| |
|
Yazıların devamını okumak için başlık veya resimlere tıklayınız.. |
Ferhat Tunç'a Bölücülük suçundan 15 yıl ceza talebi'' ABF / Ali BALKIZ 26.07.2010
Türkiyede başta siyaset kurumu olmak üzere, yargının da eşitlik, özgürlük ve çoğulculuk gibi evrensel değerleri gözetmesi tarihi bir sorumluluktur. Sanatçı dostumuz Ferhat Tunçun bir festivaldeki konserinden önce, dinleyicileri ile günlük yaşama ve Türkiyede olup biten toplumsal olaylara dair görüşlerini paylaşması, bir aydın ve sanatçı duyarlılığıdır. Düşünceyi ifade etmek ve bir sanat ortamında paylaşmak suç teşkil etmez, etmemelidir. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının Ferhat Tunça açtığı bu davayı; sanatın, eşitlik ve çoğulculuk talebinin yargılanması olarak görüyoruz ve bu uygulamayı kınıyoruz. >>> |
Kürt sorunu için 17+1 çözümü önerisi: Radikal / 19 Temmuz 2010 Pazartesi 09:57 ÜR-KÜRTMEYİ bırakın, ÇÖZÜN. TESEV Kürt sorununun 'kalıcı' ve 'demokratik yol'la çözümü için hazırladığı raporda, 17 kanun ve Anayasa'da bazı temel değişiklikler yapılmasını önerdi.
TESEV, Kürt sorununun 'kalıcı' ve 'demokratik yol'la çözümü için hazırladığı raporda, 17 kanun ve Anayasa'da bazı temel değişiklikler yapılmasını önerdi. Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etkileri Vakfı (TESEV) tarafından hazırlanan rapordaa Kürt sorunun kalıcı ve demokratik çözümü için Anayasa ve 17 yasada bazı temel değişiklilerin yapılması gerektiği belirtildi. Raporda, Anayasanın ve yasaların Türkiyenin çok etnisteli yapısına göre yeniden düzenlenmesi gerektiği vurgulanarak, Toplumsal hayatın farklı alanlarını düzenleyen çok sayıda yasada Türk etnik kimliğine referans ve vurgu içeren hükümler yer almaktadır.
Bu durum Türkiye toplumun çoğulcu yapısıyla bağdaşmamakta, Türk etnik kimliğine mensup olmayan Kürt ve diğer vatandaşları dışlamaktadır denildi. TESEVin 17 hukukçunun katkısıyla hazırladığı Kürt Sorununun Çözümüne Doğru Anayasal ve Yasal Öneriler raporundan satır başları: >>> |
ALEVİLİK VE HURAFECİLER Barış Aydın / Paris Tarih: 23 Temmuz 2010 Cuma Daha allah ile cihan yok iken Biz anı var edip ilan eyledik Hakka hiç bir layık mekan yok iken Hanemizi aldık mihman eyledi
HARABİ Asalet insanın özündedir, asıl insan, özü ile bütünleşmiş olandır. Aleviliğin islamın özü olduğunu söyleyen hurafecilerde birazcık insanı duygu var ise Hallac-ı Mansuru, Bektaşi Veliyi, Yunus Emreyi, Pir Sultanı, Edip Haribiyi, Viraniyi, Kul Hikmeti, Dervaniyi, Genç Abdalı ve daha nice alevi önderleriyle hesaplaşmak zorundalar. Bu ozanlar ve düşünürler bizim önderlerimizdir diyeceksin ondan sonra alevilik islamın özüdür diyeceksin. Bu tamamen kendi içerisinde bir tutarsızlık arz etmektedir. Sistemin dayattığı arap gericiliğini bize alevi yolu diye, yolumuzu saptırmaya çalışanlara atalarımızın güzel bir sözü var hatırlatmakta yarar var. Bir kimse düşünce ve davranışlarıyla eşşeklikte diretirse ona insan olduğunu hatırlatmakta ısrarcı olmayın. >>
Barış Aydın diğer yazıları: ALEVİLER İSLAMDAN NASIL ETKİLENDİLER PİR SULATAN ABDAL EDEPLİ İNSAN NASIL OLUR |
30´cu yılında, Çorum katliamı 3 bin kişiyle anıldı. 3 Temmuzda 2010da Çorum Alevi Kültür Merkezinin öncülüğü ev sahipliğinde, Türkiye ve Avrupa Alevi kurumları, yerel sendika ve kitle örgütlerinin destek ve katılımı ile gerçekleşen, kitlesel anma etkinlikleri, yılların verdiği baskı ve korkuya rağmen, coşkulu bir şekilde ve olaysız geçti.
29. Yılında yapılan ilk anma ve basın açıklamasına, ancak 100 kişinin katıldığı etkinliklere, bu yıl yaklaşık 3 bin kişi katıldı. Anma etkinlikleri Milönü Mahallesi, Çorum AKM önünden, 29 Mayıs 1980de olayların başladığı Çorum Saatkulesine, faşizme, gericiliğe karşı, barış dostluk ve yetkililerden hesap sorulması yönünde sloganlarının atıldığı yürüyüşle başladı. Çorum Saatkulesi önünde, Çorum AKM başkanı Nurettin Aksoy dede basın açıklamasında bulundu. Türküye ve Avrupa Alevi üst kurum başkanları, Ali Balkız, Ercan Geçmez, Turgut Öker ve etkinliklere deste veren kitle örgütlerini temsilen birer konuşma yapıldı, barış güvercinleri uçuruldu. Ardından Çorum HBV Vakfında Çorum katliamında yitirilen canların anısına can yemeği verildi. Vakfın cenaze ünitesinin açılışı yapıldı. Akşam Çorum Atatürk kapalı spor salonunda yaklaşık 3 bin kişinin katılımı ile, konferans, konuşmalar, koro, Çorum katliamı belgeselinden görüntüler, semah ve Alevi deyişlerinin okunduğu konserle coşkulu bir gece yapıldı.. etkinlikten resimler >>> |
2 Temmuz´da SİVAS'ta - 3 Temmuz'da ÇORUM'dayız Feramuz Acar  

(Çorum katliamı Video izle) Her zaman mazlumdan, ezilenden, barıştan, sevgiden, insandan yana, bir duruş sergileyen, bilimi yol, sevgiyi din eyleyen, Anadolu -Alevi-Bektaşi-Kızılbaşların tarihi, ne yazık ki katliamlar tarihi olmuştur.. Selçukludan, Osmanlı, Cumhuriyete, Dersimden Maraş, Çorum, Sivas, Gaziye.. Baba İshak, Kalender, Şahkulu, Pir Sultan, Bedrettin, Seyit Rıza, Deniz, Yusuf, İnan, İbolar ve binlercesi, namerde boyun eğmeyip, insanca mutlu yaşamak için, hakim güçlerin zulmüne karşı direnip, bu yolda serini vermiştir.. Zalimin zulmü gözümüzü yaş, kesilen başlarımız, namımızı Kızılbaş eylemiştir.. Katliamlarda yitirdiklerimizin resimleri, anıları mekanlarımızı mezarlığa çevirmiştir
Ölülerimizin ardından ağıt yakmaktan, dirilerimizin önünden gidemez olmuşuz.. Yıllar yılı, bir önceki yara kapanmadan, başka bir yara açılmıştır bağrımızda.. Bunlardan biri Çorum Katliamıdır. >>> |
Son aşama: Madımak müze olmalı
Turgut Öker / AABK Genel Başkanı / Köln, 17.06.2010
Madımak Otelinin kamulaştırılmasını şüphesiz olumlu ve önemli bir gelişme olarak değerlendiriyoruz. Fakat önümüzdeki süreçte otelin müze dışında başka bir kullanım şekliyle açılmasını peşinen reddettiğimizi kamuoyuyla paylaşırız
17 Haziran 2010 tarihinde haber ajanslarına düşen Madımak kamulaştırıldı haberini önemli bir gelişme olarak kaydettiğimizi belirtmek isteriz. Alevi toplumu olarak 17 yıldır utanç abidesi olarak halkımızın karşısında duran et lokantasının kapatılmasını ve binanın kamulaştırılmasını, vicdan sahibi herkesin kabul ettiği tek çözüm olarak görmekteyiz. Yıllardır Madımak Oteli önünde toplanan başta Madımak şehitlerinin ailelerinin ve on binlerce duyarlı insanımızın taleplerinin gerçekleşmesi sadece Alevi toplumu değil, Türkiye açısından da bir ilktir. 17 yıllık örgütlü mücadele sonrasında duyarlı hale gelmek zorunda kalan hükümet yetkilileri, aslında 17 yıl önce yapılması gerekenleri gecikmeli bir şekilde yerine getirmeye çalışıyorlar. Tarafımızca bu adımlarla ilgili yapılacak en doğru final ise; Otelin müzeleştirilmesidir
Bir utançtan başka bir utanca geçilmesin
Şimdiden yetkilileri çözüm noktasında yanlışa düşmeme konusunda uyarıyoruz. Eğer Madımak ile ilgili kesin ve kati bir çözüm isteniyorsa, tek yol otelin müze olarak kullanıma açılmasıdır. Kitapçı, kütüphane ve Turizm Bakanlığına bağlı satış merkezi haline getirilmesi sadece ve sadece bir utançtan başka bir utanca geçme anlamını taşır. Ve şimdiden Madımak ile ilgili karar verecek yetkilileri uyarıyoruz: Madımak otelindeki tek çözüm ibret müzesidir
Kamuoyuna saygıyla bildiririz
|

Cumhuriyet Gazetesi imtiyaz sahibi ve yazarı İlhan Selçuk tedavi gördüğü hastanede 85 yaşında böbrek yetmezliğinden hayatını kaybetti. >>> HANGİ PEZEVENK İrticanın Dibi Yoktur......../ İlhan Selçuk Amerika Irak'ı işgal ederken ne düşünüyordu: Diktatör Saddam 'i devireceğiz, yerine demokrasiyi kuracağız; halk bizi çiçeklerle bekliyor... Ne oldu?.. Irak nerdeee?.. Demokrasi nerdeee?.. *** Amerika bir yandan Irak'ı işgal ederken öte yandan Türkiye için ne düşünüyordu? . 'Ilımlı İslam Devleti Modeli...' >>> |
Barış: Bu kanı ancak Türk ve Kürt anneleri durdurabilir. Hatice Kızıllyıldız / 22.6.2010 Hangi aile çocuğunu dağ başlarında ölmesini bekler ve ister. Bence sorun sadece dil sorunu da değil. Adamlar kendi kaderlerini tayin etmek istiyorlar, niçin etmesinler? Almanyada Türkçe dil ve din dersleri verilmiyor diye bağırıyorsunuz. Kürtlerin istekleri karşısında niçin kendimizi kaybediyoruz? Sevginin olmadığı yerde ne üretim ne de barış olur. Buna artık bir an evvel son verilip huzur içinde ülkemizde birlikte yaşamanın zamanı gelip geçiyor. İnsanlar zaten geçim derdine düşmüş ülke gittikçe iç savaşa sürükleniyor, silaha harcanan paralar kaç tane fakir doyurur, her iki tarafında silaha harcayacak parası olmamalı. Bizim gençlerimiz birbirini öldürüp silah tüccarlarına para kazandırmamalılar. Bu kanlı çatışmalar sadece her iki tarafa da zarar vermekten ve ailelerine de acı vermekten başka hiç bir şeye yaramıyor. Gençlerimizin üzerinden acımasız zengin olanları kazandırmamak için Türkiye halkı artık barıştan yana seslerini yükseltmeliler. >>>
|
2 Temmuz'da Madımak Önünde Yapılacak Anma Krize Dönüştü AABK genel başkanı Turgut Öker Sivas katliamının yapıldığı 2 Temmuz 1993 tarihinden beri 2 Temmuz ilk kez Cuma gününe denk geliyor. Bu yüzden Sivas Valisi Ali Kolat anma için kalabalık grupların Madımak Oteli önüne gitmesine izin verilmeyeceğini açıkladı. Ayrıca anmanın cuma namazı saatine denk getirilmemesine özen gösterilecek. Ancak Alevi kurumları her koşulda anmanın Madımak Oteli önünde yapılmasını istiyorlar. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Başkanı Turgut Öker, 2 Temmuz'da 50 bin kişi ile Madımak'ın önünde olacaklarını söyledi. - Aleviler Konuyu Avrupa Parlamentosu'na Taşıyor .....
......KILIÇDAROĞLU'NU DA SİVAS'a BEKLİYORUZ 17 yıldır Deniz Baykal bu anmalara hiç katılmadı. Ama bu yıl anmaya CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun katılmasını bekliyoruz. Gelmesi yerinde bir davranış olur. Kemal Kılıçdaroğlu'nun yanısıra bütün demokrasiden, laiklikten yana olan siyasi parti liderlerini ve sivil toplum örgütü temsilcilerini Madımak'a bekliyoruz. ....>>> |
Yara kapandı mı? Hatice Kızılyıldız 
Sevgili Yeter ve sevgili serdar Doğan. Yol TV, deki madımak gerçeği adlı programınıza telefonla katılanlardan aklını nerde yitirmiş bir soysuzun iğrenç sözleri, sizi yaralayıp incittiği kadar çoğunlukta olan biz izleyicileri de incitti ve çileden çıkarttı.Eğer, bu kendini bilmez sefil alevi ise? ki; olduğuna onca yaşadıklarımdan sonra inanıyorum. Programa telefonla bağlanmak istedim ne yazık ki düşmedi. (Madımak yarasını ne için deşip duruyorsunuz?) diyen bu soysuza , aslında sevgili Turgut Öker ve siz gereken cevabı verdiniz. Ama yinede içim, içimi yedi.Bu ne alçaklık? >>> |
PATIRTI Feridun Hayati Ünüvar Halkına hizmetkarlıkta ustalaşmış Başbakan Recep bey öyle görülüyor ki, küreselleştirmeye çalıştırdığı politikalarıyla artık dünya halklarına hitap eder olmuştur.
