bahçesiz gülsüz bülbülsüz Ali var çuvalsız çulsuz kendirsiz Ben Ali'yi niye niye sevmeyim Ali var şafakta başlar işine Ali var yarini basar döşüne Ali var hürmetin yapar eşine Ben Ali'yi niye niye sevmeyim Ali var ekmeğe bulamaz katık Ali var dünyada garip yaratık Ali var hırsından kaşları çatık Ben Ali'yi niye niye sevmeyim Çok Ali var aklı fikri haramda Eli cebimdedir aklı paramda Ali var her zaman merhem yaramda Ben Ali'yi niye niye sevmeyim Ali var işinde is pas içinde Evi barkı yok ki hep yas içinde Kör dumanda kalmış bir pus içinde Ben Ali'yi niye niye sevmeyim Ali var On iki İmam'ın başı Ali var sofranın soğanı aşı Ali var yurdumun toprağı taşı Ben Ali'yi niye niye sevmeyim Ali benim ben Ali'yim nideyim Çoban mıyım her gün Ali güdeyim Yoksul diyor Ali gibi gideyim Ben Ali'yi niye niye sevmeyim Can Yoksul Çorum -------------------------------------- Daha Allah ile cihan yok iken Biz anı var edip ilan eyledik Hakk'a hiçbir layık mekan yok iken Hanemize aldık mihman eyledik
Kendisinin ismi henüz yok idi İsmi şöyle dursun cismi yok idi Hiçbir kıyafeti resmi yok idi Şekil verip tıpkı insan eyledik
Allah ile burda birleştik Nokta-i amaya girdik birleştik Sırr-ı Küntü kenzi orda söyleştik İsmi şerifini Rahman eyledik
Aşikar olunca zat ü sıfatı Kûn dedik var ettik bu semavatı Birlikte yarattık hep kainatı Nam ü nişanını cihan eyledik
Yerleri gökleri yaptık yedi kat Altı günde tamam oldu kainat Yarattık içinde bunca mahlûkat Erzakını verdik ihsan eyledik
Asılsız fasılsız yaptık cenneti Huri gılmanlara verdik ziyneti Türlü vaidlerle her bir milleti Sevindirip şad ü handan eyledik
Bir cehennem kazdık gayetle derin Laf ateşi ile eyledik tezyin Kıldan gayet ince kılıçtan keskin Üstüne bir köprü mizan eyledik
Gerçi Kün emriyle var oldu cihan Arş-ı Kürsü gezdik durduk bir zaman Boş kalmasın diye bu kevnü mekan Ademin halkını ferman eyledik
İrfan olan bilir sırrı müphemi İzhar etmek için ism-i azamı Çamurdan yoğurduk yaptık ademi Ruhumuzdan bir ruh revan eyledik
Adem ile Havva birlik idiler Ne güzel bir mekan bulduk dediler Cennetin içinde buğday yediler Sürdük bir tarafa puyan eyledik
Adem ile Havva'dan geldi çok insan Nebiler Veliler oldu mümayan Yüzbin kerre doldu boşaldı cihan Nuh Naciyullah'a tufan eyledik
Salih'e bir deve eyledik ihsan Kayanın içinden çıktı nagehan Pek çokları buna etmedi iman Anları hak ile yeksan eyledik
Bir zaman Eshab-ı Kefh'i uyuttuk Hazreti Musa'yı Tur'da okuttuk Şit'i çulha yaptık bezler dokuttuk İdris'e biçtirip kaftan eyledik
Süleyman'ı Dehr'e sultan eyledik Eyyub'a acıdık derman eyledik Yakub'u ağlattık nalan eyledik Musa'yı Şuayb'a çoban eyledik
Yusuf'u kuyuya attırmış idik Mısır'da kul diye sattırmış idik Zeliha'yı ona çattırmış idik Zellesinden bendi zindan eyledik
Davut peygambere çaldırdık udu Kazadan kurtardık Lût ile Hûd'u Bak ne hale koyduk nar-ı Nemrud'u İbrahim'e bağ u bostan eyledik
İsmail'e bedel cennetten kurban Gönderdik şad oldu Halil ür rahman Balığın karnını bir hayli zaman Yunus peygambere mekan eyledik
Bir mescide soktuk Meryen Ana'yı Pedersiz doğurttuk orda İsa'yı Bir ağaç içinde Zekeriyya'yı Biçtirip kanına rızan eyledik
Beyt-i Mukaddes'te Kudüs şehrinde Nehri Şeria'da Erden nehrinde Tathir etmek için günün birinde Yahya'yı, İsa'yı üryan eyledik
Böyle cilvelerle vakit geçirdik Bu enbiya ile çok iş bitirdik Başka bir Nebi'y-yi zişan getirdik Anın her nutkunu Kur'an eyledik
Küffarı Kureyşi ettik bahane Muhammet Mustafa geldi cihane Halkı davet etmek için imane Murtaza'yı ona ihvan eyledik
Ana kıyas olmaz asla bir nebi Nebiler şahıdır Hakk'ın habibi Biz anı Nebi'y-yi ihsan eyledik
Hak Muhammed-Ali ile birleştik Hep beraber Kabe-kavseyn'e gittik O makamda pek çok muhabbet ettik Leylerel esrayı seyran eyledik
Bu sözleri sanma her insan anlar Kuş dilidir bunu Süleyman anlar Bu sırrı müphemi arifan anlar Çünkü cahillerden pinhan eyledik
Hak ile hak idik biz ezeliden Ta ruz-i Elest'te Kalubeli'de Mekan-ı Hüda'da bezm-i celide Cemalini gördük iman eyledik
Vahdet alemini bilmeyen insan İnsan suretinde kaldı bir hayvan Bizden ayrı degil Hazreti Süphan Bunu Kur'an ile ayan eyledik
Sözlerimiz bizim pek muhakkaktır Doğan ölen yapan bozan hep Hak'tır Her nereye baksan Hakk'ı mutlaktır Ahval-i vahdeti beyan eyledik
Vahdet sarayına girenler için Hakkı hakkel yakın görenler için Bu sırrı Harabi bilenler için Birlik meydanında cevlan eyledik |