Van minüt ile başlayan ingilizcesine, Konyada yenilerini de eklemeyi başarmış ve ingilizcesinin yanısıra ibraniceyi de becerebildiği müşaade edilmiştir. Bu gelişmeler, insanın aklına hemen şu soruyu getiriyor : Recep bey bu performansıyla neden bir dünya lideri olmasın ki? Kim istemez ki bunu ? Türkiyenin büyük çoğunluğu, bunu ister. Fakat dünyanın büyük çoğunluğu, Recep beyin bir dünya lideri olmasını istemez. Recep başbakanın bir Nato Genel Sekreterinden veya bir Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinden ne eksiği var ki? Şövenistce bakarsak fazlası var , eksiği yok. Fakat evdeki hesap, çarşıya uymuyor. >>> |
Şeytan üçgeninde Mavi Marmara. DABF başkanı / Feramuz Acar 4.6.2010 .......Mavi Marmara operasyonunun bir danışıklı dövüş olmadığı, ABD, İsrail, Türkiye, üçlüsünün 1950lerden bu yana sürdürdüğü işbirliğinin Osama Bin Ladin örneğinde olduğu gibi, Düşman gitti Dostluk bitti anlayışı içinde bitiğini, yeni bir dönemin başladığını göstermektedir. Türkiye artık ABDnin kanatları altında bu çizgisini sürdüremeyecektir. AKP artık, alıştıra alıştıra, F-Gülenin deyimi ile kıvamına gelene kadar ılımlı İslam, diyalog, söylemleri altında, Türkiyenin öncülüğünde amaçladıkları gibi, bölgede İslam birliğine doğru gidecektir. Kuşkusuz ABD ve İsrailin bölgede nüfusunun kırılması olumludur, fakat yerine konmak istenen İslam şeriatı, gelen gideni aratacaktır. ABD ve İsrail kolay kolay bulundukları konumlardan geri adım atmayacaktır. Bölge halkları, kırk katır ile kırk satır arasında seçim yapmaya zorlanacaktır.. Halbuki bölge halklarının ve Alevilerin özlemi, ne ABD, ne Şeriat, laik, demokratik, barış içinde, ezmeden ezilmeden kardeşçe mutlu yaşayacakları bir Ortadoğudur. >>>>
|
Bu dünya geniş herkese yeter. Hatice Kızılyıldız 
Dünyada ve Türkiye de gündem öyle hızlı değişiyor ki, insan hangisine ayak uyduracağını, neye, ne diyeceğini bilmiyor. Bir bakıyorsun eski dostlar düşman olmuş !!Bir bakıyorsun eski düşmanlar dost ! Gazze 'ye insani yardım götüren gemi İsrail askerleri tarafından abluka altına alınıyor. İsrail tam bir baş düşman ilan ediliyor. İnsani yardım götüren gemi ise; İHHnın önderliğinde devlet destekli ve İslami kesimin ağırlıkta olduğu, solcuların da desteklediği söyleniyor. Öbür tarafta ise; eski düşman olan zaman,zaman asıp,kestikleri, zaman, zaman kırmızı halı ile karşıladıkları Barzani Türkiye'ye davet ediliyor. Anlayacağınız; düşmanımız kim, dostumuz kim bizlerde şaşırmış durumdayız. İsrail'le her türlü alışveriş içinde bulunuyoruz hatta, bu gemiye askerleri getiren pilotların da Konya da eğitildiğini gazeteciler söylüyorlar. >>> |
BASINA VE KAMUOYUNA Turgut Öker / AABF Genel Başkanı
Seyfi Oktay derhal serbest bırakılmasın.. Eski Adalet Bakanı Sayın Seyfi Oktayın Ergenokon soruşturması kapsamında gözaltına alınması, AKPnin iktidara geldiği günden beri muhaliflerini, çağdaş, demokratik, laik ve sosyal hukuk devletinde yana olan insanları, aydınları, özellikle de Alevileri susturma, sindirme, tasfiye etme planının bir devamı olsa gerektir. Yaşamı boyunca demokrasi için mücadele veren 76 yaşındaki Seyfi Oktay, sadece bir hukukçu değil, o aynı zamanda bir Alevi Dedesidir. Alevi kamuoyu ve demokratik kitle örgütleri, AKP iktidarının ülkeyi karanlığa götüren bu antilaik, antidemokratik ve hukuk dışı uygulamaları karşısında artık sessiz kalmayacaktır. Eşitlik prensibine dayalı hukuk sistemine herkesin her zaman ihtiyacı vardır. Özgürlüklere saldıran, bağnazlığı ve hoşgörmezliği kamçılayan bir anlayış hiç kimseye yarar getirmez. Toplumsal huzura ve barışa gereksinim duyduğumuz bir dönemde, AKP iktidarının kendisine ve topluma yarar getirmeyen ve ülkeyi bir kaosa sürükleyen bu hukuk dışı uygulamalarından vazgeçmesini ve sayın Seyfi Oktayın derhal serbest bırakılmasını bekliyoruz. |

SEYFİ OKTAYIN EVİNDE NE ARANDI? Müyesser Yıldız / Odatv.com Demirel ve Çiller Başbakanlığındaki koalisyon hükümetlerinde Adalet Bakanlığı yapan Seyfi Oktayın evinde, Yargıdaki Alevi savcı ve hakimlerin listesinin arandığı öne sürüldü. Arama sırasında mutfaktaki bulgur ve pirinçlerin içine dahi bakıldığı öğrenildi. Dün ev ve ofisinde arama yapılan eski Adalet Bakanı Seyfi Oktayın gözaltına alınma gerekçesi hakkında pek çok iddia var. Oktayın, Ergenekon terör örgütünün hukuk yapılanması lideri olduğu, HSYK seçimlerinde kulis yaptığı, Danıştay ve Yargıtaydaki bazı davalarda rüşvet, şantaj ve tehditte bulunduğu bilgisi sızdırılıyor. Bir başka iddiaya göre ise Oktay, HSYK Başkanvekili Kadir Özbek ve bazı HSYK üyelerini Ergenekon davasında baskı altına almakla suçlanıyor. Buna ilişkin birçok telefon görüşmesinin dinlemeye takıldığı belirtilen Oktayın, Yargı camiası üzerinde hakimiyet kurarak, adaleti engelleme gerekçesiyle gözaltına alındığı bildiriliyor. >>> |
 AABK Tüzük Program kurultay kararları: Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu'nun 28-30 Mayıs tarihleri arasında Kuşadası Güzelçamlıda yapılan tüzük program kurultayında bir dizi kararlar alındı. Kararlar arasında; Kılıçdaroğlu'na kutlama ve şartlı destekte var.
6. '''AABK olarak, Türkiyede Kemal Kılıçdaroğlunun CHP Genel Başkanlığına seçilmesinden dolayı kendisini kutluyoruz. Alevi kimliğinden dolayı kendisine gelecek her türlü saldırının karşısında olacağız. Kılıçdaroğlu öncülüğünde CHPnin bugüne kadar ki çizgisinden uzaklaşıp, laik, demokratik, özgürlükçü, eşitlikçi bir Türkiye için, var olan Alevi, Kürt ve azınlıklar sorununa, işçi ve emekçilerin haklarına sahip çıkan, evrensel sol, sosyal demokrat bir partiye dönüşmesini talep ediyoruz.''' >>> |
Çorum olaylarının 30. yılı anma etkinliklerine çağrı Çorum Haber/ 15 Mayıs 2010 Cumartesi
Alevi Kültür Merkezi ve Hacı Bekaş veli Anadolu Kültür Vakfı ile bazı sivil toplum kuruluşlarının da desteği ile 3 Temmuz'da gerçekleştirilecek olan anma töreni için oluşturulan ziyaretlere başladı.
Baro Başkanı Av.Mahmut Bayatlı'yı ziyaret eden komite üyeleri Çorum olaylarının 30. yılında "Acıyı bal eyledik" sloganıyla düzenlenecek olan anma törenine davet etti. Törende kaybedilen canları anacaklarını, provokatörleri lanetleyerek inadına birlik ve inadına kardeşlik diyerek barış güvercini uçuracaklarını ifade eden Alevi Kültür Merkezi Başkanı Nurettin Aksoy; tüm sivil toplum kuruluşlarının kendilerine destek vereceğine, provokatörleri lanetleyeceğine, sevgi zincirini oluşturmak için uzatılan elleri havada bırakmayacağına inandıklarını vurgulayarak, 3 Temmuz'da Hürriyet Meydanı'ında yapılacak anma töreninin yanı sıra, Devlet Tiyatro Salonu'unda panel, Atatürk Spor Salonu'nda şenlik yapacaklarını anlattı. >>> |
Bir sunni gözüyle Cem Evleri gerçeği - İyiki varsın CEM EVİ. (Vatandaş) Hüseyin DOĞAN Londra (((Sayin yetkili, Aşağıdaki yazımı yayın ilkelerinize aykırı değil ise ( konuk yazar veya halkdan gelenler) başlığı altında (muhtemel bir yanlış anlamaya neden olamak için) eklenti ve alıntı yapmadan tümünü yayınlamanızı dilerim. / 24 Mayıs 2010 Londra Saygılarımla Hüseyin Doğan)))
Olası atgözlüklülerin, yazımın sonunda öküz altında buzağı aramamaları için peşinen kendimle ilgili özel bilgiler verme (görgüsüzlüğüne) ihtiyacı duyuyorum af ola. Ben on yıldır İngilterede yaşayan altmışlı yaşların içinde dini ibadetlerini yerine getirmeye çalışan söylemesi ayıp geçen sene (eğer Allah kabul etmiş ise) Haç görevinide ifa etmiş olan sunni mezhebinde bir Türkiye Cumhuriyeti (Türk) vatandaşıyım. >>> Bu yazıya CEVAP 03. 06. 2010. Bekir Özgür. |
| |
Ozan Emekçiyle röportaj (Yazar: Deniz Berxwedan Serinci)
Cem Vakfı yarın kadınlara Cem Evinde başını bağladın da, sokakta niye bağlamıyorsun? diyecek ... Cem Vakfı kadınları başını bağlamadan Cem Evine sokmuyorlar - bu cem evi midir, cami mi? İçeri gidiyorsunuz, kadın ve erkek ayrı yerde oturuyor - bu cem evi midir, cami mi? Alevileri asimile etmenin en büyük nedenlerden kendi içimizden çıkan insanların Alevileri asimile etmeye çalışmasıdır. Cem Vakfı yarın kadınlara diyecekler ki, sen Cem Evinde başını bağladın da, sokakta niye bağlamıyorsun? Çarsı da niye bağlamıyorsun? Bu asimilasyondur. Alevi köylerinde neden cami yapıyorlar? Biz camiye mi gidiyoruz? Mesajım Biz 72 millete bir gözle bakıyoruz, bir sizi değiştirmeye çalışmıyoruz, sizde bizi değiştirmeye çalışmayın. Bu yüzden İzzettin Doğanı Alevi olarak görmüyorum. Bir insanın Alevi olması için Alevi anne ve babadan doğması gerekmiyor. Alevi olmak için alevice yaşamak gerekir. ..... >>>> |
İŞTE BU BENİM ANAYASAM DİYEMİYORUM 14:39 28 Nisan 2010 TURAN ESER
Genel seçimler öncesi, AKP hükümeti, sonucunun olumlu ya da olumsuz olması halinde de, kazançlı çıkacağı bir Anayasa paketiyle siyaseti ve toplumu saflaştırmayı başardı. Paketin kabul edilmesi halinde istediğini elde etmiş olacak. Kabul edilmediği durumda ise bir mağduriyet edebiyatına sığınarak oya tahvil edecektir.
AKPnin demokratikleşme niyeti taşımadığını anlamamız için, gerek AİHM, gerekse Danıştayın, değiştirmesini istediği Zorunlu Din Dersleri ile ilgili düzenlemeyi dikkate almayacak kadar, sinsi bir anayasa paketi olduğunu görmemiz yeterlidir. Hatta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) Türkiyeye ilişkin taze kararındaki Kimliklerde din hanesinin bulunması, dini inanç ve düşüncelerin ifşa edilmeme özgürlüğü kavramına aykırıdır hükmü ortada dururken, anayasa paketinin bunu içermemesini nasıl okumalıyız?
>>> |
ALEVİLİĞİN GÜNCEL SORUNU ÜZERİNE 29. Nis. 2010. Özgürce. 
........ Şehir yaşamında farklı etnik köken ve dinsel inançtan toplum katmanlarıyla iç içe yaşadıkları bağlaşıkları; barıştan, eşitlikten, özgürlükten yana olan ve ezilen emekçi kesimlerle ortak değerler uğruna demokratik kitle örgütleriyle birlikte hareket etmeleri, hatta içinde yer almaları, Aleviliğin geleneksel özüne uygun bir davranıştır. Bir yandan Alevilik İslamın özüdür, öte yandan ırkçıların Alevilik İslamın Türkçe yorumudur, diğer yandan ateistler Aleviliği din dışı gösteriyor teraneleri, devlettin çok yönlü asimilasyon politikası yaşlı Alevi kuşak nezdinde prim yapabilir. Ancak, hiçbir konuda tutucu olmayan ve geleceğin mimarı gençlik, bu tür söylemlere gülüp geçmektedir. Ulu köklerimizin eline-diline-beline bayrağına, emeğe ve emekçiye saygı şiarını da yazarak, Aleviliği özüne uygun çağdaş insani değerlerle yapılandırma mücadelesi veren gençliği coşkuyla selamlıyorum. |
DABF 10. olağan genel kurulu yapıldı  17.04.2010 tarihinde, Danimarkanın Ringsted şehrinde Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu 10. Olağan Genel Kurulunu gerçekleştirdi. Divan başkanlığını Sayın Şeref Renklinin yaptığı Genel Kurulu, katılabilecek 50 delege sayısından, 40 delegenin katılımı ile gerçekleşti. Saygı duruşundan sonra DABF Başkanı Sayın Feramuz Acar açılış konuşması için kürsüdeydi. Başkanın bildirdiği gibi 2010 yılında Danimarkada ortalama her üç Aleviden biri DABF üyesidir. Tarihimizin acılar ve sırlarla dolu katliamlarının aydınlığa kavuşmasında bizlere düşen görevi, örgüt üyeleri ve inancımız hakkında düşüncelerini sergiledikten sonra, Türkiyeden siyasi bilgilendirmeler sunan başkan birlik mesajları verdi. >> |
FUAF'tan Erdoğan'a açık mektup
""Bütün bu görüşmelerin ve taleplerin hiç birinin önemsenmediğini, beklentilerimizin tersine bu sürecin özellikle hükümetiniz tarafından ciddiye alınmadığını; üzüntü ve kaygıyla izlemekteyiz."" gerekçesi ile başbakan Erdodan'ın 7 Nisan 2010 Paris ziyareti vesilesiyle düzenlediğiniz toplantı davetine, katılmadığını bildirdi. >>> |

Frankfurt'ta gecede konuşan Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Başkanı Feramuz Acar, Çorum katliamı davasının yeniden görülmesini istiyoruz" dedi. Acar " 57 kişinin öldürüldüğü Çorum olaylarını gerçekleştirenler hala hesap vermediler. Maraş'ı yaşadık. Maraş'ı unuttuk Çorum'u yaşadık. Çorum'u unuttuk Sivas'ı, Gazi'yi yaşadık. Artık ağlamak istemiyoruz" dedi. Demokratik Çorumlular Platformu sözcüsü Ayer Aygün de " Çorumda insanlar katledildi. Sivas'ta ve Çorum'daki barış yürüyüşlerinde Alevilerle yanyana olunmalıdır. Bir daha Çorumlar, Maraşlar, Sivaslar olmasın. Bizler unutan ve unutturanlar olmayacağız" diye konuştu. Anma toplantısında ünlü sanatçılar Aşık Gülabi, Meftuni ve Ali Rıza sahne aldılar. >>> |

"Çağdaş Solda Büyük Buluşma" Gerçekleşti: SHP, EDP İle Birleşti Eşitlik ve Demokrasi Partisinin başkan adayı olan Ziya Halis ise, "Sosyal Demokrat, sol düşüncede kitle partisi" olarak tanımladığı EDP'nin temel hedeflerini , anayasayı değiştirmek, tüm inanç gruplarına eşit mesafede yaklaşmak, Kürt sorununu barışçıl yollardan çözmek ve ekonomide yeni bir dönem olarak sıraladı. EDP Genel Başkanlığına seçime tek aday olarak katılan Ziya Halis'in oy birliğiyle seçildiği kurultayda, 100 kişilik parti meclisi de oluşturuldu. Parti meclisinde İbrahim Gürsoy, Şahin Ulusoy, Salman Kaya, Erol Katırcıoğlu, Hüseyin Ergün ve Kazım Genç gibi isimler de yer aldı. Kurultaya, Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Derneği gibi Alevi toplumunun temsilcileri de katıldı. >>> (DABF olarak Türkiye'de; SOL BİRLİK, LALİKLİK, KÜRT sorununa barışçıl çözüm, EMEKTEN yana sosyal adalet, EŞİTLİK, DEMOKRASİ için her girişimi ve EDP'i desteliyoruz... Siyasi adres olarak, Alevi Bektaşi Federasyon'umuz nere derse, TÜM ALEVİLER oraya..) |
PROF. DR. İZZETTİN DOĞAN ERGENEKONUN NERESİNDE? Hüseyin DEMİRTAŞ 
Alevi Çalıştayı 2829 Ocak 2010 tarihlerinde yapılan yedinci oturumuyla sona erdi. Arkasından Alevi Çalıştayı Önraporu yayınlandı. En son oturuma kitlesel tabanı büyük Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) bileşenlerinin protesto ederek katılmaması yanında, bu raporun da Alevi örgütlerinin beklentilerinin çok altında kalan içeriği ve asimilasyoncu bir zihniyetle kaleme alınmış olması büyük tepki çekti. Yedinci Alevi Çalıştayında asıl dikkat çeken ise, ilk çalıştaya katılan tüm Alevi örgütlerinin üzerinde ittifak ettiği 5 talebin aksine, Cem Vakfı ve bu çizgiye yakın başka Alevi kurumlarının, bu ilk çalıştaydaki sözlerini yutarak Alevilere daha düşük profilli haklar verilmesine razı olmalarıydı. Cem Vakfı Genel Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan ve ekibi son çalıştayda öne çıkarken, bir yandan bu oturuma katılmayan diğer Alevi örgütlerini suçladılar, diğer yandan da bir çeşit grev kırıcılığı rolü oynadılar. Böylelikle cemevlerinin statüsünün belirsizliğinin sürmesine katkıda bulunarak ve Madımak Otelinin müze olmasına karşı çıkmak ve benzeri tavırlarıyla Alevi taleplerinin çıtasını çok aşağılara çektiler denilebilir. >>>> |
AABF : "Alevi tarihi katliamlar tarihidir Gazi Katliamının 15. Yılı " Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Sekreteri Hüseyin Mat'ın Gazi ve Ümraniye Katliamı ile ilgili basın açıklaması: 87 Yıldır Türkiye Cumhuriyeti Tarihinde Dinmeyen Acı... 1938 Dersim Katliamı 1978 Maraş Katliamı 1980 Corum Katliamı 1993 Sivas Katliamı 1995 Gazi ve Ümraniye Katliamı Alevi tarihi katliamlar tarihidir. Devlet tarihiyle, geçmişiyle yüzleşmeli ve vicdanıyla hesaplaşmalıdır. Çünkü; tüm bu katliamların adresi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir. Alevilerin, Alevi Çalıştaylarına ihtiyacı yoktur. Alevilerin hakları ancak Alevi katliamlarının hesabını vermekten geçer. Mevcut tüm arşivler ve belgeler halka açılmalıdır. Tarih gerçeklerle yüzleşmelidir. >>> |
Newrozlaşan Mazlum Doğan Mustafa Elveren  Hem bayramı ve hem de hüznü aynı günde yaşayan halklara Dünya tarihinde ender rastlanır. Bunlardan biri de Kürt halkıdır. Kürt halkı her yıl 21 Martta bir taraftan Newroz Bayramını türküler ve halaylar eşliğinde kutlarken, diğer taraftan da tarihleri boyunca Newroz etkinlikleri nedeniyle katledilen insanlarına ağıtlar yakarak anmaktadır. Her yıl 21 Martta kutladığımız NEWROZ Bayramı bana Mazlum Doğanı hatırlatıyor. Diyarbakır Zindanında newrozlaşan ve Kürt halkının gönlünde taht kuran Sevgili Mazlumu unutmak mümkün müdür? Asla! Tarihimizde Mart ayı katliamlarla doludur. O nedenle, Mazlum Doğan başta olmak üzere, bu ayda katledilen çok sayıdaki devrimciler için anma etkinlikleri yapılmaktadır. >>> |
CUMHURİYET OSMANLININ DEVAMIMI? 20. Mart. 2010. Bekir Özgür.
Cumhuriyet; topluma, feodal Osmanlı rejiminden köklü bir kopuş ve devrimler rejimi olarak anlatıldı. Cumhuriyet tarihine ilişkin toplumsal algılama tarzımız ve bilgimiz bu yönde oluşturuldu. Yakın tarihimizi; ezber bozan, sorgulayıcı bir yaklaşımla irdelediğimizde gerçeklerin hiç de böyle olmadığını, konuyla ilgili bilgilerimizin tümünün yalan ve yanlış bir kurgulama ürünü ve dayatma sonucu olduğunu görmekteyiz. Feodal iktisadi ve siyasal yapıyı yıkan; devrimci siyasal rejimlerin en belirgin özelliği, üretim araçları üzerindeki mülkiyet ilişkilerini ve üretici güçlerin statüsünü değiştirip, dönüştürmesidir. >>> |
Alevi Sorununa Çözüm İstenmiyor mu? Murtaza DEMİR / Bia Alevi sorununa çözüm gelecek mi? Hükümetin niyeti samimi mi? "Havuç ve sopa" taktiği olabilir mi? Askeri ve sivil bürokraside Alevi temizliği mi yapılıyor? Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı Başkanı Murtaza Demir yazdı.
Alevilerin inançsal beklentilerini karşılamak amacıyla çalıştay başlatan devlet bakanlığının nihai raporu, önümüzdeki günlerde yayınlanacak ve beklentileri karşılayıp karşılamadığı anlaşılacaktır. Raporun, her anlamda tarihi bir nitelik taşıdığını, Aleviler nezdinde olumlu beklentilere neden olduğunu, hayal kırıklığı yaşanması durumunda ise hali hazır gerilimin daha da artacağını söylemek için kâhin olmaya gerek yoktur. Bu yazıda, nihai rapora dair öngörülerimizi, hükümetin ve kimi kurumlarımızın Alevi Çalıştayları sürecine dair tutumlarını, olumlu gelişmeleri, olumsuzlukları ve çözüme karşı çıkışın nedenlerini konu edeceğiz. >>> |
 Ergenekon kılıfı altında Alevi kıyımı gerçekleştiriliyor
AABK Turgut Öker Alevi toplumu inancı ve kültürü gereği her zaman hümanist bir yaklaşımla demokrasinin savunucusu olmuşlardır. Bu yapısı gereği tarihin her anında karanlık güçlerin hedefinde yer almışlardır. Cumhuriyet tarihinde de toplumumuz Maraşta, Çorumda, Madımak ve Gazide bu kirli organizasyonların hain saldırılarına maruz kalmışlardır. Hiç şüphesiz ki; Türkiyede militarizmden faşizmden en fazla zarar gören toplumsal katman Alevilerdir. Aleviler; köylerine zorla cami yapılmasından, çocuklarına okullarda zorla din dersi verilmesine kadar akla hayale gelmeyecek çeşitli fiziki ve psikolojik baskılara maruz kalmışlardır. Söz konusu kirli organizasyonların istekleri doğrultusunda kamu kuruluşlarında ve orduda üst düzey mevkilere getirilmeleri engellenmiştir. İste bu nedenlerden dolayıdır ki; bu kirli yapının deşifre edilmesi ve suçluların adalet önünde hesap vermesini Alevi toplumundan daha fazla kimse isteyemez. >>> |
Demokratik Haklar Federasyonu 10 Mart 2010
Kürt ulusal hareketinin tasfiyesi konusunda hem fikir olan emperyalistler ve uşağı Türk hakim sınıflarının Kürt açılımı aldatmacası, Avrupanın çeşitli ülkelerinde Kürtlere ve kurumlarına dönük gerçekleştirilen saldırılarla gerçek mahiyetini bir kez daha sergilemiştir. Kürt ulusal hareketi ve kimi çevreler tarafından, Kürt sorununda çözüm gücü olarak algılanan AB emperyalistlerinin ve ABDnin esasta neyi desteklediği, Avrupada Kürtlerin kurumlarının basılması, temsilcilerinin gözaltına alınması ve tutuklanmasıyla tüm açıklığıyla ortaya çıkmıştır. >>> |
 8 Mart dünya kadınlar günü Hatice Bozkurt Çağımızda sermaye birikim modelindeki değişim ve ne- liberal politikalar, sermayeye sınırsız olanaklar sunarken; yoksulluğu derinleştirmekte toplumsal muhalefet hareketlerini ve emek hareketini parçalayarak güçsüzleştirmektedir. Bu sürecin en fazla mağduru olan kadınlar ekonomik, sosyal ve siyasal yaşamdan hızla dışlanmakta, emeğimiz değersizleşmekte ve bedenimiz metalaşmaktadır. Sermayenin küreselleşmesinin yarattığı, giderek derinleşen yoksulluk, artarak devam eden şiddet, artık kadınları sadece kendileri için değil insanlık için başka bir dünyanın resmini yapmaya başlamak durumunda bırakılmışlardır. Yaşadığımız yerlerde ütopyamız toplumsallaşmış bir kadın hareketinin öncülerinin yaratılması olmalıdır. >>> |

ALEVİLİK SİYASİ BİR ÖRGÜTLENMEDİR Dünyada tek başına yaşayan insan varlığının İnsan Haklarından söz edilemez. Ancak; birden fazla insanın bir arada ve ilişki içinde yaşadığı koşullarda İnsan Hakları gündeme gelir ki, burada bir Hukuka ihtiyaç hâsıl olur. Varlığını sürdürebilmek için bir arada yaşamak zorunda olan insanların; hemen her konuda, insansal haklarının karşılıklı korunabilmesinin, bir sistematiğe bağlanması zorunludur. Bu tarz bir yaşamın alt yapısına İktisat, hakları düzenleyen anlayışa Hukuk iktisat ve hukuku toplumun ortak çıkarına düzenleyen üst yapıya da siyaset kurumu denilmektedir. >>> GÜNÜMÜZ TÜRKİYE GERÇEĞİ VE BALYOZ 28. Şubat. 2010. Bekir Özgür. >>> |
| Açık Birlik Çağrısı - HBV Der. Postnişini Veliyettin Ulusoy ile Söyleşi Ahmet Koçak, Sacayak Dergisi, 15/12010 Sayın Ulusoy, yoğunlaşan siyasal gündemde Alevilik de yer alıyor. Önce yılan hikâyesine dönen AKPnin Alevi Açılımı ve çalıştaylar zinciri hakkındaki düşüncelerinizi öğrenmek isteriz.
Biliyorsunuz ilk çalıştay toplantısına katılmıştım. İlk toplantıya katıldığımda çok da umutlu değildim. Yine de Bakanın bir buçuk gün yanımızda olması ve kapanış konuşmasında değindiği konular beni biraz umutlandırdı. Ancak daha sonraki toplantılara Alevi-Bektaşi inancı dışındaki kuruluşların ve mensuplarının davet edilmesi beni umutsuzluğa düşürdü. Yoksa bu bir oyalama mı diye kafamda soru işaretleri oluştu. Bir yıla yakın olmasına rağmen henüz bir adım atılmadı. Adım atmak çok mu zor? Örneğin, Sivasta Madımak Otelinin müze yapılması çok mu zor? Şimdi gül bahçesine dönüştürülmek isteniyormuş
Zorunlu din dersleri konusu da öyle... İstediğimiz şeylerin hepsi eşit haklar; onun dışında bir şey değil. Ne fazlası, ne eksiği! Sadece öbür inanç gruplarıyla eşit haklar istiyoruz. Somut bir adım atmak bu hükümet için neden zor merak ediyorum. Onun için hala kafamda pek çok soru işareti var. Alevi-Bektaşiler isteklerimize hükümetin birkaç adımla yaklaşmasını umuyor ve bekliyor. Ancak bugüne kadar herhangi bir adım atılmadı. Bu durum bizi üzüyor tabii. >>> |
Caferi Sadık Buyruğundan İnciler Erdoğan Yalgın Erdoğan Yalgından, Kimse kızmasın Alevilik İslamın dışındadır başlıklı yazı. Alevi-Bektaşi ye bir kaç Caferi Sadık buyruğu, nasihati-emri:
Caferi Sadık Buyruğundan İnciler Melekler vardır (Kızılbaşlara göre var mıdır? EY) Dört Kitap haktır. Ancak tek bozulmamış Kurandır. (Alevi-Bektaşiler Kuranın bozulduğunu oldum olası hep iddia ederler. Sanki bozulmamış olsa Kurana uyacaklarmış edasıyla. EY) Ruh göçü (tenasüh) batıldır. Yanlıştır.(Alevilikte doğrudur EY) On yedi rekat namaz farzdır.(Sabah iki,öğle dört,ikindi dört,akşam üç,yatsı dört)gerisi sünnet ve müstehaptır farzları inkar eden Kuranı inkar etmiş sayılır.Yolculukta dört rekatlar ikiye inebilir.(..)Peygamberde böyle kılmıştır.(Hani Peygamber namaz kılmamış,Kırklar meclisinde Semah dönmüştü.EY) >>> ((Tartışma konusuyla ilgili Metin Aktaş'ın görüşleri)): ALEVİLER KENDİLERİNİ NASIL HİSEDİYORLARSA ÖYLEDİRLER METİN AKTAŞ |
DEVRİYE KURAMI ÜZERİNE MUHABBET SÜREK Dergisi / Rıza Aydın Sizi bilmem ama ben Aleviliği anamdan, babamdan, ebemden, dedemden öğrendim, tıpkı ana dilimi öğrendiğim gibi. O zamanlar / daha toyken onlardan duyup öğrendiklerimin Alevilik olduğunu bilmiyordum; köyümüzden / evimizden çıkıp ta başka başka diyarlara gidince, oralarda başkalarında gördüklerimi oralarda duyduklarımı bunlar arasındaki farkı fark etmeye başlayınca aradaki farkın Alevilik olduğuna kanaat getirdim. Aradaki farkı fark edip de, bulunduğum ortamlarda duyduklarıma müdahale edip, dostlar etmeyin eylemeyin görünenle gerçek aynı değil, benim bildiğim benim gördüğüm, benim duyduğum bunlar diye anlatmaya başlayıp ta farkı fark ettirmeye çalışınca da adım hemencecik Kızılbaş'a çıkıverdi. Bundan sonra kimi yoldaşlarım beni görüp hal hatır edeceği zaman Kızılbaş kardeş / Kızılbaş yoldaşım ne haber demeye, bir muhabbete söze katılmak istediğimde de buyur Kızılbaş yoldaş yâda söz şimdi Kızılbaş yoldaşın diye takdim edilmeye başlandım. >>> |
Madımakın kaderine suç ortakları karar veremez!
Madımak Oteli'nin müze veya parka dönüştürülmesi yönündeki istekler için nabız yoklamak üzere Sivasa giden Alevi açılımından sorumlu Devlet Bakanı Faruk Çelikin bu konuyla ilgili bir toplantı düzenlediği basından öğrenmiş bulunuyoruz. Ne yazık ki; Bakan Faruk Çelik, Alevi açılımına Ökkeş Şendilleri davet etmesiyle ortaya koyduğu yanlışlar zincirine bir yenisini daha ekleyerek, Madımak konusunda katliamın sorumlularından Sivas Eski Belediye Başkanı olan Temel Karamollaoğlunu da toplantıya davet etmiştir. Bu tavır Alevilerin yaralarını yeniden sızlattığı gibi düpedüz toplumumuzun acısıyla dalga geçmektir. Çözüm konusunda hiçbir umut vermeyen Alevi Açılımı sorumluları yeni problemler üretmeden artık kenara çekilmelilerdir. >>> |
 ÖZELLEŞTİRMELERE KARŞI vs. DİRENEN TEKEL İŞÇİLERİ İLE DK'dan DAYANIŞMA
Ankara ışığı tekel işcisi Sivil faşizme böyle yeter dedi Yarının umudu barış bekcisi Bunca haksıza artık biter dedi
Fezalim der hacim eğilme sakın Haksız düzenin sonu geldi yakın Soyguncu baskıcı sistemi yıkın Birlikte baca ancak tüter dedi >>> Cirik Haci [cirikh@gmx.de] |
 Çorum HBV-AKV asimilasyon örneği. Yusuf Çetinkaya [cetinkaya-y@hotmail.com] Federasyonumuzun ve derneklerimizin değerli yetkilileri ve alevi vatandaşlarımıza asimilasyonun en yoğun görüldüğü yerlerden olan çorumda bir ilk daha yaşandı yaşatıldı Hacıbektaşı Veli derneği Çorum şubesi tarafından düzenlenen Hızır cemimize Çorumdaki asimilasyonda başrol oynayanlar postumuza oturtularak Alevilere en ağır hakaretlerden birisi yapılarak asimilasyon kabul ettirilmeye çalışılmıştır ekte kimlerin katıldığı alenen belirtilmiştir. İlginize teşekkürler . Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Merkezi, Çorum şubesi yönetimini derhal görevden almalıdır. http://www.corumalevikulturmerkezi.com/akm/detay.asp?islem=detay&id=122 |
DABF´nin 22 şubat 2010, AABK ile görüşmesinde devlet bakanı Faruk Çelik'e sunduğu rapor. Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu olarak,
TC. AKP hükümeti Alevi Açılım ve Çalıştayı, önraporuna ilişkin, görüşlerimiz.. Bugüne kadar, Selçuklu, Osmanlı, Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri dahil, hiç bir siyasi iktidar, Alevi-Bektaşi-Kızılbaş inanç toplumunun, hak taleplerini dikkate almamış, varlığını bile göz ardı etmiş, katliamlara maruz bırakmıştır.. Özelikle 2 Temmuz 1993 Sivasbeladan buyana, Türkiye ve Avrupada, Alevi kurumlarımızın sürdürdüğü mücadele sonucu, Türkiyede Alevilik sorunu, başa gelen iktidarların artık MUTLAK çözüm üretmesi gereken bir konu haline gelmiştir. Gelinen noktada TC, AKP hükümetinin Alevi sorununu gündemine almasını, olumlu karşılamakla birlikte, AKP hükümetinin bugüne kadarki yaptığı sözde Alevi açılımı ve çalıştaylarından Alevi kurumlarımızın taleplerine cevap verecek, hiç bir somut çözüm önerisi veya niyetin olmadığını üzülerek görmekteyiz. >>> |
MADIMAK KATLİAMI ŞEHİT AİLELERİNDEN bakan Faruk Çelik'e Mektup Madımak Otelinin Utanç Müzesi Olmasını istiyoruz..
Sayın Faruk ÇELİK; Devlet Bakanı
1 Temmuz 1993te DYP-SHP Hükümetinin SHPli Kültür Bakanının maddi - manevi katkılarıyla Pir Sultan Abdalı Anma Etkinliklerini yapmak üzere Sivasa gittik. 2 Temmuz 1993te sanatçı ve gençlerin kaldıkları Madımak Oteli kuşatıldı, sekiz saat taşlandıktan sonra ateşe verildi ve 33 canımız katledildi. Devlet ve onun kolluk güçleri katliama sadece seyirci kaldılar. DYP-SHP iktidarından bu güne kadar görev yapan hükümetler, Madımak Katliamının sanıklarının yakalanması, bilinen ve bilinmeyen faillerinin cezalandırılması konusunda seyirci olma konumunu sürdürdü. Gelinen süreçte AKP iktidarının, Madımak Oteli için bir çalışma başlatması Devlet- Madımak Mağdurları anlamında bir ilktir. Ancak son olmamalıdır. >> |
T.C.
DEVLET BAKANLIĞI ÖNRAPOR ALEVİ ÇALIŞTAYLARI 04 Şubat 2010 - Ankara >>> ((APK hükümetinin, Alevi Çalıştaylarından ıkına ıkına önden çıkardığı bu, kim bilir arkadan ne çıkacak..)) |
Alevi Çalıştayı Raporuna - ÖZGÜRCE - yorum bekirozgur60@hotmail.com  ALEVİLİK NEDİR, NE DEĞİLDİR Alevilik bir din, mezhep, tarikat veya kutsallığı olan herhangi bir inanç değildir. Alevilik; özellikle Anadolu ve çevresinde yaşamış kadim halkların, doğa-insan ilişkisi içindeki uyumu, sınırlı bilgisiyle insansal yaşamın her alanına taşıyarak oluşturduğu bir yaşam tarzıdır. Bu, benim görüşüm. >>> |
Öker yeniden AABK Genel Başkanı... 08-02-10

Pazar günü sonuçlanan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu üçüncü Genel Kurulundan birlik mesajı çıktı. Turgut Öker önümüzdeki dönemde Genel Başkanlık görevine devam edecek... 32 delegenin oy kullandığı genel kurulda Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Başkanlığına 3. kez Turgut Öker seçildi.Genel başkan yardımcılıklarına İsmail Ataş(İsviçre), Mehmet Ali Çankaya(Avusturya) ve Adnan Yılmaz( Hollanda) genel sekreterliklere Ali Ertan Toprak (Almanya) , Bülent Ant (İsviçre) ve Feramuz Acar ( Danimarka) , genel saymanlığa Şahmettin Özden (Belçika), genel yönetim kurulu üyeliklerine Durak Aslan (Fransa), Ali Çağan( İsveç), Erdal Kılıçkaya (Fransa), İsmail Armut ( Belçika),Ali Kılınç (Norveç), Ercan yıldız (İtalya) ve Hüseyin Mat (Almanya) seçilirken denetleme kurulu üyeliklerine ise Dursun karadağı, Aslan Erkan, Hasan Gül ile denetleme kurulu yedek üyeliklerine Hüseyin Carman ve Turan Meriç getirildiler. >>> |
ALEVİLİKTE HIZIR ORUCU Gazi ASLAN www.banazkoyu.com Alevilerin her yıl 13-14-15 Şubat tarihlerinde tuttukları hızır orucu yarın başlıyor. Hızır orucu hakkında geçen yıl sitemizde bilgilendirme yapmıştık. Görüşlerimiz Alevi sitelerinde büyük ilgi gördü. Hızırın geçmişdeki değerleri üzerinden günümüzdeki akılcı niteliklerini özüne uygun anlatmıştık.....
...Alevilik değişime ve gelişime açıktır. Bu oruçları her alevi günümüz koşullarında akıl süzgecinden geçirerek yorumlamalıdır. O zaman aleviliğin ne demek istediğini anlar. O insanın insanlığa ait o mükemmek özü yakalamış oluruz sanıyorum. BOZ ATLI HIZIR YARDIMCINIZ OLSUN >>> |
Helal olsun size! Mustafa Mutlu
Yazara ulaşmak için : mmutlu@gazetevatan.com Dindarlaşma eğiliminin arttığını gören uyanıklar yıllar önce ilk olarak faizin adını kâr payı olarak değiştirip helalleştirdiler... Dini inanışlara göre taklit ya da sahtecilik furyası böyle başladı! Şakır şakır tefecilik yapıp, faizden para kazandılar... Sonra İslami bankacılığı keşfettiler... >>> |
Avusturya ABF Genel Başkanı M. Ali Çankaya ile söyleşi:
AYDIN ŞAFAK VİYANA- Alevilerin Sesi dergisi Çankaya: AABF, kuruluş tarihinden bu yana, önemli mesafeler katetti. Bundan yirmi yıl öncesine dek, Alevileri kimse tanımıyordu. Alevilikin ne olduğunu kimse bilmezdi. Şimdi ise resmi makamlar, demokratik kitle örgütleri, bakanlıklar düzeyinde görüşmeler yapılmakta. Yani resmi statüde henüz tanınmamamıza rağmen, adımızdan ve örgütlülüğümüzden bahsedilir hale gelinmiştir. .... ....VAKBnin vermiş olduğu başvuru dilekçesi reddedildi. Sizce reddedilmesinin nedenleri neler olabilir? Avusturya yasaları içerisinde merkezi İslam Örgütü zaten vardır. Resmi statüde tanınmıştır. İkinci bir İslam örgütü yaratmaya da yer vermiyorlar. Ki o beş kişi, başvuruyu ya-parken, yetkili merciler, taslağı Alevi İslam Topluluğu biçimiyle verirseniz reddedilir bilgesini vermiş bunlara. Beklendiği üzere reddedildi. AABFnin başvurusunu engellemek için, yeniden itiraz dilekçesi verdiler. Viyana AKBnin başvurusu,25 Ağustos 2009 günü reddedildi. Viyana AKB ise, red kararının başında büyük yankı uyandırmasından iki gün sonra, 4 Eylül 2009 günü AABFyi bir kere daha bakanlığa şikâyet etti. Aleviliğin, tıpkı Sünnilik ve Şiilik gibi bir mezhep olduğunu beyan ediyorlar itiraz başvurularında. Biz, Aleviliğin kendi başına resmi statüde tanınması çabası ve gayreti içindeyiz. Aleviliği başka yörüngelere çektiğimiz yönünde propaganda yapıyorlar. Kendileri hedeflerine ulaşamadılar, bizi de engelle-meye çalışıyorlar. Bu beş kişi, kafaları bulandırmaya, Alevi kurumlarına insafsızca saldırmaya devam ediyor. .... >>> |
Öyle Çalıştaya Böyle Rapor Ankara/EVRENSEL- 08 Şubat 2010 ALEVİ Çalıştayı ön raporu tamamlanarak Başbakan Erdoğana sunuldu.
ALEVİ Çalıştayı ön raporu tamamlanarak Başbakan Erdoğana sunuldu. Merakla beklenen raporun ayrıntıları beklendiği gibi oldu. Çalıştaylar boyunca Alevilerin taleplerini tıkayan AKP Hükümeti, hazırladığı raporda da aynı yolu seçti. KİMİ TALEPLER RAPORA DAHİ GİREMEDİ >>> |
HÜKÜMET ALEVİLİĞİ TANIMLAYAMAZ
ALEVİLİK ARAŞTIRMA MERKEZİ BAŞKANI ALİ YILDIRIM: AKPNİN ALEVİSİ OLMAYACAĞIZ
HÜKÜMET ALEVİLİĞİ TANIMLAYAMAZ
CEMEVİ OLMADAN ASLA
MADIMAK MÜZESİ HOŞGÖRÜ VE KARDEŞLİK DEMEKTİR
İKİ DİN DERSİ KABUL EDİLEMEZ... >>> |
| AKP, Diyanetin sözünden çıkamaz! Necdet Saraç Alevilerin sorunlarının çözümüne yönelik doğru bir hamle olan Alevi Çalıştayı ile ilgili yayınlanan ön rapor zihniyette değişen bir şeyin olmadığını ortaya koydu. Aslında Alevilerin sorunları ve çözüm önerileri benim de katıldığım birinci çalıştayda (3-4 Haziran 2009) bütün çıplaklığıyla ortay konmuş ve işte sorunlar, işte bunlarda çözüm önerilerimiz denmişti. Aradan 7 ay geçti, gürültü koparmanın dışında anlamı olmayan, Alevi dünyası ile ilişkisi olmayan onlarca kişinin katıldığı Alevisiz 6 çalıştay daha yapıldı ve açıklanan ön raporda da görüldüğü gibi tekrar başa dönüldü. >>>
|
Diyanet İşleri Başkanlığı 2010 Dindar Toplum Bütçesi
Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir. Turan Eser TBMM, Aralık ayının 2. 3. ve 4. haftasında 2010 yılı bütçe tartışması yaşadı. Bütçe genel olarak, faiz ödeme, çalışanlara kemer sıktıran ve hizmetten arınmış, yatırımı olmayan bir mali politikaya hizmet eder durumdadır. 2010 zam yılı olacak haberi veren bir bütçe olma özelliği taşıyor. Çalışanlar her zaman olduğu gibi, daha çok vergi ödeyecek. Hükümetin bütçe planı ile halkın bütçe planı uyumsuz. Bütçe demokrasi ile uyumsuz. Bütçe laiklik ile uyumsuz. Kısacası bu bütçe Türkiye gerçeği ile uyumsuz. >>> |
7. Alevi Çalıştayına değin notlar
Murtaza DEMİR* Al evi-Sünni değil; Mesele demokrat olmak! Siz, biz
Kızılcahamamda bu terminolojiyle konuştuk
Birçok arkadaşımızın isminin önünde Prof. sıfatı vardı. Ancak sıfatlarımız, aşıp, meşruiyete evirilmemize yetmedi. Ve bunca akil adamının aynı masanın etrafında bir araya gelmesi, sizli, bizli konumlanmamıza engel olamadı. Sonuçta aramızdaki diyaloga bu dil hâkim oldu. >>> |
DİNSİZ KİMLİK TARTIŞMASI 3.2.2010 Abbas Tan Her ülkenin kendisine göre kuralları vardır. Bu kurallar ülke insanının refahı,saadeti,mutluluğu için konulan kurallar olur ama bizim ülkemizde öyle olmuyor. Yöneticiler nasıl isterse kural o oluyor ve o kurallar çerçevesinde de yaşıyoruz. Artık zaman değişti ve insanlar nasıl istiyor ve nasıl yaşamak istiyorsa öyle de yaşıyor.
Eskiden Nüfus cüzdanlarında insanların Dini ve mezhebi yazılırdı,ama bunu yazarlarken sormazlardı sen hangi dine mensupsun mezhebin nedir demezler ve resmen "Dini İslam,mezhebi Hanefi" yazarlardı. Kimse de ses çıkartamazdı ama öyle olmadı,sonunda mezhep kimliklerden çıkartıldı bu defa Din hanesi sorun olmaya başladı. >>> |
AİHM'den kritik 'Alevi' kararı AİHM, kimlik hanesinde 'Alevi' yazmamasının din ve vicdan özgürlüğünün ihmali olduğuna hükmetti. Öte yandan AİHM kimlikte Kürtçe karakter kullanılamaz diyen Türkiye'yi haklı buldu.
....Kimliklerde din ibaresi bulunmasının "insan hakkı ihlali" olduğuna hükmeden mahkeme, devletin din konusunda tarafsız olması gerektiğine ve kimliklerde "din" ibaresinin kaldırılmasına hükmetti. Sinan Işık adlı Türk vatandaşı, nüfus cüzdanının din hanesine İslam yerine Alevi ibaresinin konulması için mahkemelere yaptığı başvurunun reddedilmesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) aykırı olduğunu öne sürerek 2005 yılında Strasbourg Mahkemesine başvurmuştu. Türk mahkemeleri, davacının talebini "Alevilik din değil mezheptir" gerekçesiyle geri çevirmişti. >>> (((Beklediğimiz an geldi, Ahim kararıyla artik Nüfus Cüzdanlarımıza Alevi yazdırabiliyoruz.. ''Din hanesini tamamen kaldırın yoksa benimkine KIZILBAŞ yazın lütfen''))) |
 Down Sendromlu Alevi Açılımı. Zafer Kökver / 2.2.2010 Alevi Çalıştayının yedincisi de yine diğerleri altısı gibi Alevi örgütlerinin protestosundan nasibini aldı. ABF başkanı Ali Balkızın, Alevi sorunu hakkında çalışma yapılması gereken yer TBMM dir TBMM bu konuyu içtenlikle ele alıp, parti farkı gözetmeksizin çözüme ulaştırmalıdır sözü hala kulaklarımızda iken; Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Alevi Kültür Dernekleri Çalıştaya davet edilmedi, biz de davetli listesine sonradan kerhen eklendik. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ise hiçbir Çalıştaya çağrılmadı. Yani Alevi-Bektaşilerin önderleri bu süreçte yok sayılmıştır. Bu Çalıştay, Cem Vakfı ile AKP arasında geçen bir alışverişten ibarettir dede demesine de kim duydu duyduda ne yaptı bilinmez Çalıştayda Alevilik için Çerçevelendirme Sorunları konu başlığı nedeniyle kendilerine kefen biçilmeye çalışılıyor diye haykırmakta idi. Madımak Katliamını Alevi Katliamı olarak değerlendirme yapmayan, Dede, baba maaşı peşinde koşan İktidar şakşakçısı sözde Alevi Önderlerinden düne kadar bu Alevi Toplumu fayda gördü ise bundan sonrada göreceği inancımla bu zatlar; önüne konan her türlü bu dünden geri ne varsa kabul ederek sakat iyileşme umudu olmayan bir çocuğun doğumuna sebep olmuşlardır. >>> |
SAYIN CİNDORUKUN KORKUSU - Tekel işçilerinin direnişi hakkında - 2. Şubat. 2010. Bekir Özgür. 
DP Genel Başkanı Cindoruk, 1/ Şubat Pazartesi akşamı Arena programında yaptığı açıklamalarla, kuşkuya ve tartışmaya gerek duyulmayacak bir dil ve üslupla kendi sınıf tavrını ortaya koydu. Tekel işçilerinin direnişi hakkında ki görüşlerine ilişkin soruya; Bu direniş uzarsa sınıf sendikacılığı ve işçilerin sınıf bilinci gelişir. Sınıf sendikacılığının ne demek olduğunu 1516 Haziran 1970 de gördük, yaşadık. Allah o günleri bir daha göstermesin. Sayın Başbakan bir an önce bu direnişe bir hal çaresi bulmalı, grevi derhal bitirmelidir dedi. Bu açıklamasıyla Sayın Cindoruk kendi sınıf tavrını belirtirken, öte yandan mensubu olduğu burjuva sınıfı olası tehlikeye karşı uyarıyor, günümüz iktidarının başı Sayın Başbakana da; Uyuma, yoksa hep beraber yok oluruz dercesine, ültimatom veriyor. >>> |
Esbjerg Alevi Kültür Merkezi Kuruldu. 
13 Ocak 2010 tarihinde Dertili Divani dede ile yapılan muhabbet toplantısı sonunda, toplantıya katılan canların kurucu üyeliği ile Danimarka Alevi Birlikleri Federasyonu bağlı Esbjerg Alevi Kültür Merkezi kuruldu. Toplantıya katılalar ve yönetime seçilen canlar, dara durup derneğin kurulup güçlenmesi için birbirlerine söz verdiler. Toplantıya DABF başkan yardımcıları Turan Meric, Yücel Tanrıverdi ve inanç kurulu başkanı Halil Şahin dedede katıldı. Kurucu yönetim kurulunda aşağıda isimleri yazılı gençler görev aldılar ve ilk toplantılarında kendi aralarında şu şekilde görev bölümü yaptılar. >>
|
TCde %73 Asalak Din-e-Zor DİBten Memnun muş.. Feramuz Acar / 22.01.2010 Devlet bakanı Faruk Çelik, AKP nin tartışmalı Alevi açılım-çalıştaylarının sonuncusunun 28 Ocakta yapılacağını, ardından hükümetin Alevilerin taleplerine cevap vereceğini umduğu yol haritasının açıklanacağını söyledi. Diyanetin kaldırılması konusuna da değinen Çelik: "Diyanet'in kaldırılmasına ilişkin değerlendirmeler yüzeysel. Diyanet'in durumundan yüzde 73'lük vatandaş kesimi memnun. Diyanet'i kaldırdığınız zaman yüzde 73 rahatsız olacak. Onu nasıl çözeceksiniz? 'Siz kendi talebinize bakın. Diyanet'ten memnun olanlar var' dedik" şeklinde açıklamada bulundu.. Evet sorunda burada yatıyor.. Sorun, ekmek élden, su gölden, Alevilerinde verdiği zorunlu vergiden finanse edilen, zorunlu din dersi, zorunlu din, zorunlu Diyanetten memnun olan asalak dine-zorlarda..
|
TARİHSEL BİR FİRSAT KAÇARKEN- ALEVİ ÖRGÜTLERİ ARASINDAKİ KAVGANIN SONUÇLARI İBRAHİM BAHADIR Her toplumun hayati önem taşıyan çeşitli zaman dilimleri olur. Aleviler açsından bu günlerde öyle bir zaman dilimi. Aleviler açsından tarihte örnekleri oldukça sınırlı olan böyle bir süreç günümüzde heba edilmek üzere olduğu görülüyor. En azından Alevi örgütlerinin çizdiği performans ve yaptıkları göz önünde bulundurulduğunda devletin ne kadar şanslı olduğunun bir kez daha farkına varıyoruz. Bir Alevi olarak yüreğim yanıyor. Alevi açılımı çalışmasında bir ön aşama olarak düzenlenen Alevi çalıştaylar serisi artık sona gelindiğini düzenleyeler tarafından açıklanmaktadır. Başta umut verenlerin gerçek niyeti daha sonra çalışma ilerledikçe açığa çıkıyor. Adı ve muhatabının Aleviler olduğu söylenen bu açılımın muhatabının hiçte Aleviler olmadığı başlangıçtan bu zaman kadar sürdürülen çalışmalar bizlere gösterdi. >> |
Orduda Yargıda: Alevi Tasfiyesi ve iki strateji Hamza Yalçın
Amerikan Emperyalizminin Büyük Ortadoğu Projesi'ne hizmet amacı ile devletin yeniden yapılandırılmasını amaçlayan Ergenekon Operasyonu Alevi tasfiyesi ile elele yürüdü. Özelikle Ordu içindeki Aleviler tasfiyeye uğradılar. Son olarak intihar eden deniz öğretmen Yarbay Ali Tatar'ın cenazesinde eşi intihar ile Alevi tasfiyesi arasında bağlantı kurdu. Tatarın Harp Okuluna Alevilerin alınması için iltimas yaptığı ileri sürülmüştü. Polis teşkilatının yüzde yetmişinin Fethullahçılarla doldurulması kimsenin umurunda değilken, orduda üç-beş Alevi yer edindi diye Tatar ve başkaları intihar etti. Bir kesimin sırtı sağlam, diğer kesim ise derin hayal kırıklığı içinde. AKP'nin ve Cemaat'in Ilımlı İslam Rejimi kurma planlarının önündeki engellerden biri de Alevilikti. Sabah Gazetesi yazarlarından Emre Aköz; Yargı'nın AKP Hükümeti ile aykırı düşen tutumlarını Alevilik faktörüne bağlıyordu. Aleviler nüfusun sadece yüzde 15'ini oluşturuyorken HSYK (Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu) üyelerinin yarısının Alevi olması doğru mudur, diyordu (Sabah, 23 Temmuz 2009). |

KIRKLAR CEMİ VE DEMOKRASİ 19.01.2010. Bekir Özgür. .... Kırklar Cemi kültürü, binlerce yıldan beri Anadolu coğrafyasından gelmiş geçmiş uygarlık ve kültürleri etkilemiş ve onlardan etkilenmiştir. Kırklar Cemi kültürü ve demokrasi anlayışı, İslamın dayatması karşısında Muhammetin peygamberliğini kabullenmeyip, sembolik Kırklar Cemi kapısından, bize peygamber gerekmez, sen git ümmetine peygamberlik yap deyip geri çevirmiştir. Fukaraların hizmetçisiyim dedikten sonra içeri alınan peygamber Muhammete; bir üzüm tanesinin kırk a bölünerek nasıl paylaşıldığı, adaletin nasıl uygulandığı Kırklar Ceminde gösterilmiştir. ...... |
 |
AKP, açılım maskesi altında Hızır Paşalar üretiyor
VON: AABK BASIN BÜROSU 21-12-09 14:24
 Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu olarak diyalogdan yana olan tavrımız ile iyimser bir havada yaklaştığımız Alevi Açılımı, giderek çözüm üretme mantığından uzaklaştığı gibi Alevi toplumu adına tehlikeli olmaya başlamıştır. AKP Hükümeti ve miras aldığı zihniyet, yıllardır toplumumuzu uyardığımız gibi artık direkt Alevilere değil, Aleviliğe saldırmaktadır. Katliam ve asimilasyon politikaları ile Alevileri yolundan döndüremeyeceklerini anlayan bu zihniyet, her ağacın kurdu özündedir mantığı ile yeni bir saldırı stratejisi geliştirmiştir. Alevi toplumu içinde itibar görmeyen bazı şahıslardan sahte muhataplar yaratan bu tehlikeli zihniyet, Alevi toplumu içinde ortaya çıkabilecek ayrışmalardan medet ummaktadır. >>> |
Ker-bela
Durak Arslan Ker-belayı anlamak ve anlamlandırarak anmak üzere kaleme alınmıştır. Bilim, Denizin dibindeki en küçük kum tanesinden güneşe, tek hücreli bir balıktan en karmaşık insana kadar evrende her ne var ise, hepsi birbiriyle ilişki ve çelişki içindedir der.
Ayrıca, Her varlığın bir karşıta sahip olduğu, karşıtların ise kendi içinde zıtlar barındırdığı doğrulanır bilim insanları tarafından. Hüseyin ile Yezit bu iki karşıtın, Hüseyin pozitif-artının, Yezit negatif-eksinin sembolüdür. Yeryüzünde iki karşıtın çakıştığı trajedik ve en çarpıcı noktadır ker-bela. Hüseyini hatırladığınız zaman, Yezit çıkar hemen karşınıza. Yeziti lanetlerken, hemen Hüseyin belirir iç sızınızda, göz yaşınızda. Biri sevginin, diğeri nefretin temsilcisidir. Biri dostluğun, diğeri şiddetin insandaki tecellisidir. >>> |
Alevi-Bektaşi inancında Kerbela Yas-ı (Feramuz Acar) (Muharrem ve Hızır orucu) 
Zalimin zulmüne karşı çıkmamak, mazluma yapılacak en büyük kötülüktür. Ben zalimlerle birlikte varlık içinde yaşamayı alçaklık sayarım. Zalime karşı gelerek bulacağım ölümü ise yücelik sayarım
. ( İmam Hüseyin) Zalımların zulmü bizim gözümüzü yaş eyledi Hüseyin aşkı namımızı böyle KIZILBAŞ eyledi Her inançta olduğu gibi Alevi-Bektaşi inancınında kutsal günleri, ibadetleri vardır. Öncelikle Alevilikte ibadetin yeri, şekli, zamanı, mekanı yoktur. Alevilikte esas olan ibadet, her zaman kamili (olgun) insan olmaya çalışmak, kendine reva görmediğini başkasına reva görmemektir.. Alevilerce en önemli kutsal geleneklerden biri Muharrem orucu (Kerbela yası) ve Aşure Günüdür. >>> |
Çorum'a dönmek istemiyorum
Metin Münir / Milliyet Çoruma New York Times muhabiri Marvine Howe ile gitmiştim. Sokağa çıkma yasağı vardı. Şehri girişine askerler barikat kurmuştu. Sokaklarda telaşsız genç askerler, tüfekleri hazırda, devriye geziyorlardı. Otel gazeteci doluydu ama hiçbiri sokağa çıkmaya cesaret edemiyordu. Sağ gazetelerde çalışanlar Alevilerle, sol gazetelerde çalışanlar Sünnilerle karşılaşmaya korkuyordu. Haksız sayılmazlardı. Türkiyenin her yerinde her gün insanlar sağ-sol çatışması diye tarif edilen bir kavgada ölüp gidiyorlardı. Çantalarımızı odalarımıza bırakıp, yayan, sokağa çıktık. Duvarlarda kırmızı işaretler Bir gün önce Alevilerin katledildiği şehir sakindi. Çarşıda yakılmış ve yağmalanmış dükkânlar gördük. Kırmızı boyayla duvarları işaretlenmişti. Yanlışlıkla Alevi olmayanların dükkânları yakılmasın diye saldırıdan önce çarşıyı iyi bilenler tarafından, herhalde. >>> |
Alevi Gençlik-DK 10. genel kurulu ve eğitim kampı yapıldı. DABF Alevi Gençlik 10. Genel kurulu ve eğitim kampı, 11-13 Aralık tarihlerinde Danimarkanın 12 ayrı şehrinden 40 gencin katılımı ile, Odense şehri yakınlarında bir kamp yerinde yapıldı.
Gençler kampta, Alevilik üzerine genel eğitim gördüler, 1999 yılında kurulan DABF Alevi Geçliğin 10. genel kurulunu yapıp, yeni tüzük, eylem programı kabul edip, yeni yönetim kurulu seçtiler, tanışıp birlikte eğlendiler. DABF genel başkanı Feramuz Acar, İnanç Kurulu başkanı Halil Şahin dede ve Zakir/semah öğretmeni Adnan Kılıç eğitici olarak katıldığı kapta geçler; Alevi inanç kültürü, semah ve sembolleri, Alevi tarihi ve katliamları, dernek ve yöneticilik konularında eğitimi gördüler. Gençlerin Alevilikle ilgili sorularına cevaplar verildi. >>> |
Ringsted AKM ''ŞİDDET'' konulu bir panel yaptı. 11-12-09 TARAFINDAN: TURAN MERIC 
7 Kasım 09 cumartesi günü Hedensted AKM ve 08 Kasim 2009 Pazar günü Ringsted Alevi Kültür Merkezinde ''ŞİDDET'' konulu bir panel yapıldı. Panalist olarak,Sosyal Demokrat Milletvekili, Yıldız Akdoğan ve Almanya'da yaşayan Kadın Aktivist Seher Yeğin konuşmacı olarak katıldı. Ayrıca, Sosyalist Halk Partisi Milletvekili Ôzlem Çekiç, rahatsızlığından dolayı panel'e katılamadı. >>> |
"İnsanların hak ve özgürlüklerini savunmak bölücülükse, evet ben bin kez bölücüyüm" - Ferhat Tunçla röportaj Yazar: Deniz Berxwedan Serinci, Gazetecilik-bölümü, Odense Üniversitesi ......... Aleviler CHP'yi desteklediler, ama yanılmışlar - Kürt sorunu hakkında düşünceleriniz nedir? Kürt sorunda da açılımlar var. Bu savaşın bitirilmesi ve Kürt sorunun demokratik, barışçıl yöntemlerle çözülmesi benim bir sanatçıdan öte bir insan olarak beklentilerimi oluşturuyor. Türkiyenin kendi sorunlarıyla yüzleşmesini önemsiyorum, ama o noktada somut adımların atılması önemli. Dersim sorunu gündeme geldi. Türkiye Cumhuriyeti 86 yıllık tarihinde inkarcı ve imhaci bir mantıkla oluşmuştu. Bu zihniyeti savunan parti hiç şüphesiz CHP, Cumhuriyet Halk Partisi, dir. Yıllardır bu partiye desteği Aleviler vermiştir. Çünkü Aleviler bu partiye laik olduğu için kendi taleplerin karşılanacağını düşünmüşlerdir ama yanılmışlardır. Bugün gelinen noktada bu cumhuriyetin bu devletin hem Kürdü, hem Aleviyi, hem Ermeniyi dışlayan, inkar eden, yok sayan bir yaklaşım içinde olduğu ortaya çıkmıştır. .........
|
Aleviler yeni solun peşinde dsevimay@milliyet.com.tr 30-Kasım-2009,
 Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Ali Balkız yeni parti girişimini anlattı. Onur Öymen'in Dersim açıklamalarıyla birlikte CHP ile arası açılan Aleviler yüzünü yeni sol partiye döndü. Dersim tartışmalarının hareketlendirdği sol ve Alevi siyasetindeki son gelişmeleri Milliyet'ten Devrim Sevimay'a anlatan Ali Balkız, artık yeni partinin içinde yeralacaklarını açıkladı. İşte o röportajı. Alevi Bektaşi Federasyonunun (ABF) bir süredir ciddi bir araştırma-tartışma faaliyeti içinde olduğu biliniyordu. Ancak Genel Başkan Ali Balkıza ne zaman Anlatma aşamasına geldi mi? diye sorsak, aldığımız yanıt Henüz değil oluyordu. Sonunda bu hafta Tamam dedi Balkız, Çok ayrıntıya girmesek de artık konuşabiliriz. Biz de hemen sorduk: |
İsviçre'de Yapılan Minare Referandumuna Yorumu!
Seyit Rıza Bakır, İsviçre'de cami-minare oylamasında çıkan sonuçtan sonra Türkiye ve diğer müsülman ülkelerde olmadık eleştiri ve senaryolar üretildi. Bu kendini çok adaletçi sayan müslüman kardeşlerimize bir çift "Aynalı Açılım" sözümüz var. Ayna! Minareye Hayır diyen İsviçrelilere kızıyoruz... Verdikleri kararın temel insan haklarına, inanç özgürlüğüne, hoşgörü ilkelerine aykırı olduğunu söylüyoruz... Acaba bu fırsattan istifade elimizi vicdanımıza götürerek
biraz da biz muhasebe ve özeleştiri yapsak mı? Biz ulus olarak başka din ve inançtan insanlara pek mi saygılıyız? Aleviler iktidarın cemevi açılmasına izin vermemesinden yakınmıyor mu? |
TÜRKİYE DERSİM KATLİAMINI PROTESTO MİTİNGİNE HAZIRLANIYOR Biz Dersimliler, 13 Aralık 2009 tarihinde, Dersim Katliamını Protesto etmek ve bir daha bu ve benzeri acıların ülkemizde hiç ama hiçbir kesimin yaşamaması için, Dersim Katliamdır - Arşivler açılsın sorumlular hesap versin adıyla bir miting düzenlemeye karar verdik. Miting, Dersimlilerin mitingi olarak görülmemelidir, Türkiyenin demokratikleşmesi için verilen mücadelenin bir parçası olarak görülmelidir! Biz böyle görüyoruz! Mitingin gücü, demokrasi güçlerinin gücü olacaktır!
13 Aralık Pazar günü, saat : 12:00'de Kadıköy İskele Meydanında hep beraber olmaya çağırıyoruz! >>>
|
Dersimin Çığlığını Duy! AABF
1937-38 yıllarında, yani İkinci Dünya Savaşı arifesinde Hitler Yahudi soykırımı yaparken Anadolunun ücra bir köşesinde mazlum bir halk vahşice katliama uğruyordu. Munzur aylarca insan cesetleri taşıdı, mağaralarda insanlar gaz ile zehirlendi, insan etiyle beslenen köpekler çıldırdı. Kadın, çocuk ayrımı yapmaksızın 40 ila 70 bin civarında Dersimli öldürüldü. Dersimde isyan olmadı planlı bir katliam yapıldı. 15 Kasım 1937 tarihinde Dersimin önde gelenleri, Seyitleri idam edildi. İdam edilenlerin mezar yerleri belli değil. Yakınları 72 yıldır atalarının mezar yerlerini arıyorlar. Evlatlık verilmiş yada çocuk yetiştirme yurtlarına verilmiş binlerce dersimli çocuğun akibeti belli değildir. · İdam edilen Seyit Rıza ve yol arkadaşlarının mezar yerleri açıklansın · Devlet Dersimlilerden özür dilesin · 38 de evlatlık verilenleri tam listesi açıklansın. Arşivler açılsın. Tarih: 06.12.2009 Yer: Köln Merkez ( Stolbergerstr.317, 50933 Köln ) Saat : 14:00 İrtibat : info@alevi.com Almanya Alevi Birlikleri Federasyon,, Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu,,, Avrupa Koçgirililer Birliği |
ONUR ÖYMEN DÜRÜST MÜ? 23.11.2009. Bekir Özgür.
Bir gerçeği hem de parlamento kürsüsünden dillendirdiği için evet. Benim görüşümce Onur Öymen dürüsttür. Baykaldan daha dürüsttür. Öymen sağcı bir diplomat ve politikacı olmasına karşın, C.H.P saflarında politika yapan -ben dâhil- kendisini demokrat, sosyal demokrat görenlerden daha dürüst. .............Onur Öymen istifa etse de veya özür dilese de C.H.P nin asırlık politikası değişmeyecek. Feryadı figanımızdan anlaşılacağı üzere bizler C.H.P ye oy vermeye yani aptallığa devam edeceğiz. Cellâdına âşık olmak deyimi tam da bizi anlatmakta. Ne olur söyleyin bana; insanın kendisini aldatması bu kadar hoş, tatlı ve vazgeçilemez bir şey mi? Lütfen; Onur Öymen kadar dürüst ve gerçekçi olalım. Öymenin açıklamasının verdiği mesaj; C.H.P budur; siz kimsiniz? Safınızı yerinizi belirleyindir. |
ABF BASIN AÇIKLAMASI; ''KATLİAMCI CHP''.. Ali BALKIZ Genel Başkan 10 Kasım 2009da TBMMde Demokratik Açılım konusu görüşülürken, CHPyi temsilen söz alan ve meclis kürsüsünden konuşan Onur Öymenin söyledikleri, CHPnin demokrasiden ne kadar uzaklaştığını bizlere bir kez daha göstermiştir.
Onur Öymen, bu konuşmasında Kürt sorununun; Dersim sorunu gibi çözümlenmesini öneriyor ve diyor ki; Kurtuluş Savaşında, Şeyh Sait İsyanında, Dersim isyanında, Kıbrısta analar ağlamadı mı? Kimse analar ağlamasın mücadeleyi durduralım demedi demekte ve dolaylı olarak ta Kürt sorunun 1938 deki gibi, Dersimde yapıldığı gibi çözülmelidir. Önerisinde bulunmaktadır. 1937-1938de Dersimde yapılan katliamı, yaşanan vahşeti hala yaşayan canlarımız anlatmaktadır. Bellekler hala tazedir. Laç deresinin nasıl cesetlerle doldurulduğunu, Munzur suyunun günlerce kan kırmızı aktığını, kurşuna dizilenleri, kurşunla ölmeyenlerin süngülerle nasıl vahşice katledildiklerini anlatır dururlar. CHP Sosyalist Enternasyonalden atılmalıdır. Cenevre Halkevi CHP, Türkiye'nin kanlı tarihine yeni bir utanç sayfası daha eklemek istiyor. Cenevre Halkevi olarak başta sosyalist Enternasyonel hareketini ,üye tüm partilerini ve sosyal demokrat kamuoyunu bu militarist, ırkçı ve faşist anlayışı temsil eden bu partinin derhal saflarından söküp atmaları insanlık adına talep ediyoruz. KATLİAMI ÇÖZÜM OLARAK SUNMAK İNSANLIK SUÇUDUR.. TUNCELİ DERNEKLERİ FEDERASYONU .... Bütün bunlardan ötürü CHPnin içerisinde hangi kademede olursa olsun faaliyet yürüten Dersim'lililere seslenmek istiyoruz. Bu kafatasçı zihniyetle bu halka bir şey veremeyeceklerini anlamış olmalısınız. Tüm onurlu Dersim'lileri CHP den istifa etmeye davet ediyoruz! (((Aleviler, Kürtler dürüst demokratlar, hemen ,, Onur-suzluklarla Öyünen CHPden istifa edip çıkın, desteğinizi çekin.. ))) |
Yüzbinler 'eşit yurttaşlık' istedi 
İSTANBUL (08.11.2009)- Aleviler sokağa çıktı, Kadıköy meydanı tarihi bir ana tanıklık ettti. Dötbir yandan İstanbul'a akan yüzbinlerce Alevi, eşit yurttaşlık hakkı talebiyle Kadıköy sokaklarını doldurdu. AKP'yi dara çekeceklerini belirten Aleviler, haklarını mücadeleyle kazanacaklarını haykırdı. Kadıköy Meydanı tarihi bir güne tanıklık etti, tarihinin en kitlesel mitingini yaşadı. Yüz binlerce Alevi, Alevi Bektaşi Federasyonu'nun çağrısıyla İstanbul Kadıköy Meydanı'nda toplandı. 9 Kasım Ankara mitinginin yıl dönümünde İstanbul'da bir araya gelen Aleviler, Artık sabrımız taşıyor diye haykırdı. Devletin Alevisi olmayacaklarını güçlü, kitlesel ve kararlı bir şekilde bir kez daha dile getirdi. |
MHP CEM VAKFI İTTİFAKI Aydın Şafak - Viyana. 
MHP 9. Kurultayını gerçekleştirirken, Alevi oylarının çantada keklik, söylemlerinden ve yazılanlardan hepimiz haberdardık. Ve gün geçtikçe bir takim insanları içlerine çekmek istemleri de bu sekliyle açığa çıkmış oldu. Çünkü Cem Vakfının, Ankarada düzenlemiş olduğu sözüm ona, Aleviliğin dünü ve bugünü adlı konferanslarla yola çıktığımızda, MHP meyvelerini de almaya başladı bile. Diyeceksiniz ki hangi meyvelerden. Düzenledikleri toplantılara, özellikle MHP'lilerin katilimi boşuna olmadı. Ki Devlet Bahçeli keyfi olarak o toplantılarda ağırlanmadı. Bunun altında Aleviler üzerinde oynanmak istenen oyunlar masaya yatırılıyor. Ve de sonuçta oda oldu. MHP 9.Kurultayını yaptı. MHP bu kurultayda yürütme kurulunu seçti. Yürütme kurulu içerisine, CEM Vakfi ikinci başkanı olan, ARCAN GÜVENCi de seçtiler. |
Çalıştay yetmez 28-10-09
TARAFINDAN: MILLIYET-KAZIM DOĞAN Alevi Çalıştayı önerisine karşı çıkan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Başkanı Turgut Öker, sorunların çözüm adresinin Türkiye Büyük Millet Meclisi olduğunu, bu konuda bir an önce yasa çıkartılması gerektiğini söyledi --- Öker, Eğer Başbakan Erdoğan ve AKP hükümeti sorunları çözme konusunda ciddiyse, bize karşı iki yüzlülük yapmıyorsa Meclisi çalıştırıp yasalar çıkartır, Alevilerin taleplerini yerine getirir. Camilerin yasal statüleri ne ise cemevlerinin o olur. Sorunların çözümü üniversiteler, çalıtaylar olamaz. Alevilerin sorunu ancak yasalarla çözülür diye konuştu. |
Cemevlerinin İbadethane Sayılması Teklifi Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç ve CHP'li milletvekilleri Alevilere inanç özgürlüğü tanınması, cemevlerinin de ibadethane sayılmasına ilişkin kanun tekliflerinin TBMM Genel Kurulu'nda doğrudan gündeme alınmasının reddedilmesine tepki gösterdi. Milletvekilleri, bu konuda hükümeti samimi olmamakla suçladı.
GENÇTEN ALEVİLERE ÇALIŞTAYA KATILMAYIN ÇAĞRISI- Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç ise yaptığı konuşmada, her türlü ayrımcılığa karşı olduğunu söyledi. Diyanet İşleri Başkanlığının İslam dininde ibadet camilerde, mescitlerde yapılır şeklinde görüş bildirmesini eleştiren Genç, "Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu tam bunların aradığı halifedir" dedi. Alevilere AKPnin Alevi Çalıştayına katılmamaları çağrısında da bulunan Genç, iftar yemekleri ve Çalıştayın göz boyamak için yapıldığını savundu. Genç "Bunlar TC devletinin cenazesini cami avlusuna getirdiler, bu cenazenin duasını bakalım yapacak, göreceğiz" dedi. |
Cumhurbaşkanına açık mektup MUNZUR; DÜŞLERİMİZİN, UMUTLARIMIZIN VE ANILARIMIZIN MEKÂNSAL KARŞILIĞIDIR. FERHAT TUNÇ 
Sayın Cumhurbaşkanım; 25 yıldır daha yaşanılır bir ülke için şarkılar söyleyen bir sanatçıyım. Şarkılarımda vurguladığım gerçekler aynı zamanda ülkemizin gerçekleridir. Sesin ve notanın yetmediğini düşündüğüm yerde ise düşüncelerimi konuşarak, kelamım yettiğince dile getirmeye çalıştım. Şarkılarım ve konuşmalarım nedeniyle de yargılandım, tutuklandım ve ölüm tehditleri aldım. Bütün bu engelleyici tutum ve davranışlara rağmen geri adım atmak bir yana, insan ve aynı zamanda sanatçı olma sorumluluğumdan ötürü, ülkemizin barış ve halklarımızın bir arada kardeşçe yaşama arzusunu dile getirmeyi sürdürdüm......... Sayın Cumhurbaşkanım; Tüm bu sebeplerden dolayı zat-ı âlinizden yöremizin ve bölge insanının hassasiyetini de göz önünde bulundurarak, Dersimde yapılmak istenen ve bir doğa, kültür, inanç katliamı olan söz konusu barajların engellenmesi için gerekli duyarlılığı göstermenizi talep ediyor, şahsınıza derin saygı ve muhabbetlerimi sunuyorum. >>> |
| Avrupalı Alevilerden AB'ye sert tepki Geçtiğimiz gün yayınlanan Avrupa Birliği İlerleme Raporunda Alevilerle ilgili yapılan tespitlerin gerçeği yansıtmadığı ifade eden Alevi kurumları, Aleviler ile ilgili hazırlanan bölümün yetersizliğinden yakındılar.
Geçtiğimiz gün yayınlanan AB İlerleme raporuna yönelik bir basın açıklamasında bulunan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, raporun yetersiz ve özensiz hazırlandığı yönünde sert eleştirilerde bulundu. Son raporda Aleviler ile ilgili geçmişte yaşanan sorunlara yönelik bir düzelmenin algılandığını ifade eden AABK Yönetim Kurulu, bu durumun gerçeği yansıtmadığı dile getirdi. Öker: Alevi Çalıştayı oyalama taktiğinden başka bir şey değil |
ALEVİ ÇALIŞTAYI (Değerlendirme Mutlaka Okuyun) Süleyman ZAMAN 02.10.2009  Çalıştay; Bilim adamları ve uzmanların bir konuda ön hazırlık yapmak üzere katıldığı inceleme ve değerlendirme toplantısına denir. Bu anlamda Alevi Çalıştay; Alevilik ve Alevilerin sorunları konusunda araştırma yapmak, bilgi sahibi olmak ve belirlenen sorunlar hakkında konunun uzmanları, akademisyenler, araştırmacı yazarlar ve konunun taraftarlarıyla bir araya gelip çözümler üretmek amacıyla Hükümet'in veya yetkili organların düzenlediği bir dizi toplantıları içermektedir. Bir anlamda Alevi Çalıştay, ileriye doğru atılmış çok önemli bir adım olarak değerlendirilebilir. Ama bir başka anlamda ve uygulamada karşılaşılan somut verilere göre ise, Çalıştay; Alevilerin sorunlarını çözmek yerine daha da arttırmak gibi bir amacı da taşıyor olabilir. >>> |
KUDRETİYLE KURNAZLIĞA SOYUNAN KAYMAKAM
9.10.2009 Abbas Tan ABF Eski Gn.Bşk. Yrd. Bu ülkede gün geçmez ki yeni olaylara şahit olmayalım. Her şey bitti şimdi de Kaymakamlarla mı uğraşılacak. Elbette bütün Kaymakamlardan bahsetmiyorum,Ulubey Kaymakamından bahsediyorum. İnsanlar makam ve mevki sahibi olunca neden kendilerini kaybederler yada kendilerini ne sanırlar anlayabilmiş değilim. Adam kaymakam olmuş hem de adıyla sanıyla bir kaymakam. Adı KUDRET soyadı da KURNAZ. Bir kaymakam yasaların verdiği yetki ile görevini sürdürür,yetkilerini ve haddini de aşamaz. Birileri yanlış yapıyorsa yada yasaların dışına çıkıyorsa gereğini yapar ama Ulubey Kaymakamı Kudretine güvenerek Kurnazlık yapıyor. Okul yardımını bahane ederek Alevilere saldırıyor. |
Kürt Açılımına Dair Bildiri.Adıyla çağırmamak bir yalan söyleme yöntemidir... Kürt sorunu seksen yıllık bir tabuydu. Şimdilerde tabu olmaktan çıkmakta ve konuşulmakta ama yapılan konuşmaların, söylenen sözlerin reel bir karşılığı olup olmadığı hala tartışmalı. Nitekim Temmuz ayının sonunda Kürt açılımı denilene Ağustosun sonunda demokratik açılım deniyordu, Eylül sonunda artık huzur ve uzlaşı projesi deniyor... Eğer bir sorunu çözmek gibi samimi bir niyetiniz varsa, önce onu adıyla çağırmanız gerekir. Unutmamak gerekir ki, farklı biçimlerde ifade edilse de açılım daha önce de gündeme gelmişti. Bir başbakan Kürt realitesini tanıyoruz dedi, bir daha ağzına almadı, alamadı, bir başkası ABnin yolu Diyarbakırdan geçiyor dedi o da bir daha ağzına almadı, alamadı... Zira söylediklerinin reel bir karşılığı yoktu. Neden olmadığı rejimin niteliğiyle ilgili tartışmayı angaje ediyor. Zira, Türkiyede hükümet olmak hükmetmek anlamına gelmiyor. >> -------------------- İsmail Beşikçi, Fikret Başkaya, Mahmut Konuk, Sibel Özbudun, Temel Demirer, Ragıp Zarakolu, Sait Çetinoğlu, Babür Pınar, Ayhan Çınar, Paşa Öztürk, Engin Bayramoğlu, Oktay Etiman, İsmet Erdoğan, Özgür Başkaya, Yücel Demirer, Attila Taygun, Deniz Zarakolu, Büşra Beste Önder, Hüseyin Taka, Hüseyin Gevher, Mehmet Özer, Recep Maraşlı, Cemil Gündoğan, Ahmet Önal, Adnan Caymaz, Ali İmren, |
TSK'dan Alevi "açılımı" !
Laikliği ile övünen, dinci gericiliğin düşmanı olduğu propagandası yapan TSKnın ne kadar Sünni olduğu asker cenazesinde ortaya çıktı. Siirtte girdiği çatışmada hayatını kaybeden Alevi askerin cenaze töreni camide yapıldı. Ailenin, töreni Alibeyköy cem evinde yapmak istediği ancak komutanların bunu kabul etmediği öğrenildi. Böylece Alevi bir genç, sırf ordu öyle istedi diye Sünni geleneklerine göre gömülmüş oldu. ((Bu nasıl Alevi Kürt açılımı?? BIKTIK ARTIK. Askeri kışlaya çekip, anaların gözyaşını durdurmak yerine, operasyonlar düzenleyip, durmadan Kürt, Türk kanı akıtan, ölülerimizi dahi elimizden alan, bıktık artık bu, Din-Ayetli Yezit Türk İslam Devleti ve Hükümetinin elinden.. Yorum : Feramuz Acar )) |
ALEVİLERİN DEĞERLENDİRMESİ GEREKEN YENİ OLANAKLAR / Teslim TÖRE ....Alevileri, sistem partilerinin kuyruğuna takmaya çalışan bu kuyrukçulara rağmen, Alevilerin artık, katılımı oranında, kendi bileğinin gücü, alın teri, emek değeri olacak olan bir partinin kurulması için çalışan, Alevileri kendi özel ve tüzel kişilikleri ile kendisi olmaya davet eden Alevi Bektaşi Federasyonu var. Aleviler için böylesi bir tarihi fırsat ilk kez doğmuş durumda. Aleviler, birilerinin partisine destek olup kuyruğuna takılmak yerine, sadece kendileri için de değil, halk için halkala birlikte örgütlenme sürecini yakalamış durumda. Bu, süreç hızla ilerliyor. Yakalanmış olan bu süreç, alevi halkı tarafından güçlü bir şekilde desteklenir ve hedefine ulaştırılabilirse, Aleviler kendileriyle birlikte, Türkiye halklarının ve insanlığın geleceğine de katkı yapmış olurlar.....
|
'Evet, Kızılbaşız, Aleviyiz' Alevi Bektaşi Federasyonu, Star Tv'de yayınlanan Desti izdivaç isimli evlenme programında bir kişinin Ben Kızılbaş mıyım? diyerek Alevilere ettiği hakareti Doğan Medya Center önünde protesto etti. Siyah çelenk bırakan Alevi örgütleri, Star'ın ayıbı, devletin ayıbı dedi.
KIZILBAŞ MI, KARABAŞ MI Hülle imam nikahı kıyan Kızılbaş mı karabaş mı Çocukla gerdeğe giren Kızılbaş mı karabaş mı |
Kardeşçe bir arada yaşamak hakkımızdır! 25-08-09 AABK başkanı Turgut Öker
Avrupa´da yaşayan Aleviler olarak, örgütlendiğimiz son 20 yıl içinde 72 Millet birdir meydanımızda anlayışına uygun hareket ettik. Hiç bir inanca ve ulusa karşı ayrımcılık ve düşmanlık beslemeden eşit koşullarda bir arada yaşamayı savunduk.
Ülkemizde Kürt halkının kendi kimliğini ve kültürünü koruyabilme ve yaşatabilme haklarına sahip olmasını her koşulda destekledik. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) olarak, Kürt açılımı çerçevesinde atılan adımların somut ve kalıcı kazanımlarla sonuçlandırılmasını öncelikle talep etmekteyiz. Çatışmalardan ve gözyaşlarından beslenenlere asla taviz vermeden kardeşçe bir arada yaşama koşulları yaratılmalıdır. Alevi toplumu geçmişte olduğu gibi, gelecekte de bir arada yaşamaya hazırdır ve barışçıl çözümleri desteklemektedir. |

TCde %73 Asalak Din-e-Zor DİBten Memnun muş.. Feramuz Acar / 22.01.2010 Devlet bakanı Faruk Çelik, AKP nin tartışmalı Alevi açılım-çalıştaylarının sonuncusunun 28 Ocakta yapılacağını, ardından hükümetin Alevilerin taleplerine cevap vereceğini umduğu yol haritasının açıklanacağını söyledi. Diyanetin kaldırılması konusuna da değinen Çelik: "Diyanet'in kaldırılmasına ilişkin değerlendirmeler yüzeysel. Diyanet'in durumundan yüzde 73'lük vatandaş kesimi memnun. Diyanet'i kaldırdığınız zaman yüzde 73 rahatsız olacak. Onu nasıl çözeceksiniz? 'Siz kendi talebinize bakın. Diyanet'ten memnun olanlar var' dedik" şeklinde açıklamada bulundu.. Evet sorunda burada yatıyor.. Sorun, ekmek élden, su gölden, Alevilerinde verdiği zorunlu vergiden finanse edilen, zorunlu din dersi, zorunlu din, zorunlu Diyanetten memnun olan asalak dine-zorlarda.. Ben inciteyim, Sen incitme, Yok daha ne!.. İzinden döndük
3-K ve Alevilik İslam içi dışı yaygarası. Ya Sabır, Rüşvet Seçimi... Aleviler Rızasız Lokma Yemez, Yedirmez... Diyanet Camilerde Aşure kaynatmaya başladı.. Danimarkada Aleviler ve Avrupa Birliği Parlamento seçimleri. Hocaefendi kitap yazacak, bizim çocuklarda okuyacak, ha!!''' >>Diğer yazıları<< |
Devlet Bakanı Faruk Çelikin himayesinde, Doç. Dr. Necdet Subaşının koordinatörlüğünde yapılan Alevi Çalıştayının nihayet sonuna gelindi. 6-7 aydır devam eden Çalıştayın yedinci ve son oturumunun 28 Ocakta yapılmasıyla bu süreç sona erdi. Artık sıra bir rapor hazırlanarak Başbakan Erdoğana sunulmasında... Alevilere hangi hakların verilip verilemeyeceği bundan böyle Erdoğanın iki dudağının arasında olacak. Vay be ne günlere kaldık, sen onlarca kişiyi yedi kez bir salona topla, konuştur babam konuştur. Sonra kalk, nihai kararı vermesi için bir kişiye rapor sun
Amma da demokrasiymiş, tek adam demokrasisi dedikleri şey böyle oluyor herhalde! Alevi Çalıştayını başından beri tek tek Aleviler yanında, Alevi kurum ve kuruluşları da çok yakından takip etti. >>> YEHOVA ŞAHİDİNE VAR; ALEVİYE YOK MU? KİM GERÇEK ALEVİ ÖNDERİ KİM DEĞİL? ALEVİLER TÜRK MÜ KÜRT MÜ? HAK VERİLMEZ SÖKE SÖKE ALINIR! ZAHMET BUYURMASIN, REHA ÇAMUROĞLU'NUN SİVAS KATLİAMINI ÖNCEDEN BİLDİĞİNİ BİLİYORDUK ALEVİLERİN ÜNLÜ KINALI KEKLİK YAZARLARINI DEŞİFRE EDİYORUZ
Aleviler Ne İstiyor.. |
Turan Eser 
ŞEFFAF VE KATILIMCI OLMAYAN SİYASETİN AÇILIMI NASIL OKUNMALI? Politikacıların kullandıkları açılım gibi sihirli sözlerinin gücü ne kadar etkili olursa olsun, ne tür kullanılırsa kullanılsın, Türkiyede inanç özgürlüklerinin yaşam alanını daraltan din ve devlet ilişkisinin sorunlu olduğunu gizleyemez. Öyle sorunludur ki, mevcut din devlet ilişkisi sorununun kapsamı, derinliği ve yapısı itibariyle, perakende ya da AKP hükümetinin Alevi Çalıştayı ile hedeflediği yama çözümlerle aşılacak gibi de görünmüyor. Vicdani yüzleşme Turan Eser DİYANETİ KAPATMAK İÇİN 35 NEDEN VAR (*) CHP DOSYASI - I & II TURAN ESERLE ALEVİLERİN SİYASAL TUTUMU ÜZERİNE SOHBET |
Fezali Babadan Deyişler 
ALEVİ'NİN YERİ Nerede ararsın Alevi özün O dünya'nın merkezi insanda dost Telli kuran söylenir çalar sazın O dünya'nın merkezi insanda dost >>> | SÖZ VERDİK Söz verdik bizler kurtuluş yolumuz Yönetim denetim bizim olacak Sözümüz birlikte çağrır dilimiz Üretim tüketim bizim olacak |
MUSTAFA ELVEREN (EM.ÖĞRT.) 
BAYRAK PROVAKASYONLARI Bu güne kadar tüm protesto yürüyüşlerinde, kimi zaman bir maç karşılamasında, bazen asker uğurlamasında ya da bir düğünde, hatta kedi-köpek yarışmalarında bile Türk Bayrağı hep öne çıkartıldı. O nedenle Türkiyede başta Mersin olmak üzere, bir çok il, ilçe ve beldede bayrak provakasyonları yaşandı. Bu provakasyonlar hep PKK bahane edilerek yapılmıştır. Öyle bir ortam yaratıldı ki, provakatörlerin işi çok kolaylaştırılmıştır. Çok basit bir yönlendirmeyle kendini bilmez bir-iki cahil veya küçük yaştaki çocuklara bayrak yaktırabiliyorlar. Ya da herhangi bir Atatürk büstüne saldırıyı çok rahatlıkla yaptırabiliyorlar. Hatta, birkaç kuruş karşılığında kahvede oturan maganda tipli iki kişinin eline silah verip, DTP şimdiki adıyla BDP konvoylarında halkın üzerine ateş ettirebiliyorlar. Hem devletin ve hem de örgütlerin içinde uzantılarının olduğu anlaşılmaktadır. Öyle güçlü bir lobi oluşturmuşlar ki, önce fısıltı gazetesini devreye sokup, hayali bayrak yaktırıyorlar. Ardından da Ezan susmaz, bayrak inmez, Kahrolsun
. naralarıyla Kürtleri linç etmeye kalkışıyorlar. >>> METİN AKTAŞ ALEVİLİĞİN NERESİNDE? EŞ ZAMANLI PROVAKASYONLAR SORUNLARIMIZI BİRLİKTE ÇÖZEBİLİRİZ ÖNCE İNSAN OLMAK GEREKİR Kürdistan Ve Türkiye Ortak Vatandır TÜRKİYEDE YAŞANAN ÇELİŞKİLER DİYARBAKIR ZİNDANI: MAZLUM(LAR)IN YAKILDIĞI YERDİR MUSTAFA ELVEREN-(EM. ÖĞRT.) BU HOCA BENİ DİNSİZ YAPACAK OTUZ ÜÇ CAN GÖSTERMELİK DEMOKRASİ KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN TARAFLARIN İRADESİ VAR MI? 3K, Bir Slogan, 1 Mayıs Ve Sol |
Durak Arslan 
Ker-bela
Durak Arslan Ker-belayı anlamak ve anlamlandırarak anmak üzere kaleme alınmıştır. Bilim, Denizin dibindeki en küçük kum tanesinden güneşe, tek hücreli bir balıktan en karmaşık insana kadar evrende her ne var ise, hepsi birbiriyle ilişki ve çelişki içindedir der. Ayrıca, Her varlığın bir karşıta sahip olduğu, karşıtların ise kendi içinde zıtlar barındırdığı doğrulanır bilim insanları tarafından. Hüseyin ile Yezit bu iki karşıtın, Hüseyin pozitif-artının, Yezit negatif-eksinin sembolüdür. Yeryüzünde iki karşıtın çakıştığı trajedik ve en çarpıcı noktadır ker-bela. Hüseyini hatırladığınız zaman, Yezit çıkar hemen karşınıza. Yeziti lanetlerken, hemen Hüseyin belirir iç sızınızda, göz yaşınızda. Biri sevginin, diğeri nefretin temsilcisidir. Biri dostluğun, diğeri şiddetin insandaki tecellisidir. >>> Durak Arslan Diyanet haram yiyerek, günah işliyor dedi. 14-09-09 NASIL
Íki A
(Avrupa Aleviler) |

2 Temmuz'da Ateşde Semah Dönmek! Karanlık düşünceler, tarihin her döneminde ve yer kürenin pek çok bölgesinde, aydınlık düşüncelere saldırmışlardır! Zira, yarasalar ışıktan kaçarlar, yüreklere, beyinlere ve dünyaya zulüm saçarlar!... Özünde insan sevgisini, hak, adalet, hümanizma, barış ve kardeşliği savunan, toleransı, sevgiyi öne çıkaran; özgürlügü, insanı kutsal bir varlık gören ve merkeze alan Pirsultan izinde gidenlerin kültür ve inancını; çağdışı yaklaşımlar ve bağnaz kafalar idrak edemezler!... Şölene kibrit çaktılar Göz göre göre yaktılar Karanlık güçler baktılar Dünya duydu bu vahşeti Bak yiyorlar insan eti!... |
| Çorum Katliamı belgeseli yapılıyor.    
|
Çorum Katliamı 29 yıl sonra anıldı   Çorumda 4 Temmuz 1980de ülkücülerin sol görüşlü ve Alevi yurttaşların oturduğu Milönü Mahallesine saldırısında ölen 100ün üzerindeki yurttaş anıldı. Binlerce ev ve işyerinin tahrip edildiği katliamın üzerinden 29 yıl geçti. |
DABF'den '''Alevi Çalıştayına'' görüşler. 
Bugüne kadar Türkiyede hiç bir siyasi iktidar, Alevi-Bektaşi-Kızılbaş inanç toplumunun taleplerini ciddiye almamıştır.. Özelikle 2 Temmuz 1993ten bu yana, Türkiye ve Avrupada, Alevi kurumlarının sürdürdüğü mücadele sonucu,, Türkiyede Alevilik sorunu, iktidarların artık MUTLAK çözüm üretmesi gereken bir konu haline gelmiştir. Son TC, AKP hükümetinin bugüne kadarki sözde Alevi açılımları Alevilik sorununa bir açılım sağlamamıştır.. Aslında ortada hiç bir açılım veya çalıştaya gerek yoktur,, Alevilerin yasal verilmesi gereken hakları vardır.. |
ABF 'Alevi Çalıştayı'na İlişkin Düşüncelerini Açıkladı
ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU BASIN AÇIKLAMASI * "Alevi Çalıştayı"na Katılıyoruz. * Sorunlarımız ve Çözüm Önerilerimizi Sunuyoruz. * Yeter Artık, Çözüm Bekliyoruz
Zorunlu Din Dersleri Kaldırılmalıdır,,,, Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB)Kaldırılmalıdır,,,, Cemevleri Yasal Statüye kavuşturulmalıdır,,, Madımak Müze Olmalıdır,,,, Alevi köylerine cami yapılması politikalarından vazgeçilmelidir,,, Başta Hacı Bektaş Dergahı olmak üzere; 667 sayılı Tekke ve Zaviyeler kanunu ile el konulmuş olan Alevi-Bektaşi Dergahları (makamları) gerçek sahiplerine iade edilmelidir. |
Anadoludaki Kızılbaş Aleviler`de Hızır, özlem ve umudun atlısıdır. H. Kılavuz dede. Hızır kültü, orta doğudaki bütün halkların söylencelerinde vardır. Hızır ayında oruç tutulur, Cem bağlanır, ve Semah dönülür. Alevilik Cem ve Semah`da gizlidir. Anadoluda binlerce mekan ve yerin adı Hızır ismiyle çağrılır. Kur`an ve Tevrat`ta adı anılır. Halk inançlarında Peygamber sayılır. Hızır İlyas bayramı, Hızır postu, Hızır suyu, Hızır dağı, Hızır ziyareti ve Hızır orucu vs. gibi isimlerle anıla gelmiştir . Hızır kültü, orta doğudaki bütün halkların söylencelerinde vardır. Hızır ayında oruç tutulur, Cem bağlanır, ve Semah dönülür. Alevilik Cem ve Semah`da gizlidir. Cem ve Semah Cem Evinde yapılır. Cem Evi yoksa Talib ve Pir hangi mekanı uygun görürse Cem orada o mekanda bağlanır.
|
Cem (Cumhuriyetçi Eğitim) Vakfı Genel Başkanı İzzettin Doğan Alevi örgütlerine, yöneticilerine, büyük Alevi mitingine katılanlara; Sivasta, Maraşta, Gazide öldürülen Alevilere kontrolsüzce saldırmaktadır. Onları ateist, İslam dışı olmakla suçlamaktadır. Mitingde Alevilere misafir olan dostları da Mitinge gelenlerin büyük çoğunluğu Alevi değildi diyerek küçümsemektedir. Bu saldırıları Zaman, Yeni Şafak, Vakit gibi dinci, gerici yayın organlarında yapmaktadır. İzzettin Doğan kendisini bir Alevi Yol önderi sanmaktadır.
Yolu Türkçü-Müslümanlık gibi anlatan, Aleviliği Gerçek Türk-İslam Sentezi, Türk-İslamın özü gibi anlatan Türkçü-Müslüman İzzettin Doğana şeriatçılar destek ve güç vermektedirler. Oruç, namaz, gusülü hac hicap âşıklara, Aşık ondan münehhez halis heves içinde. Ey âşıklar, ey âşıklar Işk mezhebi dindir bana, Gördü gözüm dost yüzünü, yas kamu düğündür bana. Oruç, namaz, zekât, hacc cürmü cinayettir, Fakir bundan azaddır, hassı heves içinde. (Yunus Emre) |
| Ünsal Öztürkün Yeni Kitabı - Gizli Bilgilerin Sahipleri ve Aleviler 
|
 
Ayrıntılı bilgi için tıklayın. |
| Emekçi'nin Şiir kitabı: Ben Yanarım Sivas Yanar, tüm canlara tavsiye ederiz, alevi dk video
|
 |